Bu doğru bir proje. Türkiye su fakiri bir ülke değil; su kaynaklarını kullanamayan bir ülke. Türkiye’nin önümüzdeki yıllardaki başlıca yatırımları sulama projeleri üzerine olmalı. Türkiye, “SU OTOBANLARI” inşa etmelidir.
Anahtar Parti Tarım Politikaları Başkanlığının bu konuda farkındalık oluşturacak ciddi bir gayret içerisinde olduğunu görmek gelecek açısından önemli. Bundan bir partili ve aynı zamanda bir çiftçi olarak mutluluk duydum.
Türk sinemasının usta oyuncularından Kadir İnanır’ın vefatını üzüntüyle öğrendim.
Yıllar boyunca unutulmaz karakterlere hayat veren, sinemamıza değer katan ve milyonların gönlünde yer edinen kıymetli bir sanatçıyı kaybettik.
Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyorum.
Türkiye Cumhuriyeti hiçbir terör örgütüne borçlu değildir. Terörist başını “muhatap” haline getirmek, Gazi Meclis’e ve millî iradeye gölge düşürmektir.
Teröre taviz barış getirmez; yeni tehditler, yeni acılar üretir.
Barış istiyorsak devleti devlet gibi, hukuku hukuk gibi, ihaneti ihanet gibi, terörü de terör gibi adlandıracağız.
Bölücü kürtçülük tabiatı gereği
aynı zamanda nankördür. Kürtler dünyada sadece Türkiye’de eşit haklara sahip birinci derece yurttaş olarak yaşamaktadır ve Türkiye’nin vatanperver Kürt kökenli evlatları bu arsızlara iltifat etmediği için Türk milleti birliğini muhafaza etmektedir.
25 yılı aşkın süredir çiftçilik yapıyorum. Her geçen yıl iktidarın tarım üzerinde zulmünün arttığına şahitlik ediyoruz.
Hayatı boyunca bir dönüm buğday ekmeyen, tarlada buğday ile arpayı ayıramayacak adamlar Türk tarımını yönetiyor ve fiyat açıklıyorlar.
Geçtiğimiz yıla göre bu yıl gübre %68, mazot %44 arttı. Diğer tarımsal girdilerimizin tamamı da %50'nin üzerinde artış gösterdi.
Buna karşılık Erdoğan iktidarı, ektiğimiz buğday ve arpaya geçen yıla göre yalnızca %22 oranında alım fiyatı artışı açıkladı.
Eskiden muhalefet böyle durumlarda ortalığı ayağa kaldırır, iktidar ise utanırdı.
Artık utanmaları da kalmadı.
@RTErdogan@ibrahimyumakli
Türkiye’de bazı dış politik tavırlar istisna olmak üzere bugünlerde tekrar gündem olduğu gibi, Cumhuriyet tarihiyle yaşıt bir akıl/derin devlet ve dolayısıyla “devlet aklı” yoktur. Türkiye’de, iç güvenlik risklerine paralel olarak oluşturulan dönemsel derin oluşumlar olmuştur ve bunların hukuki durumları da tartışmalıdır.
Eğer Türkiye’de bir “devlet aklı” olsaydı:
• Kemal Kılıçdaroğlu’nu tekrar CHP’nin başına getirmek yerine, Deniz Baykal’a yapılan kaset operasyonunu durdururdu.
• Fetullah Gülen’i, henüz İzmir Kestane Pazarı’nda vaiz iken bertaraf ederdi.
• Abdullah Öcalan’ı, 1978 yılında Lice’nin Fis köyünde ilk kongresini yaptığında, örgütüyle beraber tasfiye ederdi. Vs vs
Türkiye’nin bir derin devlete değil, ancak güçlü bir anayasayı koruma teşkilatına ihtiyacı vardır. Türk milletinin anayasal haklarını bertaraf etmeye teşebbüs edecek her türlü örgütlü faaliyetle tavizsiz, nitelikli ve zamanında mücadele edilmesi gerekmektedir.
Genç arkadaşlar genellikle soğuk savaş nesline mahsus bu tür politik dönüşleri görüp siyasetten soğumamalılar. Aksine siyasetin duruş sahibi insan açığını kapatmak için gayret göstermeliler. Erdoğan’ın 24 yıllık iktidarının sırrı karşısındaki duruş sahibi siyasetçi yokluğudur.
Kıymetli hemşehrilerim,
Kurban Bayramı paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna günlerdir.
“Paylaştığın senindir, hemşehrini sevindir” diyerek başlattığımız bu dayanışma ile ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın sofralarına birlikte umut olacağız.
Bayramın bereketini paylaşan, bir lokmayı bölüşmeyi gönülden kabul eden tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Kurban Bayramı’nın; paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin daha da büyüdüğü güzel günlere vesile olmasını diliyorum.
Kurban Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyorum. Sevdiklerinizle nice mutlu bayramlara.
Türkiye’nin kurucu partisine cepheden çok ağır bir taarruz yapılıyor
📌 Bu tür davalar (İBB vb.), sadece politik operasyon olmanın ötesinde, gördüğüm kadarıyla Türkiye’nin güvenlik bürokrasisinin de bir endişe alanı olarak gördüğü ve buna gövde koyduğu davalardır.
📌 Usul, işin esasıdır. Biz bütün demokratik haklarımızı, haysiyetimizi, şerefimizi ve onurumuzu, yaptığımız toplumsal sözleşmeyle devlete usul hukuku hükümlerine göre verdik.
📌 Şimdi usul hukuku hükümlerinin sistematik ihlali varsa, burada artık hukuki bir yargılamadan değil, politik bir operasyondan bahsedersiniz.
Bu davanın baskın görünen yönü de usul hukukuna ilişkindir. Burada temel ilkelere ve temel prensiplere sistematik olarak müdahale ediliyor.
📌 Elbette bazı temel iddialar, doğal koşullarda bir yargılamanın konusu yapılabilir. Burada da o tür iddialar olabilir. Çünkü 140 küsur eylemden bahsediliyor.
Bu doğaldır. Ama burada bu iddialar vasıtadır. Yani bu iddialar, nihai olarak siyasi bir yargılamanın zeminini oluşturabilmek için bir vasıta olarak kullanılmıştır.
📌 Aslında bu hükümete de aynısını zamanında FETÖ yaptı. Hatırlayın, 17-25 Aralık sürecinde yolsuzluk iddiaları bir vasıtaydı.
Amaç, doğrudan iktidara karşı politik ve psikolojik bir operasyon yürütmekti. Ama bunu yolsuzluk iddiası üzerinden kurmuşlardı.
📌 Burada da gördüğüm, kendisine yapılanın aynısını başka bir zeminde Türkiye'nin kurucu partisine yapılarak tekrar edilmesidir. Türkiye buradan çıkmalıdır.
Bugün, Erdoğan iktidarı döneminde ikinci kez Türk siyasetine yargı eliyle darbe yapılmıştır. Sarı öküz, 2016 tarihli MHP Olağanüstü Kongre sürecinde verilmişti.
Türk siyasetinin “Yarı Başkanlık” sistemi üzerinde bir uzlaşıya ihtiyacı var.
📌 Muhalefet ciddi ve stratejik bir hata yapmazsa, Erdoğan’ın önümüzdeki dönemde siyasi iktidarını sürdürmesi zor görünüyor.
📌 Ancak karşıda siyaseti profesyonelce yöneten, propaganda mekanizmasını 24 saat işleten ve gerektiğinde hukuki, siyasi ve ahlaki sınırları zorlamaktan çekinmeyen bir yapı var.
📌 Geçmişte Cem Uzan, ANAP-DYP birleşme girişimi, Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu ve MHP-Gemerek sürecinde görüldüğü gibi, Erdoğan kendisine alternatif olabilecek siyasi alanları ya tasfiye etti ya da etkisizleştirdi.
📌 Bugünkü butlan davası ve İBB davası da bu büyük siyasi operasyon zincirinin bir parçası olarak okunabilir.
📌 Bu nedenle Türkiye’nin yeni dönemde daha dengeli, hukuk devleti ilkesine dayalı ve yarı başkanlık modeli etrafında şekillenecek bir uzlaşma zemini kurması gerekiyor. Görünen o ki Erdoğan da buna mecbur kalacak.
Tarih, Saray’ın altın varaklı musluklarıyla sulanan Misvak’la değil; Saray’a rağmen, süngüyle ve kanla yazılır.
İyi okuyun saray soytarıları.
(Atatürk’ün yaveri Abdullah Cevdet Bey anlatmış.)
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
Bir asır önce işgal ordularına karşı yakılan bağımsızlık meşalesi, bugün fakirleştirmeye, üretimden koparmaya ve milleti Türk’süzleştirmeye çalışan her anlayışa karşı yolumuzu aydınlatmaya sürdürüyor.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine emanet ettiği bu kutlu meşale, Türk gençliğinin ellerinde üreten, düşünen, çalışan ve mücadele eden Türk’ün Cumhuriyet ateşi olarak ilelebet yanacaktır.
Türkiye’de basın emekçiliğinin/yazarlığın geleceğine çok büyük katkılar yapacağına yürekten inandığım kıymetli kardeşim Çağdaş Bayraktar “Emperyalizmin Hedefindeki Amiral DENİZ ÜSTÜ KÖPÜRÜR” adlı kitabında, donanmanın altın çocuğu rahmetli Cem Aziz Çakmak amiralin hayatını anlatmış. Yine ona ve Türk ordusuna cepheden, Balyoz ve diğer kumpas davaları eliyle saldıran FETÖ’cü alçaklığı ve hainliği çok iyi bir şekilde özetlemiş.
Özellikle Cumhuriyet’i koruma ve geliştirme azim ve kararlılığında olan genç arkadaşlarımızın mutlaka okuması gereken bir eser.
Tabii ki böyle bir esere saygıdeğer gazeteci @baristerkoglu’nun önsöz yazması ve yine onu @krmzkedikitap ve @halukhepkon’un dünyamıza ulaştırması ayrı bir anlam katmış. @cagdasbayraktar
Sevgi, emek ve fedakârlığın adıdır anne.
Başta şehit anneleri olmak üzere değerli annem, kıymetli eşim, tüm annelerimizin ve anne yüreği taşıyan herkesin Anneler Günü kutlu olsun. 🌸
Sağcılar satar mı?
📌 Solcular kadar. Siyaset satmak için uygun bir zemin özellikle de Türk siyasetinde çünkü rasyonel olmayan bir zeminde yürüyor.
📌 Demokratik olmayan bir iklimde Türkiye siyasetinde buna bolca rastlamak mümkün oluyor. Bu bir istibdat dönemi ve istibdat rejimi.
Mevzu istibdat olunca da iktidar, muhalefetini tanzim etmek suretiyle iktidarını meşru ve geleceğe payidar kılıyor.
Meşruiyetten kastım hukuki meşruiyet değil, siyasi anlamda meşru kılıyor.
📌 Dolayısıyla da iktidar zaafları üzerinden tüm muhalefet liderlerini yönetmeyi ciddi bir amaç olarak ortaya koyuyor. Ve elde ettikleriyle de yönetiyor.
📌 Bunu dün yaptılar, yarınlarda da yapacaklar. Ben bugünden de görüyorum. Yani bu son olmayacak.