Boynumu kırıp kan revan içinde kapıya attılar. Tüm vücudum felç, kafamı dahi kaldıramıyorum.2 haftadır klinikte yaşam savaşı veriyorum.Bana bunu yapan sokakta özgürce gezmesin adalet yerini bulsun.Kanımız yerde kalmasın...Birlik olalım haklarından gelelim
#hayvankatliamınadurde
Sevme bahanesi ile aldığı kediyi dakikalarca sersem edene kadar salladı, yüzüne tokatlar savurdu..Bir köşede vahşice boynu kırılan bu zavallı masum kedi yerinde siz de olabilirdiniz o an çektiği acıyı düşünmek bile istemiyorum..Sessiz kalmayalım lütfen. #ÖzgürKarabıyıkTutuklansın
Üsküdar’da AKP’ye 7 puan fark atarak seçimleri kazanan, “Ben AKP’ye asla geçmem. Onurunu kaybedersen geri dönüşü olmaz.” diyen Sinem Dedetaş, 19 gündür haksız şekilde tutuklu!
İstanbul Özdilek AVM otoparkında gönüllüler tarafından bakılan, kör ve sağır Şaşı’nın uzaklaştırılmak istendiği belirtiliyor.
Şaşı’nın yaşam hakkını yok saymayın. Şaşı yalnız değildir!
#ŞaşıİçinAdalet#ŞaşıYalnızDeğildir
Bu ülke için evladını şehit veren analarımız…
Bu ülke uğruna bacağını, kolunu, gözünü; bedeninin bir parçasını feda eden gazilerimiz…
Onlara izin vermeyenler de gerektiğinde bu vatan için gözünü kırpmadan gazi ya da şehit olacak vatan evlatları.
Gazilerimiz yalnızca haklarını istiyor.
Onları dinlemek, taleplerine kulak vermek bu kadar zor mu?
Tek kişi kalsam da, ihanet kol geziyor olsa da, Cumhuriyetten, kurucu ideolojiden, Atatürk’ten ve Türk ulus kimliğinden vazgeçmem.
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”
Doğmuş olmaktan başka bir günahı olmayan bu musumlara çok zulüm ettiniz, çok.........😢😢😢
Bilinmezlige götürdünüz....
Onlara kalbi yokmuş gibi davrandıniz...
Bir lokma yiyip hayatta kalmakti tek dertleri, HAYATLARINI MAHVETTİNİZ....
Bu kadar acının ,bu kadar zulümün bir geri dönüşü olsun isterim...🙏
Hesaplaşma vakti olsun isterim🙏😢🙏
SUÇU: VATANI SEVMEK!
Emekli Tuğamiral TÜRKER ERTÜRK’ü @Orsatramola de tutukladılar. 3 yıl önceki bir konuşması gerekçe gösterilerek bu sabah evinden gözaltına alındı ve bilahare tutuklandı.
Suçu, on yıllarca giydiği şerefli üniforma içinde ve sivilde, bu vatanı ne pahasına olursa olsun savunmak.
Suçu, ATATÜRK ilkelerine, laikliğe, Lozan’a, Montrö’ye ve Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkmak.
Suçu, tarikat - cemaat karanlığına karşı mücadele etmek. Bugünün muktedirleri Pennsylvania yollarını aşındırır, eteğine yüz sürerken, FETÖ’nün kapısına dayanarak lanetlemek.
Suçu, iktidarın yanlışlarını yazılarında videolarında ve TV konuşmalarında bir bir anlatmak.
Bugün, Türker dostumu sürekli hedef gösteren gerici yobaz bir takım itlerin ve özellikle FETÖ’cülerin sevinç çığlıklarını duyar gibiyim.
Sevinmeyin. Bu vatan sahipsiz değil!
#TurkerErturkAmiraleOzgurluk
Bu ülkenin sokak hayvanları bir sabah ansızın çoğalmadı. Onları bu hale getiren yılların ihmaliydi. Yapılması gereken kısırlaştırmalar yapılmadı, üretim durdurulmadı, terk edenler gerçekten cezalandırılmadı, yeterli ve insanca bakımevleri kurulmadı. İnsanların yıllarca yapmadıklarının hesabı, bugün konuşamayan canlardan soruluyor.
Sonra korku büyütüldü. Doğruluğu araştırılmadan yayılan haberler, görüntüsü ve delili sorgulanmadan hayvanların üzerine yıkılan olaylar, insanların içine yavaş yavaş nefret ekti. Bir anne çocuğu için korkutuldu, bir baba öfkelendirildi, bir toplumun merhameti korkuyla sınandı.
Ama o köpek bunların hiçbirini bilmiyor.
O sadece dün başını okşayan insanın bugün neden kendisine taş attığını anlamıyor.
Dün önüne bir kap su koyan mahallesini neden bir daha göremediğini bilmiyor.
Bir aracın arkasına bindirilirken nereye götürüldüğünü bilmiyor.
Barınağın bir köşesinde titrerken neden terk edildiğini bilmiyor.
Belki hâlâ sahibini bekliyor.
Belki kapıdan her girene “Beni almaya mı geldin?” diye bakıyor.
Belki yavrusunu arıyor.
Belki yavrusu annesini…
Ve insanın canını en çok yakan da bu: Onlar bize hâlâ inanıyorlar.
Kendilerine kötülük yapan insanın elinden bile bir lokma ekmek bekliyorlar. Dövüldükleri halde kuyruğunu sallayan, kovulduğu yere ertesi gün yine dönen canlılardan bahsediyoruz.
Şimdi soruyorum: Bu hayvanların suçu neydi?
Barınakları onlar mı yapmadı?
Kısırlaştırmayı onlar mı ihmal etti?
Üretimi onlar mı kontrol etmedi?
Onları sokağa atan yine insanlar değil miydi?
Bir gün bütün bu gürültü bitecek. Haberler unutulacak, tartışmalar sona erecek, makamlar değişecek. Fakat geriye bir şey kalacak:
Vicdanımız.
Ve belki yıllar sonra bir çocuk, eski görüntülere bakıp bize soracak:
“Baba, anne… Bunlar sadece yaşamak istiyormuş. Siz neden onları korumadınız?”
İşte ben o sorudan korkuyorum.
Çünkü o gün “Bilmiyorduk” diyemeyeceğiz.
Biliyorduk. Gördük. Duyduk.
Ve yine de sustuk.
Onların dili yoktu belki… Ama korkuları vardı, anneleri vardı, yavruları vardı, canları vardı.
Ve hepsinden önemlisi, yaşamak istiyorlardı.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Son günlerde gördüğüm en kahredici görsellerden biri oldu bu. Sokağımızda yaşayanından iskelede kıvrılıp uyuyanına kadar, aradaki uçurumu hepimiz görüyoruz. Dünyanın en özel canlılarından birini düşmanlaştırdılar, eziyetle topladılar, öldürdüler. Bu kıyımı affetmeyeceğiz.
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan…
Siz bu yoldan dönmedikçe, biz de dönmeyeceğiz.
Siz arkamızda oldukça, korkmadan iktidara yürüyeceğiz.
Bizim yolumuz milletle birdir!
Liderimiz Özgür Özel, ‘YENİ Parti’mizin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. 91 milletvekilimiz YENİ Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.
Başlıyoruz!