MİKROP GİBİSİNİZ AKP!
Bir dostum gönderdi. Anton Çehov’un sözü imiş.
“Üç çeşit insan vardır.
Birincisi, EKMEK gibidir. Her zaman ararsın ama bazen bulursun!
İkincisi, İLAÇ gibidir. İhtiyacın olduğunda ararsın, “pek az” bulursun!
Üçüncüsü, Mikrop gibidir, sen aramasan da olur, o seni her zaman bulur!”
Türkiye, 7-8 Temmuz’da NATO ANKARA ZİRVESİNE ev sahipliği yapacak!
Devlet kademelerinin tümünde, Belediyelerde öyle bir telaş var ki;
sanki “Gelenler, ülkenin sahibi, iktidar onların görevlendirdiği müstemleke memurları, vatandaşlar ise köleler topluluğu!”
Ne yapıyorsunuz eyy AKP?
Siz kendinize müstemleke memurluğunu yakıştırabilirsiniz ama, bizlere saygılı davranmak zorundasınız! Türkiye sanki faşist bir dikta ile yönetiliyormuş gibi, insanları “Potansiyel Teröristler” olarak sorgusuz sualsiz gözaltına alıyor, tutukluyorsunuz? Yapamazsınız, Türk Milleti buna izin vermez. Sağlığı bozuk, vatandaşta itibarı kalmamış, gitmesi için gün sayan bir iktidarın böyle davranmasına izin verilmez! Aklınızı başınıza alın.
Ankara’da her şeyi yasaklıyorsunuz! Buna hakkınız yok ki!
Güvenlik tedbirlerini, vatandaşın günlük yaşamını, işini engellemeden alın.
Yasaklamakla neyi çözebilirsiniz ki? Yüreğiniz yetiyorsa “Bebek Katilinin Mitinglerini yasaklasanız ya! Uyarıyoruz! Bu mitinglere izin vermekle “Anayasa İhlal suçu” işliyorsunuz?
Türk Devleti, daha önce ve çok defa 7-8 Temmuzdaki toplantılar düzenledi.
Konuklarını, Türk Misafirperverliğine yakışır şekilde ağırladı, uğurladı. Vatandaşına da sıkıntı çektirmedi!
G20 Liderler Zirvesi (2015) “Obama-Putin-Şi Cinping gibi küresel liderler,
NATO İstanbul Zirvesi (2004) 7 Doğu Avrupa Ülkesinin ilk katılımıyla,
BM İnsani Zirvesi (2016) 173 ülkeden 9 Bin delegenin katılımıyla,
Habitat 2 (1996) ve Dünya Su Forumu (2009) Büyük Toplantıları,
İktidar, “Kudüs Valisi” İçişler Bakanı ve tetikçi Savcılarınız karışmasınlar,
Türk Devletinin sorumlu Bürokratları gerekeni en iyi şekilde yapar…
Muhalif TV ve Gazetecilere, “Ambargo” uygulamasına gelince;
Hangi TV, hangi Gazeteci, Öcalan’ın hısmı Hakan Fidan’ın oğlunun, yolsuzluklarını, aşırı zenginleşmesini yazdı ise, kamuoyuna duyurdu ise,
onların NATO Toplantılarını izlenmeleri yasaklandı!
Böyle giderse hem kendi başına, hem de Erdoğan’ın başına çok dertler açacak bu Fidan! İzliyoruz…
Sağlık ve başarı dileklerimle
27 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
Erdem Atay’a Yanıtımızdır!
Erdem Bey Merhaba.
Belge olarak 1972 yılının (54 yıl önceki) Günaydın Gazetesini gösteriyorsunuz. Aslan Bulut Bey ve Cengiz Özakıncı Bey’de aynı alıntıyı yapmışlar. Gazete haberi belge değildir. Yazanın, kendisine söyleneni nasıl anladığını yansıtır.
Sayın Demirel’in herhangi bir yerde, resmi veya siyasi toplantıda, Üniter Yapıya aykırı bir beyanını göremezsiniz.
O yılları hatırlamamanız gayet normal. Siz doğmadan 10 yıl önceden bahsediyoruz. 1965-1971 yılları arasında %5 enflasyon, %7 büyümenin yaşandığı, ülkenin bir şantiyeye döndüğü yıllardı. Maalesef bir daha o ekonomik başarıyı gösteremedik.
Demirel, ülkemizin her yerini yöresini çok iyi bilen, DSİ Genel Müdürlüğü zamanında çoğu yeri yürüyerek gezen bir devlet adamı idi. Böyle bir söz, sadece ekonomik kalkınma amacıyla söylenmiş olabilir!
Demirel’in bir sözünü, ülkenin bölünmesi içinmiş gibi, Üniter Yapıya karşıymış gibi gösterecek anlamı çıkan beyanlar doğru değildir.
Böyle bir yanlış görüşü dillendirmek, size yanıt vermek imkanı olmayan ve tarihe mal olmuş birini suçlamak etik değildir.
Beyninin bir kıvrımının, şimdiki kabinenin tamamından daha akıllı ve milli olan birini, ülkeye 250 Baraj, 1000 Büyük Gölet, binlerce sanayi tesisi kazandırmış bir devlet adamını, böyle yanlış anlamak ve tanıtmak asla kabul edilemez.
Bir gecede, ülkemizdeki 22 ABD Üssünü kullanıma kapatan ve aynı gün 5500 ABD Askerini sınır dışı edecek DEMİREL bir Devlet Adamı bulun da, başımıza taç yapalım…
Olmadı Erdem Bet olmadı, size yakışmadı…
Sağlık ve başarı dileklerimle
25 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
YÜCE DİVANDA BİR CUMHURBAŞKANI
Celal Bayar, Atatürk’ün en güvendiği ve özellikle ekonomi politikalarını emanet ettiği lider kadronun başında geliyordu.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 3’ncü Cumhurbaşkanı ve CHP’nin 2’ci Genel Başkanıdır! (Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat ettiği 10 Kasım 1938 ile 26 Aralık 1938 tarihleri arasında 46 gün Genel Başkanlığa vekalet etmiştir.)
Atatürk vefat ettiğinde, Bayar T.C. Devletinin Başbakanı idi.
Bayar, Atatürk’e sadece büyük bir sevgi beslemekle kalmaz, ona sarsılmaz bir saygı ve hayranlık duyardı. Siyasi hayatı boyunca ve sonrasında Atatürk’ün Devrimlerine ve mirasına her zaman sadık kaldı.
“Atatürk’ü sevmek bir ibadettir” sözü Bayar’ındır.
Atatürk’ü Koruma Kanunu olarak bilinen 5816 sayılı yasa 1951 yılında Bayar ve Menderes tarafından meclise getirilmiş ve kabul edilmiştir.
Bayar, “Galip Hoca” kimliğiyle, Ege dağlarında düşmanla göğüs göğüse çarpışmış bir Kuvvacıdır.
Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklal Madalyası sahibidir. (Bu madalya, hem cephede fiilen çarpışan, hem de o dönem Mecliste Milletvekili olarak görev yapan son derece kısıtlı ve özel bir gruba nasip olmuştur.)
Bayar, Yüksek Adalet Divanı denilen mahkeme tarafından İdama mahkum edildi. O tarihte 78 yaşında olan Bayar’ın cezası, Müebbet Hapse çevrildi ve Kayseri Cezaevine gönderildi…
Bunları, hem yakın tarihimizi okumak-araştırmak zahmetinde bulunmayan gençlerimiz için, hem de görev yapan siyaset insanları için ibret olması temennisiyle yazdım. Özellikle, Türkiye üzerine oynadıkları oyunların sonuna yaklaştıklarını sanan emperyalist çetelerle işbirliği içinde olanların, nasıl bir ihanetin içine düştüklerini son bir kez daha düşünmelerini istedim.
Bayar, ABD-İSRAİL maşası olan “Silahlı bir dinci örgütü” devletin en hassas birimlerine girmesi için emir verir miydi?!
İşgalci düşman ile, kurşun kurşuna çarpışan Bayar, sizce ülkemizin Kozmik Odasına, CIA elemanlarının girmesine izin verir miydi?
Bayar ve arkadaşları, darbe yönetimi tarafından yolsuzluk-hırsızlık-rüşvet olaylarıyla suçlandı mı? Bir kuruş yolsuzluk tespit edildi mi?
CB Bayar’ın ve Başbakan Menderes’in Bakanlarından bir tanesi; “Ben ne yaptıysam, Başbakan tarafından emredildiği için yaptım” dedi mi?
Bayar’ın Türkiye dışında “Usulsüz edinilmiş para-mal varlığı” olduğu yabancı istihbarat örgütleri tarafından iddia edildi mi?
Bayar, 54 Bin insanımızın yaşamını çalan kanlı Narko Terör Örgütünün başı “Bebek Katili” bir pisliği serbest bırakır mıydı?
Bayar, Atatürk’ün talimatıyla başta İş Bankası olmak üzere, çok sayıda fabrika ve tesisin açılmasını başaran ekibin önemli bir üyesi olarak. Türk Milletinin BİR TANE TESİSİNİ sattı mı?
Bayar, Türk Devletinin sofrasına Atatürk düşmanlarını asla oturtmadı.
Gelelim sözün özüne;
26 05 1960 akşamı yatan “İzmir Mebusu Küçük Menderes” lakaplı Ecz. Kemal Serdaroğlu ertesi gün, tutuklanacağını ve yavrularına 6 yıl sonra kavuşacağını biliyor muydu!
Ya, 11 09 1980’de ülkenin en genç Belediye Başkanı olan Rifat Serdaroğlu, ertesi gün “Siyasi Yasaklı” olacağını biliyor muydu?
Allah, kimse ile sözleşme yapmaz. Yarın ne olacağını, uyanıp uyanmayacağımızı veya nerede uyanacağımızı sadece o bilir…
Kimse kendisini “Vazgeçilmez” zannetmesin, kimse ben ölürsem ülke batar diye hayale kapılmasın. Mustafa Kemal öldü, ülkemiz battı mı?
Milyonlarca Mustafa Kemal’in Askeri olarak nasıl vatanımıza sahip çıktıysak, yarın da Cumhuriyetimize sahip çıkarız evvelallah…
Ders almak isteyen aynaya baksın ve altı delik ayakkabı ile dolaştığı günleri hiç ama hiç unutmasın! Bizler buradayız…
Sağlık ve başarı dileklerimle
26 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
KALİTE VE KALİBRE
AKP Genel Başkanı; “Bizim Kalite ve Kalibremize uygun bir Ana Muhalefet Partisi bulamadık. Her işi yaptık, bunu yapamadık, dedi!
Yaa işte AKP bu! Her kuşu silkti, bi kaldı Hacı Leylek…
AKP’nin Kalitesini tüm dünya biliyor!
“Koruyacağım ve Uyacağım” diyerek, ”Namusları-Şerefleri” üzerine yemin ettikleri Anayasa’yı ihlal etmede, dünya birincisi olan partinin adının AKP olduğunu tüm dünya biliyor!
“Hukukun Üstünlüğü” ilkesini, önce FETÖ adlı bir Terör Örgütüne, daha sonra ise kendi iktidarının tetikçilerine kurban eden ve Hukuk’u sopa olarak kullanan partinin AKP olduğunu,
Demokratik rejimin olanaklarından yararlanıp iktidar olan, ülkesini “Federe İslam Devletine” dönüştürmek için çalışan partinin adının AKP olduğunu,
Liderlik kadrosunun çoğunun yurtdışında kanunsuzca edindikleri mal ve para varlıkları için, ABD Temsilciler Meclisinde “Araştırma Komisyonu” kurulmasına karar verilen partinin adının AKP olduğunu, tüm dünyada bilmeyen var mı?
AKP’nin Kalibresini de tüm dünya biliyor!
“Türk Milleti” yerine, “İbrahim ve Ümmet Milleti” diyenin AKP olduğunu,
Bir gün bile savaşmadan, 22 adet adamızı, Yunan’a verenin AKP olduğunu,
Kamu Bankalarından TC ibaresini kaldıranın AKP olduğunu,
Milli Andımızı okullardan kaldıranın AKP olduğunu,
Binlerce Türk Kadının, tecavüze uğrayıp katledildiği Akdamar Kilisesini açan partinin AKP olduğunu,
BOP Eşbaşkanlığı statüsünü kabul ederek, Libya-Suriye-Irak Gazze-Filistin-Lübnan da milyonlarca Müslüman’ın öldürülmesi felaketine destek verenin AKP olduğunu tüm dünyada bilmeyen var mı?
Zamanın birinde, kasabanın en hilebaz, en yalancı fırıncısı misafirlerine;
Benim fırınımın ekmeğindeki kalite ve kalibre herkesçe bilinir. Bizde gramajdan çalma yoktur. Asla bayat un kullanmayız. Bir bu işin kitabını yazdık, diye övünürken, çırak seslenir; Usta, çürük unları yine yeni gelen unlara karıştırayım mı, diye sorar.
Misafir, “Usta senin kaliten de kalibren de, fırının kapısına kadarmış.”
Hadi bize eyvallah….
Ha unutmadan! AKP kadar tek ayak üstünde kırk yalan söyleyebilen, yalanı çamaşır ipinin üzerinde bağdaş kurdurup oturtacak kadar usta olan bir parti bulunamaz. Tüm dünya bilir ki, AKP fırsatını bulsun, Allah’ın cebinden Peygamberi bile çalar…
işte size KALİTE, işte size KALİBRE…
Sağlık ve başarı dileklerimle
24 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
TÜRK MİLLETİNE AÇIK MEKTUP
Türk Devletinin geleceğini belirleyecek kara günlere gelmek üzereyiz. Tıpkı Atatürk’ün 27 Aralık’ta Ankara’ya geldiği “Kızılcagün” gibi. Yıllardır, tedbir alınmazsa bu günlerin geleceğini söyledik, çözüm yolları önerdik!
Artık şunu çok iyi anlamamız şarttır!
Emperyalist Devletlere yani “Küresel Eşkıyalara” İktidarı dizayn etme fırsatını verirseniz, onlar da muhalefeti İhanete teşne pislikleri kullanarak
kendilerine göre düzenlerler!
Türk Milleti olarak “Muhalefet Partileri nasılsa Cumhuriyete ve Demokrasiye sahip çıkar” diye düşünürken, en büyük ihanetin muhalefetten geldiğini görürsünüz!
İktidar AKP ve açık-gizli ortakları MHP-HÜDA PAR (Hizbullah)- DEM (PKK) tamamı, ABD-İSRAİL tarafından rehin alınmış durumdadır. Bunların alacağı her karar her eylem Türk Milletinin aleyhinedir!
Ana Muhalefet CHP ise, Saray’ın ayak oyunları ve Saray Yargısının darbesi sonucu, kendisini koruyacak tedbirleri alamamış, kendilerine verilen tavsiyeleri de dinlemeyerek şimdilik iki parçaya ayrılmış durumdadır.
Diğer bazı muhalefet partileri de, tıpkı Sinan Ogan rezaletinde olduğu gibi, sıkıştıklarında koşa koşa Sarayın yanında konumlanacaklardır.
Aziz Türk Milleti;
Atatürk’ün, silah arkadaşlarının, Şehitlerimizin, Gazilerimizin emaneti olan Cumhuriyetimizi korumak, yaşatmak için Türk Milletinden başka gücümüz yoktur. Ülkemizi, Ortadoğu çukuruna atmak isteyen iktidar ve küresel patronlarının karşısında tek başımızayız!
Bu gerçeği, herhangi bir çekinme-korku ifadesi olarak yazmıyoruz. Bilakis,
Türk Milleti olarak Cumhuriyette, Demokraside, Atatürk’te birleşince, Türkiye’nin en büyük gücü olacağımızı bilmemizin, Anayasal çerçevede yapacağımız tüm eylemlerimizin önünde kimsenin duramayacağını belirtmek için yazdım.
İktidarın AKP-MHP-HİZBULLAH-DEM PKK suç örgütünün, Türk Milletine nasıl baktıklarını, HİÇ UNUTMAMANIZricasıyla aktarmak istiyorum!
Sapık bir Tarikat Şeyhi, 6 (ALTI) yaşındaki öz kızını 29 yaşındaki bir adama
EŞ olarak verince, yargılandı ve 18 Yıl 9 ay hapse mahkum oldu.
Bu sapık sözde “Sağlık nedeniyle” CB Erdoğan tarafından serbest bırakıldı!
Sapık, tahliye olunca, yüzlerce arabalık konvoy ve binlerce tarikat müridi tarafından karşılandı, evine götürüldü! Polis, yolunu açtı ve onu korudu!
Aynı anda Anayasal Hakları olan “HAK MÜCADELESİ” veren Kadın Öğretmenlerimiz açlık grevine başladılar. Polis orantısız güç kullanarak, kafa göz yararak, biber gazı kullanarak kadın öğretmenlerimizi hastanelik etti!
Bu iki tabloyu lütfen hep hatırlayın. Eğer Türk Milleti olarak kaderimize el koymazsak, hepimizin sonu Mollaların ve Polis Devletinin elinden olacak!
Sağlık ve başarı dileklerimle 23 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
CHP'den seçilip AKP'ye geçen Belediye Başkanlarına;
Zübük Başkanlar!
Düğünü bize yaptırdınız (seçilirken), Gerdeğe başkası ile giriyorsunuz!
Sizlerin en namuslunuz, Genelevden emekli olmuştur...
HAYMANA Bel. Bşk'ı da AKP'ye geçti!
Haymana= Başıboş hayvanların (Malların) salıverildiği çayırlık anlamına gelir!
Kim salıyor bu malları be ya! Başıboş bırakmayın bunları!
AKP'ye giden soruşturulmaktan kurtulacağını sanıyor ya! Yanılıyorlar. Bu faşist diktayı devirdiğimizde, ilk önce bu mallar yargılanacak...
CB Erdoğan! Sizce kim HORTUMCU?
Bu yılın ilk 5 ayında, Ziraat ve Halkbank'a "Görev Zararı" olarak toplam 108 Milyar 800 Milyon TL verildi.
Peki bu iki kamu bankasına, 2002 yılının ilk 5 ayında "Görev Zararı" karşılığı olarak kaç TL verilmiş? SIFIR TL!
Neden? 2001 yılında çıkarılan 4603 sayılı yasa ve BDDK bültenlerine göre, bu iki bankanın finansal yapısı radikal bir operasyonla temizlenmişti.
Özetle, 2002 yılının ilk 5 ayında iki bankaya da, görev zararı diye bir aktarım yapılmadı.
24 yılda iki Kamu Bankasının, 5 ayda 108 Milyar 800 Milyon TL borca batmasını nasıl becerdiniz?
Kimlere usulsüz krediler verildi ve tahsil edilemedi ki,
bankalar bu hale geldi? (Tüpçü torbeş'e verilen para ne oldu?)
CB Erdoğan! Türk Milletine açıklar mısınız?
Kim HORTUMCU imiş?
CB Erdoğan! SGK/ SSK'yı KİM BATIRMIŞ?
-2026 Yılının İLK 5 AYINDA, SGK'YA (Sosyal Güvenlik Kurumuna) 609 MİLYAR 700 MİLYON TL görev zararı olarak ödenmiştir.
-2002 Yılında SGK (SSK-Bağ-Kur-Emekli Sandığı olarak 3 kurumla yönetiliyordu!)
Bu 3 Kuruma 2002 Yılının TAMAMINDA, görev zararı olarak 14 MİLYAR 800 Milyon TL ödenmiş idi!
Ekonominin kitabını yazdığını söyleyen CB Erdoğan'a
Türk Milleti huzurunda bir daha soruyorum;
"14,8 Milyar TL zararı, hangi ekonomik bilgiyle, 24 yılda, tam 43,5 kat ARTTIRDINIZ?"
SGK/SSK yı KİM BATIRMIŞ HACI BEY?
AÇILIM TEHLİKESİNE KARŞI VE MİLLÎ BİRLİK İÇİN TANDOĞAN’DAYIZ
Doğru Parti Başkanlık Divanı olarak, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun yaptığı çağrı üzerine, 27 Haziran’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda teröre karşı düzenlenecek mitinge destek verme ve katılma kararı almış bulunmaktayız.
Türk Devleti’nin bekası için verilen kutsal mücadeleler, Çoban Ateşi ve Doğru Parti felsefesinin temelini oluşturmaktadır.
Cumhuriyet sevdalıları ve Kuvvacılar olarak, şanlı Türk Bayrağımızla Tandoğan’dayız.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE
VE SÖZÜNDEN DÖNMEYENE
DOĞRU PARTİ
BAŞKANLIK DİVANI
TÜRK MİLLETİNE AÇIK MEKTUP
Türk Devletinin geleceğini belirleyecek kara günlere gelmek üzereyiz. Tıpkı Atatürk’ün 27 Aralık’ta Ankara’ya geldiği “Kızılcagün” gibi. Yıllardır, tedbir alınmazsa bu günlerin geleceğini söyledik, çözüm yolları önerdik!
Artık şunu çok iyi anlamamız şarttır!
Emperyalist Devletlere yani “Küresel Eşkıyalara” İktidarı dizayn etme fırsatını verirseniz, onlar da muhalefeti İhanete teşne pislikleri kullanarak
kendilerine göre düzenlerler!
Türk Milleti olarak “Muhalefet Partileri nasılsa Cumhuriyete ve Demokrasiye sahip çıkar” diye düşünürken, en büyük ihanetin muhalefetten geldiğini görürsünüz!
İktidar AKP ve açık-gizli ortakları MHP-HÜDA PAR (Hizbullah)- DEM (PKK) tamamı, ABD-İSRAİL tarafından rehin alınmış durumdadır. Bunların alacağı her karar her eylem Türk Milletinin aleyhinedir!
Ana Muhalefet CHP ise, Saray’ın ayak oyunları ve Saray Yargısının darbesi sonucu, kendisini koruyacak tedbirleri alamamış, kendilerine verilen tavsiyeleri de dinlemeyerek şimdilik iki parçaya ayrılmış durumdadır.
Diğer bazı muhalefet partileri de, tıpkı Sinan Ogan rezaletinde olduğu gibi, sıkıştıklarında koşa koşa Sarayın yanında konumlanacaklardır.
Aziz Türk Milleti;
Atatürk’ün, silah arkadaşlarının, Şehitlerimizin, Gazilerimizin emaneti olan Cumhuriyetimizi korumak, yaşatmak için Türk Milletinden başka gücümüz yoktur. Ülkemizi, Ortadoğu çukuruna atmak isteyen iktidar ve küresel patronlarının karşısında tek başımızayız!
Bu gerçeği, herhangi bir çekinme-korku ifadesi olarak yazmıyoruz. Bilakis,
Türk Milleti olarak Cumhuriyette, Demokraside, Atatürk’te birleşince, Türkiye’nin en büyük gücü olacağımızı bilmemizin, Anayasal çerçevede yapacağımız tüm eylemlerimizin önünde kimsenin duramayacağını belirtmek için yazdım.
İktidarın AKP-MHP-HİZBULLAH-DEM PKK suç örgütünün, Türk Milletine nasıl baktıklarını, HİÇ UNUTMAMANIZ ricasıyla aktarmak istiyorum!
Sapık bir Tarikat Şeyhi, 6 (ALTI) yaşındaki öz kızını 29 yaşındaki bir adama
EŞ olarak verince, yargılandı ve 18 Yıl 9 ay hapse mahkum oldu.
Bu sapık sözde “Sağlık nedeniyle” CB Erdoğan tarafından serbest bırakıldı!
Sapık, tahliye olunca, yüzlerce arabalık konvoy ve binlerce tarikat müridi tarafından karşılandı, evine götürüldü! Polis, yolunu açtı ve onu korudu!
Aynı anda Anayasal Hakları olan “HAK MÜCADELESİ” veren Kadın Öğretmenlerimiz açlık grevine başladılar. Polis orantısız güç kullanarak, kafa göz yararak, biber gazı kullanarak kadın öğretmenlerimizi hastanelik etti!
Bu iki tabloyu lütfen hep hatırlayın. Eğer Türk Milleti olarak kaderimize el koymazsak, hepimizin sonu Mollaların ve Polis Devletinin elinden olacak!
Sağlık ve başarı dileklerimle
23 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
SİZLER NASIL ANALARSINIZ?
6 yaşındaki bebeğinizi, henüz doğru düzgün konuşamayan, yürüyemeyen,
kendi başına yemek yiyemeyen yavrunuzu, 29 yaşındaki bir adam müsveddesine “EŞ” olarak verilmesine nasıl izin verirsiniz?
Bunun için mi 9 ay karnınızda taşıdınız o yavruyu?
Bunun için mi doğurdunuz o bebeği?
“Bize soran mı var? Biz mi seçtik köleliği” diyorsanız, sizlere yaşatılan köle hayatının, yavrunuza yaşatılmasına neden izin verdiniz?
Sizleri “SAHİBİ” sanan o pis heriflere, gece yanınızda uyurken, ölümü tattırmak hiç mi aklınıza gelmedi?
Evlattan öte can, ölümden öte köy mü var?
Öyle büyük günah işliyorsunuz ki, sizler ne namaz kılın ne de dua edin!
Sizler, Allah’ın size emanet ettiği bir canı, bir bebeği, kendi rahatınıza karşı feda etmiş yaratıklarsınız. Allan tez zamanda belanızı verecek…
Gelelim sizlere, eyy ülkeyi yönetenler!
Anayasa ve Yasaların, kullanımını sizin iradenize bıraktığı yetkileri, hangi vicdan, hangi görev anlayışıyla KİŞİYE GÖRE ve FARKLI kullanırsınız.
Yusuf Ziya Gümüşel adlı yobazı, sağlık nedeniyle serbest bıraktırdınız.
E. Korgeneral Vural AVAR Komutan (85 yaşında idi) ileri derecede demans hastasıydı. Kişisel ihtiyaçlarını tek başına göremez haldeydi. Düşüp kaburgaları kırıldı. Hastaneden yine cezaevine gönderildi ve öldü!
Affettiğiniz Yobaz, cezaevinden çıktığında 18 yaşındaki delikanlı gibi koşarak bir başka yobazın elini öpmeye gitti! Gördünüz mü?
Eyy AKP!
Kaçak Kur’an Kursu açmanın cezasını, bu bebeler 6 yaşında GELİN olsunlar diye mi sıfırladınız?
Yasa gereği açılması yasak olan tarikatları, küçücük çocuklar istismara uğrasın diye mi VAKIF ve DERNEK adı altında çalışmalarına izin verdiniz?
“LAİKLİK İlkesi” rahatça çiğnensin diye mi Cumhuriyet Başsavcılarını baskı altına aldınız?
Bu kötülükler devam etsin diye mi bazı tarikatlara “VERGİ MUAFİYETİ” ve “İzin almadan bağış toplama” yetkisi verdiniz?
Aziz Türk Milleti;
Gerçek İslam, kimsesiz çocukların başlarını okşamayı, yardım etmeyi, korumayı, mazlumun hakkını aramayı ve emanete hıyanet etmemeyi esas alır. Bu çocukların gasp edilen hayatlarının bedelini, sebep olanlar asla ödeyemeyecekler. Onların yeri Esfel-i Safilin’dir…
Sağlık ve başarı dileklerimle
22 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
BU KADAR MI ALÇALDINIZ?
ABD Temsilciler Meclisi Üyeleri (Demokrat Gus Bilirakis ile Cumhuriyetçi Brad Schneider) ve arkadaşları kongreye bir yasa tasarısı sundular.
Bu tasarı, ABD Dışişleri bünyesinde Türkiye ile ilgili politikaları yürüten masanın (Birimin) değiştirilmesini “Sınıfının düşürülmesini” öngörüyor!
Daha açık anlatalım!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ABD ile ilişkilerinde bugüne kadar, “Avrupa ve Avrasya İşleri Bürosu” (EUR) ile muhatap oluyordu. Almanya-Fransa gibi!
Tasarı yasalaşırsa, Türk Devleti artık “Yakın Doğu İşleri Bürosu” (NEA) ile muhatap olacak. Aynen İran-Suriye-Lübnan-Libya gibi!
Bu tasarı yasalaşırsa ne olacak?
-Türkiye artık bir Avrupa Ülkesi olarak değil, Ortadoğu ülkesi diye tanınacak!
-AB kapıları sonsuza dek Türkiye’ye kapanacak.
-Sadece ABD değil, tüm ülkeler T.C Vatandaşlarına vize vermede daha titiz davranacaklar. Vize alabilenler, geçişlerde en aşağılayıcı muamele görecek!
-Yabancı Yatırımcılar çekilecek.
-Türkiye BOP içine dahil edilecek, parçalanacak.
Özetle, tasarı yasalaşırsa T.C Devleti resmen Ortadoğu bataklığına ve İsrail’in emrine girmiş olacak…
Azizi Türk Milleti;
Emperyalist ABD’nin dünyanın en acımasız sömürgeci devleti olduğunu, dostluğuna güvenilemeyeceğini, dünya üzerindeki 50’den fazla devlete uyguladığı yıkım-soygun politikalarından biliyoruz.
24 yıldır Türk Devletini yöneten AKP-MHP-HÜDA PAR-DEM Organize suç örgütünü de çok iyi biliyoruz. Böyle bir rezaleti öngörüp tedbir almamalarını da anlıyoruz. Gereken tavrı gösterip, cesur bir yanıtı veremeyeceklerini de biliyoruz. Çünkü istedikleri zaten, bir Ortadoğu ülkesi olup demokratik rejimi değiştirmek ve Federe İslam Devletini kurmak!
Yalnız bazı gerçekleri yüzlerine karşı söylemek bizim için bir görevdir.
Eyy Epstein adası gediklisi Pedofili Trump!
ABD Temsilciler Meclisi Üyelerinin bu tavrı, gönül kırıklığı yaratmıştır.
Türklerde bir deyiş vardır; “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı hiç unutmaz!”
Türk Devleti, 1949 yılında kurulan Avrupa Konseyinin KURUCU Üyesidir.
1952’den beri NATO üyesi ve en büyük askeri gücüdür.
Türk Milleti, ABD’nin ülkemizdeki Askeri Darbelerdeki etkisini çok iyi bilmektedir. Sözde stratejik ortak olduğumuz halde, PKK türevi YPG’ye
binlerce TIR dolusu ağır silahlar verdiğinizi hiç unutmayacaktır.
HTŞ ve YPG kanlı terör örgütlerini Suriye’nin başına CB Erdoğan ile beraber oturttuğunuz da unutulmayacaktır…
Şunu da unutmayın;
Erdoğan demek TÜRK DEVLETİ demek değildir. Trump denen kibir abidesinin ABD demek olmadığı gibi.
Bu meselemizi yakında Anayasa çerçevesinde çözeceğiz. İşte o zaman size söylenecek olan şudur;
“Mr. President, Türkiye’yi Ortadoğu ülkeleri arasına atmak istiyorsunuz ya!
Lütfen ülkemizdeki 22 adet Üssünüzü, Avrupa’nın çeşitli ülkelerine derhal taşıyınız. Ülkemizde konuk bulunan 13 Milyon sığınmacıyı ve 2 milyon Afganlı ABD Askerlerini de istediğiniz ülkeye bir hafta içinde taşıyınız…”
Not; Erivan sevdalıları Bahçeli ve Fidan efendiler!
ABD’nin tavrı sizlerin hassas kalplerinizi incitmedi mi? Sizler de kökenlerinize dönseniz ya? Huzur içinde yaşarsınız…
Sağlık ve başarı dileklerimle
21 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı