EKONOMİK HEDEFLER DEĞİŞTİYSE MEMUR VE EMEKLİ MAAŞLARI DA EK BİR PROTOKOLLE YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİDİR
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılı sonu enflasyon tahminini %26’dan %28’e yükseltmiştir.
Böylece daha önce açıklanan ekonomik hedeflerin ve enflasyon beklentilerinin bir kez daha yukarı yönlü revize edildiği görülmüştür.
2025 yılında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde kamu görevlileri ve emeklilerimizin 2026 ve 2027 yıllarında alacağı maaş artışları belirlenirken, o günün ekonomik tahminleri ve enflasyon beklentileri esas alınmıştır. Aradan geçen bir yıllık süreç ise bu tahminlerin önemli ölçüde geçerliliğini yitirdiğini ortaya koymuştur.
Bugün geldiğimiz noktada enflasyon hedefleri değişmiş, beklentiler yükselmiş, ekonomik göstergeler ve buna bağlı olarak para ve maliye politikalarının dayandığı varsayımlar yeniden şekillenmiştir.
Önümüzdeki süreçte 2027 yılına ilişkin tahminlerin de ekonomik gelişmelere bağlı olarak yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır.
Hal böyleyken, yalnızca memur ve emeklilerimizin maaş artışlarının bir yıl önceki tahminlere mahkûm edilmesi kabul edilemez.
Ekonominin bütün parametreleri güncellenirken, memur ve emekli maaşlarının eski tahminlere göre artırılması adaletli değildir.
Enflasyon tahminleri yükseliyorsa, maaş artışlarının belirlenmesinde kullanılan ekonomik zemin de değişmiş demektir. Dolayısıyla toplu sözleşmede belirlenen maaş artışlarının dayandığı şartlar bugün itibarıyla önemli ölçüde farklılaşmıştır.
Üstelik mesele yalnızca yıl sonunda oluşacak enflasyon farkının ödenmesi meselesi değildir. Enflasyon farkı bir zam değil, gerçekleşen kaybın aylar sonra telafi edilmesidir. Kamu çalışanları ve emeklilerimiz, fiyatlar yükselirken gelirlerinin erimesini beklemek zorunda bırakılmamalıdır.
Bu nedenle
kamu görevlileri ve emeklilerimizin 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin maaş artışları, güncellenen ekonomik göstergeler ve enflasyon beklentileri doğrultusunda yeniden ele alınmalıdır.
Taraflar arasında bir toplu sözleşme protokolü yapılmalı; mevcut maaş artış oranları yeni ekonomik gerçeklere göre güncellenmeli, kamu çalışanları ve emeklilerimizin alım gücünü koruyacak ek zam ve refah payı uygulamaya konulmalıdır.
Çünkü toplu sözleşme rakamları değişmez değildir; esas olan kamu çalışanının alın terini ve alım gücünü korumaktır.
Tahminler değişmişse rakamlar da değişmelidir.
Hedefler revize edilmişse maaş artışları da revize edilmelidir.
Kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelirlerini, artık geçerliliğini yitirmiş ekonomik tahminlere mahkûm etmek sosyal devlet ve ücrette adalet anlayışıyla bağdaşmaz.
Türkiye Kamu-Sen olarak "Yeni ekonomik şartlara uygun ek toplu sözleşme protokolü için vakit kaybetmeden taraflar bir araya gelmelidir." diyoruz.
SADDAM'IN HEYKELİNİ YIKAN IRAKLI BİR İŞ ADAMI:
ABD ordusu Bağdat’a kadar geldiğinde büyük bir Alkış eşliğinde karşıladık. Bize “hadi bu heykeli siz yıkın, bu sizin hakkınız”, dediler.
Bir balyoz bulup tüm nefretimle Saddam'ın heykeline vurmaya başladım. Kimimiz ayakkabısıyla vuruyor kimi bir sopayla..
Amerikalılar araçlarında bira içerek çılgınca bağırıyordu bize gülüyorlardı. Barış, demokrasi, para palavraları gözümüzü körleştirmişti.
Günlerce aç ve susuz kaldık bombaların arasında sığınaklarda fareler ve böcekler arasında yatıyorduk.
Birden hepimiz terörist ilan edilmiştik.Ya ABD için savaşacaktık yada kamplara götürülecektik.
Kadınlarımıza tecavüz ediliyordu ve her yerde cesetler vardı. Kadın, erkek, çocuk ve bebek..Daha aylar öncesi mutlu sabahlara uyanıyordum. Yeni bir ev almıştım yeni eşyalar ve temiz kıyafetler..
O an hüngür hüngür ağladım, ellerimi taşlara vurdum.
Oysa nefretle yıktığım o heykeli tekrar dikmek için her şeyimi feda ederim.
Saddam'ı şimdi anlıyoruz ama bunun artık bir faydası yok.''
Dünyanın Tüm ülkelerinde başkaları tarafından kullanılmaya müsait milyonlarca VATAN HAİNİ var !
Ama iş işten geçtikten sonra son pismanlığın hiç bir faydası yoktur..?
Eşrefpaşalı
"Türk Milleti Allah'ın İslâm'a hizmetle şereftendirdiği millet,
Türk ordusu Allah'ın ordusu,
Türk bayrağı mukaddes ay ve yıldızı ile yüce İslâm'ın ve al rengi ile Allah için can veren şühedânın kanının ifadesidir."
✔️Seyyid Ahmet Arasi
İl merkezimizde meydana gelen aşırı buzlanma ve don nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanabileceği değerlendirildiğinden, tedbir amaçlı olarak Meram, Karatay ve Selçuklu ilçelerimizdeki Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı tüm resmî/özel, örgün ve yaygın eğitim kurumları ile rehabilitasyon merkezlerinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı kreşlerde; Müftülüğe bağlı ihtiyaç odaklı gündüzlü ve 4–6 yaş Kur’an kurslarında 14 Ocak Çarşamba günü eğitim-öğretime 1 (bir) gün ara verilmesine karar verilmiştir.
Ayrıca, kamu kurumlarında görevli hamile, engelli ve çocuğu kreş veya anaokuluna devam eden annelerin de 1 (bir) gün idari izinli sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
14 Kasım 1944 yılında, Sovyetler Birliği diktatörü Stalin tarafından tren vagonlarına doldurularak insanlık dışı bir şekilde sürgün edilen ve zulme uğrayan soydaşlarımızı rahmetle anıyoruz.
Unutmadık, Unutmayacağız.
Bağımsızlığımızın ve hürriyetimizin güvencesi olan Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun. Bu kutlu günde, başta kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi derin bir saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Ne Mutlu Türküm Diyene
#CumhuriyetBayramı🇹🇷
#29Ekim1923
Türkiye Kamu-Sen olarak, 2026 yılı bütçe görüşmeleri öncesinde TBMM önünde bir kez daha ek zam ve refah payı talebimizi güçlü bir şekilde dile getirdik!
Kamu çalışanlarının ve emeklinin geçim derdinden kurtulması ve adil bir ücret düzeninin sağlanması için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
#AnkaranınBaşkentOluşu kutlu olsun! 🇹🇷
Milli Mücadelemizin merkezi, Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’nın başkent oluşunun yıl dönümünü kutluyor; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
İnsanlığın vicdanına ses olan yürekli insanlar, cesaretleri ve kararlılıklarıyla zulme karşı onurlu bir duruş sergilediler; adalet ve insani değerler adına verdikleri mücadele ile mazlumların sesi oldular.
Bu topraklarda hür ve bağımsız yaşayabilmemiz için canlarını hiçe sayarak mücadele eden kahraman gazilerimiz, milletimizin gurur ve onur abideleridir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanı uğruna fedakârlık göstermiş tüm kahraman gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyor; ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle anıyoruz.
MEMUR VE EMEKLİ İÇİN YENİ BİR DÜZENLEME ŞART OLMUŞTUR
TÜİK, ağustos ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre geçtiğimiz ay içinde mal ve hizmet fiyatları ortalama %2,04 oranında yükseldi. Yıllık enflasyon ise %32,95 olarak belirlendi. Yılın ikinci yarısında, yalnızca temmuz ve ağustos aylarında yaşanan enflasyon %4,14 oranına ulaştı. Yıl sonuna daha 4 ay olmasına rağmen temmuz ayında memur ve emeklilere verilen %5’lik artış neredeyse tamamen eridi.
Uzun bir zamandan beri, enflasyon rakamları her açıklandığında aynı senaryo ile karşılaşıyoruz: Enflasyon hedefleri tutmuyor, memur ve emekli maaşları eriyor. Enflasyonla maaş artışları uyuşmuyor. Çarşı, pazardan mutfağa ve cebimize yansıyan zamlar, çalışanların bütçesini her geçen gün biraz daha zorluyor.
Hedeflenen enflasyona endeksli maaş artışları, memur ve emeklilerimiz için bir zam olmaktan çıkmış, ön ödemeli enflasyon güncellemesi haline gelmiştir. Bu durum, toplu sözleşme masasına götürdüğümüz taleplerimizin ne denli haklı ve yerinde olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. Çalışanlara yapılacak aratışların maliyet hesabıyla ele alınmasının sosyal bir tarafının olmadığı da bir kere daha görülmüştür. Artık, hedeflerle değil gerçeklerle hareket etme zamanı gelmiştir. Bu nedenle refah payı talebimizin hayati bir unsur, enflasyon farkının ortaya çıktığı aydan itibaren maaşlara yansıtılmasının göz ardı edilemez, haklı bir talep, memur ve emeklilerimizin seyyanen zamla desteklenmek suretiyle kamuda farklı statülerdeki çalışanlar arasında oluşan dengesizliği gidermek için tek çare olduğu bir kere daha görülmüştür.
Bu ücret dengesizliği ve eriyen maaşlarla daha fazla yol gidilemeyeceği açıktır. Bu nedenle biz taleplerimizde ısrarımızı sürdürüyor, “Yol tükenmiş değildir.” diyoruz. Önümüzdeki süreçte Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu çalışmaları başlayacaktır. Bu çalışmalarda memur ve emeklilerimize yönelik bir düzenleme mutlaka yer almalıdır. Türkiye Kamu-Sen olarak aylardır ifade ettiğimiz gibi, memurlarımıza öngörülen hayat pahalılığına, geçim şartlarına ve gerçek enflasyona dayalı olarak, alım gücünü artıracak bir gerçek maaş zammı yapılmasından başka yol yoktur.
Bilinmelidir ki %5’lik artışla geçim mücadelesi veren kamu çalışanları; ev kirasını, mutfak giderlerini, eğitim ve sağlık harcamalarını karşılayamaz hale gelmiştir. Üstelik iş yükünün arttığı, kiraların, gıda harcamalarının, sosyal maliyetlerin büyüdüğü bu dönemde, alın terinin karşılığını alamayan memurlar her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır.
Ülkemizin her noktasında fedakârca hizmet üreten kamu çalışanlarının ücret adaletsizliğine ve yoksulluğa teslim edilmemesi için Meclis inisiyatif almalı ve bu sorunu çözmelidir. Türkiye Kamu-Sen, her platformda memurlarımızın hakkını sonuna kadar savunmaya kararlıdır.
Aziz milletimizin bağımsızlık yolundaki kararlılığının simgesi olan 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle yad ediyoruz.