Prof. Dr. İlber Ortaylı :
✅ Lozan Antlaşması kesin bir diplomatik zaferdir. Bu antlaşma sayesinde Türkiye Türklerin olmuştur.
✅ 12 Adalar’ın Lozan’la verildiği yalandır, 1912 Uşi Antlaşması ile İtalya’ya terk edilmiştir...
✅ Batı’ya verilen tüm taviz ve kapitülasyonların Lozan ile kaldırılması sayesinde tam bağımsızlık kazanılmıştır.
✅ Lozan sayesinde Atatürk, Cumhuriyet kurulduktan sonra yabancıların elindeki demiryolu, gaz, posta vs. tüm kamu hizmetlerini devletleştirmiş, imtiyazlı yabancı şirketlerin imtiyazları iptal edilmiş
ve ekonomik bağımsızlık kazanılmıştır.
✅ II. Abdülhamid döneminde kurulan Düyûn-u Umûmiye ve Düyûn-u Umûmiye’nin reji idaresi vardı ki binlerce köylüyü katletmiştir, feshedilmiştir. Reji idaresi kaldırılmış ve Türk köylüsü köle olmaktan kurtulmuştur.
✅ Kendi mahkemeleri ve hukukları olan azınlıklara verilen tüm tavizler kaldırılmıştır, eğitim imtiyazları iptal edilmiştir eğitim birliği sağlanmıştır.
✅Lozan öncesi Yunanistan ile imzalanan mübadele anlaşması Lozan antlaşması ile teyit edilmiş , anlaşmanın eki olmuş ve Anadolu'daki 3 bin yıllık Yunan varlığı son bulmuştur. Türkiye Türklerin olmuştur.
✅ Ekümenik sıfatı ile devlet içinde devlet olan Fener Rum Patrikhanesi, Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bir kilise olmuş, tüm siyasi ve idari yetkileri kaldırılmıştır. Bu sayede Megali İdea’ya bir darbe de vurulmuştur. (İlk darbe Kurtuluş Savaşı)
✅ Yunanistan Anadolu’da Türk katliamları yaptığını kabul etmiş, savaş tazminatı olarak Karaağaç Türkiye’ye verilmiştir. Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı sebebiyle ödeyeceği savaş tazminatı da silinmiştir.
✅ Osmanlı borçları, Osmanlı’dan ayrılan diğer milletlerle paylaşılmıştır...
Atatürk Lozan Antlaşması için;
"Bu antlaşma, Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir vesikadır. Osmanlı tarihinde emsali görülmemiş bir siyasi zafer eseridir.” Demiştir.
Lozan Anlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tapusudur. Sevr hayali kuran BOPçu Türk düşmanları yıllardır Lozan'a saldırmaktadır...
Bu sözleri söyleyen, Murat Ağırel olunca insan ciddiye alıyor. Zira bu adamı uzun yıllardır takip ediyorum. Toplumu yanıltacak bir haber verdiğine daha şimdiye kadar şahit olmadım. Bu iddia, ciddi bir iddiadır ve derhal araştırılmaya başlanılmalıdır.
Bu sabah farklı illerde çok sayıda üniversite öğrencisi ailelerinden, arkadaşlarından, okullarından uzak, bir cezaevi köşesinde uyanacak.
Ben böyle bir günde bayram kutlamayı kendime yakıştıramıyorum. Yakıştıran herkesin Ramazan Bayramı mübarek olsun.
#GencleriSerbestBırakın
TOPYEKÜN ‘SİNE-İ MİLLETE’ DÖNMEYİ KONUŞMANIN ZAMANI GELDİ❗️❗️❗️
Artık bardak taştı, 16 Milyon İstanbullu’nun başkanı, 86 Milyonun Cumhurbaşkanı adayı Sayın @ekrem_imamoglu sabahın köründe sözde PKK/KCK soruşturması gibi uyduruk bir gerekçeyle gözaltına alındı.
Milleti salak yerine koymayın! Zavallı aklınızla, PKK/PYD’nin yöneticisi Apo’yu içerden çıkartıp İmamoğlu’nu mu içeri atacaksınız?
Sayın Genel Başkanımız dahil olmak üzere tüm partilerin Genel Başkanları’na çağrımdır;
👉 Bu ceberut iktidar, halkın oylarıyla seçilen TBMM’yi ciddiye almıyor.
👉 Yine seçilmiş Belediye Başkanlarını çalıştırmadığı gibi gayri ciddi gerekçeler ile görevden alıyor.
👉 PKK/YPG kurucusu terörist başını içerden çıkartıp yerine halkın helal oylarıyla seçilmiş yöneticileri içeriye almaya hazırlanıyorlar.
👉 Bu darbe ortamında ne Milletvekilleri’nin ne de Belediye Başkanları’nın sağlıklı bir şekilde halka hizmet etmeleri mümkün görünmüyor.
👉 Bu yapılanları normal, rutin uygulamalar gibi görmek “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demek mümkün değildir. Hal böyleyken hala saf bir şekilde bu yapıyı demokrasiye davet etmenin, sükunet ve kınama mesajları yayınlamanın gereği kalmamıştır.
👉 ARTIK SÖZ BİTMİŞTİR! Muhalafetin tüm Milletvekilleri ve Belediye Başkanları’nın toplu olarak “Sine-i Millete” dönmesi 1. Gündem olarak masaya konulmalı ve gerekir ise tereddütsüz ve firesiz bir şekilde hayata geçirilmelidir.
Sonrasında da bırakalım bu ceberut yapı bunu Aziz Türk Milleti’ne ve dünya kamuoyuna anlatsın❗️
Toplumun bir kesiminin asla itiraz etmeyeceğini bildiği için yıllarca Dem Parti belediyelerine kayyum atamak, siyasetçilerini tutuklatmak, en ufak bir ses çıkarma ihtimali olduğunu düşündüğü herkesi gözaltına aldırmak ya da soruşturma açtırmak, topluma sürekli gözdağı vermek kısımları bitti, en güçlü rakibine direkt olarak kumpas kurup gözaltına aldırmak ve hatta belki tutuklatmak safhasına geçti. Tek motivasyonu, hedefi ölene kadar başkan kalmak ve bunun için yapmayacağı hiçbir şey yok!