Mutlak butlan kararı sonrası başlayan yeni parti tartışmasını faydalı buluyorum. Ancak bu tartışma yapılırken bazı temel gerçeklerin gözden kaçırıldığını düşünüyorum.
Ekim 2024’ten beri muhalefeti taşıyan ve seçim kazanma potansiyeli olan aktörlere yönelik sistematik yargı operasyonları yürütülüyor. Önce İmamoğlu hedef alındı, ardından CHP’nin kurumsal yapısına yönelindi. Şimdi ise Özgür Özel ve parti yönetimine yönelik yeni müdahaleler konuşuluyor. İktidar, seçmen desteğiyle kazanamadığı alanı muhalefeti lidersiz ve örgütsüz bırakarak telafi etmeye çalışıyor.
Bu nedenle yeni parti fikri giderek daha gerçekçi bir seçenek haline geliyor. Ancak yeni bir partinin mevcut sorunları sihirli bir biçimde ortadan kaldıracağını düşünmüyorum. CHP’yi zorlayan birçok yapısal sorun yeni oluşumda da ortaya çıkacaktır: ilişki ağları üzerinden siyaset, kimlik temelli bölünmeler, rant odaklı finansman, gençlerin ve kadınların siyasette yeterince yer bulamaması, güçlü hiyerarşik yapılar, eleştiri kültürünün zayıflığı ve iktidarın elindeki devasa kaynaklar.
Üstelik yeni bir parti kurulsa bile, örgütlenme, seçime girme hakkı kazanma, kadro oluşturma ve kamuoyuna kendini anlatma süreçlerinde ciddi engellerle karşılaşacaktır. İktidarın da bu geçişi zorlaştırmak için tüm imkânlarını kullanacağı açıktır.
CHP'deki "baba ocağı" söylemini ben de çok faydalı bulmuyorum. Ancak seçime girme hakkına sahip, sandık güvenliği ağı kurabilen, 2 milyon üyeli, 81 ilde örgütlü, köklü bir tarih ve misyona sahip bir partinin 1-2 hafta içinde kaybedilmesi ve bunun bu kadar kolay kabullenilmesi muhalefeti güçlendirmez.
Bu nedenle parti içindeki mücadeleyi de anlıyorum. Ancak bu stratejinin önünde ciddi bir sorun var: KK yönetiminin yakın zamanda bu mücadele alanını da daraltmaya çalışması kuvvetle muhtemel. Bu yüzden CHP içindeki mücadele ile alternatif örgütlenme seçenekleri birbirlerinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak düşünülmeli.
Bu nedenle hiçbir mevzi kolayca terk edilmemeli. CHP içinde hukuk yolları sonuna kadar zorlanmalı, il ve ilçe örgütleri korunmalı, toplumsal muhalefeti ayakta tutacak yöntemler sürdürülmeli. Aynı zamanda yeni ve yedek parti seçenekleri de soğukkanlı bir şekilde değerlendirilmeli. TİP, İYİP ve Zafer Partisi gibi bu süreçte açık pozisyon almış muhalefet partileriyle işbirliği kanalları da açık tutulmalı. Tek bir yöntemden ziyade, çok farklı hamleleri aynı anda yürütecek bir stratejiye ihtiyaç var.
Kısa vadede temel mesele seçim kazanmaktan önce, muhalefetin ayakta kalmasını sağlayacak kurumsal ve toplumsal alanları koruyabilmektir. O alanlar korunabildiği ölçüde, gelecekte sandıkta yeniden başarı şansı da doğacaktır.
Çay Toplamak İçin İran’dan Rize’ye Getirilen İşçiler Darbedildi
Günlük 4000 TL yevmiye vaadiyle İran’dan Rize’ye getirilen 38 İranlı çay işçisi, 1.100 TL yevmiyeye çalıştırıldı.
Kötü şartlarda barındırılan işçiler eksik ücretlerini istedikleri için çıkan tartışmada 15 kişilik grup tarafından saldırıya maruz kaldı.
İstanbul’da 7-8 kiloluk bir jack russella geçici veya kalıcı yuva arıyorum
bu ilanları paylaşmazsanız bu hayvanları barınaktan çıkarmamızın bir anlamı yok malesef
Doktor arkadaşları görüntüler gelmeden vebal almayın diyordu. Buyrun görüntüler. Biz sözlerimizin arkasındayız siz bu caniyi hala koruyacak mısınız?
#DrAdemÇatakTutuklansın
Madenci eşini dinleyin:
"Bekir Kiremitçi, ben 23 gündür eşimle çocuğumu göremiyorum. 3 aydır elektrik ve doğalgaz ödeyemedik. Sen lüks yerlerde geziyorsun, bizim de hakkımız var!"
#KiremitçiyeHuzurYok
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin Rektörü Mehmet Sarıbıyık’ın KPSS’den sadece 52 puan alan yeğeni Rabia Sarıbıyık’ı üniversiteye memur olarak aldığı ortaya çıktı. (Alp Kılınç)
İBB Medya AŞ Reklam Alanları Müdürü Elif Güven, yaklaşık 1,5 yıl sonra bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.
Savunmasına kendisini anlatarak başladı.
Eczacı bir anne ve babanın kızı olduğunu söyledi. Reklam alanında ABD’de eğitim aldığını, kariyeri boyunca Türkiye’nin önde gelen kurumsal şirketlerinde yöneticilik yaptığını anlattı. Aile olarak maddi durumlarının iyi olduğunu söyledi. İBB’de göreve başladığında ise özel sektöre göre daha düşük gelirle çalışmayı kabul ettiğini ifade etti.
Hakkında gözaltı kararı verildiğinde annesiyle birlikte, İtalya’da eğitim gören yeğenlerini ziyaret etmek için yurt dışında bulunduğunu söyledi.
Buna rağmen bazı haberlerde kendisinden “firari şüpheli” olarak söz edildiğini hatırlattı.
Oysa kararın çıktığını öğrenir öğrenmez Türkiye’ye döndüğünü ve kendi iradesiyle adalete teslim olduğunu anlattı.
Ancak bu kez de bazı haberlerde “havalimanında gözaltına alındı” ifadelerinin yer aldığını belirtti.
Ve bütün bunlara şu sözlerle isyan etti…
“Türkiye'ye giren ilk uçağa binerek annemle beraber Türkiye'ye döndüm. Kaçmak aklımın ucundan dahi geçmedi. Açıkçası işlediğim hiçbir suç yoktu. Endişelenmemi gerektiren bir gün olduğunu da sanmıyorum. Kendi ayaklarımla yüce Türk adaletine teslim olmuştum. Bu sebeple içim çok rahattı. Emniyet müdürlüğünde kendimden en iyi şekilde soruları yanıtlayarak ifademi verdim. Tutuksuz yargılanmamızı beklerken sonuç tutuklandım. Tutuklanma evrakına baktığımda ‘kaçma şüphesi’ yazıyordu. Soruyorum Sayın Başkanım. Yurt dışındayken gözaltı kararını öğrenip, uçağa binip Yüce Türk adaletine teslim olan, adresi, yeri, yurdu belli olan, hayatı boyunca hiç suç işlememiş bir kişi olarak ben nasıl kaçma şüphesiyle tutuklandım? Buna isyan edilmez mi…”
Çocukların önünde 10 kiloluk bir köpeği işkence ede ede öldüren 13 yaşındaki bir çocuğun elini kıran doktor hala neden serbest ? Gayesi yaşatmak olması gereken bir meslek grubuna dahil bir insan nasıl böyle sadistçe bir cinayet işleyebilir? Bu doktor hesap vermeli! Ağzı dili olmayan bir cana bunu yapabilen her şeyi yapabilir! Sokak hayvanı yok denilen gelişmiş ülkelerden birinde bu olay gerçekleşmiş olsaydı o doktor meslekten atılırdı.
📍EDİRNE KAYIP KEDİ
3 yaşında çipli kedi Edirne Şükrüpaşa mahallesi, 122. Sokak Edirne Veteriner mevkiinde bu sabah kayboldu. Sabahtan beri ailesi perişan ismi Kaju gören duyan olursa lütfen ulaşın
İletişim; 05417650130
Arkadaşlar
istanbul ‘da geçici veya kalıcı bir yuva arıyoruz
lütfen kedilerimle anlaşır mı diye sormayın
bilmiyorum cidden
ilanı paylaşın
kısır erkek 2-3 yasında
Dr Adem Çatak’ın kolunu kırdığı kızın babasının açıklaması. Hem canice çekiçle köpeği öldürdü hem de küçücük kızın elini kırdı. Bu cani çocuğa da hayvana da acımadı siz de buna acımayın.
#DrAdemÇatakTutuklansın
İBB Davası'nın 49. gününde savunma yapan ve etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Elif Güven soruşturma savcısının, "İstediğim gibi konuşmuyor, kalsın içeride" dediğini aktardı.
https://t.co/3tal0cIpej
Medya AŞ Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık, ifadesi sırasında örgüt ve rüşvetle ilgili hiç soru sorulmamasına rağmen tutukluluğun bu sebeple olduğunu söyledi.