Konu belediyeler olunca aylardır ifadeye çağrılanların, gözaltına alınanların, tutukluların isimleri çarşaf çarşaf yayınlandı.
Şimdi bakan çıkıyor 214 fail 188 milyar tl götürmüş diyor ve kişi başına neredeyse 1 milyar tl çarpanların isimleri toplumdan saklanıyor.
Hele 19 kişi var ki ortalama her biri 4 milyar tl çarpmış
Kim bunlar?
Neden saklıyorsunuz?
AKP ile ilişkileri mi var?
Neden bu kamuflaj?
Hemen açıklansın . Hem mağdurlar hem temiz toplum isteyenler öğrenmek istiyorlar.
Fonzi Fatma gözaltına bile alınmadı, AKP Sözcüsü Ömer Çelik, vurguncu bir isimle tatile gittiği iddialarıyla ilgili açıklama bile yapmadı. Ama Ömer Çelik ile ilgili haber yapan Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç tutuklandı. Vurguncular elini kolunu sallayarak gezecek. Gazeteciler hapiste yatacak.
Müvekkilem Berna Laçin attığı bu twet nedeniyle gözaltına alındı ve emniyette sabahlıyor ama "İzmir, Yunanlılar'dan sonra ikinci kez fethediliyor" diyen Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu evinde uyuyor.
Gel de "yargı tarafsızdır" sözüne inan.
@bernalacin35_5
Cemil Tugay’ın AKP’ye geçmesi, Özgür Özel’le siyasi hesaplaşmaya girmek isteyen biri için bulunmaz bir fırsattır. Üstelik benim söyleyecek sözüm de az değildir. Ancak ben bu fırsatı kullanmayacağım. Çünkü siyasette haklı çıkmaktan, bir başkasını köşeye sıkıştırmaktan, hatasından faydalanmaktan daha önemli şeyler vardır.
İzmir AKP’ye geçmişken, muhalefet darmadağın olmuşken, yurttaşımız “Bunlardan da bir şey olmaz” duygusuna sürüklenirken siyaseten “gol atma” hırsıyla hareket edilmez.
Özgür Özel öncelikle İzmir’e hesap vermelidir.
AKP’ye karşı seçim kazanan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı bugün bağımsız.
AKP’ye karşı seçim kazanan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı bugün AKP’li.
Tunç Soyer kardeşim hukuksuzca tutuklu.
Ve iktidar İstanbul’a çökmenin hesabını yapıyor.
Bu tabloda Özgür Özel’in sorumluluğu var mı? Var.
2024 yerel seçimlerinde MYK ve PM’de görev alan arkadaşların sorumluluğu var mı var? Onların da var.
Bunun sorumluluğundan hiç kimse kendisini muaf tutamaz.
İktidar çevreleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölünmesi için ellerini ovuştururken uyarmıştım. “Bölünmüyoruz, dağılıyoruz. Bunun adı, Özgür Özel’in söylediği gibi, ‘karpuz ile karpuz sapının ayrışması’ değildir. Kaygım odur ki ortada kabuğu çatlayan bir nar vardır” demiştim. Bugün bu dağınıklığın sonuçlarını yaşıyoruz.
Mesele siyasetçilerin kişisel hırslarından büyüktür. Mesele, milyonlarca insanın hâlâ sandıkla bir şeylerin değişebileceğine inanıp inanmayacağıdır.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılıp başka bir muhalefet partisine değil, AKP’ye geçti. Konumuz Cemil Tugay’ın karakteri de değil. Cemil Tugay önemsiz birisi. O, omurgasız ve ihbarcı bir belediyeciden ibaret.
Ama nasıl oluyor da kendisine oy veren insanları rahatlıkla aldatabiliyor? Nasıl oluyor da koskoca makamlara seçilmiş belediye başkanları AKP’ye açık verebiliyorlar? Önemli olan soru bu. Başarılı olmak istiyorsak; bu gerçekle yüzleşmek, başımıza geleni tüm çıplaklığıyla kabul etmek ve bu sorunu çözmek zorundayız.
Fatma Betül Sayan Kaya vurgun yaparken yakalanırsa, AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini koruyacağını biliyordu.
Ve haklı çıktı.
Bir hafta boyunca plan ve pazarlık yapıldı. Bu sırada savcılar bekledi, SPK bekledi, Borsa yönetimi bekledi. Ve mutlu son.
Link aşağıda
Fatma’nın annesi 72 yaşında GYO şirketi kurdu
▪️Bir kızı bakan, biri büyükelçi, biri meclis üyesi, oğlu bakan yardımcısı...
▪️Sayanların 72 yaşındaki annesi Hatice Sayan’ın yüklü mal varlığı ve gayrimenkul şirketi var.
https://t.co/z7gXReCEux
Cerrahpaşa 2015 MEZUNLARINA AÇIK ÇAĞRI
Elimde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin 2004 öğrenci yıllığı var. Fotoğraflarda gördüğünüz gibi bu, mezunların fotoğraflarının, isimlerinin ve arkadaşlarının onlar için kaleme aldığı yazıların bulunduğu klasik bir fakülte yıllığı.
Şimdi aradığım şey çok basit:
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 2015 mezuniyet yıllığı.
2015 mezunlarından elinde bu yıllık bulunan bir kişinin, özellikle mezun listesi/içindekiler bölümü ile Fatma Betül Sayan Kaya adına ilişkin bir kayıt bulunup bulunmadığını kontrol etmesini rica ediyorum.
Burada peşinen bir sonuca varmıyorum. Bir kişinin yıllığa fotoğraf veya kişisel yazıyla katılmamış olması elbette mümkündür. Bu nedenle özellikle öğrenmek istediğim husus şudur: 2015 yıllığında adı geçiyor mu; geçiyorsa hangi bölümde ve hangi sıfatla?
Varsa ilgili sayfanın fotoğrafını, mümkünse yıllığın kapağı ve sayfa numarası da görünecek şekilde, kişisel iletişim bilgilerini kapatarak paylaşabilirsiniz.
2015 mezunlarından bir arkadaşımın kendi yıllığından yapacağı kontrolü de ayrıca bekliyorum.
Bu bir suçlama veya kişiler hakkında peşin hüküm değildir. Bir kamu görevlisinin kamuoyunda tartışılan eğitim ve mesleki özgeçmişine ilişkin tarihsel bir kaydın doğrulanması çabasıdır. Belge ne gösteriyorsa onu yayımlamak gerekir; isim varsa “var”, yoksa “yok”, yıllıkta başka bir açıklama varsa onu söylemek gerekir.
Kurumdan belge beklemek yerine, 250’yi aşkın mezundan birinin kütüphanesinde duran yıllık bu soruyu birkaç dakikada aydınlatabilir.
Cerrahpaşa 2015 mezunlarına çağrımdır:
Yıllığı olan baksın; belge konuşsun.
Kamuya mal olmuş kişilerin özgeçmişleri hakkındaki tartışmalar kanaatle değil, birincil kaynakla yürüsün.
Bu da milletimize küçük bir arşiv hizmeti olsun.
8 Nisan 2026’dan hemen önce Kaya ve İlyas Kaya’nın banka/aracı kurum hesaplarına 63,3 milyon ve 99,7 milyon TL nereden geldi?
Para bir gayrimenkul satışından geldiyse hangi taşınmaz, hangi tarihte, kime ve kaça satıldı?
Tapudaki satış bedeli ile banka hesabına giren tutar 163 milyon TL’yi karşılıyor mu?
Miras ise veraset ilamı ve intikal kayıtları nerede?
Önceki bir yatırımın satışından geldiyse MKK ve aracı kurum kayıtlarında önceki portföy hareketleri görülüyor mu?
Para başka bir gerçek veya tüzel kişiden geldiyse bunun hukuki sebebi borç, bağış, temettü, şirket kazancı veya başka bir işlem mi?
Kaya ve eşi fon yöneticileri ile irtibat halinde mi ?
Kaya ailesinden başka fon alan var mı?
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin fon kazancı iadesine:
"Geri ödeme için valör tarihini beklediler.
Vadeyi bozmadılar, vadenin dolum tarihinden sonra TMSF’ye aktardılar.
Tabii ana parayı koruyup, sadece elde ettikleri kazancı geri ödediler.
Ancak ortada bir sorun var.
Vurguncu Kaya çifti bu parayı, yani 2,2 milyar TL’yi bir ayı aşkın süredir bankada faizde tutuyorlardı.
2,2 milyar TL’nin yıllık faizi o günlerdeki faiz oranı olan yüzde 40 civarı ile yıllık yaklaşık 880 milyon TL tutuyor.
Bunun bir aylık getirisi de 73,5 milyon TL ediyor.
73,5 milyon TL bugünkü kurdan hesaplanırsa hemen hemen 1 milyon 500 bin dolar ediyor.
Vurguncu çift geçen Nisan ayında Fon’a toplamda yaklaşık 3 milyon 600 bin dolar yatırmıştı.
Şimdi ise parayı iade ettikten sonra bile ellerinde 5 milyon 100 bin dolar var.
5 ayda dolar bazında yüzde 50 civarı bir kazanç.
Bence bir talimat daha verilse iyi olur.
Hiç değilse faizini de geri versin."
🗣️ Özgür Özel'den yeni iddia:
💬 Binbin şirketinin sahibi Üsame Erdoğan, Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan'ın oğlu. Binbin'i halka arz eden firma Bulls Yatırım, ortağı ise Lidya Holding. Hepsi doğrudan bağlantılı
💬 Erdoğan'ın yeğeni Üsame'nin şirketine koşun demişler, herkes para yatırmış, işi bilenler çekilmiş. Bugün 200 lira koyan zavallının hissesi 47 liradan işlem görüyor
💬 Lidya Holding, sahibi Enver Çelik. Bulls Yatırım, sahibi Kemal Akkaya. Bunların kulaklarına kim ne fısıldadı? Bunlar savcılıktan serbest bırakıldı. Bunlar tutuklanamayacak kadar büyük lokmalar!
https://t.co/zd2RrtgljA
https://t.co/EVuqivGTz0
Seçilmiş 5 belediye başkanının haksız, hukuksuz, delilsiz tutuklandığı gün, halktan 2.2 milyar TL çalan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi ifadeleri bile alınmadan kurtarıldı. Onları kurtarmak için iki haftadır plan yapılmış. Aslında mal varlıklarına el konmamış. SPK suç duyurusunda bulunmamış, şüpheli bile olmamışlar. Parayı geri ödeyip yırtmalarının yolu bulunmuş. ‘Sonuna kadar gidilecek’, ‘ucu kime dokunursa dokunsun…’ diyenler ülke tarihinin en büyük skandalını böyle örtmek istiyor.
➖Fatma Betül Sayan Kaya’nın, namıdiğer Nene Hatun’un hekimlik diplomasının da netleşmesi gerek.
➖Sosyal medya hesabından, Mayıs 2015'te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduğunu paylaşmış.
➖Bu durumda 2009 yılında Tıp Fakültesi'ne başlamış olması gerekiyor.
➖Bunu kanıtlamak için 2009 ÖSYS sonuç/yerleştirme belgesinin kendisi veya ÖSYM tarafından paylaşılması şart.
📍Kariyer basamaklarındaki bir başka sorun da şu;
➖Fatma Hanım, 12 Ocak 2009 tarihinde İSBAK bursu ile ABD'ye eğitime gidiyor ve dönüş tarihi de 21 Mayıs 2010.
➖Oysa mezuniyet paylaşımına bakıldığında, 2010 yılında kendisinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğrenci olması gerekiyor.
➖Yine kayıtlara bakıldığında 1. sınıfta olması gereken 2009-2010 yılları arasında kendisi AKP il yönetiminde.
➖2010-2012 yılları arasında yine tıp fakültesi öğrencisi olduğu dönemde Başbakan Sayın Erdoğan'ın danışmanı olduğu anlaşılıyor.
➖2012-2013 eğitim yılında 4. sınıfta olması gerekir, yani klinik eğitiminin (hasta muayenesinin) başladığı dönem.
➖Çok ilginçtir ki Fatma Hanım bu dönemde AKP İl Başkan Yardımcısı oluyor ve İSBAK'ta da maaşlı olarak çalışmaya başlıyor.
➖İSBAK'taki işi 20 Nisan 2015'e kadar devam ediyor, yani şu mezuniyet paylaşımını yaptığı tarihten bir ay öncesine kadar.
➖Ülkemizde hekimler mezuniyetlerinin ardından mecburi hizmete gider, aksi halde diploması geçerli değildir. Fatma Hanım bunu da yapmamış, yani mecburi hizmete de gitmemiş.
➖Bir süre sonra da vekil ve bakan oluyor.
➖Son derece çelişkili olan bu bilgilere kamuya açık kaynaklardan ulaşmak mümkün. Ancak tüm bunların detayları ortaya çıkmalı ve izahı yapılmalı.
☀️Bu nedenle konuyu Meclis gündemine taşıdık ve ayrıntıları ilgili bakanlıklara sorduk, bakalım cevap verebilecekler mi?
https://t.co/VMFhreE2y4
➖Sabahlara kadar ders çalışarak doktor olmuş biri olarak, tıp eğitiminin ne kadar zor, meşakkatli ve emek istediğini en iyi bilenlerdenim.
➖Üstteki tablonun mümkün olmadığını çok net bir şekilde söyleyebilirim. Ancak yine de soru önergelerimizin cevaplarını bekleyip asıl yorumu ondan sonra yapacağım.
➖Ya da daha pratik yolu şu;
➖Fatma Hanım gelsin Meclis'e misafirim olsun, birkaç soru sorayım, doktor olup olmadığını zaten hemen söylerim.
“Hanımefendi mecburi hizmetini nerede ve ne zaman yapıyor?”
👉🏻 Fatih Altaylı: “Fatma Betül Hanım 1981 doğumlu.
Liseyi 17 yaşında tamamladıysa ki, aksi yönde bir bilgi ya da emare yok, 1998 yılında liseden mezun olmuş oluyor.
Aynı yıl Bilkent’e girmiş olmalı. 4 yıl Bilkent’te mühendislik eğitimi. Yıl oldu 2002. Sonra bir süre İstanbul’da proje mühendisi olarak çalışmış. Oldu 2003.
Ardından ABD’ye yüksek lisans eğitimi almaya gitmiş. 2 yıl da o. Oldu 2005.
Muhtemelen ABD dönüşü üniversite sınavına girmiş. Demek ki gittim dediği tıp fakültesine 2006’da başlamış olmalı. Bu benim yaptığım hesap.
Kaya’nın ne kendi web sitesinde ne de başka bir yerde bu eğitimlerle ilgili detaylı tarihler var. Girdi, bitirdi diyor ama tarih yok.
Çömez’in soru önergesinde bu kısım şöyle geçiyor;
‘Dönemin özgeçmişlerinde Kaya’nın 2009 yılında Türkiye’ye dönerek Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazandığı ve tıp eğitimine başladığı, kendi sosyal medya paylaşımında ise 25 Mayıs 2015 tarihinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduğu anlaşılmaktadır.
Buna karşılık İBB Teftiş Kurulu incelemelerine yansıyan kayıtlarda Kaya’nın İBB iştiraki İSBAK tarafından finanse edilen NYU Polytechnic’teki yurtdışı eğitim sürecinin 2010 yılı içerisinde de devam ettiği, 14 Kasım 2011’den 20 Nisan 2015’e kadar ise yeniden İSBAK personeli olarak kayıtlı olduğu belirtilmektedir.’
İlginçtir, bütün bunlar olurken aynı zamanda, 2010-2012 yılları arasında başbakanlık danışmanı.
Yani hem İstanbul’da tıp fakültesinde okuyor hem de Ankara’da başbakan danışmanlığı yapıyor.
Peki, anlamadığım şu, Türkiye’de tıp fakültesi mezunları “mecburi hizmet” yapmak zorunda.
Fatma Betül Sayan Kaya hanımefendi mecburi hizmetini nerede ve ne zaman yapıyor?
Ya da daha doğru bir soru: Mecburi hizmet yapıyor mu?
Şimdi her yerde bunlar konuşuluyor. Tabii tüm bu dedikoduları bitirmek mümkün. Tıp fakültesi günlerinde sınıf arkadaşlarıyla çekilmiş birkaç fotoğraf, mezuniyet töreninden bir kayıt, “Bizim talebimizdi” diye şahadet edecek birkaç tıp profesörü…”
Erdoğan’ın 2021 sonunda TCMB başkanı, 2023 Haziran’ında ise BDDK başkanı yaptığı Şahap Kavcıoğlu imzasıyla kur vurgunu yapan 3 şirkete yatırım bankası faaliyet izni de verildi.
Ve bilin ne oldu?
Yatırım bankası olarak tahvil çıkarıp borçlanmayla para topladılar.
Bugün bu borcun 5 milyar tl sinin ödenme günüydü, ödenemedi ( temerrüd) . Bu batak kısa sürede 22 milyar tl olacak. 5 milyar ödenemeyince, henüz vadesi gelmemiş diğer borçlanmaların (veya diğer 17 milyar TL'lik dilimlerin) da alacaklılar tarafından vadesinden önce muaccel (derhal ödenebilir) kılınması söz konusu. Can alıcı soru şu: Kediye hangi kamu kuruluşları ciğer teslim etti? Tera’ya kimler borç verdi?
İnsanı, en çok da bu pişkinlik, bu arsızlık çileden çıkarıyor.
Ne varmış canım; “Yaşanan sorun fon piyasasının belirli bir bölümünde meydana gelmiştir” diyerek meseleyi doğal bir afet gibi geçiştiriyor; vurguncu AKP başkan yardımcısından hiç söz etmiyorlar.
Aile bakanı yaptıkları sahtekar kadının adına bu toplumdan kuru bir özrü bile esirgiyorlar.
Bu kadar pişkin, bu kadar arsızlar. Anında muhalefete saldırıp yavuz hırsızlıklarını sergiliyorlar.
İBB parasını burs adı altında hüplemekle başlayan hırsızlığı borsa dolandırıcılığı ile 2 milyar tl lik vurguna tırmandıran hırsıza tek laf etmeden, atadıkları SPK, BDDK yöneticilerinin ihmal hatta hıyanetleri için topluma bir kuru özrü bile çok gören kibir, kaçınılmaz sonunuzu getirecek. Az kaldı.
Borsada vurgun yaptığı ortaya çıkan eski
AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasının üzerinden 32 saat geçti.
Bu sabah da şafak vakti evi basılmadı, gözaltına alınmadı.
Gazeteci Emin Çapa'dan Ahmet Hakan'a:
"Nasıl üzerine gittiler mesela?
Muhalefet ortaya çıkarmadan önce;
AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevine son mu verdiler?
İhraç mı ettiler?
'163 milyonu nereden buldun' mu dediler?
Evine şafak baskını mı yaptılar?
İşbirlikçilerini ifşa mı ettiler?"