Fransa'da başörtüsü yasağı teklifine karşı sosyal medyada "başörtüsü" akımı başlatıldı.
Yasağa tepki gösteren kişiler, başörtüsü taktıkları anları paylaşarak Müslüman kadınlarla dayanışma mesajı verdi.
🤝 İyilik için yeni bir iş birliği!
AİLEMER olarak, İyilikteyiz İnsani Yardım ve Dayanışma Derneği ile “+1 İnsan: İyilik İçin Yol’açık” projesi kapsamında iş birliği protokolü imzaladık.
Gönüllülüğü ve toplumsal dayanışmayı birlikte büyüteceğiz. 🌿
@acengizkoseoglu@ybuankara
“Hayatın amacının “mutlu olmak” olduğuna inanamıyorum. Bence hayatın amacı yararlı olmak, sorumlu olmak, onurlu olmak, şefkatli olmaktır. Her şeyden önce, yaşadığına değmesidir: Hesaba katılmak, bir şeyleri savunmak, yaşamış olmakla bir fark yaratmış olmaktır.”
― Leo Rosten
Travmanın güncel etkisi saldırganın bize yaptıkları değil bundan çıkarttığımız sonuçlardan oluşur. Yaşadığımız travmayı değil ama ondan çıkarttığımız sonuçları değiştirebiliriz.
Zombi kimdir, biliyor musunuz?
“Zombi” kelimesi ilk duyulduğunda zihnimizde hemen Hollywood’un korku dolu filmleri canlanır. Korkunç yüzler, yamyamlar, aklını yitirmiş, insan eti peşinde koşan yaratıklar… Zombiler, modern dünyada öldürülmesi gereken bir tehdit olarak resmedilir. Ancak, bu imajın ardında başka bir gerçek yatıyor: Batı, bu ismi kullanarak bir kahramanı, bir Müslüman lideri çarpıttı ve gerçeği gözlerden sakladı.
Zombi, Brezilya'nın ilk Müslüman devletini kuran büyük bir liderdi. Avrupalıların Amerika kıtasına ayak basmasının ardından, yeni topraklar arasında bölüşüldü. Kuzey Amerika İngilizler ve Fransızlar arasında paylaşılırken, Güney Amerika Portekiz ve İspanya’nın egemenliğine geçti. Portekiz, zengin ve geniş Brezilya topraklarını ele geçirerek yerli halkı katletti, kaynakları yağmaladı ve daha fazla iş gücü ihtiyacı doğdu. Bunun üzerine Batı Afrika’nın sahil köylerine saldırılar düzenlendi, Müslüman köyler gecenin karanlığında basılarak insanlar köleleştirildi. İlk Müslüman köleler, 1538 yılında Brezilya’ya getirildi ve bu topraklara adım atan ilk Müslümanlar, baskı ve zulümle yüzleşti.
Aradan geçen 40 yılın ardından, Brezilya’da sayıları 14.000’i aşan Müslüman köleler vardı. Brezilya’daki tarihî belgeler, bu kölelerin büyük bir kısmının İslam kökenli olduğunu, Arapça Kur’an okuduklarını doğruluyor. Batı, İslam’ın Brezilya’daki varlığını söndürdüğünü zannederken, küllerin arasından Zombi isimli bir kahraman doğdu. Zombi, İslam alimleriyle birlikte bu baskı altındaki halka ulaştı, onlara Kur’an’ı ve İslam’ın adaletini öğretti. Ezilenlerle omuz omuza yürüyen Zombi, 1643 yılında "Brezilya İslam Devleti"ni kurdu ve bu devletin temel ilkesi olarak özgürlüğü ilan etti.
Portekiz bu yeni devlete savaş açtı, fakat Zombi’nin orduları defalarca galip geldi. Zombi, Brezilya’nın Bahía eyaletindeki yirmiden fazla bölgeyi ele geçirdi, devletini genişletti ve Batı'nın kalbine korku saldı. Müslümanlar bu devlette tam 50 yıl boyunca bağımsızlık mücadelesini sürdürdü. Siyah Müslümanlar, kölelik ve zulme karşı destansı bir direniş sergiledi.
Ancak bu direniş, Portekiz İmparatoru’nun devreye girmesiyle son buldu. 1916 yılında, Portekiz donanması, son teknoloji silahlarıyla Müslümanları kuşattı. Zombi’nin askerleri, birer birer şehit düşerken, devlet de yıkıldı. Ancak Zombi’nin mücadelesi tarihin unutulmaz bir direnişi olarak hafızalarda kaldı. O, köleliğe, sömürgeciliğe ve adaletsizliğe karşı duran bir liderdi.
Bugün Brezilya’da Zombi’nin mücadelesi, Müslüman kölelerin direnişini ve İslam’ın Brezilya’daki rolünü hatırlatmaya devam ediyor. Batı, Zombi’nin ismini korku filmlerine konu yapsa da, gerçek Zombi, tarihte özgürlüğün ve adaletin savunucusu olarak anılmayı hak ediyor. O, Brezilya’nın topraklarında özgürlük için savaşan bir kahraman ve mazlum halkların sesi olarak tarihteki yerini aldı.
"Diziler ahlâkımızı bozuyo…"
"Netflix’in işi gücü yok Rüstem amcanın oğlunu gay, kızını OnlyFansçı yapacakmış…" geyikleri. Konuyu indirgedikleri, dalga geçtikleri seviye bu.
Kimsenin sizin bireysel ahlâkınızla ya da ahlâksızlığınızla ilgilendiği yok. Kadınların eskortlaştırılması, erkeklerin porno, uyuşturucu ve sanal bahis gibi bağımlılıklara düşmesi ahlâkî değil; ticari ve yapısal bir mesele. Ortada bir ahlâk bekçisi yok yani. Ortada eli kanlı neoliberal alacaklılar var.
Siz birey değil satılık bir verisiniz. İzledikleriniz, aradıklarınız, tıkladıklarınız; algoritmalar tarafından analiz ediliyor. Davranışsal psikoloji modelleroyle size yeni içerikler, ürünler, rol modeller olarak geri sunuluyor.
Ortada bir ahlâk tartışması falan yok. Ortada algı ve davranış mühendisliği var. Libidonuza, hormonel sisteminize, temel içgüdülerinize oynanıyor. Çünkü bağımlı, dürtüsel ve dağınık zihinler daha kolay sömürülüyor. Shoshana Zuboff "gözetim kapitalizmi" düzeni diyor buna.
Sosyal medyayı ve yapay zekâyla profesyonelleşmiş ileri veri-analiz sistemlerini geçelim hadi.
Yirmi yıl önce yalnızca bir televizyon dizisi olan Kurtlar Vadisi’nin bu ülkede erkeklik, güç ve şiddet nasıl şekillendirdiği ortada. Medya etkileri kuramı bunu diyor işte: Sürekli maruz kalınan şeyler gerçeklik algısını dönüştürür.
Benzer şekilde, Emine Bulut’un boğazı kesilerek katledildiği görüntülerin sosyal medyada dolaşıma sokulmasından bir sonraki ay kadın cinayetlerinde artış yaşandı.
Gelmiş hala bunlara rağmen dizilerin, sosyal medyanın algı gücünü küçümsüyorlar.
Bugün "5. kol faaliyeti" diye konuşulan şey, bunun veri temelli, küresel hali. Bunları, bunca şeyi tesadüf sanmak saflık falan değil; aptallık artık.
🔴Yolcusunun Türk olduğunu öğrenen Amerika’daki Uber sürücüsü, mutluluğunu saklayamadı:
▪️Türkler çok iyi insanlar! Türkiye’ye büyük saygımız var, 32 yılda Somali’ye gelen tek devlet oldu.
▪️Sadece devlet başkanınızı kastetmiyorum, bütün Türk halkına karşı çok saygı duyuyorum.
Hamas’ın Trump’ın teklifine verdiği cevap diplomasi tarihine geçecek zeka, üslup, taktik ve stratejik derinliğe sahip.
Ahlaksız teklifle iyice köşeye sıkıştığı durumdan ustaca/akıllıca bir çıkış yolu açıyor. Trump’ın teklifine hayır demeden kendi şartlarını tekrar öne sürüyor.
Hamas’ın bu taktiği nereden aldığına şaşıranlar belli ki Aksa Tufanı’nın her lahzasında ortaya konulan kurmay aklı, zekayı, iradeyi ve inancı hala görememişler. Hamas’ı izlemeye devam etmeliler.
Hamas’a selam, direnişe devam
Ankara tel tel dökülüyor!
Toplu taşıma, trafik, altyapıda tarihin en kötü dönemi yaşanıyor.
Ankara’ya değer katacak bir tane projesi olmadı. Döneminde her alanda sorunlar katlanarak arttı. Ankara köye döndü.
Mansur Yavaş Ankara tarihinin en başarısız belediye başkanıdır.
29 Ekim’de Mansur bey Melek Mosso konseri için ihale açmış…
Maksat gençler eğlensin canım!
İhaleler, ihaleler, ihaleler…
Hizmet ihaleler olmuş, her şey ihale…
Hadi gözümüz aydın…
#FreeTheActivist