Pervin Buldan, kendisiyle ilgili Engin Balım'ın söylediklerini paylaştığımız videoyu mahkeme kararı ile sildirdi.
Sonra ben tekrar yayınladım.
Tekrar mahkemeye başvurdu.
Yine Türkiye'den engelletti ve sildirdi.
Silinirse tekrar yükleyeceğimi söylemiştim.
Yine engelletmesi ve sildirmesi için tekrar paylaşıyorum.
Yeniden sildirdikten sonra bir daha paylaşacağım.
AİHM’in Osman Kavala kararının önemli bir kısmını okudum, hukukçu arkadaşlarımızla üzerine bir ön değerlendirme de yaptık. Ne yazık ki bu karara sebep olan durum, memleket için bir utanç vesikasıdır.
Bu kararın anlamı Osman Kavala ile ilgili yargılama adı verilen tüm sürecin hükümsüz olduğudur. Bu karar ortadayken tüm Gezi tutsakları için verilen kararların da hükümsüz olduğu açıktır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin artık etkili bir hukuki mekanizma olmadığını, Silivri’de esir tutulan Hatay Milletvekilimiz Can Atalay ve Tayfun Kahraman örnekleri başta olmak üzere tüm Gezi tutsaklarını kapsayan diğer hukuki garabetleri de kanıt göstererek tane tane ortaya koyuyor.
Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. AİHM kararlarının da Anayasa gereği uygulanması gerekir.
Ama tüm bu açık hükümlere rağmen AYM kararlarını uygulamayan ve bu memleketi bu utanç vesikası karar ile karşı karşıya bırakanlar var.
Osman Kavala derhal serbest bırakılmalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararları anayasal hükümler doğrultusunda derhal eksiksiz biçimde uygulanmalıdır.
Biz anti-emperyalist Mustafa Kemal’in yolundan, izinden giden yurtseverleriz.
Türkiye’yi eyaletlere bölmek isteyen sömürgeci stratejinin bugünkü temsilcisi Tom Barrack’ın yolundan gidenlerle hiçbir surette uzlaşamayız, barışamayız, anlaşamayız.
#çerçeveyasa#pkk#terörizm
ÖYLE BİR HABER Kİ...
@BirGun_Gazetesi muhabiri @Ebrupcelik 'in yaptığı ve haksız yere savcılıkta sorgulandığı haber, yapıldığı andan itibaren bütün safhalarda, "Kendi kendini defalarca doğrulayan" bir haber olarak gazetecilik tarihine geçecek.
En son gelinen noktada, haberin odağındaki kişi "Baskı yaptılar yalanlamaya kalktım. CNN'e çıkıp yalanlarsan ödemeni yaparız dediler. Yalan söyledim. Ama paramı ödemediler..." diyerek "FİGÜRANGATE" olayını bir kez daha doğrulamış oldu.
Skandalın kahramanları ne kadar utanmak zorundaysa, muhabirimiz @Ebrupcelik ve haberi yayınlayan @BirGun_Gazetesi editörleri @GultekinBerkant ve @Ugurkoc_ o kadar gurur duymalıdır.
Kamuoyuna Duyuru
Polis ablukası sırasında, vücudunun büyük bölümü protezlerle yaşamını sürdüren gazimiz rahatsızlanarak bayıldı.
Vatan için bedel ödeyen gazilerimizin maruz kaldığı bu tablo kabul edilemez. Gazimize acil şifalar diliyor, tüm gazilerimizin haklı mücadelesine kamuoyunun duyarlılık göstermesini bekliyoruz. Gaziler yalnız değildir!#GazileriminYanındayım #gündem #KurtuluşParkı #SONDAKİKA #türkiye #basın #haber
June 18: 🇺🇸Trump buys up to $500K in Boeing stock. Same day Boeing gets $880M US Navy contract.
June 24: 🇺🇸Trump buys up to $250K in Palantir stock. Same day Palantir gets $45.8M government contract.
In any functioning democracy, this would be called massive corruption and he would have faced at least 2 years in jail.
BIRAKIN ŞOVU
Soldan sağa Kuriş (Süleymancılar da demiyorlar - kasten) yukarıdan aşağı Kuytul’cular…
Sözüm ona “tarikatların da üzerine gidiliyor” algısı yaratacak!
99 tane var bunlardan.
Gitsene “Gavs’çların , İsmail’cilerin, Bilmem necilerin” filan üzerine. Yer mi?
Şov yapma. Tarikat - cemaat kirliliği ancak ATATÜRK Devrimi takip edilerek temizlenir. “Sana muhalif tarikata” göstermelik operasyonla değil.
Yeme bizi! Bırak şovu.
Adaleti de iyice batırdınız!
Suç örgütü başı olan pislik beraat ediyor, ama Belediye Başkanları zindanda!
Gençler hatırlamaz!
2002 öncesi her biri haysiyet abidesi olan Yargıçlarımız vardı! "Hakim Bey" geçerken tüm çarşı esnafı ayağa kalkar, selamlardı!
Evinden öğle yemeğini sefertası içinde taşıyan Yüksek Hakimleri gördü bu gözler!
Fakirin, düşkünün, garibanın hakkını koruyan mert savcılarımız vardı!
İşte o zaman ADALET vardı, ADALETE güven vardı!
Şimdi, sahip olduğu mülklerinin sayısını bilmeyen Başsavcılar, Adalet Bakanları var. Öğle yemeklerini, mafya babalarının yatlarında yiyen Savcılarımız var.
İngiliz kumaşından takım elbise, İtalyan ayakkabı giyen Savcılarımız var! Olmaz olsunlar ama varlar! Peki ne yok?
ADALET YOK, ADALET...
Allah layığınızı verecek. Yaşattıklarınızı misliyle yaşayacaksınız ve Türk Toplumundan dışlanacaksınız...
Özgür Özel'den Aziz İhsan Aktaş davası kararlarına tepki:
💬 "'Örgüt yokmuş' örgüt derse alınan bütün cezaların toplamını Aziz İhsan Aktaş da alacak. Aziz Bey'e güle güle"
💬 "Aziz İhsan Aktaş'la Rıza Akpolat'ın ilişkilendirildiği hiçbir eyleme ceza yok. Onun olmadığı, buldukları 3-4 eyleme en üst sınırdan ceza vererek birine 20 yıl, birine 8 yıl... 8'er yıl ceza verilip içeride tutmaya devam ediyorlar"
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'den 'kayyım' çıkışı!
📌"Öyle zırt pırt her şeye kayyım atanlar, şirkete el koyanlar, ‘Şirketi kamulaştırırız’ diye hamle yapıp bir haftaya anlaşıp geri adım atanlar; haydi bu Yıldızlar SSS Holding’e de atayın bir tane kayyım da işçilerin bütün borçlarını ödesin. Gerekiyorsa kamulaştırın."
📌"Deyin ki ‘Bu parayı bu akşamüstüne kadar ödemezsen yarın öğlen sana işletme kayyımı atıyorum, borçları biz ödeyeceğiz.’ Görün bakalım ödüyorlar mı, ödemiyorlar mı? Öyle mahkemeye düşenlerin malına çöküp, iftira atınca geri verip, ‘Doğru ifade verince bir daha el koyarız’ tehdidini böyle son derece esnek bir şekilde yapanlar; gücünüz herkese yetiyor da gücünüz bu Yıldızlar SSS Holding’e niye yetmiyor sizin?”
AİHM Büyük Daire, Osman Kavala için hak ihlali kararı verdi.
AİHM, 8 yıl 10 aydır cezaevinde olan Osman Kavala'nın Kavala'nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının hükümsüz olduğuna hükmederken, mümkün olan en kısa sürede Kavala'nın serbest bırakılmasını istedi.
AİHM, AİHS'de yer alan şu 6 temel hakkın ihlal edildiğine hükmetti:
1️⃣ İfade özgürlüğü – Madde 10: Kavala’nın ifade, sivil toplum ve insan hakları savunuculuğu faaliyetleri nedeniyle cezalandırılması, ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirildi.
2️⃣ Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü – Madde 11: Gezi Parkı gösterilerine ve sivil toplum faaliyetlerine verdiği destek nedeniyle cezalandırılması, bu hakkı ihlal etti.
3️⃣ Adil yargılanma hakkı – Madde 6/1: Yargılamanın adilliği ile mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından ciddi ihlaller tespit edildi. Savunma haklarının da kısıtlandığı belirtildi.
4️⃣ Özgürlük ve güvenlik hakkı – Madde 5/1: AİHM, Kavala’nın 10 Aralık 2019’dan sonraki özgürlükten yoksun bırakılmasının tamamını keyfî buldu.
5️⃣ Madde 18 – Hakların amaç dışı kullanılması: AİHM, Kavala hakkında alınan tedbirlerin asıl amacının onu Gezi Parkı’ndaki rolü ve görüşleri nedeniyle cezalandırmak ve susturmak olduğuna karar verdi.
Bu ihlal, 5/1, 6/1, 10 ve 11. maddelerle birlikte tespit edildi.
6️⃣ İnsanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı – Madde 3: Koşullu salıverilme imkânı bulunmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası nedeniyle ihlal kararı verildi.
Karar kesin nitelik taşıyor.
Adam, "Belediye başkanlarına rüşvet verdim" diyor insanlar yıllarca cezaya çarptırılıyor. Reza Zarrab; "Zafer Çağlayan'a 45-50 milyon euro rüşvet verdim" diyor eski bakan ifadeye dahi çağrılmıyor... Denklemi çözebilen var mı?
Bir yanda Milli Görüşçü ağabey Şevket Kazan;
“Tayyip Bey belediye başkanı olmadan önce geçinemiyordu. Kirada oturduğu evin parasını parti olarak biz ödüyorduk.”
Öbür yanda ise, geçmişin siyasal islamcısı, bugünün ise seküler gazetecilerinden Levent Gültekin;
Erdoğan siyasetinin kaynağını yani servetini nereden yaptı..?
Hepimiz biliyoruz ki Erdoğan, Hayrettin Karaman Hoca’dan %10 fetvasını aldı.
Bu gizli saklı bir şey değil ki…
Hayrettin Karaman Hoca’ya gitti, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkani olarak %10 komisyon alabilir miyim ihalelerden..?” dedi.
Hayrettin Karaman, “Tabii ki alabilirsin.” dedi.
Niye..?
“İslam Davası için harcayacağım.” dedi.
🤣😆🤣🤣😆😆😆😆🤣😆
Bir tarafta kirasını siyasi partinin ödediği söylenen bir siyasetçi…
Diğer tarafta 25 yıl sonra saraylar, devasa bir siyasi, ekonomik güç ağı ve Manhattan’ın göbeğinde yükselen Turken gökdeleni…
(Türkevi değil, aman karıştırmayın…)
Limanlar, Enerji Santralleri, Savunma Sanayi, Altın madenleri…
Bunları hiç saymıyorum bile…
Ben kimseye “İNANIN” demiyorum.
Sadece şu soruyu soruyorum..?
KİRASINI ÖDEYEMEYEN BİRİ, BUGÜNE BU SERVET VE GÜÇ DÜZENİNİ NASIL KURDU..?
Türkiye’nin asıl konuşması gereken soru tam olarak budur..! (Lütfen paylaşalım)
#Erdoğan #AKP #Türkiye #Siyaset #Yolsuzluk #İhale #Şeffaflık #KamuKaynakları #SarayRejimi #Yoksulluk #Ekonomi #FakrUZaruret #erdogan #istanbul #ankara #izmir #leventgultekin #sevketkazan
Kurtuluş Parkı’nda Millî Savunma Bakanlığı’na yürümesi engellenen gazilerimiz:
“Siz biat ediyorsunuz, biz biat etmiyoruz. Şerefli, haysiyetli olan insanlarız.
Nereye gidelim lan biz? Nerenin askeriyiz lan, söyleyin! Biz nerenin askeriyiz?
Hulusi Akar bize ‘marjinal grup’ diyor. Biz marjinal değil, şerefli, haysiyetli, onurlu insanlarız.”
-Şimdi bu mahkeme mahkeme mi?
Şimdi bu adalet adalet mi?
-Önce Aziz İhsan Aktaş’ı “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” diye tutukladılar.
-Sonra onu itirafçı yaptılar.
-Ve bu Aziz İhsan’ın ifadesiyle CHP’li belediye başkanlarına ceza yağdırdılar.
-Ama hakkında yüzlerce yıl ceza istedikleri rüşvetçi Aziz’i beraat ettirdiler.
-Tekrar soruyorum:
Bu yargı nasıl yargı; bu adalet nasıl adalet?
-Rüşveti alan suçlu da veren neden suçlu değil?
-Bu işe kumpas diyenler haksız mı?
Hakkını arayan gaziler polis müdahalesiyle karşılaşıyor; onlara destek olmak isteyen İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve danışmanı darbediliyor. Türkoğlu kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırılıyor.
Bu görüntüler sıradanlaştırılamaz!
Gazisine reva görülen de milletvekiline uygulanan şiddet de kabul edilemez.
Bu da geçer ya hû!
Örgütle suçladılar, çöktü. Örgüt olmadığını 2 yıl sonra ikrar ettiler.
İddianameyi hazırlayan savcı, önce hakkımda 415 yıl ceza istedi.
Mahkemeye gelince, istenen ceza 234 yıla kadar düştü.
Bugün ise hakkımda 23 yıl cezaya karar verdiler.
Ya kendi çıkarı için iftiracı olmuş ya da baskı gördüğü için iftiraya zorlanmış kimi insanların ifadeleriyle bize bu cezaları vermeyi tercih ettiler.
Güzel ülkemde cana kast edene, kadın cinayetine, çocuklarımıza el uzatana bile reva görülmeyen ceza, sırf siyasi kimliklerimiz ve görüşlerimiz nedeniyle bize reva görüldü.
Neredeyse 2 yıldır tutsağım…
İlk günden beri dediğim gibi, çocuklarımın, ailemin, yol arkadaşlarımın ve 6 yıl hizmet ettiğim Beşiktaşlı komşularımın yüzünü öne eğecek tek bir suçum olmadı. Benim alnım ak, başım dik.
Her zamankinden daha kararlıyım: “İftira at beraat et” düzenini yol arkadaşlarımızla birlikte ülkemizden söküp atacağız.
Bedeli ne olursa olsun, hep birlikte halkın ve hakkın yolunda yürümeye devam edeceğiz.
Er ya da geç, gücü yetenler değil hakkı yetenler kazanacak!
Rıza Akpolat
Silivri Zindanı