Alya Cihan için normal olan her şeyden vaz geçti fakat Cihan eski hayatına aynen devam ediyor bir Mirra içmeye bile götürmedi Alyayı bir kere huzurlu yemek yemediler artık Alyanın bunlara okey diyeceğini sanmıyorum Cihan derbeder olacak ama Alya hanımağa olarak dönecek
#CihAl
Alya, Cihan tarafından çok sevildiğini biliyor.. Onun için neler yapabileceğini de çok iyi biliyor.. Yaptığını da.. Cihan’ın ona sadık kalacağını da.. Cihan, Alya’nın aşık olması gereken de tek doğru insan.. Bu konuda da hiçbir sıkıntı yok hikaye için..
Fakat bunlar bir ilişkinin yürütülmesi için şu an yeterli sebepler değil.. Alya gitmeye karar verirken, fedakarlık yapmadı Cihan için.. Oğluyla yaşasın fedakarlığı değil bu.. Görünürde ona bir evlat bağışlamış olabilir fakat her şeyin ötesinde o çocukla da birlikte yaşayabilirdi.. Diğer karakterlerin dediği gibi.. Cihan’a bugüne kadar neredeyse her şeyi söyleyen kadın ki geç de olsa vasiyeti sildiğini bile söyleyen biri için, düğün günü bunu söyleyip her şeyi çözmesi beklenmez miydi.. Çözüm çok basitti.. Gidecekti paşa paşa Cihan’a her şeyi söyleyecek, o nikahı da bir güzel kıyacak arkasına yaslanıp keyfini sürecekti..
Fakat zaten sorun tam da şu ki, Alya’nın bu sorunu çözmek istememesi idi.. O tehditin çözümü basitti fakat gidiş nedeni asla basit değildi.. Asıl denklem burada.. Bu durum da açık açık bu yorumda belirtilmiş.. Özetle insani bir tepkiyle Alya yoruldu diyebiliyoruz.. Oğluna kurduğu o “Güçsüzüm..” ifadesi asla boşuna değildi.. Oğlunun bürünmüş olduğu evlat kimliğinden çıkıp, “Ebeveyn” kimliğine bürünmesi de boşuna değil.. Hatta Alya’nın “anne” kimliğinden çıkıp, Deniz’e arkadaş olarak bakması da..
Alya’nın yaptığı bir hata değil.. Bir çöküş örneği.. İstediği kadar sözler edilsin, yeminler kurulsun.. Bir insan çöktüyse, çökmüştür.. Cihan ondan bu konuda daha güçlü olmuş olabilir.. Nitekim Alya bunu ona aylar önce annesinin cenazesinde ısrarla söylemişti.. En zayıf anında da Cihan’a sarılmamış mıydı? Cihan koskoca bir imparatorluk yönetiyor.. Bırakalım da güçlü olsun zaten.. Dağ gibi dursun Alya’nın arkasında.. Zaten Alya’nın da ihtiyacı bu değil miydi?
Cihan’ın sorunu başka, o özgür değil.. Buna sebep çok şey var elbette.. O da çok mutlu değil fakat ona çökmüş diyemem.. O sevdiklerini hayatında tutmayı bilecek kadar şuurlu bir adam.. Bu onun yaşam biçimi.. Alya ise bu yaşam biçimini kabul etmiş bir kadın.. Koşulsuz bir aşk deme nedenim o.. Cihan ise böyle bir adamla gel yaşa diyecek kadar koşul sunan bir adam.. Bir gün olsun gel dışarıda özgürce yaşayalım diyecek mi? Ona çay getiren, onunla çay içen Alya idi.. Bir gün Cihan’ın da koşulsuz pat diye Alya ile kahve içmesini görecek miyiz mesela?
Söylemekten çok rahatsızım fakat Alya bir gölgeyle bu aşkı kabul etti.. Meryem gölgesi ya da tabir-i caizse ilk/tek aşk gölgesi, Alya’nın önemseyeceği bir ifade.. Çünkü Alya sonsuz bir sadakat, ömürlük bir aşk ister.. Cihan’ın zamanında ona söylediği ömürlük sevdiği kadın mizansenini boşuna kafasında kodlamadı.. Dolayısıyla Meryem’in varlığı, onun vicdanını sızlatan da bir kavram aynı zamanda.. Çünkü kendisi sonradan gelen hatta mecburiyetten gelen bir kadın..
Şimdi böyle bir tabloya bakınca, zamanında sevdiği kadından bir oğlu olacağını düşünelim. Mine gibi değil.. Sevdiği kadından bir parça olması farkı var.. Bunu o gün kabul etse, yarın sorun olabilirdi.. Çünkü Cihan’a kanından “ilk” çocuğu o verememişti.. “İlk” aşkı olan kadın vermişti..
Onun zaaflarını çok iyi bilen oyun kurucumuz Boran, bu da yetmez deyip Meryem ile evleneceğini söylüyor Alya’ya.. Feyyaz için çekirdek ailesini, koskoca Albora’yı yakarken Meryem’i korumaya çalışıyordu Cihan..Alya bunlara gözünün önünde kademeli bir şekilde, iyelik ekleriyle şahit oldu.. Bir de abisiyle eski nişanlısının evlendiğine şahit olan Cihan’ın neleri yakabileceğini, kendi oğlu olarak iddia edilen çocuğun peşine düşüp kimleri ardında bırakacağını düşünelim.. Ve Alya’yı üzmemek adına çırpınarken nasıl bocalayacağını, Alya’nın da bunları yaşarken tekrarlı olarak çökeceğini bilmek zor değil..
Her şeye rağmen sevdiği annesine zamanında sunduğu taleplerin karşılığını almadığı an, evini terk etmişti Alya.. Tam aynı yerden o yarayı alarak yuvasını terk etti.. Ne Alya için ne de Cihan için basit bir gidiş değil.. #UzakŞehir