Bu kemalist faşistler tam kağıttan kaplanmışlar.
O kadar biz Kürtlere karşı kabadayılık yapıyorlardı.
Çok yürekli portresi çiziyorlardı.
Ama şimdi görüyoruz 2 tokat yiyince İTİRAFÇI oluyorlar.
3. tokatın işaretini alan ise, gidip AKP'ye katılıyor...
Karektersizliğin resmi!
Tanju Özcan dışardayken kabadayı gibiydi.
Özelikle Kürtler ve ğöçmenlere karşı aslan kesiliyordu.
Puştluk ve hırsızlıktan tutuklandı.
O aslan parçası gibi görünen puş, 'beni bırakın evimde kedi gibi otururm' diyor.
Yani bira zoru görünce ya kedi gibi oluyorlar, veya soluğu AKP'de alıyorlar.
Hitler’in propaganda bakanı Büyük Yalan Ustası Joseph Goebbels Yahudiler başta olmak üzere Nazi Almanya’sının ‘’düşmanlarını’’ hedef almak için büyük yalan söylüyordu.
Aynanın karşısına geçerek bu yalanları defalarca tekrarlıyordu. Önce kendisini ‘’inandırıyor’’ daha sonra kitleri ikna etmeye başlıyordu.
Şimdi bazı çakma Goebbels’ler Kürt hareketini, Dem Parti’yi, Kürt medyasını ve aklınıza gelebilecek tüm Kürt değerlerini hedef alan ‘’Büyük Yalanlar’’ söylüyorlar.
Bu yalanlar üzerinde tepişerek Kürt hareketini hedef alıyorlar. Bindirilmiş trol hesaplar bu Büyük Yalanlar üzerinden saldırıya geçiyorlar.
Küfrün, hakaretin bini bin pare.
Sonunda bu yalanlar bir saman alevi gibi sönüp gidecek. Hakikat ise her zaman olduğu gibi galip gelecek.
Yazdığımız her şeyin altına üşüşen, hakaret, küfürden başka sözü olmayan, Kürt düşmanı, ırkçı-cinsiyetçi, faşist ve çakma Kürtlere rağmen yola devam.
Asla enseyi karartmayacağız.
Qeşmer ve digital korucuların ortak noktası:
- Īsimlerini kulanamayacak kadar korkaktırlar
- Kürt kahramanların isimleri ve resimlerini kulanırlar
- En iyi bildikleri şey küfür ve hakaretler etmektir
- Sömürgecilere tek kelime etmezler
-İstisnasız hepsi "digital korucular" tarifine tam uyarlar
-Akılsız olduklarından, tek bir öneri bile yapamazlar
-Mücadele ve direniş sahibi Kürtlerin tweetlerinin altına üşüşürler
-Kürt Özgürlük Hareketi'nin beyaz dediklerine siyah derler
Elbette herkes Barış ve Demokratik Toplum sürecini ve çözüm çabalarını doğru bulmak zorunda değildir.
Elbette yanlış bulduğu yönlerini eleştirebilir.
Ama eğer niyetleri bozuk değilse, o eleştirdikleri yönlere yönelik doğruları ve önerilerini yapmalıdır.
Yok eğer her hangi bir öneri yapmayıp, sadece ve sadece eleştiriyorlarsa, bilinki onların niyetleri bozuktur.
Tüm işaretler AKP'nin sürecin önüne takoz koyduğunu gösteriyor.
AKP süreci uzatıp, zaman kazanmaya çalışıyor.
En azından İsrail genel seçimleri ve ABD ara seçimlerini bekleyecek.
Zaten şimdiye kadar dışarda zorlandığını görünce, hemen sürece asıldı/sığındı.
Bunu bir süre daha sürderecek gibi.
Eğer koşullar istediği gibi olursa, gerçekleşmesi imkansız olan "teyit tespit'i bahane edip bozacak.
Ama koşullar tersi yönde gelişirse 'kardeşlik' şarkısına asılacak.
Eger ked û têkoşîna we nebûya, emê wekî Kurd tine bûbûna.
We bi têkoşîna xwe em ji gorê derxistin.
We em kirin xwedî hêz û îrade.
Emê te û hevalên te ji bîr nekin...
Salih abi'yi 28 yıl sonra bu röportaj sayesinde gördüm çok yaşlanmış olmasına rağmen tanıdım... Aynı sofrada ekmeğimizi bölüştüğümüz insanların yüz çizgilerinin yanında bilincinin de derinleştiğini görünce davamız ile bir kez daha gurur duyuyorum. Bizi biz yapan ortak değerlere🙏
Amedspor Kimliğiyle Vardır
Sayın Mehmet Metiner ve Sayın Orhan Miroğlu’nun Amedspor üzerine değerlendirmeleri önemli bir tartışma açtı.
Amedspor herhangi bir siyasi partinin, örgütün ya da grubun arka bahçesi olmamalıdır. Günlük siyasetin aparatı haline gelmemeli, kendi kurumları ve kendi iradesiyle ayakta durmalıdır.
Ama kulübün Amed’le, Kürtçeyle ve bölgenin hafızasıyla kurduğu bağı sorun gibi görmek de doğru değildir. Bu bağ sonradan kurulmuş değil, yıllar içinde taraftarın sahiplendiği toplumsal bir gerçekliktir.
Sayın Orhan Miroğlu da Amedspor’u Kürtlerin uzun mücadeleleri, yenilgileri ve hayal kırıklıkları sonunda nefes aldığı sportif alanlardan biri olarak tarif ediyor. Tam da bu nedenle, Amedspor’un kimliğini geri plana çekmek çözüm olmaz.
Asıl bakılması gereken, kulübün yıllardır karşı karşıya kaldığı şovenist atmosferdir.
Amedspor yöneticileri Ankara’da protokol tribününde saldırıya uğradı. Taraftarına uzun süre deplasman yasakları uygulandı. Bursa’da Beyaz Toros ve “Yeşil” posterleri açıldı. Trabzon’da Amedspor forması giyen bir kadın tepki gördü. Bayburt’ta forma üzerinden başlayan tartışmanın saldırıya dönüştüğü haberleştirildi.
Bazı deplasmanlarda Amedspor geldiğinde tribünlerin bir anda dolduğunu, futbol rekabetinin önüne kimlik meselesinin geçtiğini de yıllardır görüyoruz. Zaman zaman öyle bir atmosfer oluşuyor ki Amedspor aynı ligin takımı değilmiş gibi karşılanıyor.
O halde şu soruyu sormak gerekir:
Amedspor neden bazı şehirlerde sadece rakip takım olarak görülmüyor?
Neden bir forma bu kadar tepki çekebiliyor?
Neden futbol maçı bu kadar kolay kimlik gerilimine dönüşüyor?
Bence nasihat yıllardır yanlış tarafa veriliyor. Amedspor’a kendini geri çek demek kolay. Asıl mesele, futbolu şovenist bir hesaplaşma alanına dönüştüren anlayışı sorgulamaktır.
Sayın Mehmet Metiner’in “doğru temsilci” ve yeniden yapılanma vurgusu ise iyi niyetli bir tavsiye olarak okunabilir. Ancak Amedspor’un nasıl temsil edileceğine esas olarak kulübün kendi kongresi, üyeleri ve kurumsal yapısı karar vermelidir. Siyasetten bağımsızlık savunulurken, kulübün iç yapısına dışarıdan yön verilmesi doğru olmaz.
Dünya futbolunda kimliği güçlü kulüpler var. Barcelona’nın Katalan, Athletic Bilbao’nun Bask kimliği biliniyor. Türkiye’de Trabzonspor, Trabzon ve Karadeniz aidiyetini güçlü biçimde taşıyor. Kimse bu kulüplere kimliklerini azaltmaları gerektiğini söylemiyor.
Amedspor için de mesele farklı değildir.
Bir kulüp kendi şehrinin, dilinin ve tarihinin izlerini taşıyabilir, aynı zamanda profesyonel ve kapsayıcı olabilir.
Amedspor siyasi partilerden uzak dursun, örgütlerden uzak dursun, günlük siyasi hesapların parçası olmasın.
Ama kendi toplumsal karakterinden de uzaklaşmasın.
Çünkü bugün Amedspor etrafındaki güçlü aidiyeti yalnızca taraftar sevgisi açıklamıyor. Yıllardır karşılaştığı dışlayıcı ve şovenist muamele de bu bağı güçlendirdi.
Amedspor şovenizmi üretmedi.
Şovenizm, Amedspor etrafındaki dayanışmayı daha da büyüttü.
Amedspor’u korumak istiyorsak kimliğini budamak yerine kurumlarını güçlendirelim.
Çünkü Amedspor kimliğiyle vardır.
#Amedspor #Amed #Diyarbakır #MehmetMetiner #OrhanMiroğlu #TürkiyeFutbolu #AmedsporTaraftarı #FutboldaAyrımcılık #ŞovenizmeHayır #Eşitlik #KimlikVeFutbol #Barcelona #AthleticBilbao #Trabzonspor @emin_ekmen@MetinerBasin@OrhanMiroglu@av_nahiteren@ASPMEDYA21@bekirgne2@nurcan_kaya_@amedskofficial@MehmetEminAktar@alifikrik1@AmidaHaber@aslanferit21@karabiyikbaris@buyuk_ozgur@Ronahitaskaya_
DEM Parti eşbaşkan yardımcısı @TayipTemel@sterktv2026 programında önemli açıklamalar yaptı.
Tayip Temel'in verdiği bilgilere göre, DEM Parti İmralı heyeti pazartesi günü İmralı'ya gidip Önder Apo ile görüşecek.
Nurettin Demirtaş noktayı koymuş:
Kentlerin birinde kampta toplanın denilirse bu iş biter!
Meclis, bu yasayı rekor oyla çıkardı ama yasadaki MGK onayı şartı, ipotek gibi çöktü üstüne.
MGK mi gerillanın geleceğine karar verecek?
Mümkün değildir.
Halkın geleceği MGK ipoteği altına alınmak istenirse gerilla dağlara daha sıkı tutunmaz mı?
Kürt realitesini ve haklarını tanımaya vesile olmayacak bir yasa gerillayı etkileyebilir mi?
Fiilen aşılabilecek hususlarda bile dayatmada bulunulması, en hafifiyle süreci tıkatma riskini taşıyor.
Bu riski göze alan bir hükümet, başka planlar yapıyordur, yani tehlikeli bir gidişat var.
'Son silah bile teslim edilmeden yasa uygulanamaz'ın anlamı, son kişiye dek soykırım uygulanacak demek değil midir?
📌Oyalama yasasına dönmesin
◾️Meclis, bu yasayı rekor oyla çıkardı ama yasadaki MGK onayı şartı, ipotek gibi çöktü üstüne. MGK mi gerillanın geleceğine karar verecek? Mümkün değildir.
https://t.co/8cJvYDy80Y
Link: https://t.co/GDUNOz3PCT
İsraili bakanların pişmanlığı.
Hafta'da ortalama 2 İsrailli bakan Kürtler hakkında konuşuyor.
Bazı yetkililer ve yazarları çok ama çok üsten konuşuyorlar.
Demokratik Toplum Sürecini hedef alıyorlar.
'Kürtler bu süreç nedeni ile pişman olacaklar' diyorlar.
Ama şimdiden pişman olan onlardır.
Hakan Fidan ile Ahmed Şara'nın taahhütlerine inandılar.
Kürtleri aç kurtların önüne attılar.
O Şéxmeqsut ile başlayıp, katliamlara neden olan o Paris toplantısında öyle davranmayaktınız...
🇮🇱🤝��️ Israel and Kurdistan: A Partnership of Past, Present and Future
I was honored to take part in the first International Jewish Kurdish Conference in London and to speak about the complex geopolitical situation in the Middle East.
In my speech, I focused on the Jewish and Kurdish interests, challenges and threats they face, and the opportunities for a future partnership, friendship and cooperation.
I am pleased to share the special greeting sent by my dear friend, the Foreign Minister of the State of Israel, @gidonsaar who expressed his support for strengthening the connection between our two peoples.
It is important for the Kurdish people to know and understand that the only country that openly stands with their aspiration for independence of Kurdistan is the State of Israel.
The connection between Israel and Kurdistan is not based only on geopolitical interests and common enemies but also common history, culture and shared memories of 2800 years coexistence. The Jews and Kurds are naturally connected ancient people who love freedom and peace, facing common threats, and sharing interests. They carry the same hope for a better and peaceful Middle East.
Shared roots. Stronger together.
Her bijî Kurdistan!
Her bijî Israel! 🇮🇱☀️
Yehuda Ben Yosef
President of the Kurdish Community in Israel
#Israel #Kurdistan #Kurds #JewishKurdishFriendship #FreeKurdistan #StrongerTogether #MiddleEast
Mazlum Ebdî: Doğru olan şu: Şimdiye kadar bu bölgeleri koruyan güçler, bugün resmi bir şekilde Suriye ordusunun bir parçası oldular. Aynı zamanda kendi kimlikleriyle katıldılar, ordunun yönetiminde yer alıyorlar. Şimdiye kadar bu topraklarda var olan QSD, tugaylar şeklinde orduya katıldı. Esas görevi, orduyu güçlendirmek. “Teslim oldular, ortada bir şey kalmadı,” ya da aksi yönde “bir şey değişmedi,” diyenler bir yanılgı içindeler. Bunun doğru anlaşılması gerekiyor. QSD, varılan mutabakat doğrultusunda planlı ve kademeli bir süreç ile orduya katıldı. Şimdi Suriye ordusu içinde bir güç olarak bu bölgeyi savunmaya devam edecek.