Sistemle Bozulan İstemle Düzelir Mi?
Bugün birçok insan, kötülükle mücadeleyi sadece bireysel nasihat seviyesinde düşünüyor. Elbette emr-i bi’l-ma‘rûf yapılacaktır. Bir Müslüman, bir gencin elinden tutacak, bir bağımlıyı kurtarmaya çalışacak, bir harama düşeni uyandıracaktır. Bu vazife küçümsenemez. Fakat modern dünyanın en büyük yanılsamalarından biri şudur:
Sistem eliyle yayılan bir fesadı, sadece bireysel gayretlerle durdurabileceğimizi zannetmek…
Bir tarafta sokak sokak dolaşıp birkaç kişiye ulaşmaya çalışan insanlar var; diğer tarafta ise tek bir ekranla milyonların evine giren bir medya düzeni..
Bir tarafta bir genci haramdan uzak tutmaya çalışan bir aile; diğer tarafta ise haramı "özgürlük", "eğlence", "modernlik" diye pazarlayan devasa bir kültür endüstrisi..
Hakikat ortadadır:
Kanun eliyle normalleştirilen bir fuhşiyatı, sadece bireysel çabalarla durduramazsınız.
Zira insan sadece vicdanıyla yaşayan bir varlık değildir. İnsan, maruz kaldığı ortamlardan etkilenen, gördüğüyle şekillenen, hasbihal olduğuyla hemhal olan bir varlıktır. Binaen aleyh, sürekli maruz kaldığı şey, zamanla ona normal görünmeye başlar.
Bir toplumun haram algısını bozan şey, çoğu zaman tek tek bireyler değil; o haramı görünür, ulaşılabilir, sıradan ve cezasız hâle getiren sistemdir.
İslam’ın hükümleri bu yüzden sadece bireysel takvâ çağrısı değildir. İslam, aynı zamanda toplum inşa eder. Sadece "içki içmeyin" demez; içkiyi yaygınlaştıran zemini de hedef alır. Sadece "zinadan uzak durun" demez; zinayı teşvik eden yolları da kapatır. Çünkü İslam, insan fıtratını bilen nizamdır.
Bugün ise tuhaf bir tutarsızlık sergileniyor:
Bir yandan toplumun ahlâkını tarumar eden diziler, reklamlar, uygulamalar, sosyal medya algoritmalarının önü açılıyor öbür taraftan da Müslümanlardan sadece bireysel mücadeleyle bu seli durdurmaları bekleniyor.
Bu, bir şehri ateşe verip sonra birkaç insana kovayla su taşıma görevi vermeye benziyor adeta..
Sistem bozsun, istem düzeltsin deniliyor Müslümanlara. Oysa herhangi bir kanunun önünü açtığı bir münker binlerce vaazla durdurulamaz.
Ekranlarla kirletilen zihinleri, birkaç konuşmayla temizlemeye uğraşıyoruz biz.
Sistematik şekilde teşvik edilen bir şehvet kültürüne karşı, bireysel gayretler tek çözüm gibi sunuluyor Müslümanlara..
Oysa İslam’ın tepeden tırnağa bir "nizam dini" oluşu tam burada ortaya çıkar.
İslam camide okunan ayetlerin hayatın her karesini düzenlemesi gerektiği şuurunu taşır.
Sokağa, ticarete, aileye, hukuka, medyaya müdahale eden bir nizamdır İslam. Çünkü kötülüğü sadece kalple reddetmek yetmez; ona güç veren zemini de kurutmak gerekir.
Bugün birçok insan "neden bu kadar bozulduk?" diye soruyor ama kimse şu soruyu sormuyor:
Bir toplum, haramın bu kadar ulaşılabilir olduğu bir ortamda nereye kadar temiz kalabilir? Harama bulaşanlar elbet suçlu ama bulaşılmasına ön açan düzene sözümüz yok mu?
Telefonunda bir tuşla fuhşa ulaşabilen, ekranlarında gün boyu ahlâksızlığı izleyen, reklamlarda bile şehvet kullanılan bir nesilden; Yusuf aleyhisselâm iffeti bekleniyor.
İslam’ın hükümlerinin uygulanma tarafını konuşunca rahatsız olanlar da şunu unutuyor:
Hiçbir medeniyet kanunsuz ayakta kalmaz.
Bugün seküler dünyanın kendi ideolojisini okuluyla, medyasıyla, yasasıyla, yaptırımıyla korumasına kimse "baskı" demiyor da; Allah’ın hükümleri bahis mevzuu olduğunda mı -hâşâ- baskıdan söz ediliyor?
Çünkü modern dünya, kendi ahlâk dayatmasını "özgürlük" diye pazarladı yıllarca..
Hâlbuki tamamen serbest bırakılmış bir toplum, en güçlü arzunun en zayıf vicdanı ezdiği bir ormana dönüşür. Ve bugün yaşadığımız kriz tam olarak budur:
Teknoloji büyüdü, ekranlar çoğaldı, erişim hızlandı; fakat nefis terbiyesi zayıfladı, aile çözüldü, utanma duygusu aşındı günden güne.
Artık mesele sadece bireysel günah meselesi değildir.
Mesele, günahın endüstrileşmesidir.
Ve endüstrileşmiş bir kötülükle mücadele, sadece bireysel çabayla değil; aynı zamanda hakikati merkeze alan İslâmî toplum nizamıyla mümkündür.
Murat Ülker Bugün Bir Kez Daha
Tüm Şahsi Hesaplarım, Dernek Hesabımız ve 🇵🇸 Boykot Dedektifi
Mobil Uygulamamız ve Hesaplarımıza
Erişim Engeli İstedi.
Peki Ülker Neden Boykot Listemizde
Özetlemeye Çalıştım 7 Dakikanızı
Ayırıp Dinleyin Destek için Paylaşın 🤲
@mahfildijital Bu vatana sevdası olanlar ve evlatlarını bu vatan için feda edenler daha nasıl üzülebilir...
Bu acziyetin gerekçesi ne olursa olsun kabul edilemez...
Allah sorsun...
Afganistan yardım sayacımızı biiznillah 27 Kasım 2025 Günü başlatacağız
Anlık paylaşımlarla aayacın aon halini güncel tutacağız
İban soran arkadaşlarımız bizden haber beklesinler lütfen
GIDA KOLİSİ
UN ÇUVALI
OYUNCAK
ŞEKERLEME
SADAKA, AKİKA, ADAK KURBANI
ZEKAT VS NAKTİ YARDIM
Halime Annemizin Efendimiz(sav) 'e ikramı mukabilinden bakın infaklarınıza....
Yetimlerin Şahı, Öksüzlerin Padişahına komşu olmaya niyet ederek infak edin Afganistan' a....
Ramazan Ayı
Afganistan Faaliyetlerimiz
1. Gıda Kolisi ve un çuvalı dağıtımı
2. Çocuklara oyuncak ve şekerleme dağıtımı
3. Zekat,fitre,fidye, sadaka dağıtımı
4. Adak, akika ve sadaka kurbanı kesimi ve dağıtımı
5. Sağlık taraması ve Sünnet planlaması yapılması
Ya Allah Bismillah
Mekke’de inen Beled sûresinde (90/8-16); yetimleri gözetmek, ‘zor geçidi aşmak’ diye nitelenir:
"O (zor geçit/akabe) bir köle ve esir âzad etmek yahut açlık gününde yakını olan bir yetimi yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır."
"Her kim Müslümanlar arasında bir yetimi tutar götürür, yiyeceği ve içeceğine onu ortak ederse, Allah onu, mutlaka cennete koyacaktır. Ancak affedilmeyecek bir günah işlemişse, o başka!" (Tirmizî, Birr, 14)
5. Sağlık taraması yapılan yetimlerimizden ameliyat ve tedavi ihtiyacı olanlarının ihtiyaçlarının giderilmesi
6. Sünnet ihtiyacı olan evlatlarımızın cerrahilerinin yapılması
7. Afgan Kadınların Sağlık taraması için Kadın Hekimlerin çalışabilecekleri fiziki alt yapının sağlanması
Afganistan faaliyetlerimizin kapsamı...
1. 2026 yılı Ramazan Ayının ilk günlerinde 2000 aileye gıda kolisi desteği sağlamak.
2. Nakdi zekat, sadaka, fitre, fidye dağıtımları yapmak.
3. Çocuklara oyuncak ve şeker dağıtımı yapmak.
4. 2000 yetimin sağlık taramasını yapmak.
Bu Ülkede Kürt Kardeşlerimin Sorunlarının da, Müslüman kardeşlerimin sorunlarının da temelinde Türk kimliği altına gizlenmiş Sebataist Yahudiler vardır...
Bunlara neşter atmadan hiçbir barış masasından sonuç çıkmaz...
Neşteri vuracaksanız Buraya vurun önce....
Kürt ile Türkün kardeşliğini teröristle müzakere etmekle tesis edemezsiniz.
Kemalist nizamın oluşturduğu enkazı kaldırıp İslamın Hakim olduğu ve Ümmetin Her Evladının eşit olduğu bir nizam kurarak cihana hükmedecek bir devlet olabilirsiniz
Bu halinizle boşa kürek çekiyorsunuz
Bu saatten sonra Cephede savaşan askerimizi,şehirde mücadele eden polisimizi nasıl motive edeceksiniz...
Şehadet için gözlerini kırpmadan öne atılabilecekler mi bu söylemlerden sonra...
Eline Silah almış bir Terör Örgütünün başını muhatap alıp Devleti onun ayağına götürürsen,
Ona kurucu önder dersen,
Teröre bulaşmamış vatandaşının Temsilcisiymiş gibi muamele edersen
Şehitlerinin kemiklerini sızlatırsın...
Şehit ailelerinin evlerine ikinci kez ateş düşürürsün..
Ülkemizde Kanunlar bir soruna çözüm üretmek için işi kolaylaştırma yolunu açmıyor. Aksine nasırlaşmış bir yaraya pansuman yapayım desen sistem seni suçlu ilan ediyor...
Önce Fıtratı bozan sistemi kuruyorlar... Sonra bozulan fıtrattan haberleri yokmuş gibi davranıyorlar...
Bir beldede İslamın İzzeti el üstünde tutuluyorsa o beldenin insanına hizmet etmek Allahın davasına hizmet etmektir....
Bu sebeple bekle bizi Afganistan....