Her zaman iyiymiş yıkılmaz gibi görünmekten yoruldum. Birilerinin benim yanımda durmasını sağlamaya çalışmaktan ya da beni sevmeleri için şekilden şekle girmekten yoruldum. Alt üstü bir sevgi herşeye duyulan hemen oluşan bir duygu ama bana gelince niye bu kadar teferruatlı
Bir insan bu kadarda görünmez umursanmaz olmaz ki dedikçe daha da görünmez oluyorum. Benimde canım yanıyor bende varım bende kötüyüm ya da sıkıntıdayım demek istiyorum diyebileceğim bir alanım ya da bir kimsemin olmaması ne kadar kırıcı.
Boğazımda geçmeyen düğümler var sürekli… rahat nefes alamadığım günler üst üste binip beni daha çok boğuyor. Daha ne kadar durup geçmesini bekleyebilirim bilmiyorum
Bugün bir karar aldım. Belirsizliklerden düşüncelerden kafamı meşgul eden ne varsa hepsini söyleyip kafamı temize çekeceğim millet kırılmasın bir şey olmasın vs vs demekten hayatım elden gidiyor
En çokta beni bu hafta üzen şey: İlk kez karşı taraftan bir adım bekledim. Ve hala bekliyorum…
Söylenecek çok şeyimin olupta o kişiye söyleyememek çok üzücü
Belirsizlik içinde beklemek en zor sınav.
İnsanlar sizin hayatınızda kalması gerekiyorsa kalıyor gitmesi gerekiyorsa gidiyor. Allah onların kalmasını isteseydi kalırlardı diyor annem düşününce kimisi kalmak için bir sebep bulmaya çalışırken kimisi ilk boşlukta kaçıyorsa olması gereken oluyordur.
Hayata farklı bakmaya başladım bu hafta beni üzen kıran mutlu eden neler var kimler var diye döndüm dünyama bir baktım ki insanları akışına bıraktıkça herkes yolunu buluyor….
Hayat hep bizim için zor olmak zorunda mı?
Bizde bazı insanlar gibi rahat bir şekilde bir şeylerle erişemez miyiz?
Neden her adımda seyit onbaşı gibi ağırlıklarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz.
Artık neye yetişeceğimi bilmiyorum.
Ne bir dayanağım var nede bir umudum…
Zaman geçtikçe umutlarda azalır mı?
Sevgi neydi?
Aklımda bir kaos kalbimde bir sıkıntı yoğunlaşıp duruyor. Son nöbetlerimde Eve gidince yapacaklarım anlatacaklarım planlarım için hayallerim vardı
Ama şuan hepsi bulanık sisli…
Hayalleri gerçekleştirmek bu kadar ağır olmamalıydı.
Bayram için memlekete geleyim dedim.Gelene kadar havalimanında merdivenden düştüm.Yetmedi parmağım arabada sıkıştı eve geldim çok şükür iyiyim dedim. Mahalle kavgası arasında kaldım bir güzel darp edildim. Çocuklar üzerime çay döktü telefonumu ele geçirdiler daha ne olabilir ki?
Yeni hedefim:
“Kızmıyorum artık sakinleştim, olanı olduğu gibi kabullendim.
Kendimle olan kavgamı bıraktım.
Anlamayana anlatmıyorum ve herkesin her şeyi anlamasınıda beklemiyorum…”
Keşke bunu yapabilseydim.. Yapabildiğimde yeni hedefimi oluşturacağım.
Eskilerin bir şarkısı vardı: “Telefonun başında çaresiz bekli bekliyorum. Bekliyorum ama çalmayacak biliyorum.🎶 “Bu şarkı beni özetliyor. Yavaştan kafa gidiyor bende 🥲 duygusal duyguya geçişler hızlı oluyor.
Bu bayram için hem hüzünlü hemde mutlu olacaktım. Kuzenim yok diye çok üzüldüm onu anmak iyi geldi. Diğer yandan sevgilimle ilk bayramımız olacak diye mutlulukla bekliyordum ama benimle konuşmamak için telefonunu bile kapattı. Günlerdir bekliyorum beni arasın diye hala yok…
İletişimin bu denli ağır gelmesi ne kadar kötü. Artık iki kelime kurabilecek enerjim kalmadı. Hayat zaten yoruyor bari hayatımızdaki insanlar yormasa🤦🏽♀️ bazen çok yalnız hissediyorum. Sevdiğim insanlar bir bir uzaklaşıyor. Bende kendimden uzaklaşıyorum artık.