#TarihteBugün
Cumhurbaşkanı M. Kemal Paşa, mareşal üniformasıyla Kastamonu Memleket Hastanesi'ni, Şehir Kitaplığı'nı ve belediyeyi ziyaret etti.
Aynı gün Kastamonu Çiftçiler Birliği'nin fahri başkanlığı kendisine verilen Gazi, belediye salonunda şöyle konuştu:
"Artık duramayız. Behemehal (Ne olursa olsun) ileri gideceğiz. Geriye ise hiç gidemeyiz. Çünkü ileri gitmeye mecburuz.
Millet vazıhan (açıkça) bilmelidir. Medeniyet öyle bir kuvvetli ateştir ki, ona bigâne (ilgisiz) olanları yakar ve mahveder.
İçinde bulunduğumuz aile-i medeniyette lâyık olduğumuz mevkii bulacak ve onu muhafaza ve ilân edeceğiz. Refah, saadet ve insanlık bundadır."
24 Ağustos 1925
@vekilince Sayın Başkan, o apartmanda bir dairemiz var gibi hissediyorum demiştiniz. Apartmandaki komşularınız çağırmış ama mahalleniz, sokağınızda sizi bekliyor, bu ayrılığın son bulmasını umuyoruz.
@faheroglu@vekilince Sayın Genel Başkan’a bugün söz vermediler ama biz zaten onun konuşmadan da nasıl mesaj verdiğini biliriz! Siyasette bazen sessizlik bile en güçlü cevaptır. Misafirlik adabı da, liderlik de @vekilince’de bakidir.
Bazen bir meydan, bir halkın kalbi olur. Bazen bir lider, milyonların sesi… Bugün Saraçhane’de gördük ki, ne umut biter ne mücadele! @vekilince, tarih seni yazıyor! #Saraçhane Gözlerimiz doldu, yüreğimize umut düştü. İyi ki varsın @vekilince !
Bu ülkede huzurun ve barışın hakim olması en büyük dileğimizdir.
Ama bunun yolu terörist başının Gazi Meclisimiz çatısı altında konuşturulması asla değildir.
Millet de tarih de bunu affetmez.
Ey büyük Ata!
Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istiklal ve Cumhuriyeti'nin ebedi bekçisiyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.
Bugün Ankaramızın Başkent oluşunun 101. Yıldönümü.
Bu vesile ile bir kez daha TC Anayasası madde 3 anımsatalım;
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli Marşı İstiklal Marşıdır. Başkenti Ankara'dır.”
Sertaç Serdar Hocamızı Kaybettik: Hani, ilk nasıl tanımlarız desek kullanacağım kelimeler “İyi insandı” olur. Gerçekten çok iyi bir insandı.
Çok iyi bir akademisyendi onu söylemeliyim. Dersine girip de Hocanın dersinden memnun kalmayan/ keyif almayan tek öğrenciye rastlamadım. Çok keyifli, interaktif, bilgilendirici ders anlatımıyla bilinirdi.
Akademisyenlerin çoğu genelde uzmanlık alanında iyi olup, teknik konulara hâkim bir özellik gösterirler. Hayat duyguları/ hayatın içine karışmaları zayıftır. Daha kısıtlı bir çevrede, biraz da konforlu alanda yaşarlar. Sertaç Hoca öyle değildi. Hayatın içine karışmıştı. Müzik konusunda derin bir merak ve bilgisi vardı. Fotoğrafçılık tutku alanlarından biriydi. Bilgisayar ve internetin farklı konularına hâkimdi. İnsan ilişkileri mükemmeldi. Bunun yanında nezaket sahibiydi, eleştirilerinde bile bir zarafet vardı…
Bazı insanlar vardır. Hayatımıza girerler/ çıkarlar; sonrasında hatırlanma bile olmaz. Sessiz Sedasız bir yolculuk sürerler. Sertaç Hoca öyle değildi. Kanlı canlı, iz bırakan, akıllarda kalacak bir karakterdi. Çok insanın hayatına dokundu, çok insanda derin izler bıraktı. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun diyorum…