Ulu Tanrım senden bir dileğim var
Cahil kullarından uzak et beni
Nadan sürüsüne baş olmaktansa
Kadir bilenlere ayak et beni
Cahilin halinden haber edeyim
Sayayım vasfını ezber edeyim
Bulursam kendime rehber edeyim
Ehlidil yanında çırak et beni
İstemem cahille durup görüşmek
Onun işi her sohbete üşüşmek
Kaderimse eğer bu hale düşmek
Onlara tam benzet ahmak et beni
Dursun'um ey Tanrım, umudum sende
Hadsizi yenecek imkan yok bende
Zorunlu muhabbet başa gelende
Hem işitmez hem bi-idrak et beni
Kolay çekilmiyor cahilin kahrı
Her sözü aratır ağuyu zehri
Gösterme namerdin olduğu şehri
Çölün ortasında toprak et beni
Cahil cesareti sınır tanımaz
Her ipte oyuncu her işte canbaz
Tanrım istediğim bir tek imtiyaz
Fendinden şerrinden ırak et beni
Kimi bozar kafayı
Ya at olur ya ayı
Gülü, muzu, ayvayı
Her şeyi çörtük sanır
Gafil bir düşe dalmış
Düşünde saray almış
Kıçı açıkta kalmış
Garibim örtük sanır
Ehli-i dil herhal anlar..
Zihnen sürtük olanlar
Cebi böyle dolanlar
Herkesi sürtük sanır
İnsanlar çeşit çeşit
Değil ya hepsi eşit
Kimisi gayet yiğit...
Dağları pürtük sanır
Korkak şöyle biline
Kıymık batsa eline
Durup bakan, beline
Bir mızrak dürtük sanır
Zalimin ayarsızı
Cahil yüzsüz arsızı
Ölçüsüz şiarsızı
Yanmışı börtük sanır