@VobViop@brkgns67@alphatradeall@enlightenidya Allah aşkına sabah erkenden Tera'nın bütün önemli hisseleri aynı anda taban yaparak açıldı, çoğu insan o yüzden sattı. Siz nerede yaşıyorsunuz.
@YatirimciPisi Tmv yi ödeyebilirler ama siz Kap'ı düzgün okumadan Kap'ta Tmv ödüyorlarmış gibi yazmışsınız ben ona cevap verdim. Tweetin başına Tmv ile ilgili yazmanız yanlış.
@HalkArzHaberler Satışın gerçekleştiğini söyleyip yanıltmayın insanları.Fiyatı belli olmayan şeyi nasıl yatırırlar hesaba.O günkü yaklaşık %10 düşüşü de yok sayıp hediye mi etmişler yoksa arkadaşa.Ekranda gözüken hesaplamayı satış gerçekleşti diyorsanız siz bırakın bu işleri
Üst perdeden yazılan çok fazla paylaşım görüyorum. “7/7 riskmiş, iyi olmuş, öyleymiş, böyleymiş…”
Birazcık beyni olan, idrak edebilen herkes aslında yazacağım şeyi anlayacaktır.
İnsanlar 7/7 riskli fonları alabilir. Herkesin yazdığı gibi, yüksek kâr ihtimalini göze aldığı gibi yüksek zararı da göze alır. Bir fonun düşmesi, Pusula Grubu örneğinde olduğu gibi, yatırımcının ciddi zarar etmesi ve gün gün değer kaybetmesi elbette mümkündür.
Çünkü doğal işleyiş budur.
Fon düşer, yatırımcı zarar eder ama satış talimatı verme hakkı vardır. Satış talimatını verir ve yasal valör süresi içerisinde parasını kârla veya zararla alır.
Buradaki öngörülemeyen yatırımcının zarar etmiş olması değil. Satış hakkının kullanılabildiği olağan süreç işletilmeden fonların tasfiye sürecine girmesi.
Yatırımcı zaten zararı göze almış. Belki fon 10 gün daha düşecek, belki çok daha fazla zarar edecek. Bunun adı risk.
Sorun, yatırımcının bu riski yönetme ve gerektiğinde pozisyonundan çıkma imkanının ortadan kalkması.
Üstelik bu süreçte fon varlıklarının değerinde düşüş yaşanmaya devam edebiliyor. Bir tarafta “ödeyeceğiz, kaynaklarımız var” yönündeki açıklamalar, diğer tarafta ödemelerin nasıl ve ne zaman yapılacağına ilişkin belirsizlikler var.
Mesele tam olarak burada çıkmaza giriyor.
Finansal okuryazarlık, “Bu fonları almayın çünkü 7/7 riskli” demek değildir. Finansal okuryazarlık; aldığın ürünün riskini, valörünü, satış yöntemini ve işleyişini bilmektir.
Riskini bilirsin.
Valörü bellidir.
Satış yöntemi bellidir.
Doğal işleyişinde kâr da edilir, zarar da edilir.
Ancak burada, niyet bu olsun veya olmasın, “Aldınız ama artık satış talimatı veremiyorsunuz” noktasına gelindiğinde bambaşka bir durum ortaya çıkıyor. Yatırımcının çıkış imkânı ortadan kalkmış oluyor. Bu noktada artık bilmiş cümleleri kenara bırakmalısınız.
Fonların gerçekten ödeme güçlüğüne düşmesi ve bunun doğal süreç içerisinde ortaya çıkması halinde elbette başka bir tartışma yapılabilirdi. Yapacak bir şey yok denirdi.
Fakat yatırımcı açısından tartışılan nokta tam da bu: Bu sürecin doğal şekilde gelişmesini beklemeden, satış imkanının ortadan kalktığı bir tasfiye süreciyle karşı karşıya kalınması.
Şimdi çözüm aranıyor. Sonuçta oluşan tablonun maliyetinin kimlerin üzerinde kaldığı da ayrıca tartışılacak.
Dolayısıyla insanlara “7/7 risk aldınız, ne bekliyordunuz?” diye sallamadan önce, durumun hem bilgi olarak hem de işleyiş açısından doğru anlaşılması gerekiyor.
Çünkü mağdur olduğunu söyleyen yatırımcıların temel şikâyeti 7/7 risk almak değil.
PPF bile ortadayken, mesele “fon düştü, zarar ettim” meselesi kesinlikle değil.
Mesele, yatırımcının zarar etme riskini zaten kabul etmiş olmasına rağmen, gerektiğinde satış yapabilme imkanının ortadan kalkması.
Yazılacak tabiki çok şey var ama bize faydası olmaz. Umarım kişisel görüşüm tasfiye işi çıkmaza soktu, yetkililer telafisini para çıkışlarının izini sürerek yapar. Bu noktada yapılacak olan resmi kurumların açıklamasını beklemek artık. Onun dışında etkileşim çılgınlığında herkes her şey yazıyoruz . Çok fazla bakmamak lazım.