Küçükçekmece Filenin Sultanları Yurdu’nu 2019’da teslim aldığımızda, iddia ettiğiniz gibi çoğu bitmiş durumda değil, %20’yi bile bulmayan bir ilerleme seviyesindeydi. Üstelik ruhsat sorunları nedeniyle dere taşkın riski göz ardı edildiği için inşaat 2018 yılında durmuştu. Biz projeyi yalnızca tamamlamakla kalmadık; dere taşkın kotunun altındaki yaşam alanlarını kaldırarak binayı taşkın riskinden arındırdık, plan ve fonksiyon sorunlarını çözdük, yurt ruhsatı alınabilecek hâle getirdik ve 1.000 öğrencinin konforla yaşayabileceği bir projeye dönüştürdük.
Ayrıca bu vesileyle tekrar edelim 2019’dan önce İBB’nin yaptığı ve işlettiği hiçbir öğrenci yurdu yoktur. Bina yapıp yandaş vakıflara hizmet etme dönemi biteli çok oluyor. Biz belli bir vakfa veya zümreye değil, tüm İstanbul halkına hizmet ediyoruz. Bu hizmet anlayışına İstanbul halkı desteğini 31 Mart 2024’te sandıkta verdi.
Son olarak İstanbul'a bu büyük hizmetleri kazandıran İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bu projenin hayata geçirilmesinde önemli katkıları bulunan Arif Gürkan Alpay ve İBB çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Sözüm sizedir Sayın Başkan: Tuzla halkına özür borcunuz var, kul hakkı yediniz. Benim oy istediğim başkan bu başkan değildir. Ben burada sizin için oy istediğim Tuzlalı seçmenlerden özür diliyorum.
Amine Cansu Çelik, Üsküdar Belediye Başkan yardımcımız, henüz 4 yaşındaki bir çocuğun annesi.
Bugün tam 4. Gün ve biz Emniyette, Savcılıkta, Sulh ceza mahkemesinde olmayan bir suça, olmayan delillere karşı savunma yaptık, Mahkeme dinliyormuş gibi yaptı.
Ve tek kelime duyduk, "Tutuklama" ..
Gerekce sorduk, ona bile gerek görmediler.
Ve bir meczubun iftirası ile, bugün 4 yaşında bir çocuk annesinden ayrıldı..
Peki ne için?
Ne zaman bu kadar kötü olduk biz!!
İETT FİLOSUNA 550 YENİ NESİL ARAÇ KATILIYOR.
İBB, kentin toplu ulaşım filosunu güçlendirmek amacıyla 15 milyar TL yatırımla yerli üretim, yüksek teknolojili 550 yeni aracı İETT bünyesine katıyor. İlk teslimatlar Ekim 2026’da başlayacak.
Kıymetli Yurttaşlarım,
Değerli Yol Arkadaşlarım,
17 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Bu karar, ülkemizin geleceğine dair inandığım değerlere ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluğun bir sonucudur.
Bugüne kadar birlikte emek verdiğimiz, omuz omuza yürüdüğümüz tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Bugün Türkiye’nin daha güçlü, daha demokratik ve daha umut dolu yarınlarını birlikte inşa etmek için YENİ bir yol açıyoruz.
Sizleri bu yürüyüşün bir parçası olmaya, umudu birlikte büyütmeye ve geleceği birlikte kurmaya davet ediyorum.
Üye olmak için:
https://t.co/s02Cp84FYw
Destek olmak için:
https://t.co/suli2khbrr
Bu yol milletin yoludur. Hep birlikte başaracağız.
#Yenibaşlangıç
Bugün sadece Üsküdar değil, İstanbul sel oldu aktı.
Üsküdar'a halkçi belediyeciliği getiren Sinem başkanımız yalnız değil.
Üsküdar Başkanını bekliyor..
#SinemDedetaşYalnızDeğildir
Bahçelievler Belediye Meclisinde Grup Başkanvekilimiz @gencayozcn 'ın ifadeleri çok net olmasına rağmen günlerdir bir bardak suda fırtına koparılıyor.
Meclis üyesi tertemiz arkadaşlarımıza iftira atarak, halkı arkadaşlarımıza karşı kışkırtarak, söylemedikleri sözlerden algı yaratmak kimseye bir şey kazandırmaz.
Çıplak aramanın işkence olduğuna işaret eden Av. Melendiz Dalyan İzgi, Halk TV YouTube'a konuştu! (@AvMelendiz)
İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN: https://t.co/hYKudgBTYI
Çıplak arama gibi “işkence” niteliğinde ciddi bir iddiayı araştırmak yerine sulandırmak sizlere yakışır!
Atıf yaptığınız konuşmamda da söylediğim gibi, sosyal medyada halkı yanlış bilgilendirmekten çekinmediğiniz gibi, gerçekler ortaya çıkınca da “hatanızdan” dönmüyorsunuz. Bu paylaşım size değil, yanlış algıyla yanıltmaya çalıştığınız kamuoyunadır.
1- 70 saniyelik video 19 Mart tarihine ait; yani Fatoş Pınar Türker’in ilk gözaltına alındığı güne. Pınar Hanım 4 gün gözaltında kaldı. Sadece 19 Mart’a ait tek bir görüntüyle bu iddiayı çürütemezsiniz.
Pınar Hanım ifadesinde şöyle diyor:
“Artık kaçıncı gün bilmiyorum. Bir kadın memur geldi, ‘Arama yapacağız’ dedi. Sırayla götürüyorlar bizi, sonra geri getiriyorlar. Ben de gittim. Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler vardı, çok küçük bir odaydı. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Zaten çıplaksın, neyi kontrol edeceksin ama kontrol yaptı. ‘Tamam’ dedi, ‘Üstünü giyebilirsin.’
‘Peki’ dedim, ‘gidebilir miyim?’ ‘Hayır’ dedi. ‘Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Ondan sonra, utananlar varsa çıkabilir; ben utanmıyorum. Bu, insanların onurunu ve gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını çevir, arkanı dön, eğil’ dedi.”
2- Burada fiziksel değil, psikolojik işkence iddiası var. Hâliyle doktor kaydı bulamamanız şaşırılacak bir durum değil.
3- “Sadece mağdurun beyanı var.” diyorsunuz ya; ben bugüne kadar işkenceyi tutanak altına alan bir kolluk görevlisi görmedim. Siz gördüyseniz söyleyin de bilelim. Hiç “İnsanlık onuruna aykırı şekilde çıplak arama yaptım.” diye tutanak tutan bir kolluk görevlisi gördünüz mü, duydunuz mu?
4- “Avukat görüşmesi ya da şikâyeti yok.” diyorsunuz. 19-23 Mart tarihleri arasında Vatan Emniyet’te bulunmadığınız için bu konuda fikir sahibi olmamanız normal. Aynı tarihlerde anayasal haklarını kullanan ve ülkemiz demokrasisine sahip çıkan gençler yaka paça gözaltına alındığı için emniyet adeta mahşer yeri gibiydi. Avukat-müvekkil görüşmeleri son derece kısıtlı ve zor koşullarda gerçekleşiyordu. Emniyete giden yollar kapatılmıştı; kimi zaman avukatların bile geçişine izin verilmiyordu.
5- Fatoş Pınar Türker’in ifadesinde önemli bir iddia daha vardı: Çocukları üzerinden baskı kurularak ifadeye zorlandığı. Bunu da hiç duymamış gibi yapacaksınız galiba…
Neyse… Dediğim gibi, bu bir insanlık ve vicdan meselesi. İfadenin ilgili kısımlarını ekran görüntüsü olarak paylaşıyorum. Umarım empati yaparak okuyabilirsiniz.
Bu arada, atıf yaptığınız konuşmamın en önemli kısmını da atlamışsınız:
“Bu karanlık tablo değişir. Çünkü değişmeyen tek şey, değişimin ta kendisidir.”
Adalet yoksa; refah olmaz, ekmek olmaz, barış olmaz.
Geçim, özgürlük, adalet ve seçim isteyenler Zeytinburnu Meydanı’nda.
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde, iktidar yürüyüşümüzden, adalet ve hürriyet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.
Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımızı zindanlardan alacağız.
Halk kazanacak, hak kazanacak! 🇹🇷
365 gün...
Tam bir yıl geçti.
Bu bir yıl boyunca en çok özlediğim şey; Gaziosmanpaşa'nın sokaklarında yürümek, komşularımla selamlaşmak, çocuklarımızın neşesine ortak olmak, büyüklerimizin duasını almaktı.
Bugün aramızda mesafeler olabilir ama gönül bağımız hiç eksilmedi. Bu süreçte gönderdiğiniz her mesaj, her selam, her dua bana güç verdi.
Ben Gaziosmanpaşa'nın evladıyım. Bu ilçede büyüdüm, bu ilçede hayaller kurdum ve sizlerin güveniyle bu ilçeye hizmet etme onurunu yaşadım.
365 gündür görevimden ve komşularımdan uzağım. Ama umudumdan, inancımdan ve Gaziosmanpaşa'ya olan sevgimden hiç uzaklaşmadım.
Adaletin er ya da geç yerini bulacağına inanıyorum.
O gün geldiğinde yeniden bir araya gelecek, yarım kalan selamlarımızı tamamlayacağız.
Hasretle, sevgiyle...