Bir sosyal medya kullanıcısının Kahve Dünyası'nda yaşadıklarını böyle paylaştı:
"Az önce Kahve Dünyasına 2 arkadaşımla kahve içelim diye gittik. Soğuk tahinli latte istedim. Buz istemiyorum dedim. Bardak yarım olur cevabı aldım. Nasıl yani dediğimde içerik bu şekilde cevabı aldım.
Özetle bardağın yarısına kadar buz koyarız tam olur. Buz istemezseniz yarım olur diyorlar. Yani ödediğiniz paranın yarısına buz satın almış oluyorsunuz."
Yıllardır böyle mi satış yapıyordunuz?
Bu yapılan mevzuata uygun mu?
https://t.co/OlGht7Wjk9
@ticaret@kahvedunyasi
Az önce Kahve Dünyasına 2 arkadaşımla kahve içelim diye gittik. Soğuk tahinli latte istedim. Buz istemiyorum dedim. Bardak yarım olur cevabı aldım. Nasıl yani dediğimde içerik bu şekilde cevabı aldım.
Özetle bardağın yarısına kadar buz koyarız tam olur. Buz istemezseniz yarım olur diyorlar. Yani ödediğiniz paranın yarısına buz satın almış oluyorsunuz.
@kahvedunyasi buz satarak yaptığınız ciro ne kadar acaba?
Ota boka kınama yayınlayan İnsan Hakları Derneği, Kemal Öztürk ve Altan Tan’ın ayrımcılık ve nefret suçlarına dair kör ve sağır taklidi yapıyor! Bu iki yezit dölü, aynı cümleleri Kürtler için kursaydı İnsan Hakları Derneği bin tane bildiri yayınlardı. İkiyüzlü @ihdgenelmerkez
10 bin nüfuslu bir ilçede
Kaymakamlık binasında 3 polis,
Kaymakamın konutunda 3 polis,
Şoför ve koruma olarak 2 polis,
Özel Kalemde 1 polis,
olmak üzere ortalama 9 polis görev yapıyor.
120 bin civarında polis bunun gibi şahıs ve bina koruması görevinde yada şoför olarak çalıştırılıyor.
Ülkenin güvenlik sorunlarını ve ekonomik boyutunu tartışmaya buralardan başlamalıyız.
Velilere de kıyafet kuralı gelmeli. Okul bir devlet kurumu olduğu için pijama, terlik, eşofman, mini etek, dekolte v.s ile okula girişleri engellenmeli. Kim veli kim at hırsızı anlaşılamıyor.
Mecliste çerçeve yasaya karşı gösterdikleri dik duruştan dolayı @iyiparti yi tebrik ediyorum. Fakat şu saatten itibaren İYİ Parti ve Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun @MDervisogluTR sorumluluğu daha da artmıştır.
Vatanı dert edenler artık birlikte hareket etmeli.
16 Ağustos Pazar günü Balıkesir’de yapılacak Bayrak mitingi bu kapsamda bir fırsat olarak görülmelidir .
📌Nurullah Ankut: "Cia, Ümit Özdağ ile görüşmüş. Ancak anlattıkları hiç hoşlarına gitmemiş..."
📌Ciasal islamcılar, ciasal milliyetçiler, pkklılar, fetöcüler ve ılık kıçlı solcular işte bu yüzden Ümit Özdağ'ı sevmiyolar‼️
Razıyız @umitozdag#ZaferPartisi
Yürüyüşümüzün ilk sözü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyetimizedir.
Egemenliği yeniden milletin yapacağız.
Hukuku yeniden devletin temeli yapacağız.
Umudu yeniden bu ülkenin en güçlü duygusu yapacağız.
Milletin açtığı yoldan sapmayacağız!
Arazideyken gündemi takip etme şansım olmamıştı. Şimdi süratle bir göz gezdirdim. Anladığım şu;
"Her vatansever, demokrat Türk mutlaka Silivri'yi tadacaktır"
Ne diyelim?
Vatan sağ olsun.
Türk milleti var olsun.
Türk milleti demişken, atalarımız ne güzel söylemiş;
"Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar."
@nasuhmahruki 'yi serbest bırakın.
Sen bu Milleti en zor gününde dahi hiç yalnız bırakmadın ve bayrağını Everest'in zirvesine çıkardın.
Bu Millette seni asla yalnız bırakmaz @nasuhmahruki
Kendi çocuğunu özel okula gönderen bir Milli Eğitim Bakanı’nın, milyonlarca çocuğa “Ben öğrenciyken…” diye başlayan çocukluk hatıralarıyla eğitim anlatması aslında bütün hikâyeyi özetliyor. Sizi o köy okulundan bu makama taşıyan Cumhuriyet’in kamusal eğitim sistemiydi; bugün ise kendi çocuğunuz için tercih etmediğiniz eğitim düzenini başarı diye anlatıyorsunuz.
“Ben öğrenciyken sobalı okullar vardı…” Evet Sayın Bakan, sobalı köy okulları vardı. Ama köyde okul vardı. Bacası tüten o okulların yaklaşık 20 binini sizin iktidarınız kapattı. O okullar; çobanın, çiftçinin, işçinin çocuğunu öğretmen de yaptı, doktor da, mühendis de, profesör de, bakan da, cumhurbaşkanı da…
Demek ki mesele soba değilmiş; mesele Cumhuriyet’in halkın çocuklarına açtığı yolmuş. Siz o yolu kapattınız.
“Ben öğrenciyken sınıflar 70 kişiydi…” 70 kişilik sınıflar yoktu ama evet, bazı okullarda kalabalık sınıflar vardı. Siz bunu istisna olmaktan çıkarıp kent merkezlerindeki devlet okullarının gerçeği hâline getirdiniz. Bugün 40-45, hatta 50 kişilik sınıflar; 1.500-2.000 öğrencilik okullar ve ikili eğitim sıradanlaştı. Sonra 10-15 kişilik sınıfları olan, boş derslikleri bulunan ve özel olarak desteklediğiniz okulları da hesaba katıp “ortalama 24-25 öğrenci” masalı anlatıyorsunuz. Ortalamayı düzeltiyorsunuz, gerçeği değil.
Üstelik bunu anlatan kişinin çocuğu özel okulda.
“Ben öğrenciyken ders kitapları geç geliyordu…”
Bugün kitaplar ücretsiz dağıtılıyor diyorsunuz. O kitaplar halkın vergisiyle basılıyor. Bu süreçte halkın parasını kimlere aktardığınızı da, sınav sorularının defalarca çalındığı düzeni de bu ülke unutmadı. Ama tamamen sınava dayalı hâle getirdiğiniz bu sistemde kaç çocuk yalnızca o kitaplarla sınava hazırlanabiliyor?
Veliler kaynak kitaplara binlerce lira harcıyor; okulun temizliğini, kırtasiyesini ve birçok temel ihtiyacını cebinden karşılıyor. Eğitimin gerçek maliyetini velinin sırtına yüklemek başarı değildir.
Peki bugün övündüğünüz eğitim tablosu ne?
En güvenli olması gereken okullarda öğretmenlerin ve öğrencilerin yaşamını yitirdiği; temizlenmeyen okullarda çocukların aç ve susuz bırakıldığı; diplomanın artık çocuklara bir gelecek vaat etmediği; okulların tarikat ve cemaatlerin etkisine açıldığı; yoksul çocukların eğitim hakkı yerine ucuz işgücüne sürüklendiği bir eğitim düzeni…
Cumhuriyet sizi köy okulundan bakanlığa taşıdı. Siz ise halkın çocuklarını geleceğe taşıyan o yolu daralttınız.
Ardahan Valisi şehri tanıtmak için bisiklet festivali düzenleyip bisiklet sürüyor.
CHP’nin cahil ve şuursuz Kars vekili “Vali taytla mı gezer, bari asma yaprağı taksın” diyor.
İktidar valiyi merkeze çekiyor.
Sürgüne CHP’nin Ardahan vekili karşı çıkıyor.
Güler misin, ağlar mısın.
📍Yine bir sabaha gözaltılarla uyandık!
Önce sanatçı dostumuz Levent Üzümcü attığı tweetler sebebiyle gözaltına alındı. Son tweeti: “Bu ülke çok liyakatsiz bir güruh tarafından, çok kötü yönetiliyor.”
Sonra da dostumuz Nasuh Mahruki attığı tweetler nedeniyle gözaltına alındı!
Bu olayı normalleştirmemeliyiz! İnsanlar sadece düşüncelerini ifade ettiği için gözaltına alınamaz!
Hep beraber söyleyelim: Levent Üzümcü ve Nasuh Mahruki için özgürlük!
Ahbap'ta dolandırıcılık...
CHP Belediyelerde yolsuzluk...
Irak petrollerini kaçak satma...
Rezza Zarrab, Halkbank, Man adası, paraları sıfırla vs.
Deniz Feneri dolandırıcılık...
Bosna paraları...
vb. vb.
Neden hepsinde de aynı tavır sergilenemiyor?
Neden?
Niçin?
Hangi sebep?
Türkiye’de hiçbir vakıf, dernek veya STK’nın temel görevi para toplamak olmamalıdır. Asıl görev; ihtiyaç sahibi vatandaşları tespit etmek, gerçek ihtiyaçları belirlemek ve devletin ilgili kurumlarıyla buluşturmaktır.
Çünkü para ve yardım toplama süreçleri her zaman suistimale açık alanlardır. Hırsızlığın, yolsuzluğun veya istismarın sağcısı, solcusu, dincisi, seküleri, ahbabı olmaz.
Kim insanların duygularını, inancını ve yardımseverliğini kullanarak çıkar sağlıyorsa bunun adı açıkça ahlaksızlık ve güvendir istismarıdır. Yardımın en doğru adresi şeffaflık ve denetimdir.
Bakanlığın öğrenci fotoğraf ve videosu konusunda uyarması önemli. Fenomen öğretmenlik yavaş yavaş bitecektir. Kendi meslektaslarının bu duruma olumsuz bakması fenomen müdür ve öğretmenlerin şevkini kıracaktır. Bizler de bu konuda çok eleştiri getirdik.