Sir Anthony Hopkins, Breaking Bad'i izledikten sonra başroldeki Bryan Cranston'a hayranlıkla bu satırları yazmıştı:
🔹 “Diziyi iki haftalık bir maratonla bitirdim.”
🔹 “İlk bölümden son sezona kadar izledim.”
🔹 “Hayatımda böyle bir şey izlemedim.”
🔹 “Mükemmel.”
🔹 “Walter White performansın, hayatımda gördüğüm en iyi oyunculuktu.”
🔹 “Bu sektörde çok fazla abartılı övgü var.”
🔹 “Ben böyle şeylere artık pek inanmıyorum.”
🔹 “Ama senin bu işin olağanüstü.”
🔹 “Gerçekten nefes kesici.”
🔹 “Bütün prodüksiyonun gücü inanılmazdı.”
🔹 “Beş ya da altı yıl boyunca bu disiplini korumak olağanüstü.”
🔹 “Yapımcılar, yazarlar, yönetmenler, görüntü yönetmenleri...”
🔹 “Her departman baştan sona kontrolü hiç kaybetmedi.”
🔹 “Siyah komedi gibi başlayan şey kan, yıkım ve cehenneme dönüştü.”
🔹 “Büyük bir Shakespeare ya da Yunan tragedyası gibiydi.”
🔹 “Anna Gunn’dan Aaron Paul’a, Bob Odenkirk’ten Jonathan Banks’e...”
🔹 “Herkes oyunculuk dersi verdi.”
🔹 “Bu tür bir iş ve sanat çok nadir görülür.”
🔹 “Bazen böyle bir şey olunca insanın inancı geri geliyor.”
🔹 “Sen ve bütün ekip, gördüğüm en iyi oyuncularsınız.”
🔹 “Bunu bir abartı gibi duyabilirsin.”
🔹 “Ama değil.”
🔹 “Malibu’da gece yarısına yaklaşıyor.”
🔹 “Ve bu mektubu yazmak zorunda hissettim.”
🔹 “Tebrik ederim.”
🔹 “En derin saygılarımla.”
🔹 “Gerçekten büyük, çok büyük bir oyuncusun.”
Cuando Kirsten Dunst compartió una foto de su bebé con un paraguas de Spider-Man con el siguiente mensaje:
"No tiene ni idea de que su mamá era Mary Jane”.