Beyoğlu’nda görevi başındaki bir polis memuru, sabah namazı vakti gelince ekip otosunun yanındaki kaldırıma karton sererek namazını kıldı. O huzur dolu anlar, çevredeki bir binada oturan vatandaşın kamerasına yansıdı. Bu vatanın has evladı; Allah razı olsun, sayılarını artırsın.
Bugün susarsak, yarın iki milyar Müslüman girecek, cennet bulamayacağız..
Susma!!!
Gazzeyi Unutma Unutturma 🇵🇸 👆🏻
Bu bir kıtlık değil soykırım..🥹
Kudüs İslamındır
#ProtectPalestine
Filistin'i Koru
İsrail’e ait füze üretim fabrikası vardı! Artık yok!
Lübnan Ordusu, İran Ordusu ve Yemen Ordusu, koalisyon gücü şeklinde vuruyor! İsrail için sonun başlangıcı!
🚨#SONDAKİKA
İsrail Askerleri ABD Bayrağını yaktı…
“Netanyahu ve İsrailliler Trump ve Amerikalılardan nefret ediyor, Amerika'nın onlara sunduğu her şeye rağmen.
Amerikalı gazeteci Tucker Carlson
Rabb'imize duamızdır.
Dilerim ki sizi, kendi toprağınızda oradan oraya göç etmek zorunda bırakanlar, yersiz, yurtsuz, vatansız can versinler.
Gazze'yi konuşmaktan vazgeçme!
Pakistan Büyükelçisi, BM genel kurulunda israile haddini bildirerek şöyle söyledi:
“israil,mağduriyet numarası yapan, BM kararlarını ihlal eden ve Gazze'de, ve hatta Filistin topraklarında devlet terörü uygulayan bir işgalci ve hayduttur”
Bu, İkinci Dünya Savaşı'nda bir toplama kampı değil, Y@hudilere yapılan bir s@ykırım da değil; Y@hudilerin s@ykırım yaptığı Gazze.
Tarihin tekrarlandığına dair ürpertici bir hatırlatma.
Soykırım bitmedi, sürüyor hâlâ bütün ürperticiliğiyle!
Gözlerimizin önünde bir soykırım yaşanıyor ve dünya sessiz.
Bu sessizlik, insanlığın sessiz ölümü anlamına geliyor!
İmkansızlıklar İslam'ı öğrenmeye mânî değil.
Biz LGS annesi, mezuniyet balosu, doğum günü kutlaması gibi görgüsüzlük şımarıklıklarla ateşimizi büyütelim, geleceğin umudu Afrika'da Müslüman bir aile çocuklarını böyle yetiştirmiş.
Maşaallah
Barekallah!
🔴 Mustafa Armağan:
16 Haziran günü ezan aslına döndürülünce Bursa Ulu Camii’nde 7 kez okunmuş.
İnsanlar o kadar hasret kalmışlar ki doyamıyorlar.
Damlarda bekleyenler, kurban kesenler…
Adeta düşman işgalinden kurtulmuş gibi sevinmiş insanlar.
İRAN KAZANDI, HEPİMİZ KAZANDIK!
ABD ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyetini yıkmak amacıyla başlattığı savaş mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varılmasıyla şimdilik bitmiş görünüyor. (Düşmana mutlak güvensizliğimizi hatırda tutarak tabii ki). 108 gün boyunca savaşı gün gün, saat saat takip ettik.
Peki kim kazandı, kim kaybetti?
*
Merhum Seyyid Kutub “Amerikancı İslam” tanımı yapmıştı: “Amerika’dan nefret ediyorum ama en çok Amerika’nın vicdanına sığınanlardan nefret ediyorum” demişti. ABD’nin vicdanına sığınanlar kaybetti.
Güvenliğini ve İstikbalini ABD’nin gücüne bağlayanlar kaybetti.
İran’a “teslimiyet” teklif edenler kaybetti.
Onlar ki, saldırganı değil saldırıya uğrayanı kınadılar. Mazlumdan ve haklıdan yana değil, zalimden ve güçlüden yana oldular.
Amerika’dan önce onlar kaybetti.
Dünyayı ABD’nin ve Avrupa’nın penceresinden görenler kaybetti.
Bu savaşın asıl kaybedeni onlardır: Güvenliğini ABD ve NATO’ya bağlayan bu zihniyet kaybetmiştir ve kaybetmeye de devam edecektir.
*
Direniş felsefesi kazanmıştır. “Mektebinde şehadet olan bir milletin esareti olmaz!” ilkesine inananlar kazanmıştır.
Allah’ın kendilerine verdiği imkanların farkında olanlar; kendi öz kaynaklarına, yeteneklerine ve ideallerine dayanarak direnmenin yolunu arayanlar ve bulanlar kazanmıştır.
Trump’ın “İran medeniyetini yok edeceğiz!” dediği gece, “Yok oluruz ama yine de boyun eğmeyiz!” diyen İran İslam Cumhuriyeti kazanmıştır.
Gökyüzünden ateşin yağdığı o günlerde; ihanetin ve hain sessizliklerin kol gezdiği o günlerde “Savaşırız, ölürüz, teslim olmayız!” diyen İran’ın mazlum ve mağrur halkı kazanmıştır.
Tel-Aviv’e ateşledikleri füzelerle Necmettin Erbakan’ı, Yahya Sinvar’ı, Ebu Ubeyde’yi, Seyyid Hasan Nasrallah’ı, Mavi Marmara’yı unutmayan devrim muhafızları kazanmıştır.
Büyük Şeytan ABD’nin yüz yıllık fitnesinden, fesadından çekenler kazanmıştır.
Müstekbirlerin insanı ve hayvanı, kadını ve erkeği, karayı ve denizi, gökyüzünü ve yeryüzünü ifsad eden oyunlarından ve tuzaklarından acı çekenler kazanmıştır.
Biz kazandık dostlarım; direniş cephesi kazandı!
Dini, etnisitesi, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun dünyanın bütün özgür ve onurlu insanları kazandı.
İran kazandı, hepimiz kazandık!
*
Yüzyılımızın geleceğini şekillendirecek bu direnişi bize armağan eden bütün şehidlerimizi özlemle anıyorum.
Başta Ayetullah Hamaney, İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Seyyid Hasan Nasrallah, Muhammed Dayf, Ebu Ubeyde, Ebu Hamza, Fuad Şükr, Ali Laricani, Muhammed Bagheri, Emir Ali Hacızade, Hüseyin Selami, İzzeddin el-Haddad, Muhammed Avde olmak üzere bütün şehidlerimizi selamlıyorum.
Zilletin ve karanlığın perdesini yırtan temiz kanlarınız yolumuzu aydınlatıyor; bütün bir insanlığa esenlik ve selamet bahşediyor.
Ve!
Yirminci yüzyılda direniş bayrağını yeniden kaldıran büyük devrimci İmam Humeyni’yi rahmetle anıyorum. Bil ki evlatların boyun eğmedi! Savaştılar, öldüler ama boyun eğmediler.
Ruhun şâd olsun.
🔥Mutlaka Okuyun🔥
Allah'tan bahsetmenin yasak olduğu bir dönemde, meydan yerine çıkarak hakikati gür sesiyle haykıran, ( 1924 ile 1950 )
10 yıl hapis yatan, 4 yıl milletvekilliği yapan, “Allahsıza, vatansıza, bayraksıza karşı Serdengeçti” dergisini çıkaran,
Her çıkardığı sayıdan sonra “Nasıl olsa tutuklayacaklar” deyip emniyete giden ve her gittiğinde de hakikaten tutuklanan;
Hapse giderken de “Açın kapıları Osman Yüksel geliyor.” diye seslenen,
Tek parti döneminin müslümanlar üzerinde uygulamış olduğu her türlü baskı ve zulümlere karşı, Üstad Necip Fazıl gibi dönemin önde gelen şahsiyetleriyle zulme karşı direnen bir dava adamıydı Osman Yüksel Serdengeçti.
_
Meclise sürekli kravatsız gitmesi nedeniyle genel kurula girişi yasaklanınca kravatı beline takıp genel kurula giriyor.
Meclis başkanı kravatını takması yönünde kendisini uyarınca ”kanunda nereye takılacağı belli değil istediğim gibi takarım” diyerek tepki gösteriyor.
_
Tanrı Türk'ü korusun" sloganının ve Tanrı kelimesinin kulislerde çokça tartışıldığı dönemde, bir tartışmada şöyle demiştir: "Ne tartışıyorsunuz?
Tanrı Türk'ü, Allah da Müslüman'ı korusun.
_
Milletvekili olduğu yıllarda, bir gün meclis kürsüsünde kendisine laf atan vekillere dayanamaz ve "bu meclistekilerin yarısı hıyardır" der ve iner kürsüden.
Bunun üzerine meclis karışır ve herkes kendisinden sözünü geri almasını ister.
Arkadaşlarının da ricası üzerine tekrar kürsüye çıkar ve vekilleri rahatlatan şu sözleri söyler:
Bu meclistekilerin yarısı hıyar değildir.
_
Yine 40’lı yıllarda TRT radyosunda konuşurken içinde Allah geçen bir cümle kurduğu için mahkemenin yolunu tutar.
Duruşma sırasında hakim Serdengeçti’nin savunmasını ister. O da anlatmaya başlar:
Efendim, halk arasında 'Allah selamet versin, Allah’a ısmarladık' gibi dil alışkanlığı cümleler kurulur. Ben de olsa olsa böyle bir şey söylemişimdir.
Bu izahatın ardından hakim tekrar sorar:
Evladım sen bu ülkede Allah demenin yasak olduğunu bilmiyor musun?
Serdengeçti yutkunmadan cevap verir. "Allah Allah...!"
"Davamız Allah Davası, Millet Davası, Vatan Davasıdır" diyen Osman Yüksel Serdengeçti'nin ölüm yıldönümü..
Rahmet olsun...
Mekanı cennet olsun..
Çıplaklaşmanın yayıldığı şu zamanda müslüman kızlardan karşı atak geldi.
“Niyet Ettim Örtünmeye, Emrin Başım Üstüne" programında yüzlerce kız tesettüre girdi.
Helal olsun 👏🏻