Gazzeli çocuk Amro:
Superman'in kahraman olduğunu mu sanıyorsunuz? Asıl kahramanlar biz Gazze'dekileriz.
Evlerimiz bombalandı, açlığı yaşadık. Kahraman Superman değil, biziz.
Yerinde bir talep!
HÜDA PAR'lı Mehmet Eşin'den tartışmalı bir isim olan Pier Loti Tepesi için isim değişikliği çağrısı:
"Alimlerin medfun bulunduğu bu tepe, tarihimizde İdris-i Bitlisî Tepesi olarak bilinmektedir. Pierre Loti ile anılması, tarihimize yakışmamaktadır."
Iran'da yaşanan sokak eylemleri ABD desteğiyle canlı yayınlanıyor ama ABD'de halkın sokağa çıktığından bahsedilmiyor.
ABD, İran'dan farksız.
Biz de bu olayları paylaşalım ki dünya haberdar olsun...
İran da 3 bin kişilik gösterileri manşetten veren Batı ve ABD medyası,
Amerika'da polis tarafından katledilen sürücü için sokaklara dökülen milyonluk protestoları görmezden geliyor!
Artık uyanın...
Galata Kulesi, Filistin dayanışmasının simgesi oldu ✊🇵🇸🇹🇷
Gazze'de yaşanan insanlık dışı olaylara farkındalık oluşturmak adına 1 Ocak 2026 sabahı yapılacak büyük Gazze yürüşü hazırlıkları kapsamında TÜGVA tarafından Galata Kulesine dev bir kefiye asıldı.
#GazzeÇağrısı
MUHTEŞEM BİR KONUŞMA
Libyalı İslam Tarihi Profesörü Ali Muhammed Sallabî’nin bir televizyon konuşmasından alınan bölüm
“Tarih tekerrür ediyor; ders alın ey akıl sahipleri:
Eğer Allah, sonra da Osmanlı Devleti olmasaydı, Arap Yarımadası bugün bir Portekiz ya da İspanya sömürgesi olurdu.
Eğer Allah, sonra da Osmanlı Devleti olmasaydı, Kuzey Afrika bugün bir Hıristiyan toprağı olurdu.
Eğer Allah, sonra da Osmanlı Devleti ve onun şerefli, mücahid, yüce sultanları olmasaydı, bu geniş Arap toprakları muhtemelen Portekiz, İspanya, Fransa, Hollanda, İngiltere ve İtalya’ya bağlı, silme Hıristiyan bölgeler ve eyaletler hâline gelirdi.
Şunu bilelim ki, Osmanlı’nın 1517 ile 1917 yılları arasında Portekiz, Hollanda ve İngiltere işgallerine karşı Yemen’i ve Haremeyn’i (Mekke ve Medine) savunurken verdiği kayıplar ve şehitler, onun Avrupa fetihlerinde verdiği şehitlerden ve kayıplardan çok daha fazladır.
Sonra da kalkıp Osmanlı Devleti’ni haksızca ve iftira ederek; Arap ülkelerini işgal etti, zenginliklerini sömürdü (o dönem petrol yoktu, bilinmiyordu), Arapları köleleştirdi ve cahil bıraktı diye itham ediyorlar. Oysa bu doğru değildir.
Şimdi şöyle bir soru soralım:
Osmanlı Devleti yıkılalı bir asır oldu. Araplar bu uzun süre içerisinde neyi başardılar?
Hiçbir şey başaramadılar. Aksine bu uzun süre boyunca, Osmanlı’nın engellediği Batı sömürgeciliğinin doğrudan hedefi oldular. Sonuçta Arap halklarını fakirleştiren, cahil bırakan, sömüren; onları birbirleriyle boğazlaşan, gruplara ve kabilelere ayıran Batı oldu.
Oysa onlar Osmanlı Devleti sayesinde tek millet, tek toprak ve tek yürek idiler.
Yapmayın!
Osmanlı’nın cihatla, İslam bayrağını dalgalandırmakla geçen 500 yılını, son 50 yıla indirgemek haksızlık değil midir?
Yapmayın!
Yüz milyondan fazla insanın Osmanlı sayesinde İslam’ı seçmiş olmasını görmezden gelmek haksızlık olmaz mı?
Yapmayın!
Endülüs’ü savunan yegâne devlet olan, sürgün edilen pek çok Endülüslüyü kurtaran; Tunus ve Cezayir gibi ülkeleri İspanya işgalinden kurtaran Osmanlı’ya sövmek haksızlık olmaz mı?
Yapmayın!
İslam dünyasına karşı düzenlenen yirmi beşten fazla Haçlı Seferine tek başına karşı koyan, onları geri püskürten ve Kuzey Afrika’yı işgalden kurtaran Osmanlı’ya sövmek haksızlık olmaz mı?
Yapmayın!
Son Sultanı, Filistin’in korunmasının bedeli olarak tahtını veren ve bu toprakları teslim etmeyen Osmanlı’ya sövmek haksızlık olmaz mı?
Yapmayın!
Arap eğitim programlarında Bayezid’in, Selim’in, Kanuni’nin, Abdülhamid’in adlarının anılmaması; öğrencilerimizin Osmanlı’yı bir sömürgeci olarak öğrenmesi haksızlık olmaz mı?
Yapmayın!
Programlarımızda çocuklarımıza Fransa’nın ve İngiltere’nin faziletlerini öğretirken, Osmanlı’nın sadece olumsuzluklarını anlatmak haksızlık olmaz mı?
Allah Sultan Abdülhamid’e rahmet eylesin. Ne demişti?
Arap ülkelerini kastederek:
“Eğer biz bu topraklardan çekilirsek, oralar gelecek yüz yıl boyunca ne İslam’ı ne de istikrarı tanıyacaktır.”
Dediği gibi olmadı mı?
Allah, ümmetin izzetini ve dinini koruyan Sultan Abdülhamid Han’a ve diğer İslam önderlerine rahmet eylesin.
Biz kesin olarak inanıyoruz ki, Osmanlı Hilafeti, İslam Hilafetinin meşru bir devamıdır. Bazı dönemlerde görülen hatalar bireysel tasarruflardır; bunlar ne ümmeti ne de Hz. Ebubekir’den Sultan Abdülhamid’e kadar uzanan İslam hilafet zincirini lekeleyemez.”
(Alıntı – Çeviren: Faruk Beşer)