Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz.
Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte; görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak; insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir.
Ne pahasına olursa olsun gündem olma ve gündemde kalma kaygısı, bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir.
Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldığına şahit oluyoruz.
Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Bugün Polis Akademisi bünyesindeki 30 farklı okulda eğitimleri sona eren 13 bin 610 öğrencimizin mezuniyet coşkusuna şahitlik etmenin gururunu yaşadık.
Ülkemizin huzur ve emniyeti için vazife üstlenecek evlatlarımızı tebrik ediyor, her birine görevlerinde başarılar diliyorum. 🇹🇷
Bugün karnesini alan her bir evladımızı, sevgili gençlerimizi ve değerli ailelerimizi en kalbî duygularımla tebrik ediyorum.
Gözümüzün nuru yavrularımıza verimli ve keyifli bir yaz tatili diliyorum.
Türk sinemasının usta aktörlerinden Kadir İnanır’ın vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Sayın Kadir İnanır’a Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Türkiye, dünün kendi içine kapanık Türkiye’si değildir. Artık her alanda dünyayla bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye var.
Daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik.
Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu miktarı 5 milyar liraya çıkarıyoruz.
Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz.
Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum.
Konjonktürel gerilimlerin gölgesinde, 2025 yılında %3,6’lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise %2,5 oranında büyüme kaydettik; kesintisiz büyüme performansımızı son 23 çeyreğe taşıdık.
Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık millî motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda.
2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı.
İhracatta yakaladığımız bu ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor.
Türkiye’nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor.
2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi.
Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır.
Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz.
Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek…
İhracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkânlar geliştirerek…
Artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikâyesini daha da ileriye taşıyacağız.
Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 140 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisimizin 33’üncü Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyorum.
İhracatın Şampiyonları Ödülü’nü alan firma ve iş insanlarımızı tebrik ediyorum.
26-30 Haziran Özel Güvenlik Günü ve Haftası’nın, bu önemli mesleği başarıyla icra eden vatandaşlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tüm özel güvenlik personeli kardeşlerime selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.
Gel, can huzurum, ân-ı hayatım...
Gel ki kalbim her dem zuhûr etsin,
Gel ki vücudun zinciri candan çözülsün.
Ey gül baharım, hazîne-i mücevherim;
Gönlümün en nâdidesi sensin.
Amber Journal #gelsinartık
Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir.
AK Parti olarak bugün dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahibiz.
11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz.
Bizim tasavvurumuzda üyelik, sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir.
Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir.
Bunun için her fırsatta şunu diyoruz: Biz sadece siyasi bir parti değiliz, aynı zamanda bir dava hareketiyiz.
Biz aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz.
Üye sayısında kırdığımız rekorun ardından 2026 senesini Mahalle Çalışmaları Yılı ilan ettik.
Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz.
Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum.
Tekrar bir “Yenikapı ruhu” aranıyorsa bunun vücut bulması gereken zemin Terörsüz Türkiye sürecidir.
Siyaset kurumu, tıpkı Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır.
Biz Cumhur İttifakı olarak iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret; üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz; bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.
Venezuela’da meydana gelen iki ayrı depremde hayatını kaybedenlerin acısını yürekten paylaşıyor, dost Venezuela halkına ve hükûmetine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum.
Türkiye olarak bu acı ve zor günlerinde Venezuelalı dostlarımızın yanındayız.