Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir.”
Huzursuzluk romanından...
“Harese nedir, bilir misin oğlum? Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Develer çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar.
Takvanın Türkçe anlamı sakınmaktır.
Sakınmak ‘sak’ kökünden türemiş bir sözcüktür.
Sak kökünden;
Sakınuk
Saklamak
Saklanmak gibi kelimeler türemiştir.
Sakınuk: “Gaflete düşmeyen” anlamı vardır. Sak ise “uyanık” anlamına gelir.
Takva sahibi uyanık kişidir. Hayatına filtre koyar.
Anlamlı bir hayat sürmek, savrulmamak, yabancılaşmamak, ruhsal bozukluklar ve kişilik bozuklukları yaşamamak, dağılmamamak için “takva” kavramını devreye sokmamız gerekir. Takva varoluş için bir teşekkürdür. Peki takva NEDİR?
Anlama, bir şeyin nerede olduğunu belirten, çerçeveyi, sınırı gösteren bir şeydir.
Kelime kökeninde hem “zaman” hem de tarlalarının sınırını belirten “çizgi” manası bulunur.