Yazlık komşumuz kış sonrası evine geldiğinde evini karınca basmış buldu. Karıncalar itina ile dünyaları aşıp kapıdan tepedeki dolaba yol yapmış. Dolabın içindeki tüm şeker ve lolipoplar ambalajı ile duruyordu; ama içlerini boşaltmışlar. Velhasıl, erkek cinsi olarak sizi ne ambalaj, ne çarşaf, ne bekaret kemeri durdurur. Biz istediğimizi giyeceğiz; siz de duracaksınız, tutacaksınız. You had one job.
Bize tacizi açıklıyorlar farkında mısınız? BİZE -cinsel dürtülerini, ormandaki hayvandan hallice kontrol etmeyi bilmeyen hemcinsleri yüzünden tek haneli yaşlarımızdan beri maruz kaldığımız, ne yazık ki hepimizin defalarca deneyimlediği- TACİZİ ANLATIYORLAR. Bir şey diycem. Çok ciddiyim. Bunlar "fiziksel güç rörörö, kadınla erkek eşit değil" diyerek bir şekilde rezil bir dünya düzeni kurmuş ya. O beceriksiz düzende, neyin bize nasıl hissettirmesi gerektiğine dair bile ahkam kesiyorlar ya. Birinin onlara şunu hatırlatması lazım: İnsanoğlu hayvanların %95inden daha güçsüzdür. Dişi bir leopar, bir insandan, bir erkekten en az 5 kat güçlüdür mesela. Ama acımasızca derisini yüzüp, kürkünü zevk için giyebileceği bir endüstri yaratabilmiş insanoğlu mesela değil mi? İnsanın, kendisinden 10 kat güçlü bir gorili bile kendi zevki için hayvanat bahçesinde sergileyebilmesinin tek sebebi ne sizce? Alet kullanımı. Bilin bakalım başka kim zekasını kullanıp gücü bertaraf edebilecek aletler üretebiliyor: kadınlar. Yani bizden ortalama 1,5 kat daha güçlüsünüz diye "biz üstünüz rörörö" yaptığınızda hep aklınıza bu gelsin. Biz kadınlar, yeterince kafayı kırmadığımız için bu düzeni sürdürebiliyorsunuz. Bizden güçlü olduğunuz için değil. Ne üstünlüğü ayrıca? Yüzde olarak baktığımızda korkunç oranlarla şiddet sizde, taciz sizde, tecavüz sizde, cinayet sizde, pedofili sizde, zoofili sizde, nekrofili sizde. Bu mu üstünlük? Hiçbir hayvani dürtünüz üzerinde kontrol geliştirememişsiniz bir de övünüyorsunuz. Oğlum farkında mısınız? Siz "genellenmekten", "itibar zedelenmesinden" falan korkuyorsunuz biz taksiye bindiğimizde tecavüze uğrayıp öldürülüp konteynıra atılmaktan korkuyoruz. Genellemeyinmiş... Açın suç yüzdelerine bakın sonra konuşun genellemeyi falan. Genellenmek istemeyen "iyi erkekler"in de nelere sustuğunu biliyoruz hepimiz. Kendi vicdanınızla başbaşasınız o konuda da. Varsa tabii. Sonra biz erkeklerden nefret ediyor oluyoruz. Evet, ben şahsen ediyorum. Kimse kusura bakmasın. Bu noktaya bir günde gelmedik.
TBMM Başkanvekili, İstanbul Milletvekili Sn. Sırrı Süreyya Önder’in geçirdiği ciddi rahatsızlığı büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Başarılı bir tedavi sürecinin ardından yeniden kardeşlik ve barış için hizmetlerine devam etmesini gönülden diliyorum. Kendisine yüce Allah’tan acil şifalar temenni ediyorum.
bir göçmen işçiyi diri diri yakarak öldüren maden ocağı sahipleri 3 ay sonra tahliye olacak. sorun yetişkin olarak yargılanmaksa yetişkin olarak yargılandılar.
Kısa ama muhteşem bir konuşma. Elbette haklı olarak infiale kapılmış insanların karşısında bunları söyleyebildiği için de cesaretinden ve çocuk suçları hakkında anlatmaya çalıştığı perspektifinden ötürü meslektaşımı tebrik ederim.
Hiç öyle savunma hakkından, avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilemeyeceğinden falan bahsetmeyeceğim. Nasılsa ezici çoğunluğunuzun kafasına girmiyor bu kavramlar ve kurallar. Yaygaradan ve histerik linçlerden başka bir şey bilmiyorsunuz. Beyhude çabalara gerek yok.
Bakın"Yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yap��lmaz kardeşlerim..." diyordu Rakel Dink, eşi Hrant Dink'in 17 yaşındaki Ogün Samast tarafından öldürülmesinden birkaç gün sonra
Rakel'in, üstelik acısı çok çok tazeyken Ogün Samast'ı masumlaştırdığını veya olumladığını da düşündünüz mü peki? Eşyanın tabiatına aykırı, öyle değil mi? Saçma yani.
Yerden göğe kadar hakkı olsa da Samast için hınçla "Ne 17 yaşı ne çocuğu; katil o katil! Yaşı büyütülüp idam edilsin!" falan diyor mu? Demiyor
Şu durumda, infiale kapılıp abuk subuk linç etmeye çalıştığınız avukatın söyledikleriyle Rakel'in sözleri arasındaki 7 farkı da göstermek zorundasınız demektir. Bırakın 7'yi, 1 tane bile gösteremeyeceğinize kalıbımı basarım
O halde bir insan, bir yurttaş olarak bizim sormamız gereken şudur: Hayatının baharındaki çocuklardan gozünü kan bürümüş birer cani yaratan karanlığı sorgulamadan biz hangi adaleti tesis edebileceğiz?
Bunlar cezayı yiyecek, yarın yerlerine başkaları gelecek ve başka masum çocuklar ölecek. Böyle de devam edecek. Biz de engizisyon işkencelerini izleyip tezahürat yapan ortaçağ ayaktakımından farkımız kalmaksızın sosyal medyada yaygara basıp duracağız
#TRT de 2000 yılından beri sayısız tekrarla oynatılan
7 Numara dizisinin başrol oyuncusuyum. #boykot u destekledim, destekliyorum. 7 Numara'dan hiçbir oyuncusuna 1 krş telif ödemeden, 25 yıldır kazanan TRT bu diziyi kaldırsın.
Cem Yılmaz: "Bir gün sizin başınıza da gelirse neden kendimi işime gücüme verdiğimi anlarsınız.
Bu kadar deli dadanmasını bu kadar uzun süre idare etmek yeteri kadar zor."
Cem’i de gözaltına aldılar. Boykota destek veren kim varsa hedef gösteriyorlar. Çağrılar azalsın, kimse konuşmasın diye. Önce boykot işe yaramıyor diye akıllarınca dalga geçiyorlardı, şimdi insanları işten attırıp gözaltına alıyorlar. Sokağa çıkanları yalan haberlerle kriminalize ediyorlardı şimdi insanların nereden alış veriş yapmayacağı kararına bile zorla müdahale ediyorlar. Hepimiz destek verdik, hepimiz çağrı yaptık, yapmaya da devam edeceğiz! Susmayın!
Herkesi mi işten atacaksınız, hedef göstereceksiniz, gözaltına alacaksınız? Hadi bakalım! #CemYiğitÜzümoğluYalnızDeğildir
Sokak eylemlerini olduğu gibi tüketim boykotunu da chp örgütlemedi. Halk kendisi barikatı yıktı, kendisi şirketlere siktir çekti. Bu ülkeden ne bekliyorsak halk yapacak, ne istiyorsak halk alacak, kaderini halk yazacak. Retorik değildi: Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez.
basel kardeşim keyif yapan chp'lileri teker teker ifşa ediyor. bu çocuk üşenmeyip sırf jahrein'le dalga geçmek için antalya cezaevi kapısına fotoğraf çektirmeye gitmişti aklınız varsa basel'e bulaşmazsınız