Hayatın her anında, her zorlukta bizlere rehber olan; ailesi ve sevdikleri için gece gündüz demeden emek veren başta sendikamız üyesi emekçi babalarımız olmak üzere, tüm babaların ve baba şefkatiyle hayatımıza dokunanların Babalar Günü kutlu olsun!
Çocuklarının geleceğini hazırlamak için özveriyle çaba harcayan, emeğini vatanı ve milleti için sarf eden, alın teriyle hayata tutunmanın haklı onurunu ve gururunu yaşayan ve ailesi için her türlü fedakarlığa göğüs geren babalarımızın babalar gününü kutluyor, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ömür diliyoruz.
Ebediyete intikal etmiş tüm babalarımızı rahmetle anıyoruz.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY’ın 114. Uluslararası Çalışma Konferansında kabul edilen Platform çalışanları için küresel standartları belirleyen ILO Sözleşmesine ilişkin yapmış olduğu açıklama NTV ve diğer ana haber kanallarında yayınlandı.
Cenevre'de gerçekleştirilen 114. Uluslararası Çalışma Konferansında 12 Haziran 2026 günü Platform çalışanları için küresel standartları belirleyen ILO Sözleşmesi kabul edilmiştir.
Türkiye Çalışan Delegesi olarak TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY’ın da katılarak kabul oyu verdiği elektronik oylamada üye ülkelerden Hükümet, işçi ve işveren delegeleri 406 kabul, 8 ret ve 36 çekimser oy kullanmıştır. Türkiye'den Hükümet ve işveren delegelerinin de evet oyu verdikleri “Platform Ekonomisinde İnsan Onuruna Yakışır İş Sözleşmesi (2026)" onay sürecinin tamamlanmasının ardından onaylayan ülkelerde yürürlüğe girecektir.
Sözleşmeye ilişkin Başta ülkemiz olmak üzere tüm ülkere Sözleşmenin en kısa sürede onaylanması çağrısında bulunan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay aşağıdaki şekilde bir açıklama yapmıştır.
Ergün ATALAY: "114. ULUSLARARASI ÇALIŞMA KONFERANSINDA PLATFORM ÇALIŞANLARI İÇİN TARİHİ BİR ADIM ATILDI"
"İNSANA YAKIŞIR ÇALIŞMA HAKKI PLATFORM İŞÇİLERİ DE DAHİL OLMAK ÜZERE TÜM ÇALIŞANLAR İÇİN GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR"*
Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte çalışma hayatında yeni istihdam modelleri ortaya çıkmış, platform ekonomisi milyonlarca insanın geçim kaynağı haline gelmiştir. Ancak bu yeni çalışma biçimi, beraberinde ciddi hak kayıplarını ve güvencesizlikleri de getirmiştir.
Dijital platformlar, uygulamalar veya çevrim içi aracılar üzerinden iş alan, hizmet sunan ve gelir elde eden; yemek ve hızlı teslimat kuryeleri, moto kuryeler, ev ve bakım hizmeti verenler, e-ticaret dağıtım çalışanları, kargo ve lojistik dağıtıcıları, yolcu taşıyan sürücüler, evden veya uzaktan dijital hizmet sağlayan çalışanlar, serbest çalışma modeliyle dijital platformlar üzerinden görev alan kişiler ve benzeri platform ekonomisi çalışanları önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.
Platform çalışanları; sosyal güvenlik kapsamı dışında bırakılma, uzun çalışma süreleri, gelir güvencesinin bulunmaması, sosyal haklardan yoksun bırakılma, iş sağlığı ve güvenliği riskleri, trafik kazaları nedeniyle yaşanan ölümler, tek taraflı sözleşme değişiklikleri ve hiçbir etkin denetim olmaksızın hesaplarının kapatılabilmesi gibi ağır sorunlar yaşamaktadır.
Platform çalışanlarının önemli bir bölümü fiilen bir işverene bağlı olarak çalışmasına rağmen, farklı statüler altında değerlendirilerek işçi haklarından uzak tutulabilmektedir. Bu durum; sendikal örgütlenme, toplu pazarlık hakkı, sosyal güvenlik ve güvenceli çalışma hakkı açısından önemli sorunlar yaratmaktadır.
Bu nedenle 114. Uluslararası Çalışma Konferansı kapsamında bugün gerçekleştirilen oylama sonucunda kabul edilen “Platform Ekonomisinde İnsana Yakışır İş Sözleşmesi (2026)”, milyonlarca platform çalışanı açısından tarihi bir kazanımdır.
Kabul edilen bu yeni Sözleşme; platform çalışanlarının temel haklarının korunması ve insana yakışır çalışma koşullarına kavuşması açısından önemli bir küresel standart oluşturmaktadır.
Kabul edilen Sözleşme ile;
* Platform çalışanlarının sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık gibi temel çalışma haklarından yararlanması güvence altına alınmakta,
* Çalışanların gerçekte işçi olduğu durumlarda yanlış biçimde bağımsız çalışan olarak gösterilmesinin önüne geçilmekte,
* Platform hesaplarının keyfi şekilde kapatılması veya askıya alınmasına karşı koruma sağlanmakta,
* Yapay zekâ ve algoritmalar yoluyla alınan kararların şeffaf ve denetlenebilir olması hedeflenmekte,
* Ücretlerin zamanında ödenmesi, asgari ücretin altında gelir elde edilmemesi ve sosyal korumaya erişim konusunda önemli güvenceler getirilmektedir.
Ayrıca platform çalışanlarının sosyal güvenlik kapsamına alınması, kişisel verilerinin korunması, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması, şiddet ve tacize karşı korunmaları da Sözleşme kapsamında güvence altına alınmaktadır.
TÜRK-İŞ olarak çalışma hayatının hangi alanında olursa olsun emeğiyle geçinen herkesin güvenceli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışmasını savunuyoruz.
Teknolojik gelişmeler, çalışanların haklarını ortadan kaldırmanın değil; daha adil, daha güvenli ve daha insani bir çalışma düzeni kurmanın aracı olmalıdır.
Platform çalışanlarının yaşadığı sorunların çözümü için kabul edilen bu Sözleşme önemli bir başlangıçtır. Ancak asıl önemli olan, Sözleşmenin başta ülkemiz olmak üzere tüm ülkeler tarafından en kısa sürede onaylanması ve etkin biçimde uygulanmasıdır.
Bu tarihi adımın tüm platform çalışanlarına hayırlı olmasını diliyor; emeğin ve alın terinin olduğu her yerde çalışma haklarının korunması için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.
Ergün ATALAY
TÜRK-İŞ Genel Başkanı
DÜNYA ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE GÜNÜ
12 Haziran, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından, çocuk işçiliğine karşı küresel farkındalık oluşturmak ve bu insanlık dışı durumu ortadan kaldırmak amacıyla ilan edilmiş önemli bir gündür.
TÜRK-İŞ olarak; çocukların emek sömürüsüne karşı korunmasını ve çocuk işçiliğinin her türünün ortadan kaldırılmasını bir insanlık görevi olarak görüyor, çocukların insanca yaşam, eğitim, oyun ve gelişim haklarını kararlılıkla savunuyoruz.
Güncel ILO-UNICEF verileri, dünya genelinde hâlâ yüz milyonlarca çocuğun çalıştırıldığını, önemli bir bölümünün ise sağlıklarını, güvenliklerini ve gelişimlerini tehdit eden tehlikeli işlerde yer aldığını ortaya koymaktadır. Bu tablo; yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda derin bir sosyal adalet ve insan hakları ihlalidir. Her bir veri, eğitim hakkından koparılmış ve geleceği elinden alınmış bir çocuğa işaret etmektedir.
Ülkemizde de yoksulluk, gelir adaletsizliği, işsizlik, göç ve eğitimde fırsat eşitsizliği gibi nedenlerle birçok çocuk, okul sıralarında olması gerekirken çalışma hayatına itilmekte ve eğitim hakkından uzaklaşmaktadır. Daha da ağır tablolar ise savaş ve çatışma bölgelerinde yaşanmaktadır. Özellikle Filistin’de çocuklar; yalnızca eğitim ve oyun haklarından değil, en temel hak olan yaşam hakkından dahi mahrum bırakılmaktadır. Benzer acılar, dünyanın pek çok bölgesinde çocukların omuzlarına yüklenmeye devam etmektedir.
Çocuk işçiliği ile mücadele; yalnızca ahlaki bir yükümlülük değil, sürdürülebilir kalkınmanın ve adil bir toplumun inşasının da temel şartıdır. Bu kapsamda, başta ILO’nun 138 sayılı Asgari Yaş Sözleşmesi ile 182 sayılı En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması Sözleşmesi olmak üzere uluslararası standartlara tam uyum sağlanmalı ve bu düzenlemeler sahada etkin biçimde uygulanmalıdır.
TÜRK-İŞ olarak çağrımız nettir:
Tüm politikalar çocukların üstün yararı esas alınarak oluşturulmalı; denetim mekanizmaları güçlendirilmeli; her çocuğun ücretsiz, nitelikli ve erişilebilir eğitime ulaşması sağlanmalıdır. Aileler ise yoksullukla değil, güvenceli ve insana yakışır işlerle desteklenmelidir.
Unutulmamalıdır ki çocuk işçiliğiyle mücadele; siyasi irade, sendikal örgütlülük, güçlü sosyal koruma politikaları ve uluslararası dayanışmanın ortak çabasıyla başarıya ulaşacaktır. Kaybedilen her an, daha fazla çocuğun geleceğinin kararması anlamına gelmektedir.
Bu nedenle zaman kaybına tahammül yoktur.
TÜRK-İŞ olarak, bu anlamlı gün vesilesiyle çocuk işçiliğine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyor; çocukların çalıştırılmadığı, haklarının güvence altına alındığı, barış ve eşitlik içinde büyüyebildikleri bir dünya çağrımızı yineliyoruz.
İSTANBUL'UN FETHİ KUTLU OLSUN
573 yıl önce bu topraklarda bir çağ kapandı, yeni bir çağ başladı. İstanbul’un Fethi; inancın, azmin ve kararlılığın tarih yazdığı bir zaferdir. Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve fethe yürüyen kahramanlarımızı, rahmet ve saygıyla anıyoruz.
TOLEYİS
Emeğini vatanı ve milleti için sarf eden, alın teriyle hayatını kazanan tüm emekçi kardeşlerimizin; şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerinin ve aziz milletimizin Kurban Bayramı’nı en içten duygularımızla kutluyor, sağlık, huzur ve esenlikler diliyoruz.
19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN 🇹🇷
19 Mayıs 1919’da Samsun’da yakılan bağımsızlık meşalesi, 107 yıldır yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. O gün atılan adım; bir milletin kaderini değiştiren, umudu ve direnci büyüten tarihi bir başlangıçtır.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde yükselen bu mücadele ruhu; bugün de emeğiyle hayatı var eden işçilerin, yarınlara umutla bakan gençlerin ve tüm halkımızın yolunu aydınlatmaktadır.
TÜRK-İŞ olarak 19 Mayıs’ın taşıdığı bu büyük ruhu ve mücadele azmini emeğin onurunu koruma kararlılığımızla yaşatmaya devam ediyoruz.
Gençliğe emanet edilen Cumhuriyetimizin yılmaz savunucuları olarak; gençlerimizin azmi, emeğin gücü ve milletimizin birliğiyle Cumhuriyetimizin kazanımlarını büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
https://t.co/70QV7B50cM
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İstiklal Kahramanlarımızın 19 Mayıs 1919 tarihinde milli mücadeleyi başlattıkları tarihi günün 107. yıl dönümünde Başta tüm gençlerimiz olmak üzere, milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutlarız.
TOLEYİS
MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN
Tekirdağ Çorlu’da görev esnasında çıkan çatışmaya müdahale ederken şehit düşen kahraman polis memurlarımız Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç’a Allah’tan rahmet; ailelerine, emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı dileriz. 🇹🇷
TOLEYİS
SENDİKAL EĞİTİMLERİMİZ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR
TOLEYİS olarak, teşkilatımızın gücüne güç katmak ve üyelerimizin haklarını en iyi şekilde savunacak donanımlı temsilciler yetiştirmek amacıyla başlattığımız ve ilk eğitimi il temsilcilerimizle gerçekleştirilen eğitim programlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.
Sendikamızın eğitim stratejisi kapsamında, kısa süre önce açılışını ve ilk eğitimi gerçekleştirdiğimiz tesisimiz TOLENZA Hotels Alanya’da her hafta düzenli olarak devam eden eğitim seminerlerimizde, farklı bölgelerimizden ve şubelerimizden gelen şube yöneticilerimiz ve işyeri temsilcilerimiz ile bir araya geliyoruz.
Eğitimlerimizde, alanında uzman hocalarımız tarafından titizlikle hazırlanan müfredatlar eşliğinde; İş hukuku, toplu iş sözleşmesi süreçleri, sendikal haklar ve saha çalışmaları gibi kritik konularda temsilcilerimizin bilgi birikimini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz.
Genel Başkanımız, Genel Merkez Yöneticilerimiz ve Şube Başkanlarımız da bizzat katılım sağladığı bu eğitimlerimizde teşkilatımızın her bir ferdiyle bağlarımızı güçlendiriyoruz. Yönetim kadromuz, temsilcilerimizle istişarelerde bulunarak sahadaki güncel gelişmeleri, yeni dönem Toplu İş Sözleşmelerinin hazırlıkları gibi konuları değerlendirmekte ve sendikamızın gelecek projeksiyonlarını paylaşıyorlar.
"Eğitimli üye, bilinçli temsilci" düsturuyla hareket eden sendikamız, her hafta yeni bir bölge ve şubemizin katılımıyla eğitimlerini devam ettirmektedir. Temsilcilerimizden aldığımız enerji ve uzmanlarımızın aktardığı bilgilerle, çalışma hayatında üyelerimizin sesi olmaya daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz.
Tüm bölge ve şubelerimizi kapsayan eğitim takvimimiz, planlandığı şekilde kararlılıkla sürdürülecektir.
TOLEYİS BASIN
SENDİKAMIZDAN CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NE ZİYARET
Genel Başkan Yardımcımız Sn. Murat BAKINDI, Genel Teşkilat Sekreterimiz Sn. Bedrettin GÜN, Ankara Bölge Şube Başkanımız Sn. Mustafa ÖKSÜZ ve İşyeri Temsilcimiz Erhan BAL, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Sayın Çelebi YILMAZ’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.
Görüşmede Çelebi YILMAZ’a yeni görevinde başarı dilekleri iletilirken, üyelerimizin çalışma koşulları üzerine karşılıklı istişarelerde bulunuldu.
TOLEYİS BASIN
@ctekurumsal
SOMA MADEN FACİASINDA HAYATINI KAYBEDEN MADEN ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ
TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu, 13 Mayıs 2014 tarihinde 301 maden işçisinin şehit olduğu ve tarihimizin en büyük iş cinayetlerinden biri olarak kayıtlara geçen Soma Faciası’nın 12. yıl dönümünde bir açıklama yapmıştır.
“Kar hırsının ön plana çıktığı, emeğin geri plana itildiği politikaların bir sonucu olarak, 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da 301 maden işçimizi şehit verdik. Yaşanan bu olay, nedenleri ve sonuçları itibarıyla bir kaza değil, açık bir katliamdır.
Aradan geçen yıllara rağmen acımız azalmamış, aksine derinleşmiştir. Bu büyük kayıp yalnızca ailelerin değil, tüm işçi sınıfının ortak hafızasında yer edinmiş; unutulmamış ve unutturulmayacaktır.
Soma Faciası sonrasında yapılan mevzuat düzenlemeleriyle özellikle yer altı maden işletmelerinde çalışma koşullarında belirli iyileştirmeler sağlanmıştır. Ancak geçen 12 yıla rağmen, ilkel yöntemlerle faaliyet gösteren, kayıt dışı ve denetimsiz çalışan maden işyerlerinin varlığı da halen bilinmektedir.
Sendikal örgütlenmenin bulunmadığı, kuralsız ve denetimsiz şekilde faaliyet gösteren bu işyerleri, çalışma hayatının en önemli sorun alanlarından biri olmaya devam etmektedir.
Öte yandan Soma Faciası’na ilişkin yargı süreci, toplum vicdanında karşılığını bulmamıştır. İşçi sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan ihmallerin hukuki yaptırımları beklenen düzeyde gerçekleşmemiş, adalet duygusu zedelenmiştir.
Maden işyerlerinde üretimin, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde, en ileri teknolojik imkânlar kullanılarak gerçekleştirilmesi ve etkin, gerçek denetim mekanizmalarının işletilmesi zorunludur. İşçi sağlığı ve güvenliği tedbirleri bir maliyet unsuru olarak değil, vazgeçilmez bir insan hakkı olarak değerlendirilmelidir. İnsan hayatı ve işçi emeği, ihmal edilemeyecek en yüce değerdir.
Gelişmiş ülkelerin ekonomik başarılarının temelinde, insana ve emeğe verdikleri değer yatmaktadır.
Çalışma hayatında temel amaç; insan onuruna yakışır çalışma ve yaşam koşullarını tesis etmektir. TÜRK-İŞ, bu anlayış doğrultusunda çalışanların hak ettiği koşullara ulaşması için mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.
Soma Faciası’nın 12. yıl dönümünde, hayatını kaybeden 301 Maden Şehidimizi rahmetle anıyor; ailelerine, yakınlarına ve tüm emek camiasına bir kez daha başsağlığı diliyoruz.”
10-16 Mayıs Engelliler Haftası Kutlu Olsun
TOLEYİS olarak, hayatın her alanında ve çalışma yaşamında engelleri birlikte aşmanın önemine inanıyoruz. Engelsiz bir dünya hedefiyle, dayanışma ve sevgiyle her zaman yan yanayız.
Engellerin sadece zihinlerde ve çevre düzenlemelerinde kaldığı, eşit erişim olanaklarının her birey için sağlandığı bir gelecek için kararlılıkla çalışıyoruz.
TOLEYİS
TÜRK-İŞ 1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ’NÜ EDİRNE, SARAÇLAR MEYDANI’NDA COŞKULU BİR ŞEKİLDE KUTLADI
Genel Başkan Ergün ATALAY, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Edirne Saraçlar Meydanı’ndan seslendi.
Genel Başkan Ergün ATALAY, 1 Mayıs kutlamaları vesilesiyle Edirne Saraçlar Meydanı’nda yaptığı konuşmasına geçimin zorlaştığını ifade ederek başladı.
Her gün yeni zamlara uyanıyoruz diyen ATALAY, hayat pahalılığı dayanılmaz noktaya ulaştı, alım gücü her gün düşüyor şeklinde konuştu.
Yaşam koşullarının giderek ağırlaştığını ve emekçilerin geçim sıkıntısı yaşadıklarına değinen ATALAY, emekçilerin dayanacak gücü kalmadığını, enflasyonun sürekli arttığını, ancak ücretlerin aynı şekilde artmadığını ve alım gücünün azaldığını dile getirdi. Eskiden işsiz olanın yoksul sayıldığını, bugün çalışanların da yoksullukla mücadele ettiklerini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin her gün büyüdüğünü, zenginin her gün zenginleştiğini, yoksulun ise daha da yoksullaştığını dile getirdi.
Alınan ücret zamlarının altı ayda eridiğini ama işçinin bu ücretle bir yıl geçinmesinin beklendiğini, bunun adil ve sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Ücretlilerin artık mart, nisan ayında yüksek ikinci vergi dilimine girdiklerini söyledi. 12 ay çalıştıklarını ve bunun iki ayını vergiye verdiklerini kaydeden ATALAY, bunun kabul edilemez olduğunu, vergi ile ilgili bir an evvel yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Kayıt dışının ekonomiye, vergi ve sosyal güvenlik sistemine verdiği zararı dile getirdi ve tüm toplumu yoksullaştırdığını söyledi.
Örgütlenmenin önünde engeller olduğunu, mevcut %14 sendikalaşmanın ülkeye yakışmadığını, patronun örgütlenen işçiyi kapının önüne koyduğunu ifade eden ATALAY, davaların senelerce sürdüğünü, bu tablonun kabul edilemez olduğunu, bir an evvel yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini dile getirdi.
İşten çıkarma tehdidinin en büyük baskı araçlarından birisi haline geldiğini ve bu durumun hak aramayı zorlaştırdığını söyledi. İş güvencesi ile ilgili yasal düzenleme istedi.
Taşeron sorununun 20 senedir devam ettiğini, büyük bölümünün kadroya alındığını ancak şu anda 75 bin asıl işi yapan işçi için de yeni bir düzenleme yapılarak taşeron meselesine son verilmesini istedi.
Staj ve çıraklık konusunda yaşanan mağduriyetleri dile getirerek emeklilik çerçevesindeki taleplerinin yerine getirilmesini istedi. Engelli bireylerin çalışma yaşamına katılmaları için eşit, erişilebilir, ayrımcılıktan uzak bir çalışma hayatı istedi. Üniversite işsizliğine ve düşük ücretlere değinerek eğitimle istihdam arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kuryelik gibi yeni ve güvencesiz işlerde yaşanan güvencesizlik sorunlarını anlattı ve bu sorunlara yasal düzenlemelerle çözüm istedi. Uzun çalışma sürelerinin ve ödenmeyen fazla mesailerin altını çizen Atalay, özellikle sendikasız işyerlerinde bu konularda daha fazla sorun yaşandığını söyledi. Üretim ve uzun çalışma baskılarını eleştirdi ve insanca çalışma süreleri olması gerektiğini ifade etti.
Çocuk işçiliğine ve özellikle tarım ve tekstil gibi çocuk işçiliğinin yaygın olduğu sektörlerde yaşanan iş kazaları nedeniyle ölümlere değindi. Çocukların parklarda oynaması, eğitimde olmaları gerektiğinin altını çizdi. Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan problemleri anlattı ve iş cinayetlerinin önüne geçilmesini istedi.
En düşük emekli maaşının 20 bin TL olduğunu söyledi ve emekli aylıklarının geçim sağlamadığını ifade etti. Asgari ücretin 28 bin TL olduğunu ve bununla bir ay değil bir hafta geçinilemeyeceğini dile getirdi.
Bölgemizde yaşanan savaşları, göçleri, işsizliği ve yaşam mücadelesini gündeme getiren ATALAY, 168 kız çocuğunu katleden İsrail ve ABD’yi lanetledi. Okullarda güvenliğin sağlanması için güvenlik önlemlerinin yanında sevginin de çoğaltılması gerektiğini, konunun detaylı bir şekilde irdelenmesi gerektiğini dile getirdi.
Toplu iş sözleşmesi müzakerelerinde işverenlerin Yüksek Hakem Kurulu’nu müzakereye oturmamak için yeni bir yol olarak bulduklarını, bu kurumun enflasyonun altında ücret verdiğini söyledi ve yeni düzenleme gerektiğini ifade etti.
Doruk Madencilikte çalışan ve ücretlerini alamayan işçilerin durumuna değinen ATALAY, patronların işçiyi köle gibi gördüklerini ve bu şirketlere ruhsat verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Ülke güvenliğimiz ve Kıbrıs konusunda başta Yunanistan olmak üzere diğer ülkelere seslendi. “Biz hep buradayız, yanı başınızdayız, yarın başka ülkeleri yanınızda bulamazsınız.” diyerek uyardı.
MÜCADELE ETTİK VE KAZANDIK!
Hapimag Sea Garden Resort Bodrum'da 24 Nisan'da omuz omuza başlattığımız haklı Grevimiz, 8. gününde kazanımla sonuçlandı!
Bu başarıyı, tam da emeğin ve dayanışmanın bayramı olan 1 Mayıs'ta taçlandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Direnen, hakkını arayan ve sendikasına sahip çıkan tüm emekçi kardeşlerimize teşekkür ederiz! Çifte bayramımız kutlu olsun!
Bu süreçte grevdeki üyelerimize destek olan başta teşkilatımız olmak üzere Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımıza, tüm STK temsilcilerine, basın mensuplarına ve müzakere zeminine ulaşılmasında katkı koyan tüm paydaşlarımıza şükranlarımızı sunarız.
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!
YAŞASIN TOLEYİS!
GENEL BAŞKAN YARDIMCIMIZ MURAT BAKINDI’DAN MUĞLA VALİLİĞİ'NE ZİYARET
Hapimag Sea Garden Hotel Bodrum'da emekçilerimizin haklı talepleri doğrultusunda başlattığımız ve devam eden grevimizin 7. gününde, işveren tarafıyla müzakereler yeniden başlamıştır.
Bu önemli gelişme üzerine; Genel Başkan Yardımcımız Sn. Murat Bakındı, beraberindeki Türk-İş Ege Bölge Başkanı Sn. Hayrettin Çakmak ve Türk-İş Muğla İl Temsilcisi Sn. Fatih Erçelik ile birlikte Muğla Valisi Sn. İdris Akbıyık’ı makamında ziyaret etmiştir.
Üyelerimizin haklı mücadelesinde, sürecin sağduyu ile yürütülmesi ve müzakere zemininin yeniden tesis edilmesi noktasında gösterdikleri yapıcı yaklaşım, ilgi ve kıymetli desteklerinden dolayı Sayın Muğla Valimize teşkilatımız adına teşekkür ederiz.
Hakkımız olanı alana dek mücadelemiz ve kararlı duruşumuz masada da sahada da devam edecektir.
Kamuoyuna ve değerli üyelerimize saygıyla duyurulur.
TOLEYİS