Artık haddini bil!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, milletimizden aldığı destekle senelerdir Türkiye’ye hizmet etmiş, her türlü vesayete karşı savaşmıştır.
Biz, milletimiz dışında kimseden emir almadık; halkımız dışında kimseden icazet istemedik.
Türkiye’yi hedef alan her türlü güç ve vesayet odağına karşı mücadele ettik.
Yıllarca millet iradesine karşı darbelerin gölgesinde siyaset izleyen bir geleneği temsil eden Özgür Özel’dir.
Meşruiyeti sandık dışında arayan, siyaseti sokakta dizayn etmeye çalışan Özgür Özel’dir.
Haftalardır dış güçlerden medet uman, “terk edilmiş hissediyoruz” diyerek yabancı başkentlerden destek dilenen Özgür Özel’dir.
Yolsuzlukla ilgili bir davadan kahramanlık hikayesi çıkarmaya çalışan Özgür Özel’dir.
Kendi kişisel hırslarını, komplo teorileriyle harmanlayıp siyaset kisvesi altında sunan bu zihniyeti reddediyoruz!
Biz, milletimize hizmet yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Hulusi Akar:
“Sarıyer'de sabah saat 06.00'da açmış dükkanını, akşam 24.00'e kadar çalışıyor, 3-5 kuruş kazanıp evladının rızkını sağlamak için. Sen nesini boykot ediyorsun?''
İsrail, 70 bin kişiyi katletti. Hukuk bitti, insanlık da bitti. 17 bin çocuk. Torunlarınızı gözlerinizin önüne getirin. Nerede boykot, o zaman neredeydiniz?''
Sevgili Müzmin Muhalifler,
İBB'den milyarca liralık iş alan bir müteahhitin, İmamoğlu İnşaat'ın 2017 yılından beri sahip olduğu evin bitişiğindeki villaları tesadüfen satın aldığına;
Seçimden önce İmamoğlu İnşaat'a villaları yok pahasına tesadüfen devrettiğine;
İBB'nin kasasından 156 milyon lira harcayarak villaların bitişiğindeki diğer parseli tesadüfen kamulaştırdığına, inanıyorsunuz da
Nasrettin Hoca'nın kazanının, doğurduğuna mı inanmıyorsunuz?
Gençlerimizi kendi siyasi emelleri uğruna sokaklara çağırıp iç karışıklık çıkarmaya çalışanlar; halkımız arasında kin ve düşmanlık tohumlarını ekmeye uğraşanlar, “işkence yapılıyor” diyerek ülkemize iftira atanlar, şimdi de ‘’boykot çağrısı’’ yapıyorlar.
Ana muhalefetin fütursuz çağrılarını büyük bir keyifle izleyenlerin başında siyonist İsrail’in gelmesi, nasıl bir tezahürdür?
Türkiye kendi ayaklarının üzerinde durdukça, dünya siyasetinde dik ve güçlü bir duruş sergiledikçe, bölgesinde olup bitene seyirci kalmadıkça, hem milletimizin hem de mazlumların hakkını korudukça, birileri yine aynı oyunları sahneye koymaya başladı.
Şimdi de ‘’boykot’’ diyorlar. Peki kim, kimi boykot edecek?
Milletimiz; kendi esnafını, çiftçisini, yerli ve milli ürünlerini, üreticilerini, öz sanayisini boykot edecek, öyle mi? ‘’Demokratik hak’’ kalkanı gölgesinde istenen bu mu?
Unutulmasın ki, bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır. Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir!
Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir! Oysa biz ‘’Boykotla değil, üretimle büyürüz!’’
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez.
Parti içi kavgalarınıza ülkemizi alet etmeyin!
İşçilerimizin, üreticilerimizin, çiftçilerimizin gücü; gençlerimizin enerjisiyle, 7’den 77’ye, alın terimizi akıtmaya, bir ve beraber olarak Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine doğru yürümeye devam edeceğiz.
#BoykotDeğilMilliZarar
Siyonist destekçisi şirketler için “boykot” kelimesini aylarca telaffuz dahi etmediler.
Şimdi çıkmışlar, ülkenin yerli-millî markalarını boykottan bahsediyorlar.
Allah aşkına, “Türk ekonomisine zarar vereceğim” diyen bir ana muhalefet partisi lideri olur mu?
Sayın Özel, hırsları ve korkuları aklını esir almış bir siyasi müflis gibi davranmaktadır.
Sayın Özel’in ne tuttuğu yol yoldur ne de ağzından çıkan sözü kulağı duymaktadır.
Çıksın, cesareti varsa şu akıl ve vicdan tutulmasını millete izah etsin:
Türkiye’yi uluslararası basına şikâyet etmek bir CHP geleneği midir?
Ülkenizi yabancılara kötülemekten hiç mi utanmıyorsunuz?
Böyle bir siyasetçiden bıraktım ülkesini, milletini; kendi partisine hayır gelir mi?
Böyle şuursuz cümleler kurabilen birinin akılla, mantıkla hareket ettiğine kim inanır?
Çok açık ve net söylüyorum:
CHP Genel Başkanı’nın çağırdığı sokak, çıkmaz sokaktır.
Hırsızlığı, soygunu, hukuksuzluğu, sahtekârlığı savunmak için mahkeme salonları yerine sokağı işaret etmesi vahim bir sorumsuzluktur.
Ramazan-ı Şerif ile nevruzu birlikte idrak ettiğimiz böylesi özel bir günde, İstanbul’daki bir yolsuzluk operasyonu bahane edilerek sokaklarımızın karıştırılmak istendiğine şahit oluyoruz.
Bir avuç kifayetsiz muhterisin sırf kendi ikballeri, menfaatleri, rant ve yağma tezgâhları bozulmasın diye milletimizin huzuruna kastetmesine, insanlarımızı kışkırtmasına, Türkiye’yi terörize ve tedirgin etmeye çalışmasına göz yummayacağımızın bilinmesini istiyorum.
Bu milletin ezelî ve ebedî kardeşliğinin zedelenmesine bugüne kadar rıza göstermedik, bundan sonra da göstermeyeceğiz.
Ne hazindir ki CHP, mevcut yönetim idaresinde illegal örgütlerle kurduğu asimetrik ilişkileri, gırtlağına kadar battığı yolsuzlukları, darbecilere cesaret veren tavırları, sokak terörünü tahrik eden sorunlu söylemleri sebebiyle meşru zeminde siyaset yapan bir parti olma vasfını hızla yitirmektedir.
CHP’nin sadece belediyelere çökmüş haramilerle değil, marjinal yapılarla ve terör örgütleriyle de arasına mesafe koyması gerektiği açıktır.
Yangını en iyi itfaiye teşkilatı bilir.
Kanuni zorunluluk bir yana vicdani sorumluluk olarak tespitlerini bildirmeleri gerekirdi.
Denetleme yapmışsınız ve burada ciddi bir problem tespit etmişsiniz ve otelin içinden girişi olan, otele bitişik bir kafeteryaya yeterlilik veriyorsunuz.
Ana binanın zaten riskli olduğunu biliyorsunuz ama talep geri çekildi diyorsunuz ve o güvensiz olan bina içindeki başka yere tekrar belge veriyorsunuz.
@ortamdasatarsn Daha büyük bir uluslararası havalimanı yaptık diye anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirdiler.
Bir ülkenin "Harici destek" olmadan bu duruma gelmesine inanmak için tarihten, siyasetten ve global ekonomiden çok uzak olmak gerek.
Size sadece bir örnek vereyim.
CHP tarafından “lokal” haline getirilen Küçüksu Camisi’nin acı hikayesine Küçüksu Derneği'nin kendi web sitesinden ulaşabilirsiniz.
Bakınız caminin tepesindeki radyo anteni değil, CHP’nin altı oku.
Ancak Özgür bey, partisinin jakoben tarihiyle yüzleşmek yerine geçmişi çarpıtarak selefinin izinden gidiyor.
Sırada ne var; “Ezanı aslına döndüren CHP’dir” mi diyeceksiniz? @eczozgurozel
Siyasi menfaat peşinde koşan görmek istiyorsanız;
TSK’ya “kimyasal silah kullandı” iftirası atanlarla omuz omuza duranlara,
“PKK sizi tükürüğüyle boğar” diyenleri neredeyse tören mangasıyla karşılayanlara bakabilirsiniz.
Bu zihniyetin TSK diye bir derdi olabilir mi?
Vaktiyle merhum bir Bakanımızın eşi tadilat yapacağım diye bizden izin istemişti, kat atıldığını fark edip durdurmuş, yıkmıştık yapıyı.
Bizim zamanımızda tek çivi çakılmasına izin vermedik boğaz ön görünüme. Şimdi orman kesip villa yapıyorlar!
Bu zirvedir, daha üstü yoktur, genel durumun vehametini siz düşünün.
Tüm kamuoyuna sesleniyorum;
kaçak yapıları yıkıyoruz diyerek ters algı yaparken, aslında korkunç bir talana imza atılıyor İstanbul’da. En büyük örneği işte budur.
Vaniköy’de, dünyanın en değerli emlak bölgelerinden birinde bu kadar cüretkar biçimde buna göz yumanlar, gözden biraz uzak yerlerde neler yapıyor, orasını da siz düşünün. Trol şebekelerinin, fondaş medyanın yalanlarına, sizi kandırmasına izin vermeyin.