trende yanımda oturan eleman telefonda kızla ayrılık konuşması yapıyordu telefonu kapattı direkt sahibindene girip reno clio ilanlarına bakmaya başladı amk
Two economists just published a mathematical proof that AI will destroy the economy.
Not might. Not could. Will — if nothing changes.
The paper is called "The AI Layoff Trap." Published March 2, 2026. Wharton School, University of Pennsylvania. Boston University. Peer reviewed. Mathematically modeled.
The conclusion is one sentence.
"At the limit, firms automate their way to boundless productivity and zero demand."
An economy that produces everything. And sells it to nobody.
Here is how you get there.
A company fires 500 workers and replaces them with AI. A competitor fires 700 to keep up. Another fires 1,000. Every company is behaving rationally. Every company is following the incentives correctly. And every company is building a trap for itself.
Because the workers who were fired were also customers.
When they lose their jobs faster than the economy can absorb them, they stop spending. Consumer demand falls. Companies respond by cutting costs — which means automating more workers — which means less spending — which means more falling demand — which means more automation.
The loop has no natural exit.
The researchers tested every proposed solution. Universal basic income. Capital income taxes. Worker equity participation. Upskilling programs. Corporate coordination agreements.
Every single one failed in the model.
The only intervention that worked: a Pigouvian automation tax — a per-task levy charged every time a company replaces a human with AI, forcing them to price in the demand they are destroying before they pull the trigger.
No government has implemented this. No major economy is seriously discussing it.
Meanwhile the numbers are already tracking the curve. 100,000 tech workers laid off in 2025. 92,000 more in the first months of 2026. Jack Dorsey fired half of Block's workforce and said publicly: "Within the next year, the majority of companies will reach the same conclusion."
Nobody is doing anything wrong. Companies are following their incentives perfectly. That is exactly the problem.
Rational behavior. At scale. Simultaneously. With no mechanism to stop it.
Two economists built the math. The math leads to one place.
Source: Falk & Tsoukalas · Wharton School + Boston University ·
Dedüblüman müzik grubunun davulcusu Kurthan Sarpkaya ile dolu dizgin bir aşk yaşayan M Lisa (Zeynep Melisa Gülen), Kanye West konserine sevgilisi ile el ele geldi.😇😇
#mlisa#ilişkiler#kanyewest
Fatih Tekke’den VEDA gibi sözler!
Sorulan soruya cevap içerisinde: Kupayı kazanmak istiyoruz. Kazanamazsak oturup değerlendirme yaparız, konuşuruz!
Akabinde bir soruya cevap içerisinde:
Çok çalıştık, ekibim çok iyi, şunu şuradan söyleyebilirim, her ne olursa olsun bugünkü ekibimi asla unutmayacağım.
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani:
“Ronald Reagan, ‘İngilizce’deki en korkutucu 9 kelime: Ben devlet görevlisiyim ve yardım etmeye geldim’ demişti.
Ben katılmıyorum.
Bence asıl daha korkutucu olan 9 kelime şu: ‘Bütün gün çalıştım ve ailemi doyuramıyorum.’
Biz hükümetin gücünü fiyatları düşürmek ve New Yorkluların sofraya yemek koymasını kolaylaştırmak için kullanacağız.”
@VodafoneTR@VodafoneDestek@BTKgovtr hattımda Ocak ayından itibaren mobil ödemeler-itunes ödemeleri başlığı altında fatura bedelimin 5-6 katı kadar bir ödeme talep ediliyor.Bunun nedenini ise bulamadık. Geçmiş 2-3 aya ait gasp ettiğiniz paramı talep ediyorum. Destek ricasıdır.
Barış Alper Yılmaz: "3 gün önce babamla konuşmuştuk. 2002 Dünya Kupası'nı hatırlıyor musun diye sorduk. Ben o zaman 2 yaşındaydım. Türkiye'de hayat durdu demişti bana. Baba merak etme. Bolca izleyeceksin şimdi Dünya Kupası'nda bizi."
The intelligence services of America and Israel had spent years analysing Ali Khamenei’s movements and those of his entourage. His assassination was the opening salvo of a war that has spread fast https://t.co/VZNspeGhSy
Bir Türk, ABD'li eşinin İngilizce gramer kurallarını bilmediği için hatalı konuştuğunu fark etti:
"Biz bunu bilemeyince sınıfta kalıyoruz, burada 30 yıldır kimse bu hataları fark edip düzeltmemiş."
İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi’nin ölmeden önce son kez dinlemek istediği Şirazi'nin şiiri olan şarkı 'Nobahari',
"Bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra. Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik."
👁🗨 Müzisyen Norm Ender'in, Nihat Genç'in vefatından sonra paylaştığı veda metni, onun sadece bir yazar değil her türlü baskıya karşı dimdik duran Cumhuriyetçi bir kale ve sarsılmaz bir figür olarak bir nesli nasıl etkilediğini kanıtlar niteliğinde. 2010 yılındaki samimi bir karşılaşmadan yola çıkarak anlattığı bu anı, "edebi bir duruşun ebedi bir fikre" nasıl dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Nihat Genç’in hiç eğilmeyen kalemine ve onurlu hatırasına dair @NormEnder'in o yazısı:
“Sene 2010 bir konser için geldiğimiz Ankara’nın işlek caddelerinden birinde oturduk, arkadaşlarımla kahve içiyoruz. Bir an sokakta sakin ve mert adımlarla yürüyen bir adam gördüm. Kirli sakalı Ankara’nın beton rüzgarını adeta zımparalıyordu. Bedeni zayıftı ama asla çelimsiz değil, kimsenin haram lokması boğazından geçmeyen bir insanın asaletiyle yürüyordu.
Bu tariflere uyan bir adam tanıyorduk arkadaşımla, imza gününe gittiğimiz bir yazardı. Korkusuz biri, hatta babamla nümayiş arkadaşlığı yapmışlığı var. Balyoz ve Ergenekon kumpaslarının olduğu dönemlerde onurlu direnişimiz adına konuşmalar yaptığında bizzat alkışladığımız bir adam. Bu yürüyen adam o olabilir mi diye arkadaşımla birbirimize bakıp koştuk arkasından ve abi diye seslendik. Hemen durdu ve bize doğru baktı, çünkü abiydi!
Yüzünü görünce o yürüyen adamın, düşündüğümüz adam olduğunu anlayıp sevinmiş ve heyecanla sarılmıştık. Sanki gözleri düşsel doruklara sarılmış bir kartal ama bakışları hala evimizin pervazına konan bir serçeydi. Evet gördüğümüz adam Nihat Genç'ti. Gülümsedi ve ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Abi dedim biz yıllardır senin televizyonda yaptığın konuşmaları pürdikkat dinliyoruz ve seni severek takip ediyoruz. Ben müzisyenim ve arkadaşımla seni görmüşken yanına gelip bu albümümü sana hediye etmek istedim. Albümü eline aldı ve sonra tedirgin olup sağına soluna baktı, ben hemen anladım sebebini. Abi dedim merak etme bizi kimse göndermedi, biz Cumhuriyet ilkelerine bağlı Atatürkçü gençleriz! Kötü niyetli kimselerin kuklası değil, dedikten sonra rahatladı. Teşekkür etti ve albümü incelemeye başladı, dedim bu bandrolsüz bir albüm abi, yani müzik marketlerde bulamazsın ben gittiğim konserlere sırt çantamda götürüp satıyorum! Çok şaşırdı ve gülümseyerek çok etkilendim size helal olsun Allah yolunuzu açık etsin çocuklar, benim oğlanda müzisyen dedi. Ayaküstü biraz konuştuktan sonra albümü dinlersen çok sevinirim. Özelikle Çıktık Yine Yollara adlı eserimi çok seveceğine eminim abi dedim, dinleyeceğine söz verdi görüşmek üzere diyerek ayrıldık. O albümü dinlediğine, sakladığına ve benim yükselişimle gurur duyduğuna adım gibi eminim!
Nihat abiyi ilk izlediğim zamanlardan beri programları sürekli yayından kaldırıldı. Trafikte yaşanan bir haksızlığın bile insanları delirttiği şu günlerde empati yapmanızı istiyorum. Nihat abi sürekli boykot edildiği için gittikçe hırçınlaştı ama sebebi engellenmesiydi. Üslubunun giderek sertleşmesinin sebebi aslında gerçekten hakkını aradığı bazı kesimlerin sert eleştirilerinden dolayı onu ötekileştirmesiydi. Nihat Genç’in başına gelenler sizin başınıza gelmiş olsa eminim bir çoğunuz hayata küser kendinize bile söverdiniz. Dayanmanız mümkün değil!
Şimdi ölüm haberini aldım ve çok üzüldüm. Bir baba bir eş, arkadaşlarına derin bir yoldaş öldü bugün. Acısıyla tatlısıyla bir korkusuz kalemdi, uyarıları ve anlattıklarıyla aslında hepimiz için bir direnişti. Son isteği bile Cumhuriyete sahip çıkın olan bir insanın niyetinden şüphe etmek kimsenin haddi değildir!
Baskılara ve kariyerine yaptıkları suikaste rağmen kalemini satmadan son nefesine kadar direndiği için Nihat Genç'e çok saygı ve sevgim var. Bize eyvallahsız yaşamın ne olduğunu yaşayarak gösterdi, edebi bir duruştu ebedi bir fikir oldu! Yakınlarına metanet sevenlerine sabır dilerim, Allah gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.”
Şenol Güneş: "Yapay zeka, derin bir kuyu gibi. Fazla girdiğinizde, yalnızlığa gidiyorsunuz. Ne verirsen, onu alıyorsun. Eksik verirsen, eksik bilgi alıyorsun. Gelecek hızlı geliyor, buna hazır olmak lazım. Fikirler havada yüzüyor, doğru fikirleri almak lazım. Sizi size anlatıp; sizi düşündürüyor... Yakında insanlık ikinci plana düşebilir."
#SONDAKİKA | Mimar ve mühendislere yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifi TBMM'ye sunuldu.
▪️Teklif, 15 yılını doldurmuş meslek odasına kayıtlı fiili çalışanları kapsıyor.!