Ahmet’i ilk önce dört kişi sıkıştırdılar. Çocuk kendisine atılan yumruğa rağmen uzatmayıp uzaklaştı. Buna rağmen peşini bırakmayıp,takip ettiler. Pazar yerinden çıkabileceği alanları kontrol altına aldılar. Bu ve diğer piç, Ahmet’in bulunduğu alanı katil piçe gösterdiler. Daha önceden zulaladıkları bıçağı alıp, Ahmet’in arkası dönükken saldırdılar. Öyle ki kaçamasın diye önce bacağına sonra kalbine hedef aldılar. Günün sonunda ortak bir yerde buluşup,salyalarını akıta akıta Ahmet’e nasıl saldırdıklarını anlatıp,gülüştüler ve bunu kutlamak için bilardo oynama gittiler. Tüm bunlar gözümüzün önünde oldu ancak şu an görüntüsünü izlediğiniz kişiyle birlikte iki katile beraat kararı verdi mahkeme… Şimdi Ahmet toprak altında,canını alan katili yayın açıp “canım sıkılıyor” diye sigara içiyor.
Belgeselini çektiğimiz Hasidik Yahudiler, Chabad-Lubavitch topluluğudur ve ileri düzeyde Siyonisttir.
İsrail yanlısı bu Hasidik Yahudiler, bizim başlangıçta yalnızca kültürel ve yüzeysel bir video çekeceğimizi düşündü. Drew Binsky tarzında; gündelik yaşamı, gelenekleri ve kültürel farklılıkları anlatan daha hafif bir içerik bekliyorlardı.
Kanalımızın popülerliği de, onların bizim çekim talebimize ılımlı yaklaşmasına neden oldu.
Üstelik bu konuyu ilk kez biz çekmiyorduk. Daha önce Tyler Oliveira ve Tommy G gibi içerik üreticileri de benzer videolar hazırlamıştı.
Fakat çekimler ilerledikçe, konunun yalnızca kültürden ibaret olmadığını fark ettik. Aldıkları çeşitli destekleri, İsrail’le kurdukları tarihsel ve ideolojik bağları ve Kudüs’e dair siyasi-dini yaklaşımlarını da keşfettik ve belgeselimizde bunları size aktarmaya çalıştık.
Filistinli çocukları desteklemeyi unutmayın!
ŞEVKET ÇORUH
Marketlerde Alkol satışının yasaklanmasına ilişkin çok güzel yazı paylaşmış.
SANA NE!...
Günah da benim...
Sevap da...
Sana ne!..
Yedim mi yetim hakkı!..
Yaptım mı şerefsizlik!..
Çaldım mı?..
Çırptım mı?...
Etttim mi, kula kulluk?..
Sana ne!..
Benimle birlikte mi bekleyeceksin Araf'ta?..
Senin sırtına mı bineceğim köprüde?..
Sana ne!..
Konduysam daldan dala...
Girdiysem gönülden gönüle...
İçtiysem rakıyı, şarabı...
Bağladıysam geceyi, gündüze...
Sana ne!...
Tuttum mu kolundan seni...
Oturttum mu günah soframa...
Sana ne!..
Sen mi yanacaksın benim yerime!..
Sen mi vereceksin hesabı!..
Sana ne!..
Tamam...
Masum değilim...
Tamam...
Sen değilim...
Tamam...
Belki de deliyim...
Sana ne!..
Sor bakalım karıncaya...
Sor çiçeğe...
Sor kuşa...
İncitmiş miyim belini...
Koparmış mıyım dalını...
Kırmış mıyım kanadını!..
Sana ne!..
Sen mi doldurdun kadehimi!..
Sen mi verdin mezemi...
Sana ne!..
Arama girme Rab'bimle...
Girme...
Suç da benim...
Günah da...
Sana ne...
Şevket Çoruh
Müge Anlı’nın programında tanınan ve bir erkek çocuğun onu ekranda tanıması sonucu “erkek çocuğuna cinsel istismardan” tutuklanan Sinan Sardoğan, cezaevinden tahliye olduktan sonra gittiği kuaförde böyle bir video çekti. Farkettiyseniz cezaevinde epey kilo almış. İşin ilginç yanı gittiği bu kuaföre adeta bir “kanaat önderi, ilim adamı” gelmiş gibi muamele çekiyor ve bu video da her yerde paylaşılıyor.
Sadece hukuk sisteminde sorun yok, toplumda da ciddi bir “ahlaki erozyon” var!
Bu sabah uyandığınızda saat 08.00 civarında dört zargana Ahmet’in etrafını çevirecek. Ahmet,uzaklaşınca ikinci kez çevirip yumruk atacaklar. Canım yandı,şuraya da bakıp eve gidelim dediği pazar tezgahının başında;kaçmasın diye önce bacağından sonra kalbinden bıçaklanacak. Yere düştüğünde kafasına tekme atılacak. Son kez “anne” diyemeden bilincini kaybedecek. Önce katil diye iki kişi tutuklanacak,sonra katillerin dört kişi olduğunu sosyal medya kullanıcıları bulacak. Kamera kayıtları anlık olarak alınmadığı için TÜBİTAK tarafından kurtarılan kısmı aylar sonra dosyaya girecek ve katillerin diğer ikisi de cinayetten 100 gün sonra tutuklanıp birkaç ay sonra “27 Mayıs, 12 Eylül” nutukları ile berat edecek. Bir pazar yerinde çocuklarınızın anısına ağlamak istemiyorsanız Ahmet’i unutmayın. Ben unutmayacağım.
Emine Erdoğan'ın, kendisini eleştiren vatandaştan "şikayetçi" olduğu öğrenildi:
"Ülke hükümdarlığa döndüğü için kendisi benden şikayetçi olmuş.
Ahmetler, Atlaslar ölürken susalım, kadınlar öldürülürken susalım, katiller dışarı salınırken susalım...
Ben susmayı reddediyorum, bu ülke Ata'mın kurduğu ülke, konuşmaya devam edeceğim."
Mattia Ahmet’in annesi Yasemin Minguzzi:
— “Yasa çıkmadı hakkımı helal etmiyorum.”
— “Katile çocuk diyenlere hakkımı helal etmiyorum.”
— “En son Atlas, peki şimdi sıra kimde?”
— “Atlas’ın katillerine de hiçbir şey olmayacak. 4 sene yatacak ne demek bu?”
Bu kadın ülkede linçleniyor sevgili dostlar.. evet bu kadını linçliyorlar.
Sebebi de ne biliyor musunuz? Kendi annelerine benzemiyor. Kendi kete açan örgü yelekle yaşmakla gezen annesine benzemiyor. Kafasındaki anne şablonu gibi değil.
Ulan zaten öyle olsa Ahmet gibi çocuk yetiştirebilir mi mal değneği aha seninki yetiştire yetiştire seni yetiştirmiş acılı anneleri linç ediyorsun. Sığırın kunnadığı.
🔻Eski bir Polis Memuru:
“Sokağın ortasında bile isteye birini öldürüyorsa o, suça sürüklenmiş bir çocuk değildir.
Kafalarında ‘Aslanlar gibi yatar, çıkarım’ algısı var.
Bu düşünce zaten suçların artmasına sebebiyet veriyor.”