AÇIKLAMA
Yavuz Ağıralioğlu ile bir saate yakın görüştük. Başörtüsü konusundaki açıklamasının yanlış anlaşıldığını ve bana da gönderdiği sözkonusu konuşmanın yer aldığı videodaki sözlerinin çarpıtılarak servis edildiğini söyledi.
“Başörtüsü için mücadele etmiş birinin başörtüsüne laf etmesi mümkün mü hocam?” dedi.
Kul hakkına girmemek için paylaşımımı kaldırdım ve bu açıklamayı paylaşma ihtiyacı duydum.
@yavuzagiraliog
Okuldan dönen bir çocuk, İsrail askeri aracını gördüğünde korkudan saklanıyor.
Bu görüntü İsrail’in nasıl aşağılık bir terör örgütü olduğunun en net kanıtıdır! Çocuklar bu katillerden nefret ediyor!
Kamuoyuna Duyuru
Beşiktaş Kulübü olarak sporda adaletin, şeffaflığın ve eşitliğin sağlanması yolunda her zaman lafla değil, somut ve kararlı adımlarla hareket ettik.
Dün oynanan müsabakada, kırmızı kart görerek oyundan ihraç edilmiş bir teknik direktörün açıklamalarının maç devam ederken canlı yayında adeta savunulurcasına aktarılması, yayıncı kuruluşun (beIN Sports) tarafsızlık ilkesini nasıl ayaklar altına aldığını bir kez daha açıkça göstermiştir. Yayıncılık ilkelerini ve sportif rekabetin dürüstlüğünü zedeleyen bu tutuma; pozisyonların ekrana ve VAR odasına yansıtılmasında sergilenen seçici ve manipülatif yaklaşımlara karşı duruşumuz sadece sosyal medya mesajlarından ibaret değildir.
Nitekim Kulübümüz, yayıncı kuruluş hakkında geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na resmî suç duyurusunda bulunarak Türk sporu adına tarihi ve somut bir hukuki süreç başlatmıştır.
Son günlerde yaşanan gelişmeler ve diğer kulüplerin de benzer şikayetleri dile getirmeye başlaması, attığımız bu hukuki adımın ne kadar haklı ve zamanında olduğunu bir kez daha net bir şekilde gözler önüne sermiştir.
Sporda adalet ve tarafsız yayıncılık talebinde samimi olan tüm Türk spor kamuoyunu ve kulüpleri, temennilerle yetinmek yerine başlatmış olduğumuz bu somut hukuki mücadelenin arkasında durmaya ve takipçisi olmaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız.
Beşiktaş JK
🇹🇷 Cihat Yaycı :
Miçotakis yalnızca gayri askeri statüdeki Meis’e gitmemiş; Yunanistan’a hukuken devredilmemiş olan Türkiye’ye ait Karaada ve Fener Adası’na da çıkmış, buradaki askeri karakolları ziyaret etmiştir.
Bu, sıradan bir gezi değil; egemenlik iddiası taşıyan, Türkiye’ye yönelik planlanmış bir siyasi ve askeri tahriktir.
Kulübümüzden Açıklama
13 Eylül 2026 tarihinde ülkemizin güzide yayın kuruluşu TRT Spor’da yayınlanan Yüz Yüze Futbol programında futbolcumuz Orkun Kökçü hakkında eleştiri sınırlarını fersah fersah aşarak haksız ithamlarda bulunan Beşiktaşlı yorumcu Kaya Çilingiroğlu’nu şiddetle kınıyoruz.
Geçmişten bu yana olduğu gibi ne zaman Beşiktaşımızda işler yolunda gitse rakiplerimizden önce ne yazık ki Çilingiroğlu gibiler surda delik açmak ve camiamızın huzurunu bozmak için beyhude bir çaba sergilemektedir.
Hakemlerin sezon başından bugüne kadar aleyhimize yapmış olduğu bariz hatalar tüm Türkiye’nin malumuyken basit bir baraj bile kuramayan hakemi eleştirmek yerine takımımızın hakkını savunan Kaptanımız Orkun Kökçü’yü eleştiren Çilingiroğlu’nun niyetinin ne olduğununun takdirini kamuoyuna bırakıyoruz.
Camiamız birlik beraberlik içinde olduğu sürece Çilingiroğlu ve türevlerinin hezeyanları tarihin çöplüğündeki yerini alacaktır.
TRT’de görev yapan yorumculardan; objektiflik, eşitlik ve basın meslek etik ilkeleri kapsamında davranmalarını beklemek en doğal hakkımızdır.
Futbolcumuz Orkun Kökçü, çocukluk aşkı Beşiktaşımızın formasını giydiği ilk günden beri terinin son damlasına kadar layıkıyla mücadele etmiş, bundan sonra da etmeye devam edecektir.
Kaptanımız Orkun Kökçü başta olmak üzere futbolcularımızı haksız ithamlarla hedef göstermeye çalışanlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Beşiktaş JK
The documents and photographs we have released from our Ministry’s archives once again reveal the atrocities committed by the Greek Army in Anatolia between 1919 and 1922.
During their occupation of Anatolia and subsequent retreat, Greek forces pursued a systematic policy of destruction—a fact recognized in the Lausanne Peace Treaty and various international reports.
The records we are sharing hereby serve as a harrowing example of a massacre perpetrated against the Turkish civilian population in a village near Bursa.