Bugün #12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü. Ama bu düzende çocuk işçilik mücadele edilen değil, devlet eliyle büyütülen bir gerçek.
Üstüne gerçek sayı gizleniyor. Resmî kayıtta 869 bin çalışan çocuk görünürken, MESEM ve kayıt dışı çalışma eklendiğinde uzmanlar gerçek sayının 3-4 milyona yaklaştığını söylüyor
FELÇLİ KADININ BAKICISI İSTEMEDİ DİYE ÖTANAZİ İSTEMİŞLER!
Adı Arap…
Yıllarca bir evin balkonunda, tek gözü görmeden, kilolu bedeniyle hayata tutunmaya çalıştı.Sonra bir gün…
Bakıcısı istemediği için kapının önüne bırakıldı.
Bir can, bir eşya gibi.Ötenazi için kliniğimize getirildi…
Ama biz ötenazi yapmıyoruz.
Çünkü her canın bir şansı, bir umudu, bir yolu vardır.Arap kaçamaz, yükseğe çıkamaz, sokakta yaşayamaz…
Ama sevgiyle yaşayabilir.
Güvenle, sıcak bir yuvayla, merhametle yaşayabilir.Şimdi onun için korunaklı, güvenli, sevgi dolu bir yuva arıyoruz.
Çünkü Arap’ın hikâyesi burada bitmeyecek.
Bir kapı kapandı ama bir kalp açılırsa hayatı tamamen değişecek.Sahiplendirme yeri:
Kadıköy Ata Veteriner Kliniği
0534 637 52 67
İstanbul / Kadıköy
Rahmi Koç’un Kürt kadınlarının bedenini, dilini, kimliğini ve onurunu hedef alan ayrımcı ve aşağılayıcı ifadelerini kabul etmiyoruz!
Bu pervasız sermaye ve erkek egemenlik ittifakı, karşısında her dilden ve kimlikten biz kadınların ortak mücadelesini bulacak. #RahmiKoçÖzürDile
Ethem Sarısülük’ü anmak için bir araya geldiğimiz yürüyüşe polis saldırdı.
Gezi’den miras aldığımız mücadelemizi baskı ve ablukalar yıldıramaz. Gezi’de düşene, dövüşene bin selam!
Gezi Direnişinde kaybettiğimiz Mehmet Ayvalıtaş'ı anmak için mezarı başında buluştuk. Gezi'de yitirdiklerimizin hesabını soracağız, miras bıraktıkları özgürlük mücadelesini hep birlikte büyüteceğiz.
Bayramı geride bıraktık. Kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri, kadına yönelik şiddet ve cezasızlık bayramda da durmadı.
Geçtiğimiz günlerde;
🟣 İstanbul Kağıthane’de Burçak Şişman, yıllar sonra komadan çıktıktan sonra evli olduğu erkek Adem Şişman’ın kendisini balkondan ittiğini anlattı.
🟣 Ankara’da Mart ayında yüksekten düşerek ölen Türkan Biçer’in, ölmeden önce nişanlı olduğu erkek F.Ö. tarafından öldürülmeden önce darp edildiğine ilişkin görüntüleri gördük.
🟣 Ankara’da Semanur yüksekten düşerek hayatını kaybetmişti. Semanur’un intihar etmesine dair bakanlığın “hayatın olağan akışına aykırı” itirazına rağmen, savcılık Semanur’un ölümüne ilişkin dosyada ikinci kez takipsizlik kararı verdi.
🟣 Konya’da 19 yaşındaki Hene Ebuzeyb, çalıştığı kafenin deposunda ölü bulundu.
🟣 Çanakkale’de 72 yaşındaki Maya Ülker, Ramazan Cantürk tarafından sopa ile fiziksel şiddete uğradı. Maya Ülker, uğradığı fiziksel şiddet sonucu hayatını kaybetti.
🟣 Antalya’da 16 yaşındaki MESEM öğrencisi Yasemin, stajyer olduğu kuaförden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Hâlâ Yasemin’in nerede olduğunu bilmiyoruz.
🟣 Elazığ’da Derya Çelik, boşanma aşamasında olduğu Murat Çelik tarafından, kendi hayatı hakkında karar vermek istediği için ateşli silahla öldürüldü.
Biliyoruz, bu ülkede asıl sorumlular bu isimleri unutuyor, bu kadınların ölümlerinin verilerini tutmuyor, şüpheli kadın ölümlerini ölümden dahi saymıyor. Ama biz sayıyoruz; her bir ismi akıllarımıza kazıyor, bu isimlere verdiğimiz sözle mücadelemizi sürdürüyoruz.
Yüksekten itilen, ormanlık alanlarda bulunan, ölümü aydınlatılamayan, kendi evinde ve kendi odasında öldürülen, karar verme hakkı tanınmayan, yaşam hakkı elinden alınan, kaybolan ve bulunamayan, şu an belki adını dahi bilmediğimiz, öğrenemediğimiz tüm kadınlara sözümüz: Şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız, kadın cinayetlerini durduracağız.
13 yıl önceki Gezi Parkı direnişi sonrasında açılan davalarda yargılanan ve tutukluluk halleri devam eden Gezi tutsakları, AİHM ve AYM kararlarına rağmen hukuka aykırı bir şekilde halen cezaevinde tutulmaktadır. Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca iç hukukun üzerinde yer alan uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’nın 153. maddesi gereğince tüm yargı ve idari organları bağlayan AYM kararlarının uygulanmaması açık bir anayasal ihlaldir.
Anayasayı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını yok sayan bu fiili uygulamalara derhal son verilmelidir. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak yargı kararlarının arkasından dolanılmamalı, AYM ve AİHM kararları derhal uygulanarak Gezi tutsakları tahliye edilmelidir.
Hukuk düzenini yok sayan bu uygulamalara karşı Gezi’nin yolundan yürüyoruz. Mücadeleye devam!
Anlaşılan durum çok ciddi!
AKP’yi ciddi ciddi göndereceğiz.
Belli ki büyük bir telaş içerisindeler, CHP Genel Merkezi’ne polisi saldırttılar. Valilikten, emniyetten medet umdular. Dünya siyasi tarihinde örnekleri görülse de bu düzey bir rezalet yaşanmadı.
Bravo👏, onu da siz yaptınız.
Demek ki AKP’nin gidişi artık çok gerçek. Durum ciddi.
Ana muhalefet partisinin seçilmek üzere olan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu tutukladılar. Belediye başkanlarını tutukluyorlar. Yetmedi.
CHP’li vekilleri ilhak ettiler, siyasi şovlarını yaptılar. Yetmedi.
Susturabileceklerini sandılar. Korkutabileceklerini sandılar. Olmadı.
Bayram arifesinde jet hızıyla CHP’nin binasına, hesaplarına, kurumsal varlığına saldırdılar. Girdiler, dağıttılar...
Ama dağıtamadıkları iki şey vardı:
İktidarın karşısında daha da kenetlenen umudundan vazgeçmeyen muhalefet,
Bizzat saldırı altındaki CHP'nin seçilmiş, meşru lideri Özgür Özel oldu.
Ne mahkeme kararıymış?
Yaşananlar yalnızca bir hukuk meselesi ya da parti içi hesaplaşma değil.
Biz kadınlar “gerçek adalet” ile onun taklidini yaşamlarımızdan biliyoruz.
Eril adaletin yanına şimdi bir de yandaş adalet eklendi.
Yıllardır erkek şiddetine karşı yaşam mücadelesi verirken cezasızlık politikalarının, keyfi kararların ve demokrasiye müdahalelerin aynı düzenin parçaları olduğunu yaşayarak gördük.
Kadın düşmanı politikalarla hukuksuzluk hiçbir zaman birbirinden bağımsız olmadı.
Bu yüzden bugün de seçme ve seçilme hakkımıza, demokrasiye sımsıkı sarılıyoruz.
Meydanlarda omuz omuza mücadele ediyoruz, edeceğiz.
Gerçek adalet halkın vicdanında hayat bulur.
AYM kararlarının uygulanmasıyla olur.
Sözleşmelerin uygulanmasıyla olur.
İşine gelmeyen kurumu, yasayı ya da hakkı baypas ederek adalet sağlanamaz.
Susturamadıkları, korkutamadıkları, bastıramadıkları; evlere kapatamadıkları kadınlar, gençler, emekçiler ve oyuna, seçimlerine, geleceğine sahip çıkanlar olarak hiç olmadığımız kadar güçlüyüz.
Demokrasiyi söndürmeyecek,
dikta ve aparatlarına geçit vermeyeceğiz.
Çok titrettik.
Düşüreceğiz de.
🟣 Bir polisin, kadınları koruması gerekirken cinsel saldırıda bulunduğu bu sistemi değiştireceğiz, sorumlulardan hesap soracağız.
Aralık ayında Ankara’da arama kararı olmamasına rağmen bir eve giren polis Hüseyin Kılıç evde bulunan A.A.’ya cinsel saldırıda bulunmuştu. Yürütülen davada, arama yapmak için hukuksuzca girdiği evde bulunan kadına cinsel saldırıda bulunan polis Hüseyin Kılıç 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı ancak tutuklu geçirdiği süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi.
Şimdi polis Hüseyin Kılıç görevi kapsamında belki bir kadının koruma kararı telebini değerlendirecek, belki bir kadın cinsel saldırı şikayetiyle kendine başvuracak.
Kadınları koruması gereken sistem, failleri meslekleriyle, unvanlarıyla, cezasızlıkla koruduğu için artık ülkede savcılar kadınları öldürmeye teşebbüs edebiliyor, polisler kadınlara cinsel saldırıda bulunabiliyor. Şüpheli kadın cinayeti dosyalarında şüpheli olarak kolluk görevlilerinin, yargı görevlilerinin isimleri geçiyor. Sorumlu herkes hesap verene, polis Hüseyin Kılıç hak ettiği cezayı alana dek mücadelemizi sürdüreceğiz. A.A. asla yalnız yürümeyecek.
🔴 Genel Başkanımız Hakan Öztürk, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yaptığı dayanışma ziyaretinin ardından mutlak butlan kararını İlke TV’ye değerlendirdi.
💬 "Eğer mahkemeler böyle olacak idiyse, mücadele veren partiler böyle olacak idiyse bu cumhuriyet niye kuruldu? Bu çok partili rejim niye kuruldu? Bu parlamento niye kuruldu? Bu durumu kökten reddediyoruz."
💬 "Bu CHP’nin sadece kendi kongreleriyle ilgili değildir. Demokrasiyi koruyacaksak bu bir partinin normal bir şekilde işlemesini koruyarak yapılabilir."
🔴 Genel Başkanımız Hakan Öztürk, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yaptığı dayanışma ziyaretinin ardından mutlak butlan kararını değerlendirdi.
💬 "CHP'nin vereceği mücadelenin yanında olacağız. Çünkü bu çok genel manada bir partinin iradesine sahip çıkması mücadelesidir. CHP'ye yönelik bu baskılar, seçme ve seçilme hakkının kullanılmasının gasp edilmesi anlamına geliyor.
Hepsiyle beraber bu bir demokrasi mücadelesidir, anayasal hakları koruma mücadelesidir. Bunu sonuna kadar savunmak gerekir."
Butlana, Kayyıma, İrade Gaspına Geçit Vermeyeceğiz!
Kadıköy Süreyya Operası'ndan CHP Kadıköy İlçe Binası'na yürüdük. Siyasi iktidarın mutlak butlan kararını tanımıyoruz. Hukuksuz, antidemokratik saldırılara karşı birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.
Seçimi kaybedeceğini anlayan siyasal iktidar yargı kararlarıyla muhalefetin önünü kesmeye çalışıyor.
Siyasi partiler; dernek, vakıf ya da şirket değillerdir. Şirketleşmiş bir tüzel kişilik gibi kabul edilemezler. Siyasi parti kurultayları da sıradan özel hukuk uyuşmazlığı gibi değerlendirilemez.
Buna rağmen CHP kurultayının adeta bir dernek genel kurulu gibi ele alınması, seçim hukukunun kendine özgü yapısını yok saymaktadır.
CHP kurultayına yönelik inceleme adli yargıya değil seçim yargısına konu edilebilir. Kurultaya ilişkin iddialar medeni hukuk uyuşmazlıklarına bakan mahkemelerde değerlendirilemez. Kurultaya yönelik iddialar ancak YSK ve ilgili seçim kurullarınca incelenebilir.
Ortada yapılmış bir kurultay, ortaya çıkmış bir delege iradesi ve ilan edilmiş bir seçim sonucu bulunmaktadır. Nitekim YSK ve ilgili seçim kurullarınca bir yaptırım uygulanmamıştır.
Kaldı ki iptal edilen kurultay sonrasında başka bir kurultay yapılmış ve yeni yönetim seçilmiştir. Eski kurultayın iptali de yeni yönetimin görevi bırakmasını gerektirmez.
EHP’li Avukatlar olarak butlana, kayyıma, faşizme karşı omuz omuzayız!
İktidarın işine geldiğinde vefakar iş insanları gözükenler, ortaklık bozulunca suç örgütüne dönüşüyor. Eğitim, sermayenin ve AKP iktidarının ayak oyunlarının mezesi olmayacak.
💬 “Demokrasi isteyenlerin, işçi sınıfının davası için mücadele edenlerin yaklaşımı şu olacaktır: ana muhalefete böyle bir baskı olmasın ve çözüm süreci de sonuna kadar yürüsün. Mücadeleden hiçbir boyutuyla geri durmamalıyız.”
Genel Başkanımız Hakan Öztürk (@HakanOzturkEHP), CHP’ye mutlak butlan kararını Medya Digital’e değerlendirdi.
Bilgi Üniversitesi bir gecede tek adam kararıyla kapatıldı.
Gençlik sessiz kalmıyor, mücadeleyi büyütüyor. Eğitim hakkı gasp edilemez, üniversiteler AKP’nin rant kapısı değildir.
📢 Tek adama karşı tek yumruk, üniversiteler bizimdir!
Eğitimi piyasalaştıran, keyfi kararlarla üniversiteleri kapatanlara karşı buluştuk! Arkadaşlarımız asla yalnız yürümeyecek!
📍Bilgi Üniversitesi