Timur Soykan: "Açık söyleyeyim, toplumda şöyle bir durum var: yani "kime güveneceğiz" hâli var.
Devlete güveniyorsunuz, Kızılay'a güveniyorsunuz; Kızılay'ın çadır sattığı ortaya çıkıyor.
Yani devlet kurumlarına bakıyorsunuz, yargıya bakıyorsunuz çürüme her yerde.
Şimdi Haluk Levent hakkındaki bu iddialar da doğruysa... Ahbap'a güveniyor insanlar, depremde parasını oraya gönderiyor, bağış yapıyor.
Ve gerçekten bunların toplumda çok büyük bir güvensizlik ve bir pes ediş yaratmasından korkuyorum.
Sürekli bir kandırılma haliyle, sürekli bir aldatılma haliyle insanların toplumsal dayanışmadan, yardımlaşmadan kopması kaygısını da yaşıyoruz açıkçası."
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
🔴Öldürüleceğini açıklamıştı!
O röportajtan çarpıcı bir kesit;
“Ben 5 Mayıs’ kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum. Ben ve kızım bir şekilde hayattan koparılacağız. Biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum. Başıma bir şey gelirse bu karanlık yapı ve beni koruyamayanlar, sesimi duyup da susanlar sorumludur. Kamuoyuna sesleniyorum; intiharım asla söz konusu değildir. Başıma bir şey gelirse intihar süsü verilerek üzerinin örtülmemesini, peşine düşülmesini istiyorum.”
Zeytinburnu'nda ölü bulunan anne Fatma Nur Çelik'e vakıf şubesinde tecavüz edip 2017 yılında evlendikten sonra, 3 yaşındaki öz kızına cinsel istismarda bulunan ve kuvvetli deliller olmasına rağmen TUTUKSUZ yargılanan Kuran'a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler.
Ankara’da AŞTİ’de aracını kiraladıkları Binali Arslan’ı kaçırarak Mersin’de öldüren IŞİD’liler.
14 kişilik bu IŞİD’li aile, bu kılık kıyafetle Ankara Demetevler’den saatlerce yürüyerek AŞTİ’ye gelmişler, kimse durdurmamış. AŞTİ’nin yanındaki parkta bir gece kalmışlar, yine kimse fark etmemiş!
Tabii ki şüphe çekmez, çünkü bu iktidarın tek derdi siyasi muhalifleri. Gece yarısı mahkeme çalıştırıp Ayşe Barım’ı tutuklamayı iyi biliyorlar.
Murat Ağırel: "Ehliyet sınavından kalanların sınavlarını yükseltmişler.
Ali diye biri 8 almış, 70 yapmışlar.
Rastgele işaretle daha fazla puan alırsın." https://t.co/5zLKO25jMg
Polis kovaladı, bakkal çelme taktı, fırıncı vurdu.
‘Vurmayın öldüm!’ dedi.
Durmadılar!
Son tekmeyi de vurdular...
Hukuksuzluk yıllarca sürdü...
Katiller hep korundu..
Ali İsmail Korkmaz'a yapılan hukuksuzluk ve kötülük bin yıl unutulmaz...
Katillerine milyon kez lanet olsun...
Ali İsmail Korkmaz hep 19 yaşında...
#AliİsmailKorkmaz
2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli'nde tarihin en büyük insanlık suçlarından biri olan katliamda yitirdiğimiz canları saygı ve özlemle anıyoruz.
Müzik: Zülfü Livaneli
Fotoğraflar: https://t.co/4vbYWWj5ec
Video: İnkılap Kitabevi
#madımak#2temmuz1993#UnutMADIMAKlımda
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…