AKP’nin belgeli gemi vurgunu!
Türkiye Petrolleri A.Ş.‘nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.‘nin;
Sondaj gemilerine aldığı ‘platform destek gemileri hizmetleri’ için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO’dan tahsil ediyor, ardından şirketlere aktarıyor.
Her sondaj gemisi başına ortalama 2 adet platform destek gemisi hizmeti kiralanıyor.
🔴Sondaj gemisi başına ödenen destek gemileri hizmet tutarı⬇️
Günlük: 30.000 Dolar
Aylık: 900.000 Dolar
Yıllık: 10.950.00 Dolar
🔴Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO’nun kasasından çıkan toplam tutar⬇️
Günlük: 165.000 Dolar
Aylık: 4.950.000 Dolar
Yıllık: 60.225.000 Dolar
İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için;
Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet tutarı toplamı:
En az 225 Milyon Dolar!
Güncel kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira!
Oysa TPAO’nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini defalarca kez satın alması mümkündü!
TPAO mevcut 6 sondaj gemisini, onlarca yıllık operasyonlar için satın aldığına göre;
Bu sondaj gemilerinin kullanması zorunlu olan destek hizmet gemilerini niye satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralıyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soruyorum!
Bu para kimlerin cebine giriyor, derhal açıklayın!
İşte kesilen faturanın belgesi⬇️
Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
Esenboğa Havalimanındaki büyük skandal!
Açılışı 19 Ocak 2026’da CB Erdoğan’a yaptırılan 3.piste, yolcu uçakları neredeyse hiç iniş yapamıyor!
Zira 3.pist bölgesine usulsüz olarak dökülen 1 milyon metreküplük (50.000 adet kamyon) hafriyatın;
Kara ve hava arasındaki sinyalizasyonu bozması nedeniyle;
Yolcu uçaklarının 3.piste;
🔴 Güneybatı yönünden hiç iniş yapamadığını,
🔴 Kuzeydoğu yönünden ise sadece 1-2 uçağın iniş yapabildiğini,
tespit ettik.
Günde ortalama 150 uçağın iniş yaptığı Esenboğa Havalimanındaki bu hafriyat kepazeliği nedeniyle;
Uçakların %99’u 1. ve 2.piste (eski pistler) iniş yapmak zorunda kalıyor.
3.piste ise (yeni pist) uçakların sadece %1’i iniş yapabiliyor!
Zira 3.pistteki ILS sistemleri ve VOR cihazının sinyal oluşum alanına serilmiş olan hafriyat miktarı ve yüksekliği dehşet verici seviyede!
Durum rezalet⬇️
🔴ILS sistemindeki Glide Path cihazı sinyal alamadığı için, uçaklar inişte %3’lük süzülme açısını yakalayamıyor❗️
🔴ILS sistemindeki Localizer cihazı sinyal alamadığı için, uçaklar pisti ortalayamıyor❗️
🔴VOR cihazı sinyalleri salınım yaptığı için, bu nedenle uçakların adeta navigasyon sinyali kesiliyor❗️
Skandalın ispatı niteliğindeki Devlet Hava Meydanları İşletmesinin resmi belgelerine ulaştık.
Bu belgelere göre;
🔴 VOR cihazına ait 600 metre yarıçaplı alan içerisine hafriyat serilmemesi gerektiği,
🔴 ILS sistemlerine ait hassas ve kritik sahaların olduğu gibi korunması gerektiği,
🔴Bu sahaların katiyen ihlal edilmemesi gerektiği,
belirtiliyor.
❗️Buna rağmen bu alanlara hafriyat döküldüğü tespit ediliyor.
🔴 Dökülen hafriyatın kaldırılması isteniyor.
🔴 VOR cihazının uçuş kontrolden geçtiği durumuna getirilmesi isteniyor.
❌ Fakat hafriyatın kaldırılması konusunda herhangi bir faaliyetin başlatılmadığı belirtiliyor.
Ve yine uyarıyor!
🔴 3.pistin ILS sistemleri ve VOR cihazı sinyal oluşum sahasına serilmiş hafriyatı kaldırın diyor!
Sonuç⬇️
Hiç utanmadan sıkılmadan; 1 milyon metreküp hafriyat hala 3.pist bölgesinde duruyor.
ILS ve VOR cihazlarının sinyalleri hafriyat tepeleriyle kesildiği için uçaklar yeni piste neredeyse hiç iniş yapamıyor.
3.piste, Pursaklar yönünden gelen hiçbir uçak iniş yapamazken, Çubuk yönünden gelen uçaklar ise tek tük iniş yapabiliyor.
O da yağmur, kar, sis, bulut yoksa hava açıksa, adeta planör uçuşuyla…
Havayolu güvenliği açısından hayati olan bu sistemlerin çalışabilmesi ve pistin inişlere uygun hale getirilmesi için;
Derhal hafriyatın kaldırılıp, en yakındaki belediye döküm sahasına taşınması gerekiyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na sesleniyorum!
CB Tayyip Erdoğan’a bir zahmet açıklayın⬇️
6 ay önce açılışını yaptığı pisti, siz adeta bir hafriyat döküm sahasına çevirdiğiniz için;
3.piste yolcu uçakları doğru düzgün iniş yapamıyor.
NATO zirvesi için gelecek uçakların 3.piste inemeyeceğini bilsin ki, boşa düşmesin!
🇬🇷Haberi yine Yunan gazetesi eKathimerini’den öğrendik.
➖Patrik Bartholomeos ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Saray’da görüşmüş.
➖Çok sıcak bir atmosferde gerçekleşen görüşmede;
Eylül 2026'da açılması planlanan Heybeliada Ruhban Okulu konusu ele alınmış.
🇺🇸Tom Barrack’ın açıkladığı plan tıkır tıkır işliyor!
Bu ülkede darbelerle kesintilere uğrayan yarım yamalak bir demokrasi vardı, o da bitti.
Türk tipi başkanlık sistemiyle birlikte padişahlık rejimi başladı.
Batı medeniyeti sayesinde aydınlanan ve yarım yamalak da olsa demokrasinin tadını alan bu millet, bu " teokratik, otokratik, monarşik" Orta Çağ rejimini asla kabul etmez.
Hele hele yeni nesiller hiç kabul etmez.
Saray ittifakı, bu "teokratik, otokratik, monarşik tek adam rejimi" inşa etme ve devlet gücüyle dayatma sevdasından vazgeçmezse, bu millet monarşiden yana olanlarla, demokrasiden yana olanlar olarak ikiye bölünür, devletle millet karşı karşıya gelir ve Allah korusun Türkiye İran'dan beter olur!
Yapmayın beyler yapmayın; bu ülkeye, bu devlete ve millete bu kötülüğü yapmayın.
Bırakın şu "teokratik, otokratik, monarşik Orta Çağ rejimi" inşa etme hastalığını da, Avrupa'yı bile kıskandıracak ve İslam ülkelerine rol model olacak demokratik, laik, sosyal hukuk devleti inşa edin.
Türk vatandaşları Temu’dan 30 dolara ürün alıp ülkeye sokamazken elin yabancısı kaynağı belirsiz milyon dolarlarını vergi bile ödemeden ülkeye sokabiliyor.
Ferdi başkanın seçim kampanyasını ben yaptım.
Madem bu kadar para verilmiş;
Biz neden Seçim Koordinasyon Merkezi( Skm) dahi olmadan kampanya yaptık! Bütün toplantılarımızı Ferdi başkanın mimarlık ofisinde ya da Chp Manisa İl başkanlığında yaptık?
Bizim neden seçim otobüslerimiz, araçlarımız yoktu?
Biz neden medya satınalma yapamadık!
Ferdi Başkan kampanya giderlerini neden cebinden karşıladı?
Ferdi başkan bütün kampanyayı neden 2015 model bir araçla tamamladı?
Ben bütün kampanya süresince neden kendi aracımı kullandım, benzinimi dahi kendim karşıladım?
Neden, kampanya için çalışan gönüllüler dahil, herkes kendi yemek paralarını kendileri ödedi?
Sahaya çıktığımızda Milletvekilleri, İl Başkanı, yöneticiler kendi ceplerinden harcama yaptılar ?
Hayatını kaybetmiş, cevap veremeyecek bir insan üzerinden Genel Başkan Özgür Özel’e saldırmayı, karalamayı göze alacak kadar alçalmazsınız diye düşünüyorduk.
Kaybedecek ne çok şeyiniz var ki buna dahi tenezzül ediyorsunuz!
Oha paraya bak 7.7 milyar liralık ihale vermiş kendi şirketine. Bir ilçe belediyesinin verdiği ihaleye bak. Resmen belediyeyi soymuş herif. Hem de alenen öyle kasasına ihale verme falan da yok :)
İmamoğlu casus ya. Aynen. Suçu olmasa niye alsınlar.
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
🚨Levent Gültekin’den gündemi sarsacak "Mutlak Butlan" ve Kılıçdaroğlu iddiası!
"86 milyon, başrollerinde tüm siyasilerin olduğu, 2002'den beri kurgulanan bir filmi izliyoruz!"
Peki Kılıçdaroğlu neden aday oldu? Yeni Anayasa planının arkasında ne var?
#ChpBaşkanıÖzeldir
💥 Merkez Bankası'nda çöküş... İki saatte 14 milyar dolar gitti. Borsa'daki 2 trilyon liralık çöküş... Yarın bitmez.
🇬🇧 Londra'da BBVA'nın Türkiye Yatırım Konferansı'nda Mehmet Şimşek'in yüzüne bakıp salonu terk etti banka ve fon müdürleri.
💢 "Bizimle alay mı ediyorsunuz? Siz burada konuşurken, Türkiye'de ana muhalefet partisine kayyım tayin edildi." dediler ve salonu terk edip gittiler.
💡 Şimşek yerin dibine geçti.
💵 Yarın evdeki gümüşlere kadar satacaklar. Zecri tedbirler (Polisiye) de masada. Herkese geçmiş olsun.
“Mutlak butlan kararı gelirse parti yönetme yetkisi o günkü kongre divanın başkanına verilmek zorundadır.
O günkü kongre divanı başkanı kim?
Ekrem İmamoğlu.
Yani Butlan davası gelirse genel başkanlık Sn. İmamoğlu’na devredilmelidir.”
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş| 19 Nisan 2026
Hiç eğip bükmeye gerek yok.
CHP'ye yönelik mutlak butlan kararı Türkiye'de siyasetin yol ayrımıdır ve:
Bu kararı kabullenip siyaset yapmaya devam edecek, bunu sindirebilecek her siyasi parti artık fiilen Cumhur İttifakı bileşenidir.
Polis Memuru Mehmet Erbil intihar etti.
İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nde görevli, evli ve biri otizm tanılı 2 çocuk babası...
İddiaya göre; polis memuru Mehmet Erbil, görevi başındayken “ehliyetsiz araç kullanan” bir şahsa kanun uyarınca trafik cezası yazdı.
Trafik cezasını yazdığı şahıs, polis memurumuz Mehmet Erbil’i “Ben Başakşehir Kaymakamının yakınıyım” diyerek ceza yazmaması konusunda “uyardı”; polis memurumuz cezayı yazdı.
İddiaya göre; Başakşehir Kaymakamı İlçe Emniyet Müdürünü aradı, cezai işlem uygulanan kişinin cezayı yazan polis memuruna “Kendisinin kim olduğunu söylemesine rağmen" ceza yazıldığını söyledi ve bundan sonra polis memuru Mehmet Erbil mobbing görmeye başladı.
"Seninle çalışmak istemiyoruz" dendi...
Arkadaşlarıyla bir kafede otururken amiri geldi, kendisini uyardı, arkadaşlarına GBT yaptı...
Amirlerinin mobbingine maruz kaldı...
Jet hızıyla görev yerinin Bağcılar olarak değiştirilmesi "uygun bulundu."
Her şey birkaç gün içinde oldu.
İddialar sarsıcı, soruşturulmaya muhtaç...
Tüm iddiaları Meclis'e taşıdım, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye sordum:
1. Başakşehir Kaymakamı, “ehliyetsiz araç kullanan” bir şahsa kanun uyarınca yazılan bir trafik cezası için İlçe Emniyet Müdürünü aramış mıdır? Kaymakam cezai işlem uygulanan kişinin cezayı yazan polis memuruna “Kendisinin kim olduğunu söylemesine rağmen ceza yazıldığını” söyleyerek polis memurunu müdürüne şikayet etmiş midir? Bu iddialar araştırılacak mıdır?
2. Kaymakam tarafından aranan İlçe Emniyet Müdürü, görevini yapan polis memuruna mobbing uygulamış mıdır? Polis memuru Mehmet Erbil’e görevli olduğu müdürlükte “Seninle çalışmayacağız, seni istemiyoruz” gibi beyanlarda bulunulduğu doğru mudur?
3. Mehmet Erbil’in izinli olduğu bir günde arkadaşlarıyla bir kafede otururken bir başkomiserin mekana gelip Erbil’i uyardığı, birlikte oturduğu arkadaşlarına GBT yaptığı ve tayininin çıkacağını söylediği iddiaları doğru mudur?
4. Ceza işleminin uygulandığı gün ve saatten, polis memuru Mehmet Erbil’in intihar girişiminde bulunduğu ana kadar; iddiaların odağındaki Başakşehir Kaymakamı, Başakşehir İlçe Emniyet Müdürü ve ilgili Trafik Denetleme Büro Amiri arasında gerçekleşen telefon görüşmelerine ait HTS (arama/mesaj) kayıtları geriye dönük incelenecek midir?
5. Polis memuru Mehmet Erbil’in izinli gününde arkadaşlarıyla oturduğu kafeye giderek GBT sorgulaması yaptığı iddia edilen başkomiserin, bu işlemi hangi yasal gerekçe, emir veya ihbara dayanarak yaptığı resmi kayıtlarda mevcut mudur? Söz konusu kafenin güvenlik kamerası görüntüleri ve o esnada sistem üzerinden yapılan GBT sorgulama kayıtları güvence altına alınmış mıdır?
6. Polis memuru Mehmet Erbil’i intihara sürüklediği iddia edilen tüm bu olaylar zincirinin ve iddiaların araştırılarak gerçeğin ortaya çıkması amacıyla; Başakşehir Kaymakamı, İlçe Emniyet Müdürü ve söz konusu başkomiser ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır? Konuyla ilgili Bakanlığın ilgili teftiş kurulları harekete geçirilmiş midir?
7. Polis memuru Mehmet Erbil’in İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nden Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği’ne görevlendirilmesinin gerekçesi nedir?