Doktor beyin gerginliğine kızan insanlar, hiçbir zaman bir insanın canı sizin ellerinizde olmadığı için bunun getirdiği sorumluluğu ve stresi bilemezsiniz. Bırakın da gergin ve keskin olsun öyle bir anda. Bu kadar prenses olmayın
Acil servislerin sadece acil hastalar için olduğunu anlamayan bir bilinç düzeyinde ne yapılabilir?
Sağlık sistemi, bir politik sömürü aracı olmaktan çıkarılırsa düzeltilme olasılığı doğar.
Hekimini şiddete ve cehalete kurban eden sistem!
e bağırsana doktor yerinde neden yok ben burda doktor beklemek zorunda mıyım vergimden maaş alıyorsa 12 saat yerinden kalkmayacak tuvalete gitmeyecek doktor mola yapsın diye mi para veriyoruz diye bağırsana neden yapmıyosun “sakin sakin” beklemişsin ondan olabilir mi bu sakinlik
Malpraktis adaletle konuşulacaksa, önce gerçeklerle yüzleşelim.
Günde 100 hasta bakmaya zorlanan bir poliklinik hekimi…
Acilde 1 saatte 50 hasta gören bir doktor…
Bu koşullarda hata olmaması istisna,
bir şeylerin atlanması kaçınılmazdır.
Bu tablo varken “malpraktis” sadece hukuki bir kavram değil,
sistemin ürettiği bir sonuçtur.
Acile gelen hasta 60 dakikadan fazla beklemeyecek diye yırtınan bunun için sistem kuran başhekimleri biliyoruz..
Sormak gerekir bu hengamede nasıl beklemeyecek,sistemin suçunu hekime yıkmak en kolay kaçış değil mi ?
Bir hekim neslinin meslek aşkını ACİLLERDE TÖRPÜLEDİNİZ,YETER!!
Hastalara 2.5 dakika ortalama hızda baktığımda bile "içeride ameliyat mı yapıyorsun" diye sorun çıkaranların olduğu bir ülkede bence verilen hizmet bile fazla. 30 saniyede Dr un aklına doğru tanı tedavi gelmiyorsa yapacak bir şey yok bu saçma sapan sistemin içinde
ya bu nasıl bir akıl tutulmasıdır cidden ben bilmiyorum, anlamıyorum, anlamayacağım... şu zincirde en son halka bile değil doktorlar. çünkü olması gereken tedaviyi uygulayıp göndermişler. o anki semptom ve test sonuçlarına göre başka ne yapacaklardı bilmiyorum. asıl sorgulamanız gereken, acillere gerçek acil hastası gelmemesi... gerçek acil hastalarını gözlem altında tutabileceği bir alanı kalmıyor doktorların çoğu zaman. belki 24 saat izlemde tutacakken klinik durumu iyiyse ve testleri de o kadar kötü görünmüyorsa ayaktan takip edip erkenden taburcu etmek durumunda kalıyorlar ama ek semptomlar olursa acile gelmeleri veya 112'yi aramaları gerektiğini de belirtiyorlar. burada suçlayacağınız kişiler doktorlar değil, o acilleri keyfine göre kullanan ve hala "acil hastası olmak nedir" gerçek anlamda öğrenemeyen vatandaştır, onlara bu şımarıklığı yaşama imkanı veren politik karar alıcılardır. dünyanın hiçbir yerinde bizimki gibi bir acil şımarıklığı göremezsiniz!!!! günde 1500 hastanın başvurduğu bir acil servis dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde yoktur! acilde yeşil alan uygulaması başka hangi ülkelerder var, yeşil alan hastaları kaç saat bekletiliyor gidip bi araştırsanız keşke.. varsa bir bildiğiniz kanıtınız yazın, yoksa tüm doktorları hedef göstermeye kimsenin hakkı yok
Asıl sorumluluğu olan hekimmiş. Peeh. Duyan sanacak ki doktorlar zehirledi aileyi. Acilde bir gecede 500 hasta bakılıyor. Bulantı-ishalle gelen herkesi tüm tetkiklerini yapıp yatıracak mı doktor? Her gece 50-60 kişiyi nereye yatıracak mesela? Çok çok tetkik alıp, serum takıp, ilaç yazıp bir saat sonra gönderir. Onda da bu iş yapılırken on beş dakika sıra bekleyen doktoru döver. Adli birimler günlerdir sebebi bulamazken acil hekimini hedefe koymak ne kolay. Doktoru günah keçisi yapmayı bırakıp gıda denetimine ve sağlık sisteminde doktorların zaten yıllardır şikayet ettiği iş yüküne mi odaklansanız?
mümessil kişi: hocam iyi nöbetler nasılsınız?
ben: valla çok kötüyüm çok yoruldum sabahtan beri 300 hasta geldi
mümessil kişi: evet hocam ben size xxxx ilacını sunmak isterim. age üsye hiperemezis gravidarum infertilite gibi tüm tanılarda karşılanır desteklerinizi beklerim
Tutuklu Av. Selçuk Kozağaçlı’nın konuşması yine gündemde
“Güvenlik yok, iş yok, gelecek yok, hukuk yok. 'Ama yaşamak çok kutsal.' Yaşamın kendisi değil kutsal olan. Kutsal olan adil bir yaşam. Kutsal olan onurlu bir yaşam. Kutsal olan güvenli bir yaşam.”
Maalesef kolay ölümler ülkesiyiz. Bunun nedeni de yaşadığımız kurumsal ve kitlesel çürüme. İktidarın memlekete yaptığı en büyük kötülük hiç şüphe yok ki bu çürüme halidir. İnsanlar yok yere ölüyor çünkü birileri işini doğru düzgün yapmıyor. Etik değerler yok, öz disiplin yok, denetleyen yok, hesap soran yok. Sorsan herkes ahlak dersi verir ama paranın açamadığı kapı yok. Cezalar göstermelik, yetersiz ve caydırıcılıktan uzak. Kimsenin kendi postundan başka bir şey düşünmediği, kaderciliğin de bu zehirli bireyciliğe eşlik ettiği “modern cehennem” düzeninin içindeyiz.
Türkiye’nin en bilindik, en lüks kayak merkezlerinden biri… Bakanlık ruhsatlı… Ne söndürme sistemi ne yangın merdiveni var! Sezon açılmış; yüzlerce insan gelecek belli, ne bakanlık kontrol etme gereği duymuş ne otel sahipleri “bu kadar insan gelecek eksikleri tamamlayalım” demiş. Kim bilir kaç yıldır böyle… İnanılmaz demek bile yetersiz tanımlaya. Sadece tesadüfen hayattayız bu ülkede…