Madem öğretmen ataması bu kadar düşük sayılarda yapılacaksa, neden hâlâ eğitim fakültelerinden her yıl binlerce öğretmen mezun ediliyor?
Tarih, edebiyat, biyoloji, coğrafya… Kontenjanlar 20’li, 30’lu sayılara düşmüş durumda. Oysa her yıl bu bölümlerden yüzlerce genç mezun oluyor. Hayalleri olan, yıllarını eğitimine vermiş, KPSS’ye çalışan binlerce genç…
Peki madem atama yapılamıyor, o zaman neden formasyon verilmeyen binlerce kişi bu sınava girebiliyor? Neye göre, kimin için planlama yapılıyor?
Bu sistemde bir yanlışlık yok mu? Öğretmen ihtiyacını belirleyemeyen, kontenjanları adil dağıtamayan, on binlerce genci hayal kırıklığına uğratan bir yapıdan söz ediyoruz. Planlama yok, liyakat yok, istihdam yaratma kaygısı yok…
Bu sadece bir sınav meselesi değil. Bu, gençliğin geleceğini gasp etme meselesi. Umudu erteleme değil, umutla birlikte hayalleri yok etme meselesi.
Eğer bu tablo değişmeyecekse, kimse kalkıp da “öğretmen olun, ülkeyi aydınlatın” demesin. Önce o öğretmene hakkıyla yer açın, sonra konuşalım.
#MEBöğretmenAtamıyor
vücudumda stres kaynaklı bi şey çıkınca anlam veremiyorum stres benim için yeni bi şey değil benim vücudum stressiz olmak ne demek onu bile bilmiyo olabilir