2024 KPSS’ye girip eğitimini tamamlayan binlerce sağlık emekçisi atanmayı bekliyor.
Hastanelerde personel açığı varken nitelikli sağlık emekçileri yıllardır bekletiliyor.
Bu tablo Anayasa’nın 49. maddesinde güvence altına alınan çalışma hakkının ve 56. maddesinde düzenlenen sağlık hakkının açık ihlalidir.
Sağlık emekçisini atamayan bir anlayış halkın sağlık hizmetine erişimini de aksatır.
Sağlıkta tasarruf olmaz insan hayatı ertelenemez.
Bu nedenle Sağlık Bakanı’na yazılı soru önergesi verdim.
Atama sayıları boş kadrolar ve atama takvimi kamuoyuna açıklanmak zorundadır.
Atama bir lütuf değil hukuki bir zorunluluktur.
Sağlık emekçileri yalnız değildir bu sürecin takipçisiyim.
Sağlık Bakanımız Sn @drmemisoglu , altyapıyı hazırlamadan müjdeler verince, çözümü hafta sonu mesaisinde arıyor. Mevcut sağlık meslek gruplarını, sayıları yeterli olmayan Sağlıklı Hayat Merkezleri’nde mesai dışı çalıştırmak, nitelikli bir sağlık hizmeti üretmediği gibi, çalışanı tüketen, iş barışını bozan ve sağlıkta şiddet ortamına zemin hazırlayan bir modeldir.
Çözüm, sağlık hizmeti sunumunun doğru kurgulanması ve atama sayılarının artırılmasıdır.
#HaftaSonuDayatması
Sağlık Bilimleri Lisansiyerleri olarak “mesai kaydırma” adı altında hafta sonu çalıştırılmaya karşıyız.
Toplum Sağlığı ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde açıkça görüldüğü üzere;
psikolog, fizyoterapist, diyetisyen, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci gibi sağlık bilimleri lisansiyerleri, mesai kaydırılarak cumartesi günleri hizmet vermeye zorlanmaktadır.
Aynı kamu sistemi içinde;
– Bazı meslek grupları hiç çalıştırılmazken,
– Bazıları ek ödeme ile çalıştırılırken,
– Lisansiyerler için ne gönüllülük ne de ek ödeme öngörülmemektedir.
Bu tablo idari bir zorunluluk değil, açık bir mali ve yönetsel tercihtir.
Kamu hastanelerinde de benzer uygulamalar yapılmakta; yük yine aynı meslek gruplarının sırtına bindirilmektedir.
Emeği “esnek”, bütçeyi “sabit” gören bu anlayışı kabul etmiyoruz.
❗ 1. basamak sağlık hizmetlerinde, ülkemiz genelinde hiçbir yerde, hiçbir meslek sınıfı için bu şekilde yaygın bir hafta sonu uygulaması yokken;
sadece Sağlık Bilimleri Lisansiyerlerinin hedef alınması,
Bakanlık merkezi kaynaklı sistematik bir baskı ve mobbing niteliği taşımaktadır.
Bu kararlar sahaya sorulmadan, hizmeti fiilen yürüten lisansiyerlerin görüşü alınmadan alınmıştır.
Bu keyfiyet; bizlere verilen değerin, bakış açısının ve bilinçaltındaki mesleki algının dışa yansıyan bir ürünüdür.
Sahada fiilen çalışmayanlar;
hafta içi mesailerini tamamlayıp hafta sonu izinlerini kullanabilirken,
aile düzenleri bozulmazken;
aynı hakkın sağlık lisansiyerlerinden esirgenmesi kabul edilemez.
Üstelik “Aile Yılı” ilan edilen bir dönemde,
sağlık bilimleri lisansiyerlerinin aile yaşamını doğrudan bozan bu uygulama,
söylemlerle icraatlar arasındaki çelişkiyi açıkça ortaya koymaktadır.
❗ Bir diğer vahim gerçek ise ek ödeme oranlarıdır.
Artan iş yüküne ve genişleyen sorumluluklara rağmen;
Sağlık Bilimleri Lisansiyerleri ya hiç ek ödeme alamamakta,
ya da verilen ek ödemeler emeğin karşılığı olmaktan çok uzaktır.
Bu oranlar motivasyon sağlamayan, adalet duygusunu zedeleyen rezalet düzeydedir.
📌 Mesai kaydırma = angarya
📌 Hafta sonu hizmeti = ya ek ödeme ya gönüllülük
📌 Sadece lisansiyerlere yük bindirilemez
Sağlık Bilimleri Lisansiyerleri;
ne sistemin mali tamponudur,
ne her açıkta ilk hatırlanan personelidir.
Biz ayrıcalık değil;
eşitlik, adalet, insani çalışma koşulları ve aile bütünlüğüne saygı talep ediyoruz.
Bu mücadele sadece bir mesai meselesi değil;
mesleki onur ve kamu adaleti meselesidir.
🟥 Sağlık Bilimleri Lisansiyerleri geri adım atmaz.
🟥 Eşitlik talep etmek ayrıcalık değildir.
#HaftaSonuDayatması
#SağlıkLisansiyeriYalnızDeğil
@drmemisoglu@sbsggm@saglikbakanligi@sbkhgm@halksagligigm@memindemirkoltr@yhgmsb@dryasinerkoc@lisansiyer_sen@kamusaglis
Personelin hafta sonu çalıştırılması; başta özel sebepleri, çeşitli zorunlulukları veyahut çoğaltabileceğimiz birçok sebebi bulunan tüm sağlık lisansiyeri branşları fazlasıyla mağdur edecek ve düzeni sürdürme noktasında mahzurlar doğuracaktır. Kamu hizmetleri, hafta içi ve ilgili kanun ve yönetmeliklerde belirtildiği üzere yürütülür. Atamalar da bir yandan son yılların ortalamasından çok daha düşük gelmişken böyle bir uygulama pratikte sürdürülebilir olmayacaktır. Nihayetinde her bir personelin elbette ki kurulu düzeni mevcuttur ve kamu da bunun teminatıdır. Öyle de kalmalıdır. #HaftaSonuDayatması
#SağlıkLisansiyeriYalnızDeğil
@drmemisoglu@halksagligigm@yhgmsb@sbkhgm@sbsggm@dryasinerkoc@memindemirkoltr
@aylinyaman_ Vekilim fizyoterapistin önemini anlattığınız bu konuşma için çok teşekkür ederiz . Sağlık bakanı @drmemisoglu bu videoyu dinlenmesini ve mesleğimizin önemini en kısa sürede yüksek sayıda alım ile hatırlamasını istiyoruz.
@aylinyaman_ Bahsettiğiniz fizyoterapistlerden biri de benim sayın vekilim. 90,28 puanla halen atanamadım. Önceki yıllarda 1000-1500 aralığında fizyoterapist istihdam edilirken bu sınav döneminde 254 fizyoterapist ataması yapıldı. Destekleriniz için teşekkür ederiz.
@aylinyaman_ Sayın Vekilimiz @aylinyaman_
Her fırsatta Fizyoterapistleri anmanız bize destek olmanız bizleri çok mutlu ediyor. Bizim anlamadığımız nokta;sizin gördüğünüz şeyleri @saglikbakanligi göremiyor mu?18 ayda ,86 milyonluk ülkeye 254 Fizyoterapist istihdamı yapmak inanılmaz bir durum
Bugün Engelli Komisyonu’nda gündemimiz, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon süreçleri. Konunun uzman hekimlerini dinleyerek rehabilitasyon süreçleri konusunda bilgi aldık.
Rehabilitasyon sistemi ekip işidir fakat maalesef mevcut sağlık politikamız insan kaynağına yatırım yapmıyor.
Rehabilitasyonun kilit meslek grupları olan fizyoterapistlere, rehabilitasyon hemşirelerine, sosyal hizmet uzmanlarına ve psikologlara sistemde yer açılmıyor.
Kontrolsüzce açılan ilgili bölümlerin verdiği mezunların çok azı kamu kadrolarına yerleşebiliyor. Oysa sistemin bu meslek gruplarına ihtiyacı var…
Değerli Vekilimiz @aylinyaman_
Her fırsatta Fizyoterapistleri anmanız bize destek olmanız bizleri çok mutlu ediyor.
Bizim anlamadığımız nokta ise sizin gördüğünüz şeyleri @saglikbakanligi göremiyor mu?
18 ayda ,86 milyonluk ülkeye 254 Fizyoterapist istihdamı yapmak inanılmaz bir durum.
biz hayal edemedik bunu da görmüş olduk umarım bundan sonra değişir bu sayılar artarak gider
Sayın Bakanımız @drmemisoglu
Sayın Vekilim, @ArslanYuksel06
Öncelikle toplum sağlığını önceleyen çalışmalarınız ve obeziteyle mücadele konusundaki hassasiyetiniz için teşekkür ederiz. Bu alanda atılacak her yapısal adım, yalnızca bugünü değil ülkemizin geleceğini de doğrudan etkilemektedir.
Türkiye, obeziteyle mücadelede tarihinin en kritik dönemlerinden birinden geçmektedir. Ancak bu mücadelenin sahadaki en önemli paydaşlarından biri olan diyetisyenlerin görünürlüğü ve istihdamı, mevcut tablo karşısında ne yazık ki son derece yetersizdir.
📉 2024 KPSS’de diyetisyen alımları önceki yıllara göre dörtte bire düşürülmüştür.
•Toplam alım: 190 kişi
•Yıllık mezun sayısı: yaklaşık 5.000 kişi
•Kamu istihdam oranı: %3,8
Bu veriler, diyetisyenlik mesleğinin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir kırılma noktasına işaret etmektedir.
📅 10 Mayıs 2025’te başlatılan “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” projesi kapsamında bugüne kadar 10 milyon vatandaşımızın ölçümü yapılmıştır.
Bu grubun %65’i (6,5 milyon kişi) normal ağırlık aralığının dışında yer almaktadır.
Bu 10 milyon kişilik örneklem, 85 milyonluk Türkiye nüfusunu temsil edebilecek güçtedir.
Ekstrapolasyon yapıldığında:
➡️ 6,5 milyon kişi → Türkiye genelinde 55 milyonun üzerinde birey
📊 Mevcut veriler, ülkemizde 55 milyondan fazla kişinin normal ağırlık aralığının dışında olabileceğini göstermektedir.
Buna karşın, bu yükün karşılanmasının beklendiği Sağlıklı Hayat Merkezi (SHM) sayısı yalnızca 327’dir.
📉 55.250.000 kişi / 327 SHM ≈ 169.000 kişi
⚠️ Yani bir diyetisyene yaklaşık 170.000 normal ağırlığın dışında birey düşmektedir.
Bu tablo, koruyucu sağlık hizmetlerinin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Oysa çözüm nettir ve mümkündür:
➡️ Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeli,
➡️ Aile Sağlığı Merkezlerine diyetisyen atamaları yapılmalı,
➡️ Toplum üzerindeki yük dengelenmeli, hizmet kalitesi artırılmalıdır.
📢 Talebimiz açıktır:
🔺 Diyetisyen istihdamı güçlendirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.
Bu talep yalnızca bir meslek grubunun değil;
🌿 toplum sağlığının,
🛡️ koruyucu sağlık hizmetlerinin,
🎯 ulusal sağlık hedeflerinin gereğidir.
Desteğinizin bu alanda hayati bir fark yaratacağına inanıyor, ilginiz için tekrar teşekkür ediyoruz.
@TDD_Dyt_Der@saglikbakanligi@drmemisoglu
Sağlık Bakanı Sn @drmemisoglu ’na sordum;
KPSS sonuçları iki yıl süreyle geçerli olmasına rağmen sağlık meslek gruplarında yıl içinde yeterli sayıda personel alımı yapılmamakta, bu durum yüksek puan almalarına rağmen gençlerin sürekli sınav süreci içerisinde kalmalarına ve tükenmelerine neden olmaktadır. Nitelikli sağlık hizmeti için birçok alanda acil personel ihtiyacı bulunmasına karşın, 2024 KPSS sonuçlarıyla ilave alım yapılmaması ve yeni alımların 2026 sınav sonuçlarına bırakılacağının söylenmesi, tüm sağlık meslek gruplarında binlerce genci en az bir yıl daha işsizliğe ve belirsizliğe itecektir.
Bu sorunun acilen çözülmesi gerekiyor.
Ben 91 puanla daha ne yapabilirim ki ne kadar daha yüksek alabilirim?
100 puan mı yapmak lazım illa?
Biz Fizyoterapistler yüksek puanlarla bir daha sınava çalışmak istemiyoruz..
#KPSS2024SbAtama@drmemisoglu@RTErdogan