@Ruhadam33 Çok teşekkür ederim hocam. Henüz şube müdürlerine hizmet içi eğitim verilmemesi yuvarlama ihtimalini güçlendiriyor ama her an her şey olabilir. Bu endişeyle yaşamak, kontenjana girememekten bile daha zormuş. Ben artık kendimden geçtim tek dileğim ailemi sevindireyim.🙏🏻
Sekiz sene atanmak için çalışıp bu defa son dedim ve başardım sandım. Puanımı görünce ağlamaktan hasta oldum. Sonra mülakat çıktı ortaya beynimden vurulmuşa döndüm. Aylarca verilen sözler tutulacak diye bekledim. Bu süreçte babam kanser oldu. Tabii akbabaları da tanımış olduk.
Düşünüyorum da benim sınavım yüzümün gülmemesidir belki de. Bir şeylerin olacak gibi olup elimden kaymasına sabretmektir benim payıma düşen. Herkes için duam sıralamaların değişmemesi. Hepimizin kalbi yanıyor biliyorum. 🫂
Onkoloji servisinde refakat ederken mülakat kalkacak umuduyla kabine toplantılarını takip ettim babama iyi bir haber vereyim diye. Sonunda umduğum gibi olmadı kontenjana girmem hiçbir şey ifade etmedi. Daha ne yapabilirler dedikçe daha kötüsü oldu. Yerin dibinin de dibine girdim.
Benim artık inancım kalmadı. Ne sosyal medyadaki ne de sahadaki çalışmalar sonuç veriyor. Bizim bilmediğimiz planlar var demek ki. Olan benim sekiz yıl uğraşıp aldığım puanıma oldu. Son şansım demiştim bu sene. Bu hayatta gülmek nasip değilmiş demek ki. Ağlasam da işe yaramıyor.
1 yıl önce; 6 Şubat 2023'te tüm ülkemizin yüreği birlikte sallandı. Kahramanmaraş merkezli bu doğal afet, milyonlarca hayatımızı, şehirleri, binaları, anıları, umutları ve gelecekleri alt üst etti.
Bu büyük felakette nice insanımız, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız yarım kalan hikayeleriyle dünyadan ayrıldı. Acımız hala taze! Onları bugün anmak, sadece adlarını saygıyla yad etmek olmamalı, onların hayallerini sürdürmemiz, onlardan kalanlarla dayanışmayı hiçbir zaman bırakmamız, onlar için, birbirimizin kıymetini bilerek ve birbirimize daha çok bağlanarak yaşamamamız gerek.
Bu bağı diğer afetlerde olduğu gibi 6 Şubat depreminin hemen ardından da gördüm; Türkiye'nin dört bir yanından, yüreklerindeki sarsıntıyı hisseden herkes, elinden gelen her desteği sunmak için harekete geçti. Arama kurtarma ekipleri, ilk andan itibaren enkaz altında kalan kardeşlerimizin yardımına koştu. Gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarımız, yaraları sarmak için seferber oldu. Ülkenin her yerinden ve dünyadan gönüllüler, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlarımız, şirketler ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için canla başla aylarca, gece gündüz çalıştı. Yaralarımızı sarmak için desteklerini sunan tüm dünyadan insanlara kişisel olarak minnetle teşekkür ediyorum.
İçimizdeki yardımlaşma, dayanışma ruhunu bugüne dek defalarca sahada görmüş, yaşamış biri olarak inanıyorum ki hep birlikte yeniden yuvalar inşa edeceğiz, parklarımızda, okullarımızda çocuk sesleri yankılanacak, yıkıntıların içinden büyük umutlar yeşerteceğiz. Türkiye olarak en zor zamanlarda bile umudumuzu kaybetmedik. Tarih boyunca nice zorlukların üstesinden birlikte geldik. Yeter ki bu afeti, afetlerdeki kırılganlıklarımızı, kaybettiklerimizi unutmayalım, afetten etkilenen tüm insanlarımızla dayanışmayı hiç bırakmayalım.
Tüm kaybettiğimiz canların anısı önünde saygıyla eğiliyor, yakınlarının acısını en derinden paylaşıyorum. Hepimizin başı sağ olsun.🙏
1) Dünden beri toplumun seferber olduğu Parla bebek konusunda çok twitler geldi.
Gelmeye devam ediyor.
(Çok şükür para toplandı🙏)
İnsanımız çok ama çok unutkan.
Ben SMA konusunda daha önceleri bilgilendirmede bulunmuştum.
Bilgilenmek isteyenler için yediden hatırlatmak istedim.
Victor Hugo’ya bir gönderme-ekleme de ben yapayım.
Paris’te bir sivil öldürülse bu bir “cinayet” oluyor.
Ama Filistin’de öldürülürse bu sadece bir “mesele” oluyor.
Çocuklar arasında nasıl ayrım yapılabilir?Nasıl?
Göklerden bombalar düşüyor Gazze’ye.
Bulutlar çocuk öldürmesin🙏