Sen tüm vergi yükünü orta direğe yık, sonra ay sonunu getiremiyor de.
Gelir vergisi tahsilatının %93'ü stopajla alınıyor. Yani maaşlının cebinden daha maaşı eline geçmeden.
Tahtakale esnafı gelir vergisinin kaçta kaçını ödüyor?
Kuyumcunun beyan ettiği gelirle kasasındaki nakit aynı mı?
Toptancı her satışa fatura kesiyor mu?
Maaşlıyı aşağıla, kayıt dışı esnafı romantize et. Klasik.
Beyaz yakalı edebiyatı bir hayli sıktı artık bu adamın.
Hiç şaşırmadım! İlk davamızda katiller için hemen gözlemci vekil gönderdiler, SSÇ’ler için de ardı arkası kesilmeyen açıklamalar yaptılar. Ama ben kendilerini ziyaret etmeyince ne oldu? Hemen ırkçı damgasını yapıştırdılar!
Siz kimi kandırıyorsunuz? Katili koruyan, çocuk katillerini kollayan sizsiniz! Vicdanınız yok, adaletiniz yok. Biz adalet istiyoruz, siz katilleri aklıyorsunuz. Bu utanç verici düzen değişmezse, yeni Ahmet’ler olmaya devam edecek!
Yunanistan hükümeti, Batı Trakya'daki Türklerin “Türk'üm” demesini yasaklıyor, Türk okullarını kapatıyor;
Biz ise Türkiye'de Ruhban okulunun açılmasını konuşuyoruz... Rum, Ermeni ve diğer yabancı okulların ZATEN AÇIK olduğunu da hatırlatırız.
Türkiye'nin bu tek taraflı/platonik sevdası nereye kadar sürecek?
A Milli Futbol Takımı gerçekten Türk milletinden özür diliyorsa, kendilerine hediye edilen villa ve primleri diğer branşlarda mücadele eden milli takımlarımıza versin.
Bu iddia doğru ise diplomasız ve mülakatsız bu atama yapılmışsa bunun altından kimse kalkamaz!
Gerçek öğretmenler yerlerde sürüklenirken bunlar yönetici atanabiliyor demek ki????
Beyler,
Atatürk'ten daha zeki değilsiniz.
Daha milliyetçi hiç değilsiniz.
Atatürk'ün "ihanet ocağı" diyerek siyasi ve hukuki yetkilerini söküp attığı yeri, yeniden diriltmeyin.
"Hristiyan FETÖ"ye ve onların ajan okullarına izin vermeyin. Bu hatadan dönün.
Bu olay öyle bir olay ki, o dönem bir film olsa en epik sahnelerinden olurdu.
Türkçü bilinen Rıza Nur, Maliye Bakanı Renda'yı mecliste anti-Türkçülükle suçlar. O gün mecliste olmayan Renda, konuyu öğrenir, bir sonraki oturumda Rıza Nur'a bir şans tanır ve sözünü geri almasını ister.
Rıza Nur sözünü geri almayınca, İttihatçıların en nazik adamı Renda, kürsüde bir öldürücüye dönüşür ve Rıza Nur'un geçmişte Türk karşıtı Arnavut isyanına silah desteği verdiğini ve bölücülük yaptığını ifşa eder.
Bu ifşa mecliste öyle şok etkisi yaratır ki locada oturan Atatürk bile şaşkınlığını gizleyemez ve Nutuk'ta bu hadiseden bahsetme gereği duyar.
Rıza Nur söylenenleri inkar edemez. Sadece o devirde kimsenin Türkçü olmadığını gevelemeye çalışır. Tabi bu kez Türkçü mebusların tepkisini çeker.
Bu hadise deyim yerindeyse Rıza Nur'un ayarını bozar. Onu siyasi bir ölü haline getirir ve en naziği dahi olsa bir İttihatçıya Türklük üzerinden saldırmanın ne kadar ölümcül hata olduğunu gösterir.
"Ben devletin kaymakamı olarak sırtımda tüfek, Arnavutluk dağlarında isyan edenleri takip ederken, sen Hürriyet ve İtilafçı Rıza Nur, Arnavutları devlete karşı isyan etmeye teşvik edenlerle beraberdin. Onlarla yanyana çalışıyordun!"
Mustafa Abdülhalik Renda
6 yaşındaki kendi öz kızını 29 yaşındaki Kadir İstekli ile 'evlendirip' cinsel istismara maruz kalmasına sebep olan Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Yusuf Ziya Gümüşel derhal geri tutuklanmalı ve bu karara imzasını atan kim varsa haklarında işlem başlatılmalıdır.
Bu durumu kesinlikle kabul etmiyoruz!
If the Ottoman Empire had discovered America, the indigenous peoples would likely have preserved their existence until the 20th century. Then, encouraged by imperialist countries, they would have massacred the relatively small number of Turks who had migrated to the American continent and gained their independence. In the 21st century, they would have continued their hostility toward Turks and cooperated with imperialist powers. But that is not what happened, because it was the imperialists who discovered the American continent, and they wiped out the indigenous peoples.
35 yaşına gelmişsin. Uluslararası şirkette müdürsün. Ayda 100-120 bin TL net maaşın var ama babanın 1990'da memur maaşıyla aldığı o sıradan 3+1 daireyi bugün 40 yıl çalışsan alamıyorsun.
Başarılı olduğumuza kimi inandırıyoruz abi biz?
Kim, kimi kandırıyor? #enflasyon
Kayyum atayacaksanız,
Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom gibi dünyanın en kötü hizmetini Fahiş fiyatlara satan 3 yamyama atayın.
Biz 120₺ den tavuk almaya razıyız.
Geçenlerde Kazakistanlı birisiyle tanıştım.
Üç yıldır Türkiye’de yaşıyor ve buradan Kazakistan’a ihracat yapıyormuş.
Türkiye’deki et fiyatlarını görünce şaşırdığını söyledi. “Bu fiyatları görünce aklıma ilk gelen şey Kazakistan’dan et ithal etmek oldu” dedi.
Ancak öğrendiğine göre Türkiye’de et ithalatını yalnızca 8 şirket yapabiliyormuş. Kendisi de bu yüzden yapamamış.
Anlattığına göre,dışarıda kilosu yaklaşık 200 TL’ye alınabilen et, ülkemizde 500 TL civarında piyasaya toptan olarak sunuluyormuş.
Kim olduklarını bilmiyorum ama et ithalatını yapan o 8 şirketi tebrik etmek lazım.
Muazzam bir tekelleşme.
📌Dünden beri şu haberi düşünüyorum. Neden bilmem aklıma Balkan Savaşlarının hemen öncesi geldi.
Müsade ederseniz aktarayım...
🅾️Devir Abdülhamid devri, 1906... Sırbistan Fransa'dan büyük miktarlarda obüs ve sahra topu ithal etmeye başlar. Lakin Avusturya-Macaristan bundan rahatsız olur ve toprakları üzerinden bu sevkiyatın yapılmasına müsade etmez.
Ama çözüm bulunur. Fransa Sefiri Abdülhamid'e rica eder, Toplar gemilerle Selanik Limanına getirilir, buradan da Selanik-Belgrad demiryolu hattı kullanılarak Top ve mühimmatlar Sırbistan'a ulaştırılır.
Ne yazık ki Osmanlı amacını bildiği halde bu sevkiyata müsade ederek kendi kendini vurmuştu aslında.
Çok değil 5 yıl sonra Osmanlı'nın yardımı ile Sırbistan'a ulaşan yüzlerce modern top ve binlerce ton mühimmat ile Sırplar Osmanlı'yı vurdular. Modern topları ile Sırp Ordusu Balkan Savaşları'nda Osmanlı'ya karşı kesin bir üstünlük kurdu.
📌Aslında 1909 Devrimi Sonrası İttihat ve Terakki, Sırpların niyetini anlamış ve bu top ve mühimmat sevkiyatının son birkaç partisine el koymuştu. El konan bu topların bir kısmını Çatalca Muharebelerinde kullandık, fakat bu silah ve mühimmatın önemli bir bölümü Selanik Limanındaki depolarda tutuluyordu.
Vatan Haini Hasan Tahsin Paşa tek kurşun atmadan Selanik'i Yunan'a teslim ederken, bu toplar da Yunan Ordusuna geçmişti. Yunanlar bu topların bir kısmını Sırbistan'a iletti, bir kısmına ise el koydu, 1919'da Yunanistan'ın başladığı Anadolu işgalinde bile bu toplar kullanılmıştı.
📌Kıssadan Hisse: Osmanlı'da Abdülhamid Döneminde "Komşularla Sıfır Sorun" diyerek yapılan işbirliği(!)nin bedellerini çok acı bir şekilde yıllar boyunca ödedik sevgili arkadaşlar.
Şimdi de bakıyoruz değişen bir şey yok, tarihten ders alan yok.
Dün Sırplar ile işbirliği yapan, "Yunanlar, Bulgarlar müttefikimiz hiçbir sorunumuz yok, saldırı beklemiyoruz" diyen zihniyet bugün Suriyelilerle işbirliği yapıyor, Kürtleri ayrı bir unsur olarak görüp mükafatlandırıp Türk Milletini yok sayıyor, teröristlerle güle oynaya müzakere yapıyor. Yetmiyor şimdilerde bir de Ermenistan'ı da buna dahil etmeye çalışıyorlar. Fener Rum Patriğinin "Ekümenik" sıfatıyla ortalarda dolaşıp Cumhuriyetin temel değerlerine aykırı davranmasına göz yumulmasından bahsetmiyorum bile...
👉1906'dan bugüne 120 sene geçmiş... Bu topraklar ihanetler yüzünden çok acılar çekmiş ama tarihten ders alan yok.
‼️Suriye'ye hastane yapılacak, işletilecek, her türlü masrafı Türklerin vergileri ile karşılanacak ama bunun adına "işbirliği" denilecek...
⚠️Bu düpedüz ihanet be...!!!
#tarih #ihanet #Balkanlar #BalkanSavaşları #Selanik #Cuma #HainsizTürkiye
Ülkede yokluktan gelip bir anda zengin olan öyle varoş bir kesim var ki, dünyadaki hiçbir şey umurlarında dahi değil. Tek aktiviteleri baby shower’lar düzenlemek, isim partileri yapmak ve 6 ay kınası organize etmek. O kadar sıkılmışlar ki...Hayatlarında hiç görmedikleri, kaynağı belirsiz bir para bir anda ellerine geçince bunu yönetemeyip nereye harcayacaklarını şaşırıyor ve sürekli bir eğlence partisi düzenliyorlar. Bu hayattaki tek başarıları, evlenip çocuk yapmak ve o çocuğa partiler düzenlemek üzerine kurulmuş. Hayali ve samimi olmayan arkadaşlarıyla sürekli birbirlerine gösteriş yapıp, bu tarz etkinliklerle adeta “Hangimiz daha görgüsüz ve cahiliz?” diye büyük bir yarışın içine giriyorlar. Umarım MASAK, bu etkinlikleri düzenleyen organizasyon şirketlerinden başlayarak, bu yolla para aklayan ve kaçıran herkesin kapısını en kısa sürede çalar.
Kırmızı et piyasası tamamen ellerine geçmişti Dünya'nın en pahalı etini yiyoruz
Şimdi de ucuz kalmış beyaz et piyasasını zam bahanesiyle ele geçiriyorlar halbuki 1kg tavuk 120TL ete göre çok ucuz
Göreceksiniz 6 ay - 1 yıl sonra Tavuk etinde de Dünya'nın en pahalısı olacağız
⚪️ Yalova’da kendisiyle beraber kızıda darbedilen baba, adliye önünde sitem etti;
“4 milyona aldığım evi 1.9 milyona bana sattırdılar.”
“Adalet bakanlığının kapısının önüne gidiyorum.”