Karşımızdakini tanıdığımız konusunda önyargılarla doluyuz. Çoğumuz karşımızdaki insanı yakından tanıdığımızı, çok iyi bildiğimizi düşünüyoruz ama bu bilgilerin içeriğine baktığımızda önyargılardan başka bir şey göremiyoruz. Bu önyargıları kaldırırsak o kişinin nasıl bir insan olduğu hakkında aslında pek işe yarar bir bilgimiz olmadığı ortaya çıkıyor. Gerçekten de dünyadaki en zor konulardan birisi, bir insanı tanımak. Bu yüzden kişilik özellikleri, insanları nasıl tanıyabileceğimiz, birbirimizle nasıl, hangi konularda anlaşabileceğimiz konularında birçok araştırmacı kafa patlatıyor.
TAMAMI @fikirturu ndaki “Geçimsizlik her kişinin, her ilişkinin başına gelebilir” yazımda: https://t.co/0G1Io3ToCH
Po 20 latach małżeństwa muszę w końcu powiedzieć to głośno...
Z moją żoną nie łączy mnie już nic.
Poznaliśmy się na egzaminie na filozofię ponad 20 lat temu. Byliśmy młodzi i głupi, nie słuchając rozsądnych opinii szybko wzięliśmy ślub.
A potem życie zrobiło swoje i dziś żyjemy w dwóch różnych światach.
Ona: dzieci, szkoła, dydaktyka, nauka, góry, natura, koty, dramaty.
Ja: firmy, fundusze, inwestycje, biznes, miasto, beton, psy, komedie.
Ona: kreatywna, empatyczna, marzycielska.
Ja: analityczny, rzeczowy, osadzony w faktach.
Zero wspólnych pasji.
Zero wspólnych zainteresowań.
Nie śmieszą nas te same rolki na Instagramie.
Każdy terapeuta ze śniadaniowej telewizji wystawiłby naszemu małżeństwu akt zgonu. Znajomi pewnie się zastanawiają, kiedy ogłoszę rozwód.
No to ogłaszam...
Kocham tę kobietę bardziej niż 20 lat temu!
I kiedy wieczorem opowiada mi o rzeczach, które kompletnie mnie nie interesują, słucham jej z przyjemnością, której nie tłumaczy żaden poradnik.
Bo przez te 20 lat zrozumiałem coś, co przeczy wszystkiemu, co wciskają nam media.
Wspólne pasje to nie budulec związku. To dekoracja. Ludzie po latach idą różnymi drogami, w różnym tempie i to nie jest awaria. Tak wygląda życie.
Prawdziwy budulec jest inny. Chcesz dla drugiej osoby lepiej niż dla siebie. Jej potrzeby stawiasz nad swoje. Wolisz dawać, niż brać. Jeśli tego nie ma, nie uratują was nawet identyczne playlisty.
Więc jeśli twoja druga połówka to twoje przeciwieństwo, przestań to naprawiać. Może właśnie tam mieszka wasz sekret.
Nie musicie kochać tych samych rzeczy.
Wystarczą te same wartości, ten sam kierunek, szacunek do różnic i troska o drugą połowę większa niż o siebie.
I na koniec coś, co zrozumiałem dopiero niedawno...
Przez 20 lat moja żona każdego dnia miała powody, żeby wybrać inaczej. Innego człowieka, inne życie, inny świat; bliższy jej gór niż mojego betonu.
Mimo to każdego dnia wybierała to samo... mnie.
Miłość to nie jest coś, co się czuje. To coś, co się codziennie wybiera.
Od 21 lat jestem czyimś wyborem i jestem z tego naprawdę dumny...
Anksiyete sürekli arka planda “ya bişey olursa naparımm” düşüncesinin yarattığı savaş modudur. Bırak olsun…. Emin ol ki olursa korktuğun kadar seni zorlamayacaktır. Anksiyete ciddiye almaktan beslenir. Ciddiye alırsan o düşünce sana hükmeder.
3 sene önce eylem abacının videolarını her gün bir saat yaparak 13 kilo verdim sıkı bi diyetle beraber.iç bacaklarım tamamen yok olmuştu cidden videoları düzenli yapınca inanılmaz etkili
%100 katiliyorum. Bir insanin yaninda istahiniz kapaniyorsa, onun yanindayken kendinizi tam anlamiyla ifade edemiyorsaniz -ki bu karsi tarafin size alan acmadiginin ve onun yaninda sinirlanmis hissettiginizin gayet acik bir gostergesi- yanindan ayrildiktan sonra enerjiniz dusuyorsa ve iciniz kasvetli hislerle doluyorsa ve bedeniniz hasta olarak tepki veriyorsa (ki bu da cok yasanir), saglik problemleri bas gosteriyorsa o insan size iyi gelmiyordur ve gelmeyecektir; onu ilac sanmayi birakip tez zamanda baglari kesip atmak gerekir.
*speaking from experience, biz de birileriyiz
Bir kişinin size olan asıl niyetini, sizi nasıl etkilediğini, sevilip sevilmediğinizi sadece bedeninizi gözlemleyerek anlayabilirsiniz. Formülü veriyorum; saçlarınız, cildiniz, bağırsaklarınız ve konuşma rahatlığınız nasıl tepki veriyor, bunları gözlemleyin. Bilimsel bir iddiada bulunmuyorum ama, değersizlik tükenmişlik anlaşılamama boğuşma yaşadığınız kişilerin etkisinde, saçlar dökülür cansızlaşır, cilt donuklaşır, bağırsaklarınız bozulur, beyin sisi yaşarsınız. Aslında söylemek istemediğinizi söyler, söylemek istediğiniz asıl şeyi de söyleyemez susarsınız :) Kararsızlık konuşma güçlüğü bilişsel dengesizlik kendini ifade edememe ya da yanlış ifade etme... Fazla analize gerek yok, bunlar varsa cevap nettir. Dikkat edin.
Ben de her gün hacet namazı duasını okuyorum. Tavsiye ederim. “Benim için bağışlamadığın hiçbir günah, sevince çevirmediğin hiçbir üzüntü, rızana uygun olup da karşılamadığın hiçbir ihtiyaç bırakma.”
İnsanın kendisiyle benzer frekansta biriyle konuşması, yıldızlı bir gecede gökyüzünü seyretmesi gibi huzur verir. Saatlerce konuşabilirsin ve asla yorulmazsın. Bazen insanın böyle ruhunu dinlendiren sohbetlere ihtiyacı vardır.
doğum günü değil de doğum gününün yaklaşması güzel bi his.. çünkü o gün geldiğinde asla beklentini karşılamıyo.. ama o gün yaklaştıkça içinde sanki güzel bi şey olacakmış hissi oluyo ya o his güzel… ama doğum günün güzel geçmez genelde hatta daha çok üzülür ağlarsın
Sonu evliliğe giden birini istiyorum. Boşa harcanan duygu, yalan sevgiler veya çok kişi ile olmak istemiyorum; tek bir kişi ile her şeyi istiyorum..Rabbim doğru kişiyle nasip etsin…
'imkanı yok yapmam' diye kıyamet kopardığı şeyleri zamanı gelince yapan, 'kesin yaparım' diyip günlerce plan-program yaptığı şeylerden bi anda çatır çutur vazgeçen yükseleni veya ay burcu değişken burç (ikizler yay balık başak) olanların sınanışı hiç bitmiyo