“Ben Kemal Kılıçdaroğlu!
75 yaşındayım.
Hayatım boyunca alnımın teriyle kazandım,
Çocuklarımı helal lokma ile büyüttüm,
Maaşımdan biriktirdiklerimle satın aldığım ve hali hazırda içinde yaşadığım evimin dışında,
kooparetife girerek edindiğim Ankara’nın Büğdüz köyündeki evimden başka bir mal varlığım yoktur.
Çok büyük bütçeler yönettim,
Her zaman ve her adımımda fakir-fukaranın parasını ve çıkarını gözettim.
Milletimi ve devletimi her zaman sevdim, onlara sadakatten hiç ayrılmadım.
Bütün yaşamım boyunca parayla hiç işim olmadı, dönüp yüzüne bile bakmadım.
Terör örgütü PKK tarafından kurşunlandım, kucağımda şehit verdim.
Defalarca suikastlara, linçlere ve saldırılara uğradım.
Canımla sınandım geri adım atmadım.
Ailemle ve çocuklarımla tehdit edildim oralı bile olmadım.
Para ve zengin bir hayat vaat ettiler, satılmadım-satın alınamadım.
Hiç bir zaman teslim alınmadım Sayın Yargıç.
Bunu Aziz Milletimiz bilsin,
Devletimi ve milletimi sevmekten hiçbir zaman vazgeçmedim ve vazgeçmeyeceğim.”
İncinsen de sözün düzünü diyeceğim...
Sana bırak 3 bakanlık ve Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı vermeyi, boyatmak için ayakkabılarımı bile vermem!
Sen domuz bağcı teröristlerin ortağı,
para düşkünü bir siyaset tüccarı,
cehennemin kapılarını milletin üstüne kitleyen, Türkiye'nin batması ve parçalanması için kurulan plana sadık bir B.O.P ajanısın!
Senin beklentin başkaymış…
Sen bekâcı değil, paracıymışın…
Azerbaycan televizyonuna verdiğin röportajda, çiftliğini 1,5 milyon dolara bile satmayacağını söylüyorsun.
Peki, vatanın ve milletin geleceğini kaç dolara sattın?
Bu ülkeyi ben yönetmiş olsam çıkacak tek kriz; senin şahsi ekonomik krizin olacaktı.
Ben yönetmiş olsam; mülteciler evine dönmüş, milletin konut sorunu çözülmüş,
gençler araba alabilir hale gelmişti.
Bugün Rus'un, İngilizin'in, Avrupalıların ve Arapların tapusuna verdiğiniz sahillerimiz ve tatil bölgelerimiz milletimizin olacak, şu güzel yaz aylarında bütün milletimiz tatilini yapacaktı.
14 Mayıs akşamı efendini aramışsın.
Ona ilk turda %49,5’da bırakın %50'ye tamamlamayın demişsin.
Sanma o yaptıklarınız , o aldıklarınız yanınıza kalacak.
Nedamet getir! Seçimlerde bu milletin geleceği ile nasıl oynadınız anlat.
Sözüm ona "milliyetçiymiş".
Sermaye sevdalısı, kurulan hain planın sadık yamağısın.
Hadi yüreğin yeter, efendilerinden izin alabilirsen; yarın Sinan Ateş davasına gel, katledilen milliyetçi bir vatan evladının hakkına sahip çık, göreyim yüreğin kaç okka…
Hepinizin milliyetçiliği, benim vatan sevgimin zekatı kadar yoktur.
Sizin benden tek fazlanız; tapularınız ve banka hesaplarınızdır.
Ama şüphen olmasın kurduğunuz planı başınıza geçireceğim...
Farkında mısınız;
Ülkenin her yerinde sevinç gösterileri yapılıyor ama meydanlarda ne bir Suriye, ne bir Afgan, ne bir Pakistan ne de hilafet bayrakları var..
Çünkü kazanan Türk milleti!.. 🇹🇷🇹🇷
Kötü hisseden ve hatalar yaptığının farkında olan kişinin ihtiyacı, söylediklerinizden daha çok dinlemeniz ve onu anlamaya çalışmanızdır. Kendi kalıp düşüncelerinizi bir kenara bırakarak yargılamadan, duygularınızı bir kenara bırakarak dinlemek.
Hükümet Milli Savunma Bakanı aracılığıyla derhal siyasi parti gruplarını ve Meclis'i bilgilendirmelidir.
Yaşanan terör saldırısı ile ilgili başta şehit sayısı olmak üzere dolaşan endişe verici bilgiler hakkında derhal bu bilgilendirmeyi talep ediyoruz.
Mehmetçiğin can güvenliği, yaralılarımızın durumu baş kaygımızdır. Bu hususta sorumlulara görevlerini önemle ve aciliyetle hatırlatıyoruz
Buradan ilan ediyorum ki; bu bilgilendirme yapılmadan, sorularımıza yanıt almadan ve ikna olmadan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin altında imzası olan hiçbir bildiriye imza atmayacağız.
Milli yası, Suudi Arabistan Kralı'nın ölümünde ilan edenlerin aklına bugün milli yas ilan etmek gelmemektedir.
Milli yas ilan ederler mi bilmiyorum ama milletimiz kendi yasını ilan etmiştir.
Hepimizin Başı Sağolsun!
Sayın Akşener, “CHP’den 15 milletvekili aldım. Bedel ödemekten bıktım” demiş. Bu açıklama gerçekleri yansıtmıyor. CHP, 15 milletvekili karşılığında iYİ Parti’den bedel istemedi. Şimdi olayların gelişmesini özetleyeyim. İYI Parti’nin seçimlere sokulmaması için Ankara’da gizli bir toplantı yapıldığı ve karar alındığı bilgisi bana ulaştı.Bu bilgiyi Akşener ile paylaştım. Akşener bunun üzerine Kılıçdaroğlu ile görüştü ve TBMM’de grup kurarak seçime girmek için 15 milletvekili istedi. Kılıçdaroğlu çok istekli davranmamış. Akşener’in bana söylediğine göre “Basına bu talebimi anlatır ve sizin reddettiğinizi açıklarım” demesi üzerine Kılıçdaroğlu kabul etmek zorunda hissetmiş. En azından Akşener bana böyle anlattı. Üstelik Kılıçdaroğlu 15 vekil ile desteği ittifak şartı olmaksızın vermişti. CHP’li vekillerin katılmasının üzerinden kısa bir süre geçti. Akşener bir gün divana gelerek, “KK ile el sıkıştık. Seçime ittifak ile giriyoruz, ne diyorsunuz” diye sordu. 2 genel başkanın el sıkışması sonrasında söyleyecek bir şey kalmamıştı. CHP-İYİ Parti ittifakı, AK Parti’den İYİ Parti’ye gelen yüzde 7 civarında oyun MHP’ye gitmesine neden oldu. CHP-İYİ Parti ittifakı kararı, İYİ Parti için iyi olmamıştı. 2019 Yerel seçimleri öncesinde İYİ Parti divanında, Akşener ve bütün divan üyeleri “ CHP ile yerel seçimlerde ittifak yapalım” görüşünü savundular. Ben tek başıma “CHP-HDP ittifakı üzerinden saldırıya uğrarız, üstelik biz CHP ile ittifak yaparsak, ayrılmış olan AK Parti ve MHP tekrar bir araya gelirler, Cumhur ittifakı tekrar kurulur” görüşünü savundum. İttifaka karşı çıktım. Reddedildi. Dikkat edin, yerel seçimlerde CHP İYİ Parti’ye değil, İYİ Parti CHP’ye ittifak teklif etti. İYİ Parti tarafından bedel ödense tam tersi olurdu. Üstelik yerel seçimler sonrasında Sayın Akşener ve yakın çevresinin CHP’ye “nasıl bedel ödettiğini” hepimiz biliyoruz. Sonuç olarak, olayları en yakından yaşayan 5 kişiden birisi olarak Akşener’in bugün yaptığı açıklamanın doğru olmadığını biliyorum. CHP, hiç bir zaman “Biz size 15 vekil verdik, buyrun kasaya” tavrı içinde olmadı. Eğer olsaydı en çok ben yeri göğü inletir, CHP’yi sert şekilde eleştirirdim. Hele Akşener ile en son konuşmamızı yaptığımız İstanbul’daki ofisindeki konuşmada CHP ile yolları “CHP’yi suçlayarak” bitireceğim dediğini çok iyi hatırlıyorum. Akşener, Sözünü tuttu, suçlayarak bitirdi. Peki, bunları neden yazdım?Çünkü aynen böyle yaşadım ve dostluk da mertçe olmalı rekabet de. @zaferpartisi