Açlık grevindeki özel sektör ve mülakat mağduru öğretmenleri ziyaret ettik.
Haklı taleplerin, onurlu direnişin ve dayanışmanın yanındayız.
@kademozbay_
Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu'na destek için Sakarya Caddesinde yaptığı açıklama Halk TV'de yer aldı.
@kademozbay_@halktvcomtr
Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu’nun Kurtuluş Parkı’ndaki eylemine polis müdahalesinin ardından yaptığı açıklama Sözcü TV'de yer aldı.
@kademozbay_@szctelevizyonu
Eğitim-İş olarak 29-30 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek mesleki çalışmaların yüz yüze yapılması durumunda yaşanacak mağduriyetlerin engellenmesi ve çalışmaların çevrim içi olarak düzenlenmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuruda bulunduk.
Başvuruyu incelemek için tıklayınız:
https://t.co/SHl8xF7tXJ
Bugün öğretmenler yine şiddete uğradı. Kimi zaman okulda, kimi zaman sokakta… Bugün Ankara’da öğretmenlerin atanma, güvenceli çalışma ve insanca yaşam taleplerine verilen yanıt yine barikat, polis müdahalesi ve gözaltı oldu. Eğitim emekçilerine yönelik bu anlayışı ve yaşanan gözaltıları kınıyoruz.
Öğretmenler atanma, güvenceli çalışma ve insanca yaşam koşulları istiyor. Özel sektör öğretmenleri ise mesleklerini patronların insafına terk eden düzene karşı mücadele ediyor. Bu taleplerin muhatabı polis değil; Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidardır.
Eğitim bir piyasa faaliyeti değil, kamusal bir sorumluluktur. Öğretmenler güvencesizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilemez. Bu ülkenin çocukları, kadrolu ve güvenceli öğretmenlerle kamusal eğitim hakkına kavuşmalıdır.
Okulda öğretmene yönelen şiddetle, sokakta öğretmenin karşısına barikat çıkaran zihniyet aynı zihniyettir. Öğretmeni değersizleştiren, yalnız bırakan ve susturmaya çalışan bu anlayış, yaşananların asıl sorumlusudur.
Ebedi Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.”
Gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalıdır.
🚨 ANKARA'DA EĞİTİMCİLERE POLİS ABLUKASI: HAK ARAYAN ÖĞRETMENLERE YAKA PAÇA GÖZALTI!
Sözcü Televizyonu kameralarına yansıyan o anlarda yaşananlar:
Kurtuluş Parkı'nda ve öğretmenlerin konakladığı otelin önünde adeta etten bir duvar örüldü. Aralarında Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali'nin de bulunduğu çok sayıda öğretmen ve sendika yöneticisi yaka paça, yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı.
Polis müdahalesinde kıyafetleri yırtılan ve gözyaşlarına boğulan bir kadın öğretmen, "Sadece hakkımızı almak için buradayız. Üstümüzü başımızı yırttılar, ayaklar altına aldılar" diyerek yaşanan şiddete isyan etti.
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak: "Hoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, haklarını isteyen öğretmenlere zulmediyor. Devlet acizliğini böyle gösteriyor."
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay: "Türkiye adeta açık cezaevine çevrilmiş durumda. Öğretmenin sesine tahammül edemeyen bir düzenden bu ülkeye iyilik gelmez."
@BelovacSerap@Bbaris_ylnklnc
Mülakat mağduru öğretmenlerin atanması, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması, taban maaş hakkı ve verilen sözlerin tutulması talebiyle sokağa çıkan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu’na kurulan barikatları, polis şiddetini ve yapılan gözaltıları kınıyoruz.
Öğretmenleri ayrıştıran politikaların sonucunda güvencesizliğe mahkûm edilen özel sektör öğretmenlerinin mücadelesi, tüm eğitim emekçilerinin ortak mücadelesidir.
Öğretmenlerin hakkını arayacağı, sesini duyuracağı, sorunlarına muhatap bulacağı ilk yer Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Hakkını arayan, derdini anlatan eğitim emekçilerinin muhatabı barikat, polis şiddeti ve gözaltı değil; bu sorunlara çözüm üretmekle mükellef olan Milli Eğitim Bakanı’dır.
İktidar ve bakanlıkları, daha önce verdikleri sözleri tutmamayı bir alışkanlık haline getirmiştir.
Öğretmenlerin yaşadığı hayati sorunlara kulak tıkayanlar, çareyi hakkını arayan öğretmene şiddet uygulatmakta ve gözaltına aldırmakta bulmuştur!
Eğitim emekçilerine kalkan elleri kabul etmiyoruz.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ile MYK Üyesi Umut Erkurt, TİP Ankara İl Başkanı ile Çankaya İlçe Başkanı ve gözaltına alınan tüm eğitim emekçileri derhal serbest bırakılmalıdır.
Eğitim-İş olarak meslektaşlarımızın haklı mücadelesinin yanındayız.
“Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir.”
Türkiye işçi sınıfı tarihinin en görkemli başkaldırısı olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’ni 56. yıl dönümünde saygıyla selamlıyoruz.
15-16 Haziran; yalnızca bir ücret veya zam talebi değil, emeğin örgütlenme özgürlüğüne vurulmak istenen darbeye karşı verilen bir mücadeledir. İktidarın ve sermayenin el ele vererek, 1967’de kurulan ve kısa sürede işçi sınıfı içinde büyük bir örgütlülük yaratan DİSK’i fiilen bitirmeyi hedefleyen yasa tasarısına karşı emekçiler; kendi sendikalarını seçme özgürlüğünü ve anayasal haklarını büyük bir mücadeleyle korumuşlardır.
İktidarın, işçileri sarı sendikalara mahkûm kılmak isteyen yasa tasarısı; yüz binlerce işçinin iki gün boyunca meydanları ve fabrikaları saran direnişiyle iptal edilmek zorunda kalmıştır. Ancak 56 yıl önce işçi sınıfının örgütlü mücadelesiyle koruduğu hakları, 12 Eylül faşist darbesiyle gasp edilmiştir.
24 yıla yaklaşan AKP iktidarının sonucunda, emekçilerin örgütlenmesinin önüne konulan engellerin, yandaş sendikaları devlet eliyle büyütme çabalarının, 1970’teki yasa tasarısını hazırlayan zihniyetle birebir aynı olduğunu görüyoruz. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) Küresel Haklar Endeksi raporu da bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye, son 11 yıldır işçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer almaya devam etmektedir. Rapora göre Türkiye’nin bu listede yer almasının nedeni; sendikal nedenlerle kitlesel işten çıkarmalar, toplu sözleşme hakkının engellenmesi, sendika yöneticilerine yönelik keyfi tutuklamalar, asılsız suçlamalar ve kovuşturmalarla hukukun bir baskı aracı olarak kullanılması, emekçilerin sürekli bir işsizlik tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasıdır.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız;
https://t.co/irZFBEkB7e
Eğitim-İş olarak Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu’nun Kurtuluş Parkı’ndaki eylemine katıldık.
En temel demokratik haklardan biri olan ifade özgürlüğü, polis müdahalesiyle engellendi.
Bu müdahale sırasında Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ters kelepçeyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.
Hakkını arayan, emeğinin karşılığını talep eden, sesini duyurmak isteyen öğretmenlere yönelik baskıya ve öğretmenleri ayrıştıran politikalara karşı en büyük gücümüz; omuz omuza verdiğimiz örgütlü mücadelemizdir.
Okulların ticarethaneye, öğretmenin ise ucuz iş gücü olarak görülmesine asla izin vermeyeceğiz. İnsanca yaşanacak ücret, taban maaş hakkı ve adil atama sistemi sağlanana dek dayanışmamızı sürdüreceğiz.
Öğretmenlerin adalet talebi suç değildir.
Dayanışma susturulamaz, mücadele barikatlarla, polis şiddetiyle, gözaltıyla bastırılamaz.
Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek ile Genel Basın-Yayın ve Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Hüseyin Selçuk eylemin ardından Enerji Otel önünde polis ablukasına alınan eğitim emekçilerinin yanında yer aldılar.
Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın Kurtuluş Parkı’nda yaptığı açıklamayı ve fotoğrafların devamını görmek için tıklayınız:
https://t.co/BxKxiUvSUg
Genel Başkanımız Kadem Özbay, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenleri Platformu’nun Kurtuluş Parkı’ndaki eyleminde talepler ve öğretmenlere yönelik polis şiddetine dair açıklamalarda bulundu.
@kademozbay_
Eğitim-İş olarak Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın iktidar ve bakanlığı tarafından verilen sözlerin tutulmamasına karşı gerçekleştirdikleri basın açıklamasına katıldık.
Biliyoruz ki öğretmenleri ayrıştıran ve değersizleştiren politikalara karşı en büyük gücümüz dayanışmamızdır.
Tutulmayan sözlere, mülakat sistemiyle yaratılan mağduriyetlere, gasp edilen taban maaş hakkına ve mahkûm edildikleri güvencesizliğe karşı açlık grevine başlayan meslektaşlarımızla omuz omuza mücadele vermeye devam edeceğiz.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Merkezi önünde yapılan açıklamaya Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek ile Genel Basın-Yayın ve Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Hüseyin Selçuk katıldı.
Eğitim-İş olarak maaşlarını ve tazminatlarını alabilmek için 27 gündür direnen Özşen Madencilik işçilerine ve ailelerine sıkılan kurşuna karşı gerçekleştirilen eyleme katıldık.
Patronun adamları tarafından sıkıldığı iddia edilen kurşun sadece madencilere ve ailelerine değil; emeğiyle geçinen tüm yurttaşlara ve hak arama mücadelelerine sıkılmıştır.
Doruk Madencilik işçilerinin haklarını direnerek kazanmasının ardından; hak arama mücadelelerine yönelik baskı ve şiddetin giderek artırıldığını çok net bir şekilde görüyoruz. Ancak bunu çözüm sananlar bilmelidir ki hiçbir tehdit, baskı ve şiddet; emeğin onurlu mücadelesini engelleyemez.
Alın terini gasp edenlerin karşısında, direnenlerin yanında olmaya devam edeceğiz.
Sakarya Caddesi’nde gerçekleştirilen eyleme Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek ile Genel Basın-Yayın ve Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Hüseyin Selçuk katıldı.
Programa katılan gazilerimize, ADD, Eğitim İş, ve Birleşik Kamu-İş' e bağlı sendikaların yönetici ve üyelerine, yurttaşlarımıza, gençlerimize, Gönüllü Gençler Halk Oyunları Ekini ve öğretmenlerine teşekkür ederiz.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Eğitim-İş Kastamonu ve Atatürkçü Düşünce Derneği Kastamonu Şubeleri olarak, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı kutlamak amacıyla Atatürk ve Şerife Bacı Anıtı'na çelenk sunduk.
Programımız Gönüllü Gençler Halk Oyunları Ekibi'nin muhteşem gösterisiyle sona erdi.
19 Mayıs;
“Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün ve yoldaşlarının; işgale, teslimiyete ve memleketin geleceğini işgalcilerin himayesinde arayan işbirlikçi anlayışa karşı attığı ilk adımdır.
Samsun’da yakılan o meşale; saltanatın, teslimiyetin ve saraylardan medet uman anlayışın karşısına halkın egemenliğini çıkarmıştır.
19 Mayıs’ın ruhu bugün de bize aynı gerçeği hatırlatıyor:
Bu ülke; saray düzeni kurmak isteyenlerle, saltanat heveslileriyle ve biat edenlerle değil; Cumhuriyet’e, bağımsızlığa ve halk egemenliğine sahip çıkanlarla ayakta kalacaktır.
Büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü ve mücadele arkadaşlarını saygı, minnet ve özlemle anıyor; emanetleri olan Cumhuriyetimizi ve devrimlerini sonsuza dek yaşatacağımıza bir kez daha ant içiyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, Samsun’a çıkarak bağımsızlık ve özgürlük meşalesini yakmasının 107. yıl dönümünü saygıyla selamlıyoruz.
19 Mayıs 1919‘da Atatürk öncülüğünde atılan bu ilk adım; bir ulusun Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, emperyalizme ve sarayların saltanatına karşı, aklın ve bilimin ışığında yükselen Cumhuriyetimizin temellerini atmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, “doğum günüm” diyerek kutladığı bu tarihi; en büyük eseri olan Cumhuriyeti koruyacak ve yaşatacak yegâne güç olarak gördüğü gençliğe armağan etmiştir.
Bugün, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının, emperyalistlerin oyuncağı haline gelmiş ve çağın gerisinde kalmış bir imparatorluktan; bağımsız, çağdaş bir ülke yaratmasını hala hazmedemeyenlerin olduğu açıktır. Cumhuriyet’in temel ilkeleri hedef alınmakta, devrim yasaları çiğnenmekte, laik ve bilimsel eğitim terk edilmektedir.
Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözleriyle en büyük eserini emanet ettiği, geleceğimiz olan gençlerimiz eğitimden çalışma yaşamına, hayatın her alanında birçok sorunla karşı karşıya bırakılmaktadır. Eğitimin hızla gerici ve piyasacı kuşatma altına alınmasıyla milyonlarca gencimiz eğitimden kopmuş, güvencesiz çalışma koşullarıyla emek sömürüsüne maruz bırakılmaktadır.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/VO5rrEPQ6T
#19mayıs #19mayısatatürküanmagençlikvesporbayramı #Atatürk #Cumhuriyet #Türkiye
Eğitim-İş olarak, memleketin genç kızları ve erkekleri muasır medeniyetler seviyesinin en önünde yürüsün diye laik ve bilimsel eğitim mücadelemize devam ediyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
#19Mayıs#Atatürk#Cumhuriyet#Türkiye
“Eğer bir yerlerde bilime, demokrasiye, barışa, aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur. Işıyacaksın! Ölüme saniyeler kalmış olsa bile…”
Ömrünü Cumhuriyet değerlerine, kız çocuklarının eğitimine ve çağdaş bir Türkiye’ye adayan aydınlanma neferi Prof. Dr. Türkan Saylan’ı aramızdan ayrılışının 17. yılında saygı ve özlemle anıyoruz.
Eğitim-İş olarak verdiğimiz laik ve bilimsel eğitim mücadelemizde, Türkan Saylan’ın Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine yürekten bağlı kişiliği yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.
#TürkanSaylan