@nuohbrown "Heva ve hevesini (kendi arzularını) ilah edinen, Allah’ın da bir ilim üzerine kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan sonra kim hidayete erdirecek? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?" (Câsiye 23)
@aklingozu__7yy "Heva ve hevesini (kendi arzularını) ilah edinen, Allah’ın da bir ilim üzerine kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan sonra kim hidayete erdirecek? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?"(Câsiye 23)
@DrTasbas İmam Gazali: "Bid'atçinin şerri başkasına sirayet eden şerdir. Ondan buğz ettiğini ve ona karşı düşmanlık gütdüğünü ifade etmek, ondan uzak durmak onu yeri geldikçe bid'atinden ötürü tahkir ve tezyif etmek müstehap bir harekettir. Halkı ondan nefret ettirmek daha da müstehaptır."
Altay Meriç ve türevleri: Ateistlerle, deistlerle, hristiyanlarla cedele gir, buradan müslümanların muhabbetini kazan. Sonra kendi kafana göre gittiğin batıl görüşlerini, sana muhabbet besleyenlere anlat. Yersen afiyet olsun :)
Burada 25 bin paylaşım yapmışım; tek bir kişinin bile fikrini değiştirebildiğimi düşünmüyorum.
ACM'nin ise birçok gence ilham olduğuna şahidim. Hatası var mı yok mu bilmiyorum fakat bırakın hata da yapabilsin yahu.
Hüsn-ü zan ile mesûluz. Bir insanın sürekli açığını aramak, o kişiyi hırçınlaştırır. Hüsn-ü zan ile mesûluz.
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"
@yolcudurgider Bu kafayı, Allah ahirette hatalarını göstererek kahreder. Esas problem tek başına gitmiyor.
"Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya dönsek de onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara yaptıklarının pişmanlığını gösterir." 2/167
Zafer Hoca dedi ki:
"Dürtüsel, tepkisel hareket eden; dürtüselliği, onun narsistik ve makyavelist tavırlar sergilemesine vesile olan kişiler, bulundukları sahayı terörize eder. Bu kişilerin dürtüselliği onları türlü hatalara sürükler. Narsistik tavırlar sergilemeleri, insanlara karşı üstenci bir üslup takınarak konuşmalarına sebep olur ve hatalarını kabul etmelerine engel olur. Makyavelist olmaları ise en basit hatalarını bile her türlü manipülasyonu mübah görerek örtmeye çalışmalarına vesile olur. Bu hasletlerin birleşimine psikolojide “dark triad (karanlık üçlü)” denir. İslami perspektiften, bu hasletleri taşıyan kişilere, cahil insanları peşinden sürükleyen “Azgın şeytanlardandır.” denilebilir.
“İnsanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.” (Hac 3)
Dürtüsel hareket eden, narsistik ve makyavelist tavırlar sergileyen kişiler, sokaktaysa sokağı terörize eder. Bu tip kişiler, bizim ülkedeki bazı saf genç kızların da sevgilisidir. Bu kızlar, bu tipleri, “... Ama Necati sizin bildiğiniz gibi değil. Özünde çok güzel insan!” diye savunur. Sonra kafaları gövdelerinden ayrılmış bir şekilde akşam haberlerine konu olurlar.
Bu üç hasleti taşıyan tipler, siyaset sahasındaysa ülkeleri, hatta dünyayı terörize eder (Bknz. Donald Trump). Bu tipleri, koca koca ülkeleri yöneten devlet başkanlarıyla bile dürtüsel, hesapsız ve patavatsız bir şekilde konuşurken görebilirsiniz. Narsistik tavırlarla, üstenci bir üslupla, rahatsız edici ve siyasi nezaketten uzak bir şekilde devlet başkanlarına hitap ederken görebilirsiniz. Makyavelist olmaları sebebiyle kazanmak için her yolu mübah görerek dünyayı terörize ederler. Onlar istediklerini aldıktan sonra dünyanın terörize olmuş olması umurlarında bile olmaz.
Bu hasletleri taşıyan tipler, ilim sahalarında bulunuyorsa bulundukları ilim sahalarını terörize eder. Misal, fıkıh sahasında bulunuyorlarsa, “Siz fıkıh bilmiyorsunuz! Ben size fıkıh anlatacağım!” tadında rahatsız edici ve üstenci bir üslupla konuşur. Hata yaptıklarında, yaptıkları hatayı kabul etmek yerine türlü çarpıtmalarla ve manipülasyonlarla konuyu saptırmaya çalışır. Haklı olarak insanlar bu kişilerin hatalarına itiraz edince bu kişiler ortalığı velveleye verip kaos çıkararak hatalarının konuşulmasına engel olmaya çalışır. Sonra kendi adamlarını manipüle edip konsolide edebilmek için kah duygusal kah provokatif konuşmalar yapar. “İnsanların/Müslümanların yegane kurtarıcısı”, “kötülüklerin amansız savaşçısı” gibi rollere bürünerek insanları manipüle etmeyi severler. Bu durum Nazi Almanyası'nda yapılan manipülasyonlara çok benzer. Yalnız gerçeğin açığa çıkma gibi bir huyu vardır.
“2. Dünya Savaşı’nda Rus tankları Berlin'e girene kadar Almanlar Rusya'yı işgal ettiklerine inanıyorlardı. Çünkü Alman gazeteleri öyle yazıyordu.”
Bu hasletleri taşıyan tipler matematik sahasına girerse aynı yöntemlerle matematik sahasını terörize eder; lügat sahasına girerse lügat sahasını terörize eder; felsefe sahasına girerse felsefe sahasını terörize eder. Terörize faaliyetlerin olduğu yerde ilim konuşulamayacağı için insanlar da kaosun, tozun, dumanın içerisinde hiçbir şey anlayamaz. Allah z.c. Hz.leri ise fesadı ve ifsad faaliyetleri yürütenleri sevmez..
“... Allah ise bozgunculuğu sevmez. Ona 'Allah'tan kork.' denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara 205-206)
Bu hasletleri taşıyan tipler “bizim köyün adamı” diye kesinlikle ama kesinlikle desteklenemez. Hz. Musa (a.s.) bu hatayı yaptı. Allah z.c. Hz.leri, Hz. Musa'nın (a.s.) hatasını bize ibret olması için Kitab-ı Şerif'inde anlattı. Bu saatten sonra, “İbret almayan ibret olur!”
“Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, 'Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır.' dedi.” (Kasas 15)
“Musa, 'Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet.' dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Kasas 16)
“'Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım.' dedi.” (Kasas 17)
“Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, 'Belli ki sen azgın bir kimsesin!' dedi.” (Kasas 18)
Hz. Musa (a.s.), kendi köyünün adamının esas azgınlardan olduğunu ikinci kavgada anladı. Siz kaçıncı kavgada problemin kimden kaynaklandığını anlamayı düşünüyorsunuz?
Cedelci, tartışmacı, kavgacı tipler, ulül azm peygamberlerden olan Hz. Musa'nın (a.s.) bile ayağını kaydırdı. Sizin mi ayağınızı kaydıramayacak?
“(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)"