- ابو سفيان اقنع الناس بان النبي مجنون.
- معاوية اقنع الناس بان علي لا يصلي.
- يزيد اقنع الناس بان الحسين خارجي.
- الوهابي اقنع الناس بان الشيعة كفار.
- الاسرائيلي اقنع الناس ان ايران ليست مسلمة.
والمهاويس والاغبياء موجودون وبكثرة ويصدقون!!!
Yol yakınken bu Mekke Anlaşması işinden çekilmek lazım.
Buna Meclis'te onay verecek milletvekilleri gerçekten çok büyük bir vebal altında kalacaklardır.
Unutmayalım, İran savaşı ile birlikte Amerika ve İsrail'in bölgedeki güç ve etkisi büyük ölçüde kırıldı.
Şimdilerde bölge ülkeleri arasında (Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve diğerleri) güven oluşturucu önlemler üzerinde çalışarak ekonomik ve ticari bütünleşme sağlamak için gayret göstermek lazımdı.
Düşman/rakip ittifaklar kurarak ABD/İsrail'in manipülasyon kabiliyetine hizmet edecek işler yapmak ne ülkemizin ne bölge ülkelerinin çıkarına olur ne de Müslümanlığa hizmet eder.
Amaç Suudi Arabistan ile Yemen'i uzlaştırmak olmalıdır. Bunun için de İran'ı da içine alan bir diyalog ve işbirliği gerekir, savaş değil. Böyle giderse bu ittifak kelimenin tam anlamıyla Amerika ve İsrail'in hayallerine hizmet etmiş olur.
Ayrıca bu ittifak sebebiyle ABD/İsrail çıkarları için Türkiye'yi Yemen (Ensarullah) ile bir çatışmaya sürüklemek bunu yapanlara çok ağır bir siyasi sorumluluk yükler.
Halk çok ağır bir ekonomik krizin altında inleyip fon bataklığını öfkeyle seyrederken önce 'açılım' diye açıkça Amerika ve İsrail'in hedeflerine hizmet edercesine hızla çökmekte olan PKK'ya can suyu verip şimdi de Yemen'e Türk ordusunu savaşa göndermek... siyasi faturayı ve buna evet diyecek milletvekillerinin omuzundaki vebali düşünün...
Efendim biz bazı hava savunma sistemleri ve bunları kullanacak asker/subay/astsubay kullanacağız lafını ihtiyatla karşılamak gerekir. Suudi Arabistan'ın elinde S-400'ler hariç bizdeki hava savunma sistemlerinden daha fazlası var. Savaş uçakları olabildiğince yeni ve iyi modeller ama bunları inançla kullanacak askeri/subayı, kısacası ordusu yok.
Yemen'in bizim savunduğumuz yerlere hipersonik füzelerle saldırdığını ve oradaki askerimizin de - Allah muhafaza - isabet aldığını düşünün... o zaman ne yapacağız? Kaçıp geri mi geleceğiz yoksa bu defa da doğrudan savaş için kara birlikleri mi göndereceğiz?
İsrail'i sürekli füze/dron saldırısına tutan Yemen yönetimine karşı neden bu kadar hınçla bilenmiş durumdayız?
Kendimize gelelim. Aklımızı başımıza toplayalım ve derhal bu maceradan vaz geçelim.
Hükümet gözünü karatmışsa - ki, maalesef öyle görünüyor - o zaman, halkın gözünde inandırıcılığı epeyce düşmüş bulunan TBMM tarihi bir görev üstlenerek ülkemizi bu yanlıştan döndürmelidir.
İmşallah döndürür.
Husilere operasyon örtülü İsrail operasyonudur.
Amerika'nın talimatı ve gözetiminde olan tüm bölge operasyonları, İsrail için yapılır.
Tıpkı Suriye'de olduğu gibi.
Aldınız mı CEVABINIZI?
Hani Türkiye Aliyev'in Azerbaycan'da BAŞÖRTÜSÜ yasağını eleştirmeye kalktı ya..
Azerbaycan TV'si UFACIK bir haberle cevap vermiş
Azerbaycan devlet ajansı APA, Türkiye’den İsrail’e “456 gemi seferi” haberini yaptı, sonra yayından kaldırdı
APA, Türkiye’nin “İsrail’le ticaret sıfır” açıklamasını sorgulayan ve Türkiye limanlarından İsrail’e 456 gemi seferi yapıldığını öne süren kapsamlı bir araştırma yayımladı. Haber birkaç saat sonra ajansın sitesinden kaldırıldı. Gelişme, Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmaları ve Aliyev’in “Yaşam tarzımıza burnunuzu sokmayın” çıkışının ardından dikkat çekti.
Hırsız Hırsızın ne yaptığını bilmez mi... Hem de İYİ bilir
"Dokunma BANA" demiş ALiyev
"Sakın koltuğumu sallamaya kalkma", demiş.
Milleti İSRAİL karşıtı numarası ile yeyip duruyorsun
Bütün FOYANI ortaya sererim, rezil olursun, demeye çalışmış sanırım.
Bunların da dostluğuna HİÇ güven olmuyor canım.
Aldınız mı cevabınızı. Konuşacak mısınız bir daha?
https://t.co/jEeyN17HF2
4. Yılında Aksa Tufanı: İsrail, İktidar ve Biz
Yarın Aksa Tufanı’nın yıldönümü. Özellikle ilk iki yıl, sanırım hemen her duyguyu en yoğun şekilde yaşadık: Korktuk, kaygılandık, ümitlendik, coştuk, üzüldük, karamsarlığa düştük ve öfkelendik. Asla gözümüzün önünden gitmeyecek korkunç şeylere tanık olduk. Tahayyülümüzün çok ötesinde sevinçler de yaşadık acılar da. Bir neslin liderlerinin tamamını cephede kaybettik.
Nihayetinde hiçbir duygu ilk anki sıcaklığını korumuyor, insanız neticede. Bu da iyi bir şey, olup bitenleri soğukkanlılıkla değerlendirme imkanı veriyor.
Fakat insan fark etse de etmese de değişiyor. Üç seçeneğiniz var: Ya hiç bu işlere girmeyeceksiniz, başınızı başka bir tarafa çevirip yolunuza devam edeceksiniz. Ya, olup bitenleri unutmayı/örtmeyi/tevil etmeyi tercih edeceksiniz ya da tanık olduklarınızın sizi dönüştürmesine izin vereceksiniz.
Eğer üçüncü yolu tercih ediyorsak bizim için Filistin artık sadece iki meseleden ibarettir: İktidarın İsrail’le ilişkisi ve sivil toplumun iktidarla ilişkisi. Bundan başka konuşacağımız her şey kendi gerçekliğimizden kaçmanın bir yoludur. Kanaatimce uğraşmamız gereken tek bir konu var: İktidar soykırım süresince İsrail’le ilişkilerine nasıl devam edebildi ve dindar çevreler nasıl buna sessiz kaldı? Ne yaptılar, nasıl yaptılar da bunu kendilerine açıklayabildiler? Hangi mazeretleri buldular? Hangi “maslahat” 8 ay boyunca ticarete devam ettirdi? Hangi ilke, hangi ayet, hangi hadis İsrail elçiliğini ülkemizde açık tuttu, tutuyor? Hangi hukuk, hangi fıkıh, hangi örf onlarca Filistin dostunu mahkeme mahkeme süründürüyor?
Açık söylemek gerek: Ben iktidarın bir değil bin tane açıklaması olduğunu düşünüyorum. Tarih bana söz konusu “taht” olduğunda dindar kesiminin kimsenin gözünün yaşına bakmadığını öğretti.
O yüzden asıl düşünülmesi gereken, iktidarın İsrail’le ilişkisi değil sivil toplumun iktidarla ilişkisidir. Bu ilişkiyi bizim jenerasyonun selim bir akılla analiz edebileceğini çok sanmıyorum. Çünkü travmatik bir kuşağız biz: Atamadığımız korkuların tatmin olamadığımız arzuların nesliyiz. Sonu gelmez komplo teorileriyle büyümüşüz. Güce ulaşmanın her yolunu mübah görme yetkisini mağduriyetimizden alıyoruz. Her türlü haksızlığı “imparatorluk” günlerine olan özlemimiz, tek parti dönemine olan korkumuz meşrulaştırıyor. Niyetimizden şüphe duymuyoruz. Bizler her şeyi “iyi niyetle” açıklayabiliyoruz. Eğer olanlar iyiyse iyi niyetimizin kanıtıdır, eğer olanlar kötüyse arkasında “iyi niyet” önünde “iyi bir amaç” vardır: Sadece biz göremiyoruzdur. Tutarsızlık bizi asla rahatsız etmez. Tutarsızlık eleştirisi bize asla işlemez. Dünyanın bütün tutarsızlıklarını açıklayabilecek bir tarihsel mirasın sahibiyiz. Önce Gazze’deki evleri yıkan petrolü gönderip sonra orada yıkılan evleri samimiyetle yeniden yapabiliriz. Aynı anda katilin elini sıkıp maktülün ardından mersiye okuyabiliriz. Aynı anda Batı’dan nefret edip, Batı’yla bütünleşmeye çalışabiliriz. Açıklayamayacağımız hiçbir çelişki yoktur: Bunun yüksek lisansını Mavi Marmara’da doktorasını Aksa Tufanı’nda yapmışızdır.
Yapabileceğimiz en iyi şey nedir diye düşünüyorum, başka bir çıkış yolu bulamıyorum. Filistin kendi adına söylenecek her şeyi Aksa Tufanı’yla söyledi. Yahya Sinvar’ın kanından daha beliğ ne olabilir? Rim’in gülüşünden daha masum ne bulabiliriz? Hangi söz zalimi de mazlumu da Gazze’den daha sarih bir şekilde anlatabilir?
Bunları anlatmak bize düşmez. Filistin kendini Aksa Tufanı’yla anlatmaya devam edecektir. Bize düşen, İsrail’i bir “devlet” olarak tanıyor olma gerçekliğimizle yüzleşmektir.
History will record that Turkiye, Pakistan, and Saudi Arabia did not form an alliance against Israel to support their brothers in Gaza, but rather an alliance against Yemen, which stood with Gaza.
Gazze için böyle bir ittifak oluşturmayanlar, #Gazze'yi savunan, Kızıldeniz'i İsrail ve Amerika'ya dar eden Ensarullah'a (Husiler) karşı nasılda olağanüstü toplanıp kararlar alıyorlar!..
Mehmetçik, TBMM'nin onayı olmadan hiç bir yere gönderilemez!.
Ve umuyorum ki, milletin istemediği bir kararı milletin vekilleri de almayacaktır!.
Veya gelin millete soralım bakalım; halkımız, Suudi hanedanını, Israil ve Amerika çıkarlarını korumak için Mehmetçiğin görev almasını isteyecek mi?..
Yemen'e karşı savaşmaya niyetlenen Mekke ittifakını görünce katil İsrail'in ve onların bütün silahlarını veren ABD'nin zevkten dört köşe olduğunu söyleyebilirim.
Müslümanların kıblesi olarak onları birleştirmesi gereken Mekke-i Mükerreme'nin adını böyle bir fitne için kullanmayın
Bugün Yemen Ensarullah hareketine karşı girişilen hava harekatında Suudi Arabistan'ın yanında ABD ve muhtemelen İsrail de yer almış. Zaten Amerika işin içindeyse İsrail'e ayrıca gerek de olmayabilir.
Her gün İsrail'e haklı olarak demediğini bırakmayan Türkiye'nin ne tarafta olması beklenir? Tabii ki, Yemen tarafında ve en azından siyasi ve diplomatik olarak...
Oysa özellikle dışişleri bakanımız bizi tamamen Suudi Arabistan'ın yanına konuşlandırmış durumda. O zaman bu nasıl bir dış politika diye sormaya hakkımız olsa gerek.
Pek tabii ki, Türkiye için en doğru politika herhangi bir ittifak anlaşmasına girmeden bölgede güven oluşturucu önlemler için çalışmak olmalıydı
Rektör seçiliyor; karısını, kızını memur yapıyor. Bakan seçiliyor; akrabalarını önce özel kalem, sonra müdür yapıyor. Belediye başkanı seçiliyor; damadına ihale, yeğenine kadro buluyor.
Bu nedir?
Feraset yoksunluğu. Bir adım ilerisini görmekten aciz olmak.
Çünkü kızını memur yapan rektör, kızının diplomasını aldığı üniversitenin itibarını da harcıyor. Akrabasını müdür yapan bakan, torunlarının yaşayacağı ülkenin devletini zayıflatıyor. Liyakatle o koltuğa oturması gereken genç, ya küsüp kenara çekiliyor ya da bavulunu toplayıp gidiyor. Giden, o ülkenin yetiştirdiği en değerli sermayedir ve geri gelmez.
Kayırılan da kazanmış sayılmaz. Ne kadar çalışırsa çalışsın, adı hep "falancanın kızı", "filancanın yeğeni" olarak kalır. Hak ettiği bir başarı bile şüpheyle karşılanır.
Kısa vadede aile kazanır, uzun vadede herkes kaybeder; o aile de dahil.
Ferasetli insan şunu bilir: Çocuğuna bırakabileceğin en iyi miras bir kadro değil, adil işleyen bir kurumdur. Kadro bir gün elden gider. Adil bir düzen ise hepimizin çocuklarını korur.
Liyakatin olmadığı yerde kurum kalmaz. Kurumun olmadığı yerde devlet kalmaz. Devletin olmadığı yerde ise ne aile kalır ne de kayırılacak bir kadro.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın tıp eğitimi üzerindeki tartışmalar büyüyor: “Meclis'e gelsin ve diplomayı nasıl aldığını izah etsin”
Murat Emir: Bir insan aynı tarihlerde
🔥Hem ABD’de İSBAK bursiyeri
🔥Hem Akp yöneticisi
🔥Hem Başbakan danışmanı
🔥Hem de İBB’den maaşlı çalışan olup
🔥Aynı anda Cerrahpaşa Tıp gibi ağır bir fakülteyi nasıl bitirebilir?
Üstelik ortada yasal zorunluluk olan mecburi hizmet de yapmamış
Tıp eğitimi part-time yapılamaz!
Kendisi gelsin Meclis'e ve diplomayı nasıl aldığını izah etsin
➖163 milyon TL’nin kaynağı nedir?
➖Bu paranın tamamını hiç düşünmeden fona yatırdığına göre gerçek servetin çok daha fazla olmalı, asıl servetin ne kadar?
➖Hem bakanlık hem de vekillik yaptın, yasaya göre bunların hepsini detaylı bir şekilde mal varlığında bildirmiş olman gerek, bildirdin mi? Bunu yaptıysan o bildirimleri şimdi açıklayabilir misin?
➖163 milyon TL gibi devasa bir serveti fona yatırmaya seni kim ikna etti ya da seni kim teşvik etti? Sana garanti verildi mi? Verildiyse kim tarafından?
➖Sistem çökmeden önce fondan çıkmanı sana kim söyledi? Bunlar aynı kişiler mi?
➖163 milyon TL ile 5 ayda 2 milyar 170 milyon TL kâr eden başka birini tanıyor musun?
➖Götürdüğün 2 milyar 170 milyon TL’lik devasa servetin "günlük faizinin 2 milyon lirayı" geçtiğini, bir emeklinin ise "günlük 750 lira" ile hayata tutunmaya çalıştığını biliyor musun?
➖Götürdüğün 2 milyar 170 milyon liranın, bir emeklinin tam 92 bin 137 aylık maaşı kadar olduğunu biliyor musun?
➖Basına yansıyan haberlere göre Hazine ve Maliye Bakanlığı’na 2 milyar 200 milyon TL para yatırmışsın, bu bilgi doğru mu? Doğru ise bu parayı yatırmanı sana kim söyledi?
➖Bu parayı kimin adına yatırdın? Fona yatırdığın para hem senin hem de eşinin adınaydı, basına yansıyan haberlere göre parayı kendi adına yatırmışsın, neden? Dekontu ya da dekontları paylaşmayı düşünüyor musun?
➖Etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için 6362 Sayılı SPK Kanunu’na göre bu paranın 2 katını yatırman gerekiyordu, neden 2 katını yatırmadın? Yoksa pişman değil misin?
➖Yatırdığın paranın bir süre sonra Bakanlık tarafından sana iade edileceği iddiaları var, bu doğru mu?
➖Bu soruların tamamına net, açıklayıcı ve ikna edici cevaplar bekliyoruz. @drbetulsayan
Totally in line with Henri Corbin I am convinced and devoted iranophile. Iran is above all. Iran is much more than Iran. It is the heart of the world. It is the Idea.
❌Günlerdir ağzı dualı Sayın Bakanımız Fatma Betül Sayan’a iftira atılıyor!
❌Çok zekice bir hamle ile alın teriyle biriktirdiği milyoncukları milyar yapmış,çok mu?
❌İBB’den 85 bin dolar burs alan tek özel insan.
❌Pastayı AKP Kadın Kolları Başkanı Rabia Kalender,Ravza Kavakcı ile bölüşmüştü.
Tanrı kutu bunlara vermiş!
❌Fatma bacımızın kardeşi de süper zekâ! 30 yaşında Başbakanlık Müşaviri, 38 yaşında BTK Başkanı, 41 yaşında Bakan Yardımcısı oldu.
❌Bu kadar zeki bir ailenin tortusundan Warren Buffett çıkardı zaten.
👉Nitekim çıkmış!
❌Başı örtülü ablam devlet olanaklarının dibini sıyırmış.
❌Çok şükür domuz yememiş!
👉Rabbim de verdikçe vermiş
_______________________________
Özlem Zengin "Utanmıyoruz" Nene Hatun Aziz Yıldırım 2 Milyar Fatma Betül Bekir Üsküdar Ömer Çelik Erdoğan fon vurgunu #hissemağdurları Akın Gürlek Ahmet Hakan #aklımalmıyor #paramıznerede
🔺Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye genelkurmay başkanlarını Yemen saldırıyor diye ACİL toplantıya çağırmış.‼️
Hangi hakla?
🔺 Mekke anlaşması denilen, yazılı metni deklare edilmeyen, üstelik Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden onay almadan yürürlüğe konulamayacak bir oldu bittiyle mi?
🔺11 yıldır Yemen‘i zımnen işgal eden, 370 bin Yemenlinin ölümüne sebep olan , İsrail’in ve Amerika’nın ileri karakolu, Türk düşmanı Suudi Arabistan için öyle mi?
🔺Kefeni üstünde olanlar önden buyursun,
Bir tek Metmetçiğe bin Suudi Arabistan feda olsun.
Siz Trump’ı dinleyin BOP’çular.
اگر ایرلاین های ایرانی اجازه پرواز خارجی نداشته باشن، ایرلاین های منطقه هم اجازه پرواز خارجی نخواهند داشت! ببینیم با ضرر میلیاردی امارات و قطر و کویت و مختل شدن ارتباط مسافری و ایر کارگوی بین شرق و غرب کی متضرر میشه. جهان یا ما؟!
اعلام کن آقای جمهوری اسلامی عزیز، محکمم پاش وایستا، مردمم پشتتن. تنها راه باز شدن محاصره ، محاصره است.
#ایران_ایر
💡AKP İstanbul Gençlik Kolları'nda yönetim kurulu üyesiydi.
➖"Piyasa bozucu" eylemler yaptığı için 2020'den beri her yıl ya geçici işlem yasağı uygulandı ya da para cezasına çarptırıldı.
➖Bu siciline rağmen Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı yapıldı.
➖Ve ardından büyük soygun başladı.
➖Yüz binlerce küçük yatırımcının yüz milyarlarca lirası manipülasyonlarla fon çetelerinin cebine boca edilirken en büyük paylardan birini de o aldı.
💡AKP'nin 28 yaşındaki parlak çocuğu, götürdüğü milyarlarca liranın bir kısmını da lüks yaşamına ayırdı.
➖3 ay önce 750 milyon TL vererek dünyanın en lüks yatlarından birini satın aldı.
➖Yanına da, hız zevkini tatmin etmek için, on milyonlarca lira harcayarak sürat botu ekledi.
👉Bu ülkenin 5.5 milyon genci, evinde iş ve aş umudunu kaybetmiş çaresizce beklerken,
💡AKP’nin parlak genci Muhammed Yarız ve arkasındakiler lüks, ışıltılı ve şatafatlı bir hayat sürüyor.
🚨THY, AJet ve Pegasus Türkiye-İran arasındaki uçak seferlerini tamamen durdurdu. Bundan sonra İran'a uçak seferleri yapılmayacak.
Türkiye kısa bir süre önce de ülkede faaliyet gösteren İran banka ve havayolu şirketlerini kapatma kararı almıştı.