Dava açmak için acil bir durum yok. Bir dava açtığınızda dayandığınız hukuki temeller vardır. Hukuki temelleri doğru kurabilmenin yolu da doğal olarak uygulamayı görmektir.
Şimdiye kadar vatandaşı "acil dava açmalısınız" şeklinde yönlendiren meslektaşlara kızma sebebim de temel olarak budur.
Öncelikle kanunun Resmi Gazete’de yayımlanması beklenmelidir. Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra SPK, yeni kanuna da dayanarak tasfiye esaslarına ilişkin yeni bültenler yayımlayacaktır. Kanun bu haliyle Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girerse, özellikle kesinleşmiş takas alacaklıları için sağlam temelli davanın kurgusu yapılabilir hale gelir. İdare tasfiyeyi yeni kanuna dayanarak yapacağı için, şimdiye kadar yapılan işlerin büyük oranda başa döneceğini söyleyebiliriz.
Şimdiye kadar "acil bunu yapmalısınız" denilerek yönlendirilen; SPK’ya "paramı öde" şeklinde başvuru yapıp bireysel işlem tesis edilmesini talep eden ve haliyle "dava açma sürem başladı mı" endişesi taşıyan vatandaşların paniğe kapılmasına gerek yoktur. Endişenizde haklı olsanız bile, SPK cevap vermediği için sürenizin dolacağı tarih en erken 15 Aralık’tır.
Mevcut gelişmeler ışığında hukuki süreç ve gerekliliklerle ilgili bilgilendirmelere yine buradan devam edeceğim. Genel olarak hukuki sürecin başlatılmasının gerekli ve faydalı olacağına kendi hukuki bilgim ve görgüm çerçevesinde inandığımda ya da sürece ilişkin geneli ilgilendiren bir dava açarsam, bunun bilgilendirmesini de yine buradan yaparım.
SPK en temelde “PBLK’lıların” SPK-79 koruması altında olduğunu reddetmiyor. Nitekim bunun en yakın tarihli göstergesi, tasfiye kapsamındaki KHA fonunda 16.09.2026 tarihinde 13.30 öncesinde verilen talimat sahibi “PBLK’lıların” ödemelerinin satış fiyatları üzerinden yapılmış olmasıdır.
Ancak SPK, 16.09.2026 tarihinde 13.30’dan önce verilmiş talimatları kendi içerisinde ayrıştırarak bu talimatlardan “fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle” gerçekleştirilemeyen talimatları Sermaye Piyasası Kanunu 79. maddesinin istisnası kabul etmekte ve bu talimatların “Takasın Kesinliği” güvencesinden hiç faydalanmadığını iddia etmektedir. Oysa SPK-79’da veya bir başka Kanun’da “fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması” durumlarının SPK-79’un istisnası teşkil edeceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu minvalde, TEFAS Platformu Uygulama Esasları uyarınca “PBLK’lılar” bu satış emirlerini kendileri dahi iptal edememektedir. Bu Esaslar kapsamında “PBLK’lıların” talimatları geri alınamaz bir aşamaya geldiğinden fiili olarak “tüm PBLK’lıların” SPK-79’un koruma alanına girmesi gerektiği kanaatimi koruyorum.
Durum böyleyken, Kanun’da verilen bir hakkın daha alt bir düzenleyici işlem ile sınırlandırılması mümkün değildir. Bu kapsamda, Bülten veya Duyuru ile SPK-79’a istisna getirilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Sonuç olarak, bu istisnayı SPK’nın 2026/61 sayılı Bülten’i getiriyorsa, Bülten hukuka aykırıdır; yok eğer istisnayı SPK’nın 28.09.2026 tarihli Basın Duyurusu getiriyorsa, Duyuru hukuka aykırıdır. Fiili durumun tek “hukuki” dayanağı bu iki “işlemden” biridir.
@ilkeyazgurdal Çok cahilce yorum okudum ama, 33 gün geçtikten sonra hala bu noktada olmanız inanılmaz…
İnsanlar ekşi yazmayı para kaybetmeyi göze aldılar parayı kullanma özgürlüklerin elinden alınmasını dolandırmayı değil..
Hızlıca bir düzeltme yapınız da saygımız kalsın
CUMHURBAŞKANI KARARIYLA KENDİ DÖNEMİNİ KENDİ DENETLEYECEK! ŞAKA GİBİ!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım fonlarında yaşananları inceleme görevini DDK’ya verdi. Peki DDK’nın başında kim var?
Salih Tanrıkulu!
2023’ten beri Borsa İstanbul Yönetim Kurulu’nda bulunan ve aynı zamanda Borsa İstanbul Denetim Komitesi Başkanlığı yapan isim!
Düşünün: Yıllarca Borsa İstanbul yönetiminde ve Denetim Komitesi’nde görev yapmışsınız. Sonra devlet size dönüp, “Şimdi git, o dönemi sen denetle” diyor. Siz de “Bağımsızlık olsun” diye Borsa’daki koltuğunuzu bırakıyor, denetimi yapacak DDK’nın başındaki koltuğunuzda kalıyorsunuz!
Şimdi bu kişi kendi dönemini kendi denetleyecek!