Fatih Altaylı'dan Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e veryansın:
“Biz, Milli Eğitim bu hale getirilmeden önce mezun olduk. O kadar salak değiliz.”
“Üniversitelere, soruları çalarak giren onun tanıdığı nesillerden de değiliz.”
“Hangi cemaatin, hangi vakfın arkasına saklandığını biliyoruz”
Ekrem İmamoğlu, Muhittin Böcek'in ifadesine yanıt verdi:
"Aylar önce, 'Adalet' Bakanı, kendi diliyle, 'zamanı gelince Muhittin Bey itirafçı olacak' diye şantajı başlatıyor.
Ağır bir hastayı, oğlu ve gelini ile tehdit edip iftiracı haline getiriyorlar!
Akıl almaz bir yalan, iftira ve saldırıyı organize şekilde yürütüyorlar!
Bana, hayatımda ilk kez duyduğum, 'havala' diye bir yöntemle milyonlarca avro para verilmiş(miş)!
Eğer serbest kalmasına faydası olacaksa, böyle taksit taksit değil de bir seferde ne söyletmek istiyorlarsa önüne koyup imzalatsınlar da bari bir işe yarasın.
Gayet zeki olan milletimiz; bu kötü aklı kağıda yazıp hasta döşeğindeki bir adamın önüne şantaj ve tehditle koyanlar için, 'demek ki bunlar yıllardır bu yöntemlerle parayı götürüyor' demeden edemiyordur.
Allah bunları ıslah etsin!"
(OnlarTV)
Gazeteci gözlem yapar, ayrıntıları biriktirir ve sonunda tabloyu okur.
Murat Ongun, Silivri’de aylardır süren duruşmaların özünü tek cümlede anlatmış bugün…
( mahkeme heyetine hitaben )
Sizin halis çabalarınız bu iddianamedeki sakatlıkları, zaman sıçramalarını, ikili hukukun nezih örneklerini, kayırmacılığı ve absürtlükleri gizlemeye yetmez yetmeyecek de. Bu metnin sahipleri sizden bize ceza yağmuru yağdırmanızı istiyor. Buna rağmen size tutunacak tek dal vermediklerinin de bence çok farkındasınız….
CANLI BLOG | Ongun, gizli tanıklarla ilgili "Çınar da İlke de kendisini gizli zannetmesin. Parmak izlerine kadar kontrol ettik" dedi ve hangi gizli tanığın erkek hangisinin kadın olduğunu dahi anladıklarını belirtti. Gizli tanık Doğan'ın ise T.Ö. isimli biri olduğunu söyleyen Ongun, "Beni 8 yıldır tanıdığını söylemiş. Hayatında 1 kez gördü. Ucuza iş yapacağını söyledi. İhaleye gir dedim, girdi aldı. Onu da eline yüzüne bulaştırdı. Hayatımda ilk kez yaptığım bir iş onun sayesinde defolu oldu" dedi. Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi. İBB Davası yarın da Murat Ongun'un savunmasıyla devam edecek.
- Beide gegen Paraguay rausgeflogen
- Beide haben einen Müll trainer mit ego problemen
- Beide haben einen Müll kapitän mit ego problemen
- Beide wollen fussball ohne Stürmer spielen
- Beide haben Fans die ihr Land maßlos überschätzen
Eine Freundschaft die für immer bleibt ❤️
Turhan Çömez: "Zehra Taşkesenlioğlu'nun eşi Bolu Mengen'de yüzlerce milyon liralık çiftlikler alıyor."
👉Bu çiftlikleri meclisteki bir danışmanın üzerine yapmış!
💥Bu danışmanın 1 yıl içinde 500 milyon liralık hesap hareketi var."
Tutuklu İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, suçlandığı ortaklıklar ve ihalelerle ilgili de kapsamlı beyanlarda bulunurken iktidara yakınlığıyla bilinen eski futbolcu, "Şeytan" lakaplı Rıdvan Dilmen ile ilgili önemli bir iddiada da bulundu. Ongun, ilgili kısımda şunları söyledi:
"Son incelemede tahliye edilen iş insanı Alper Aydın, 28 Eylül 2025’te Silivri Cezaevi’nden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 7 sayfalık bir dilekçe gönderdi. Dilekçesinde AK Parti’ye yaptığı reklam desteklerinden ve ilişkilerinden bahsediyor ve ‘İBB yönetimine hiçbir zaman 2019 yılı duruşumu bozmadım’ diyor. Buradaki duruşu, AK Parti’ye yakınlığı tabii. Ayrıca 2024 sonuna kadar Sayın Cumhurbaşkanımıza yakınlığıyla bilinen Rıdvan Dilmen ile ortaklığını gizlediğini söylüyor.
Şimdi ‘Reklam İstanbul ile Murat’ın ilgisi yok’ deniyor. Ancak firma sahibi Rıdvan Dilmen benim ortağım diyor. Aradan aylar geçmiş, kimse Rıdvan Dilmen’i ifadeye çağırmamış. Alper Aydın ise tutuklanmış.
Alper doğru söylüyorsa, bu ortaklığı gösteren banka hareketleri veya belgeler olmalı. Ben de baktım. Dosyaya 5 Mart 2026’da yüklenen vergi inceleme raporunda, Alper Aydın tarafından Şeytan Rıdvan Dilmen’e ve Burcu Dilmen’e yapılan ödemeler görünüyor. Alper’e sordum, Burcu Dilmen kim diye; ‘Rıdvan Dilmen’in gelini’ dedi.
Değerli Başkanım, Rıdvan Dilmen’e ilişmeyen hayat Alper’i cezaevine atıyor. Firma sahibi ‘ortağım’ diyor, vergi raporunda ödemeler görünüyor. Rıdvan’a ilişmeyen hayalet neden bize ilişiyor? Ben Nihat’la ortak oluyorum diye şirket sahibi sayılıyorum da Rıdvan Dilmen neden bu tartışmanın dışında kalıyor?”
https://t.co/GuOafXlgP0
#İBBDavası'nda 59. Gün
🔴 MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı #MuratOngun beyanda bulunuyor.
"Bizle ilgili olmayan şeylere net tespit diyor iddianamede.
🔺️Net tespiti hatırlatayım.
🔴 İşte MASAK raporundaki İsmail Kaan, başına hiçbir şey gelmiyorsa Zeynep Tezcan aynı şeyden gelirken o İsmail Kaan Sayın Cumhurbaşkanı'nın geçen eylülde Amerika gezisinde uçağında çıkıyorsa net tespit bu.
🔴 Net tespit 19 Mart sabahı gözaltına alınan biz, 30'dan fazla İBB yöneticilerinin elinden, kasasından, çekmecesinden çıkan para ve altının toplamı, Ankara'da bir Devlet Hava Meydanları İşletmesi Daire Başkanı'nın evinden çıkan para ve altının yarısı dahi yetmiyorsa Ankara'nın bir memuru İstanbul'un 30 belediye yöneticisini ikiye katlıyorsa net tespit budur.
🔴 Eşinin üzerine onlarca gayrimenkul çıkmasına rağmen onun eşi ev hapsi ile cezalandırılmadı. İmza yükümlülüğü ile adli kontrolle bırakıldı.
🔴 Hava Meydanları Daire Başkanı'nın 128 banka hesabı var.
Yani normal bir insanın 128 banka hesabı var mı?
Eşinin 53 ayrı banka hesabı var.
Benim 30 yıllık bir banka hesabım var.
O serbest, mallarına da erişebiliyor.
Hala tedbiriniz benim bankamda sürüyor değerli başkanım.
30 yıllık bir hesap.
Emekli maaşı da bloke edilmiş, açıldı dediniz.
Sonucu ne zaman göreceğiz?
🔺️Net tespitler bunlar değerli başkanım.
Daire başkanı tek başına mı yapmış bunca yolsuzluğu?
Devlet Hava Meydanları İşletmesi'ndeki herkes pırıl pırıl da bir bu eleman şey.
🔴 Değerli Başkanım, net tespit Selman Narman ve Gökhan Köseoğlu'nun tevdi raporundaki imzalı beyanlarının 180 derece zıttına ifade verip cezaevinden çıkma çabasıdır.
İtiraf beyanında sadece ihale anlatan burada hem sizin hem avcı beyin sadece ihale sorduğunuz Gökhan'ın sıra bize gelince benim ihalelerle ilgim yok, ben hakediş çekiyim, ihale bilmem demesi net tespit.
🔴 Net tespit, savcılıkta yapılan işlemlerin usulsüz olduğu yönünde Fatoş Ayık'ı defalarca uyardım diyen sözde itirafçı Recep Tanrıverdi'nin aynı ifadeyi evraklarda usulsüzlük olduğunu bilmemekte getirmesidir.
Defalarca uyaran ama usulsüzlüğü bilmeyen adamın beyanı burada bize suç sayılıyor."
Murat Ongun:
MEVLÜT UYSAL’DAN BAŞLAYARAK ONUN SIRALI YÖNETİCİLERİNİN TAMAMINI DA ACABA YARGILAMAK GEREKMİYOR MU?
5 YILDA BECEREMEDİĞİMİZİ 5 AYDA FERSAH FERSAH GEÇMİŞLER
Değerli Başkanım, bu durumda geçmiş dönem İBB Başkanı Mevlüt Uysal'dan başlayarak onun sıralı yöneticilerinin tamamını da acaba yargılamak gerekmiyor mu? Çünkü kendileri bizim 5 yılda beceremediğimizi 5 ayda fersah fersah geçmişler.
İddia makamı diyor ki: "Bu aleni usulsüzlükler, belli bir inanmışlığın, bağlılığın, hedefe ulaşma gayreti ve azmini göstermektedir. Çünkü usulsüzlükler aleni ve korkusuzca gerçekleştirilmiş olup bu da güç zehirlenmesini ortaya koymaktadır." Yani inanır mısınız, şu cümleleri AK Partili yıllara değil, bize demiş. Bize demiş. Güç zehirlenmesi, aleni...
Bu bir yılda şirket kurup 600 milyon lira ihale kazanan arkadaş, şimdi buraya geldi, hepsi anlattı şirketlerinin borcu var. Geleceğiz bunların da mal varlıklarına, yansıtacağım hepsini bu garibanlara. Bunlar tutuklu. Bu tıbbi cihaz satıcısı bir yılda şirket kurup 600 milyon liralık ihaleyi aldı ya, çıkış orada bitmiyor. Adam uçuyor sonra uçuyor, bakın. Türkiye'nin 1 numaralı ses, sahne şirketinin adı Staras'tır yıllardır. Staras'ı satın aldı ya adam 2021 yılında Staras'ın sahibi oldu Serdar Haydanlı, öyle bir yükseliş yani ama usulsüzlükler bizde.
Serdar Haydanlı’nın yükseliş hikayesini anlatan Murat Ongun:
BUHARLAŞTI GİTTİ… PIR UÇTU GİTTİ
Serdar Haydanlı… Kendisi bu dosyanın itirafçı sanığı. İddia makamının bir yolsuzluk ya da örgüt iddiası varsa, bunu yanlış insanlara yani bizlere söylemesinin tam bir resmi oluyor yani bu. Şimdi bu arada bilmeyenler için şunu söyleyeyim, 19 Mart'ta gözaltına alınmıştı Serdar Haydanlı. Benim tanımadığım bir çocukla iki kişi tutuyordu, diğer arkada iki kişiydi, biz diğer arkadaşların nezarette kalmadıklarını gördük. Oradan birileri uyardı. Serdar anlatıldı burada. Buharlaştı gitti nezaretten. İfadeye diye gitti, pır uçtu gitti. Sonra bu konu gündeme geldi medyada. Konuşuldu, tartışıldı. O adam yeniden gözaltına alındı. Ben de size şimdi onun 22 Mart'ta yani 19 Mart'ta salınıp, 22 Mart'taki ifadesinden bir kesiti okuyarak, bu çok enteresan hikayenin başlangıcına girmek istiyorum.
Serdar Haydanlı da 22 Mart 2025 tarihli ifadesinde şöyle diyor: “Azerbaycan’da bilgisayar mühendisliği okudum ve 2001 yılında Ankara’ya döndüm. Burada tıbbi malzeme satan ortaklı bir şirket kurdum. Ortaklığım 2009 yılında sona erdi. 2009’da İstanbul’a yerleştim. Bir tıbbi malzeme satan firmada satış müdürü olarak çalıştım. 2 yıl çalıştım, ayrıldım. 2017 yılına kadar herhangi bir işte çalışmadım. Yani tıbbi malzeme artık o horlama kesen, hor kes mor kes var ya onların satış müdürü mü bilmiyorum ama 2 yıl çalışıyor 2011’e kadar. 2011’den 2017’ye kadar herhangi bir iş yapmadım” diyor kendisi. Ama 2017 yılında değerli Başkanım, bu şahıs 4,5G isminde bir kültürel etkinlik ajansı kuruyor tıbbi cihaz satıcısı. 2018 yılında Mevlüt Uysal İBB başkanıydı, rahmetli Kadir Topbaş’ın yerine geldi. Diyor ki, “4,5G firmasıyla ben İBB’nin açık ihale usulü kültürel etkinlikler organizasyonu ihalesine teklif verdim ve kazandım.” Maşallah, tıbbi cihazcı 2011’den 2017’ye iş yapmıyor, bir gece rüyasına aksakallı dede giriyor, kalkıyor 4,5G ajansını kuruyor. Değerli Başkanım, 1 yıl sonra hiçbir iş yapmamış bu firmaya Kültür AŞ diyor ki lütfen bizim ihalelerimize katılır mısın? Bunlar hep tesadüf hayat, normal şeyler. Sonra bu arkadaş katılıyor ama burada da yalan konuşmuş, açık ihale diyor ya, davet usulü yani alt sözleşme. Hayatı yalan…
Şimdi Başkanım, bilgisayar eğitimi gören bir kişi hayat bu yani gidip tıbbi cihaz da satar, etkinlik de yapar, ben ona bir şey diyemem. Ama yani 8-9 yıl hiçbir iş yapmayıp kendi iş alanında olmayan bir şirketi rüyasında görüp kuran, sonra da birazdan geleceğim, milyonlarca liralık ihale alan falan filan, bunlar normal işler değil. Şahıs, Başakşehir’de oturuyor. Kadir Topbaş yerine İBB başkanlığına atanan Mevlüt Uysal da Başakşehir Belediye Başkanı. Bu isim, iki isim tanışıyor mu, yakınlıkları var mı bilemem. Bilmediğim konuda itham yapamam. Ama 1 yıllık firmanın ilk yılında 5 ayda 6 ihale ve iş artışlarını göreceğiz değerli başkanım. 5 ihale, 5 iş artışı. 2019’un başında da alıyor, etti 10-15. Yüz milyonlarca liralık. Şimdiden size bunları göstereceğim. Evet, görsel 38’i verebilir miyiz? 1 yıllık 4,5G’nin güzel başarısını. Değerli Başkanım, bu tabloda tam 64 adet firma görüyorsunuz. Bu 64 adet, pardon listede 50 firma var Başkanım. 20’si hiç ihale kazanamamış, 30 tanesi 64 adet ihale kazanmış. Yani firma başına 2 ihale düşüyor. Ama çiçeği burnunda tıbbi cihaz satıcısının etkinlik ajansı, davet edildiği 6 ihalenin 5’ini birden kazanıyor. 2018 yılının sonu…
Serdar Haydanlı’nın yükseliş hikayesini anlatan Murat Ongun:
BUHARLAŞTI GİTTİ… PIR UÇTU GİTTİ
Serdar Haydanlı… Kendisi bu dosyanın itirafçı sanığı. İddia makamının bir yolsuzluk ya da örgüt iddiası varsa, bunu yanlış insanlara yani bizlere söylemesinin tam bir resmi oluyor yani bu. Şimdi bu arada bilmeyenler için şunu söyleyeyim, 19 Mart'ta gözaltına alınmıştı Serdar Haydanlı. Benim tanımadığım bir çocukla iki kişi tutuyordu, diğer arkada iki kişiydi, biz diğer arkadaşların nezarette kalmadıklarını gördük. Oradan birileri uyardı. Serdar anlatıldı burada. Buharlaştı gitti nezaretten. İfadeye diye gitti, pır uçtu gitti. Sonra bu konu gündeme geldi medyada. Konuşuldu, tartışıldı. O adam yeniden gözaltına alındı. Ben de size şimdi onun 22 Mart'ta yani 19 Mart'ta salınıp, 22 Mart'taki ifadesinden bir kesiti okuyarak, bu çok enteresan hikayenin başlangıcına girmek istiyorum.
Serdar Haydanlı da 22 Mart 2025 tarihli ifadesinde şöyle diyor: “Azerbaycan’da bilgisayar mühendisliği okudum ve 2001 yılında Ankara’ya döndüm. Burada tıbbi malzeme satan ortaklı bir şirket kurdum. Ortaklığım 2009 yılında sona erdi. 2009’da İstanbul’a yerleştim. Bir tıbbi malzeme satan firmada satış müdürü olarak çalıştım. 2 yıl çalıştım, ayrıldım. 2017 yılına kadar herhangi bir işte çalışmadım. Yani tıbbi malzeme artık o horlama kesen, hor kes mor kes var ya onların satış müdürü mü bilmiyorum ama 2 yıl çalışıyor 2011’e kadar. 2011’den 2017’ye kadar herhangi bir iş yapmadım” diyor kendisi. Ama 2017 yılında değerli Başkanım, bu şahıs 4,5G isminde bir kültürel etkinlik ajansı kuruyor tıbbi cihaz satıcısı. 2018 yılında Mevlüt Uysal İBB başkanıydı, rahmetli Kadir Topbaş’ın yerine geldi. Diyor ki, “4,5G firmasıyla ben İBB’nin açık ihale usulü kültürel etkinlikler organizasyonu ihalesine teklif verdim ve kazandım.” Maşallah, tıbbi cihazcı 2011’den 2017’ye iş yapmıyor, bir gece rüyasına aksakallı dede giriyor, kalkıyor 4,5G ajansını kuruyor. Değerli Başkanım, 1 yıl sonra hiçbir iş yapmamış bu firmaya Kültür AŞ diyor ki lütfen bizim ihalelerimize katılır mısın? Bunlar hep tesadüf hayat, normal şeyler. Sonra bu arkadaş katılıyor ama burada da yalan konuşmuş, açık ihale diyor ya, davet usulü yani alt sözleşme. Hayatı yalan…
Şimdi Başkanım, bilgisayar eğitimi gören bir kişi hayat bu yani gidip tıbbi cihaz da satar, etkinlik de yapar, ben ona bir şey diyemem. Ama yani 8-9 yıl hiçbir iş yapmayıp kendi iş alanında olmayan bir şirketi rüyasında görüp kuran, sonra da birazdan geleceğim, milyonlarca liralık ihale alan falan filan, bunlar normal işler değil. Şahıs, Başakşehir’de oturuyor. Kadir Topbaş yerine İBB başkanlığına atanan Mevlüt Uysal da Başakşehir Belediye Başkanı. Bu isim, iki isim tanışıyor mu, yakınlıkları var mı bilemem. Bilmediğim konuda itham yapamam. Ama 1 yıllık firmanın ilk yılında 5 ayda 6 ihale ve iş artışlarını göreceğiz değerli başkanım. 5 ihale, 5 iş artışı. 2019’un başında da alıyor, etti 10-15. Yüz milyonlarca liralık. Şimdiden size bunları göstereceğim. Evet, görsel 38’i verebilir miyiz? 1 yıllık 4,5G’nin güzel başarısını. Değerli Başkanım, bu tabloda tam 64 adet firma görüyorsunuz. Bu 64 adet, pardon listede 50 firma var Başkanım. 20’si hiç ihale kazanamamış, 30 tanesi 64 adet ihale kazanmış. Yani firma başına 2 ihale düşüyor. Ama çiçeği burnunda tıbbi cihaz satıcısının etkinlik ajansı, davet edildiği 6 ihalenin 5’ini birden kazanıyor. 2018 yılının sonu…
Lübnanlı yazar Amin Maulof, Lübnan’ın çöküşünü şöyle anlatıyor:
"Ülke cemaat liderlerinin koalisyonuna döndü. Bir yere adam alınırken liyakata değil, o kişinin hangi cemaat ve tarikata bağlı olduğuna bakılıyordu. Lübnan, işte böyle çöktü."
Murat Ongun: Kendimde kişisel zenginleşme yok, 1. ve 2. derece yakınlarda yok, kasası denen insanda da yok. Nerede bu para? Sarı çizmeli Mehmet Ağa'da mı?
“Örgütün birinci amacının 'kişisel zenginleşme' olduğu iddiasından yola çıkarak şunu söylemek isterim: Değerli mahkeme heyeti, ben dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş, bir hırka bir çorba diyen bir derviş değilim; gayet dünyevi heveslerim, arzularım ve tutkularım var.
Hal böyleyken ve bu sözde suç örgütünün en çok üyeye sahip alt kolunun yöneticisi isem, bu kişisel zenginleşme faaliyetlerinden kendimi neden vareste tutmuş olayım?
50'den fazla ihalede usulsüzlükle suçlanıyorum; halk diliyle konuşacak olsam şöyle sormam lazım: Ben örgüt avanağı mıyım?
Avanak adamı örgüt yöneticisi mi yapmışlar?
Kendimde kişisel zenginleşme yok, 1. ve 2. derece yakınlarda yok, kasası denen insanda da yok. Nerede bu para? Sarı çizmeli Mehmet Ağa'da mı?
İddia makamı bana yönelttiği milyarlarca liralık yolsuzluk iddiasını hiçbir şekilde izah edememiş, somutlaştıramamış, tek bir kanıt bulamamış; onun yerine tarafıma ait olmayan bir malvarlığı yazılıp iddianameye konmuştur. İddianame, yazarın hayal dünyasını aksettirdiği bir roman değildir.”
HALKIMIZA…
Şimdi de memurun, emeklinin, asgari ücretlinin, mazlumun, mağdurun Türkiye’nin sesi olan SÖZCÜ’ye çökmeye çalışıyorlar. Tamar Tanrıyar üzerinden yürütülen kumpasların sebebi de budur. İddiaların hepsini tek tek çürüttük. “FETÖ” dediler beraat aldık, “Bankadan para alıp ödemediler” dediler belgeleriyle çürüttük. Bütün hesaplar MASAK tarafından incelendi. Hiçbir şey bulamadılar. Bütün dertleri SÖZCÜ’yü susturup yandaşa satmak. Yani sizi susturmak…Biz hep direndik. Direnmeye devam edeceğiz.
UNUTMAYIN…
#SözcüSusarsaTürkiyeSusar
#İBBDavası'nda 59. Gün
"İsmail KAAN kimdir?"
🔴 MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı #MuratOngun beyanda bulunuyor.
1 Milyon dolar talebinden sadece 1 gün sonra Cüneyt Yakut’un erkek kardeşi Ali Yakut gözaltına alındı.
Emniyet ifadesinden, saatler sonra tekrar gözaltına alındı.
Bu kez savcı Cahit Cihad Sarı’ya ifade verdi.
İlk beyanının aksi yönünde konuşan Ali Yakut, eşim aleyhine ifade verdi.
24 saat dolmadan 2 zıt ifadeydi bu.
Takdir sizlerin; içinde çok sıfat, çok isim ve para olan tuhaflıklar zincirini anlattım.
Velhasıl Sayın Başkan, soruşturma bilgisine haiz olmama rağmen benim yaşamımda bir değişiklik olmadı.
İşlerimi yine her zamanki gibi yaptım.
Para kaçırmadım ya da mal devretmedim.
İş hayatımı, özel hayatımı, nasıl yaşıyorsam öyle yaşamaya devam ettim.
Çünkü yaptığımız yanlış ya da usulsüz bir şey yoktu.
2 Eylül 2025 günkü adli yıl açılışında basınla yaptığı sohbette, Sayın bakan beyin demeciyle Murat Kapki’nin, 2025 yılı Ocak ayında mallarını devrettiğini öğrenmiştik.
İddianame, Masak Raporları, kolluk tutanakları ortaya çıkınca Murat Kapki’nin malları kime devrettiğini de öğrenmiş olduk.
Ayrıntısını ifadesinde anlattığı gibi, Murat Kapki 1 günde, Acarkent Sitesi’ndeki 7 ayrı mülkünü birden aynı anda yine kısa süre sonra Acarkent’te 4 katlı bir villasını da İsmail Kaan diye birine devretmişti.
Bununla da kalmamış aynı zamanda, aralarında radyo ve youtube kanalının da olduğu 3 firmasını da yine aynı gün İsmail Kaan isimli şahsa devretmişti.
🔴 Açıkçası Kapki, neredeyse tüm birikimini İsmail Kaan’a güvenip devretmiş.
Yani sayın eski başsavcının “malları kaçırdığı aklamaya çalıştığı” dediği olayın 2 ana kahramanı var.
Biri tutuklu sanık Murat Kapki diğeri özgür insan İsmail Kaan.
MASAK Raporu’nda 14 Ocak 2025 tarihli bu devirlerin aynı günde yapıldığını görebilirsiniz.
Ayrıca MASAK uzmanları hazırladıkları bu rapora kocaman bir şekilde bu işlemler için ŞÜPHELİ İŞLEM uyarısı koymuş.
Özetle, Acarkent’te 8 mesken ile 3 firma devri olmuş.
Kime İsmail Kaan’a.
Bunu elde tutalım.
Çünkü bir devir daha var.
Aynı tarihlerde bu kez Murat Kapki, Merdivenköy’de 1 dükkân 1 mesken, Silivri’de de 2 mesken olmak üzere 4 mülkünü aynı tarihte avukatı Zeynep Tezcan’a devretmiş.
Doğal olarak işlem de şüpheli bulunmuş.
Burada, Silivri’de 2 mesken Merdivenköy’de 1 dükkân 1 mesken devri için.
🔴 Oysa Acarkent’te kocaman villalar dahil 8 mesken ve 3 şirket devri yapılan İsmail Kaan, tıpkı soruşturmayı sızdıran Çetin gibi, hiç merak edilmemiş.
Emniyete davet dahi edilmemiş. Bir kere olsun ifadeye çağrılmamış.
Murat Kapki tutuklu Zeynep Hanım tutuksuz sanık olurken, İsmail Bey 2 kere de yırtmış.
🔺️İsmail beye helal olan, Zeynep hanıma neden yasak?
🔺️Mal devreden hücrede, devralan evinde.
MASAK Raporu’na göre, Acarkent’teki evler- villalar ve şirketler için İsmail Kaan sadece 995 bin dolarlık ödeme göndermiş görünüyor.
İddia makamı malvarlığı aklama şüphelisi olan bu zat-ı muhteremi neden ifadeye bile davet etmiyor? Murat Bey’e, Zeynep Hanım’a uygulanan muamele ona neden uygulanmıyor?
Hakikate ulaşmak için sorduğum bu sorular haksız mı?
Buradaki çok farklı 2 uygulamadan şüphelenmem anormal mi?
🔺️Yüzyılın Soruşturması, operasyonu hızlandıran eylemin 2 tarafından birini hiç merak etmeyince, benim merak etmem tuhaf mı?
🔴İsmail KAAN kimdir?
İsmail KAAN, TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yapmıştır.
Babası Osman KAAN İlim Yayma Cemiyeti’nin yönetiminde yer almış, yurt yaptırıp cemiyete vermiş, AK Parti’nin kuruluşunda yer almış ve kurucusu olduğu Kaanlar Vakfı Cumhurbaşkanlığı kararı ile vergiden muaf bile tutulmuştur.
Kardeşi Ahmet KAAN, AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu’nda başkan yardımcısı olarak görev yapmıştır.
Vakfın, bugün yargı dünyasının ünlü simalarına hukuk öğrencisi iken burs verdiğini de iddia edenler olmuştur."