Bir hayalle başlayan 'ELGİT YAYINCILIK' hikayesinin bugün itibariyle resmiyet kazanması ve bilinirliği yolunda çıkmış olduğumuz bu yolda Elgit Yayıncılık isminin Marka Tescil Belgesi alınmıştır.
Hayırlı olsun.
#elgityayincilik
Hayattaki en büyük şans, sizi potansiyelinize inandıran birinin varlığıdır.
Her zaman daha iyisini yapabileceğinizi hissettiren, cesaret veren ve sizinle gönülden yürüyen biri…
İşte o insan, gerçek bir armağan…
Çocuklarımızın ilgilerini çeken alanlarda gelişmelerine izin vererek doğuştan gelen meraklarını beslemelerine yardım etmeyip bunun yerine bizim kaygılarımıza yanıt veren müfredatları öğrenmeleri için baskı yaptığımız da, doğuştan gelen hayata bağlılıklarını kaybederler. Öğrenmek artık haz kaynağı değil, kendilerine yapay bir şekilde dayatılan bir zorunluluktur. Ödevlerini neden yapmak istemediklerini hala merak ediyor musunuz?
Çocuklarınızın daha iyi ödevler hazırlamasına yardım etmek için bile olsa ona yardım etmeniz, Çocuklarınızın özgüvenine zarar vererek, öğrenmekten aldığı keyfi yok eder ve bu nedenle motivasyonunu düşürür. Ebeveyn olarak çocuklarımızın okulda başarısız olmalarından kaygılandığımız için böyle davranıyoruz. Oysa onları özgür bırakarak onların kendi kararlarını almasına izin vermeli onları desteklemeliyiz.
Çocuklar düşündüklerini söyleyecek kadar güvende hissetmediklerinde, iki dinamik harekete geçer. Dinamiklerin ilkinde çocuklar, gerçek duygularını bastırırlar; çünkü kabul edilmeyeceklerdir, hatta ifade edilmeleri tehlikeli bile olabilir. İkincisinde ise çocuklar kendi benlikleriyle bağlarının koptuğunu saygısız davranışlarla ortaya koyarlar. Biz onların duygularını anlamadığımız için, bizim duygularımızı görmezden gelirler. Birçok çocuk ve ebeveynleri arasındaki kopukluğun temeli de budur.
Çocuklarımızın dünyayla başa çıkmalarına yardım etmenin birçok yolu var. İhtiyacımız olan şey de, uyarmak ya da disipline etmek değil; yaratıcılıktır. Çocuklarımıza bu güveni verdiğimizde, stresle başa çıkmalarına yardım ediyor ve hayat boyu karşılarına çıkacak zorlukları korkuyla değil esneklikle karşılaşmaları için onları eğitmiş oluyoruz. Çocukluklarında onlara nasıl yardım edersek, yetişkin yaşlarında yaşayacakları krizlere de öyle tepki vereceklerdir.
Yetişkinler ödül vaatlerinde bulunduklarında bir çocuğun performansını bir diğerininkiyle kıyaslandığında (ve çocuğun, öğrenip öğrenmediğini değil de kazanıp kazanmadığını düşünmesine yol açtığında) veya dikkatini bir işi nasıl yaptığına çevirmesine neden olacak uygulamalarda bulunduğunda, öğrenciler pek de etkili bir öğrenme geçirememektedir.
Öğrencilere, yaptıkları işin niteliğinin bir yaratıcılık göstergesi olduğunu söylerseniz veya onlara not verirseniz yaptıkları işe olan ilgilerini düşürürsünüz.
Mevcut müfredat, standartlaştırılmış testler yapmaya ve bunlar doğrultusunda öğrencileri tasnif etmeye çok elverişlidir. Daha ilk andan itibaren amacımız, neyin öğrenmeye değer olduğunu saptamak ve bunları tartmak değil, öğrenciyi değerlendirmeye tabi tutmaktır.
Öğretmek istediğiniz değer yargılarına model oluşturun. Eğer çocuklarınızın saygılı olmasını istiyorsanız, siz de saygılı olun ve onlara saygı gösterin. Sözlerinizi davranışlarınızla destekleyin. Çocuklar sözlerinizi değil davranışlarınızı örnek alır.
Salt yaptığı işi düşünmeye yönlendirilen çocuklar, işin yapmaya değer olduğu algısını geliştirirler ve anlamı ödüllerde değil, içeriğin öğrenilme süreçlerinde ararlar, bir konuya hakim olmanın değerini anlarlar ve zanaatlar söz konusu olduğunda ortaya çıkardıkları şeylerden gurur duyarlar. İçeriği öğrenme veya beceriyi kullanma süreçlerine odaklanmışlardır yalnızca; kendilerine, yeteneklerine, başarılarının başkaları tarafından nasıl algılanacağına, başarı veya başarısızlığa, ödüle veya cezaya değil.