🖊️Cegerxwîn Polat yazdı: Kürtlüğün tanısal halleri; muayene odasındaki sessizlik
"Muayene odasındaki o asimetrik güç ilişkisi ise dışarıdaki kültürel ve sınıfsal iktidarın koridorlarında beslenip kamusal alana birer “espri” malzemesi olarak geri fırlatılıyor"
@CegergunPolat
https://t.co/oxfAt5V1or
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne yönelik silahlı saldırıları kınıyoruz. Can kaybı yaşanmamış olması en büyük tesellimizdir.
Yaşananların tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için etkin ve şeffaf bir soruşturmanın ivedilikle yürütülmesi gereklidir.
Toplumsal barışı tehdit eden her türlü şiddet eylemi karşısındaki tutumumuz nettir, bu tür saldırılar kabul edilemez.
Bugün Adalet Bakanı, özellikle kadınlara yönelik “faili meçhul suçların aydınlatılacağını” ilan ediyor, ama herkes tarafından bilinen, basında haber yapılmış, açığa çıkmış suç çeteleri yerli yerinde duruyor.
Rahmi Koç hakkındaki suç duyurumuz
Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonumuz, Kadın Meclisi Sözcümüz Halide Türkoğlu adına, Kürt kadınlara yönelik cinsiyetçi sözler sarf eden Rahmi Koç hakkında “Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik”, “Aşağılama” ve “Nefret ve Ayrımcılık” gerekçeleriyle suç duyurusunda bulundu.
https://t.co/wo2wie8keW
İzmir’de bir hastane açılışında, mizah kisvesi altında Kürt kadınların dilini, kimliğini ve bedenini hedef alan cinsiyetçi söylemler, erkek egemen iktidarın ayrımcı politikalarının bir sonucudur.
İktidar ve sermayenin Kürt düşmanlığının, kadın düşmanlığı üzerinden nasıl beslendiğinin bir göstergesidir.
Irkçılığın ve cinsiyetçiliğin mizah adı altında meşrulaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Haddinizi bilin!
#RahmiKoçÖzürDile
Kadını, kimliği, dili, bildiğimiz savunduğumuz özgürlükle buluşması için mücadele ettiğimiz ne varsa aşağılamış erkek aklıyla utanç içinde özür dileyene kadar kadınların öfkesi dinmeyecek!
#RahmiKoçÖzürDile
Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafakaya ilişkin iptal kararı, hukuki dayanaklardan yoksun ve ideolojik saiklerle şekillenmiş bir karardır.
Boşanma sonrasında kadınların karşı karşıya kaldığı ekonomik güvencesizlik ortadayken, nafaka hakkının sınırlandırılması kadınları yoksulluğa itmekte; birçok durumda şiddet, baskı ve sömürü ilişkileri içinde kalmaya zorlayabilecek sonuçlar doğurmaktadır. Kadınların maruz kaldığı yapısal eşitsizlikleri görmezden gelen ve tartışmayı yalnızca “erkek mağduriyeti” eksenine sıkıştıran bu yaklaşımı kabul etmiyoruz.
Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranlarının düşüklüğü, kayıt dışı çalışma, bakım emeğinin büyük ölçüde kadınların omuzlarına yüklenmesi ve derin ücret eşitsizlikleri devam ederken, kadınları koruyan hukuki mekanizmaların zayıflatılması “hakkaniyet” söylemiyle meşrulaştırılamaz.
Bu karar, kadınların kazanılmış haklarına yönelik açık bir saldırıdır. Nafaka hakkını gasp etmeye yönelik bu kararı tanımıyoruz.
Emeğin hakkını savunmak, sömürü düzenine dur demek için Yıldızlar SSS Holding önünde direnen madencilerin yanındayız.
Bu kavga sadece madencilerin değil; insanca bir yaşam isteyen işçi sınıfının, tüm ezilenlerin kavgasıdır. Emekçinin hakkını savunmaya, birleşik mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz!
@DEMPartiEmek
"Gezi döneminin üzerinden tam 13 yıl geçti; üstüne çok şey yazıldı, çizildi, söylendi, çok analiz yapıldı. Neler değiştirdi, neler kattı, ne eksiklikler yaşandı? O günlerin en önemli şeylerinden biri, apolitik ve örgütsüz olanlarla örgütlüler arasındaki karşılaşmalar oldu. İlk defa bu seviyede böylesi bir karşılaşma ve bir araya geliş yaşanıyordu. Gezi direnişine katılımlarının önemli bir kısmını örgütsüz bir şekilde gelen kadınlar ve gençler direnişin önemli bir kısmını oluşturdu. Sosyal medyada gören ya da sosyal ortamlarında örgütlenip isyanını alıp gelenler oldu; tıpkı kadınlar gibi, örgütlenmenin temel güdüsü yaşadığı koşullarda özgürce var olamayıp yaşam haklarına ve yaşam tarzlarına ağır müdahalenin verdiği olumsuz etkiyle koşulları değiştirme isteğiydi."
12. Yargı Paketine karşı ortak mücadeleyi büyütecek, demokratik toplumu kararlılıkla savunacağız
Kadın Meclisimizin açıklaması:
Kamuoyuna taslak olarak yansıyan 12. Yargı Paketi hukuksal bir düzenleme olmanın ötesinde, iktidarın toplumu kendi ideolojik çizgisine göre yeniden şekillendirme ve yeni bir toplumsal düzen inşa etme projesinin bir adımıdır.
https://t.co/G9lPL4Iynu
Botanik Park’ta ‘Barış ve Özgürlük İçin Bir Pedal de Sen Çevir’ etkinliği düzenledik.
Kadın dayanışmasının gücüyle barışın ve özgürlüğün umudunu büyütmeye devam edeceğiz.
Gezi Direnişi’nin 13. yılında İl Eş Başkanımız Çınar Altan, vekillerimiz Kezban Konukçu ve Sezai Temelli, PM üyelerimiz, il ve ilçe örgütlerimizle birlikte alanlardaydık.
Bugün yasaklanmak istenen yalnızca bir meydan değil; Gezi’nin dayanışma, mücadele ve özgürlük ruhudur. Gezi’de yaşamını yitirenlerin mirasını sahipleniyor, demokrasi ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdürüyoruz.
Halide Türkoğlu: Demokratik toplum, engelli yurttaşların özgür bireyler olarak var olabildiği toplumdur
Kadın Meclis Sözcümüz Halide Türkoğlu Diyarbakır’da gerçekleştirilen “Sağır ve CODA Kadınlar da Vardır” kadın buluşmasında konuştu.
https://t.co/syctLqcJ9A
Gezi 13’üncü yılında! Karanlığa karşı kurulan bu güçlü ortak direnişin mirasıyla; barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdürüyoruz.
Gezi Direnişi; yaşam alanlarımıza, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkan milyonların ortak hafızası, bu ülkenin susmayan vicdanıdır. Gezi hepimizdi, Gezi bizdik! Gezi’de yaşamını yitiren canlarımızın onurlu mücadelesi, özgürlük mücadelemizde yaşamaya devam edecek.
#Gezi13Yaşında