Canım babam Yılmaz Dağdeviren bu sabah bu dünya ile vedalaştı gitti. Hepimiz sahiden de bu dünyaya gelirken ana babamızı kendimiz seçiyorsak ne mutlu bana ki şahane bir seçim yapmışım. Canım babam! https://t.co/SWg1T4NxAh
Kupa sadece iyi futbolun değil, güçlü zihnin ödül��dür.
Akıllı oynayan, birlik olan ve aslan gibi mücadele eden kazanır.
Çünkü şampiyonluk tesadüf değil karakter işidir.
🦁🏆 #Galatasaray #Şampiyon #AkıllıOlİnsanOl @cemkinay
Şebnem Ferah’a verilen reaksiyonu sadece ‘müzik zevki’ sanıyorsanız mevzuyu kaçırıyorsunuz.
İnsanlar sadece bir rock sanatçısına bilet almıyor. Kendi gençliğine, kaybettiği ülkeye, artık var olmayan bir atmosfere dokunmaya çalışıyor.
Bir dönem üniversite şenlikleri vardı bu ülkede. Gerçekten vardı. Öğrenci dediğin şey AVM’de story çekip kahve zincirinde oturan bir müşteri profili değildi sadece. Çimlerde saatlerce oturulurdu. Vega çıkardı. Şebnem Ferah çıkardı. Mor ve Ötesi çıkardı. İnsanlar birbirine benzemeden aynı yerde durabiliyordu.
Ve en önemlisi, herkes bu kadar öfkeli değildi.
Şimdi daha çok Z kuşağı, ‘Şebnem kim ya’, ‘vasat rockstar’ falan yazıyor. Yazabilir. Zevk meselesi. Kimse herkes aynı şeyi sevsin demiyor zaten. Ama bazı yorumlarda korkunç bir tarih yoksunluğu var. İnsan kendi yaşamadığı dönemin duygusunu küçümsememeli. Çünkü bazen cehalet, fikir sahibi olmak değil; bağlamdan habersiz özgüven oluyor.
Arkadaşlar, muhtemelen çoğunuz müziğe Spotify algoritmasıyla doğdunuz. Biz bir şarkının klibini görmek için saatlerce power, mtv falan açık bekliyorduk. Siz her şeye sınırsız erişimle büyüdünüz ama hiçbir şeye tam bağlanamadan büyüdünüz. Aradaki fark bu.
Bir de şu var. O dönem insanlar birbirini sürekli politik kimlik etiketiyle tartmıyordu. Şimdi bir sanatçının söylediği bir selam, ettiği bir cümle yüzünden komple insan silmeye çalışılıyor. Herkes birbirine savcı gibi davranıyor. Sürekli bir linç mahkemesi kuruluyor. Bu konuda bile ve bu çok yoruuc maalesef:)
Bu yüzden Şebnem Ferah’a olan ilgi sadece nostalji değil. İnsanların ‘normal’ hissedebildiği son dönemlerden birine duyduğu özlem. Tıpkıı Çilekeş'de olduğu gibi. Ama tabi ki ve tabi ki Şebnem'in sesini, müziğini, performansını, hep bi ağızdan o şarkıları söylemeyi özledik. Mevzuyu basitleştirmeyim :)
Ama kötü haber de şu ki, bazı şeyler geri gelmiyor. Mesele sadece bir konser hiçbir zaman değil. Ülkenin ruh hali değişti. Kampüs kültürü gitti. Ucuz konserler gitti. Bir arada yaşama refleksi gitti. Genç olmanın o hafif yanı gitti.
Şimdi geriye dönüp bunu anlatınca bazı insanların anlamaması çok normal. Çünkü insan hiç yaşamadığı bir kaybın yasını tutamaz. 🥲
Ailesi onu reddetmedi, arkadaşları yanından uzaklaştırmadı.
Ailesi ve arkadaşları İsrail tarafından katledildi.
O bir maymun değil.
O bir insan.
Ve onu medyada göremezsiniz!!!
(Bilmeyenler için not: Ailesi ve arkadaşları tarafından istenmeyen maymun, oyuncak bir maymunu aile yapınca tüm dünyada meşhur oldu.)
Her family didn't reject her, her friends didn't chase her away.
Her family and friends were massacred by Israel.
She is not a monkey…
She is a human being.
And you won't see her in Media
Mark Ruffalo, Javier Bardem, and Tilda Swinton are among more than 80 people who signed an open letter criticizing the Berlin Film Festival for its “silence” on Gaza.
Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania, Berlin'de düzenlenen Barış İçin Sinema galasında, belgeseli Hind Rajab'ın Sesi ile aldığı "En Değerli Film" ödülünü kabul etmeyi reddetti.
Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve oyuncu Kevin Spacey de katıldığı gecede, 7 Ekim saldırılarında sivilleri kurtardığı için eski İsrailli general Noam Tibon’un da ödüllendirilmişti.
Yönetmen Ben Hania, kürsüye çıkıp ödülü reddini anlattı:
“Barış, iktidar kendini rafine ve rahat hissedebilsin diye şiddetin üzerine sıkılan bir parfüm değildir. Sinema da görüntü aklama aracı değildir.
İsrail ordusu Hind Rajab’ı öldürdü; ailesini öldürdü; onu kurtarmaya gelen iki sağlık görevlisini öldürdü. Dünyanın en güçlü hükümetleri ve kurumlarının suç ortaklığıyla yaptı bunu. Ölümlerinin, barış üzerine yapılacak kibar bir konuşmanın dekoruna dönüşmesini kabul etmiyorum.”
EXCLUSIVE: Javier Barden, Tilda Swinton and Adam McKay are among 81 names to sign an open latter condemning the Berlin Film Festival for its “silence” on Gaza and its “censoring” of artists who have spoken out.
“We call on the Berlinale to fulfill its moral duty and clearly state its opposition to Israel’s genocide, crimes against humanity and war crimes against Palestinians, and completely end its involvement in shielding Israel from criticism and calls for accountability,” the letter concludes.
https://t.co/5iw1LrCCxo
Siyaset Bilimci Nurettin Kalkan: "Galatasaray; Türklerin Avrupa’ya karşı iddiasını sırtlayan en kudretli iradenin adıdır. Bu coğrafyanın muasır medeniyet ufkuna diktiği muzaffer bayraktır. Tek başına Türk modernleşmesinin yarısını omuzlayan bu müessese; sadece bir spor kulübü değil, bir milletin özgüven manifestosudur!"
“Elazığ Palu'da eğitim gören 18 yaşındaki Gül Karen Aça, dünyanın en prestijli üniversitelerinden Harvard ve Stanford'un da aralarında bulunduğu 9 okuldan tam burslu kabul aldı.”
Tebrikler💗👏👏👏👏👏🩷