Tüm Türkiye’ye ilan ve ifşa ederiz ki:
“Kanal İstanbul gündemimizde yok” açıklamaları yalandır.
“Hükümet Kanal İstanbul’dan vazgeçti” ifadeleri tamamen aldanmadır, aldatmacadır.
19 Mart darbe girişiminin siyasi hedefi
İMAMOĞLU
Maddi hedefi
KANAL İSTANBUL’dur.
Tarih 27 Şubat 2025.
İşte Erdoğan, işte kayıt, işte kanıt!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan bu sabaha karşı baskınlar, demokrasiye, halk iradesine ve hukuk devletine açıktan saldırıdır!
Sandıkta yenemeyenler, şimdi kumpas ve esaret yoluyla İBB’yi ele geçirme peşindedir!
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması yetmedi; şimdi ekibine ve bürokratlara operasyon düzenliyorlar.
Bu bir soruşturma değil, bir siyasi intikam operasyonudur!
Devletin polisi adalet için değil, iktidarın talimatlarıyla sabaha karşı demokrasiye pusu kuruyor!
İstanbul halkının iradesine darbe yapanlar bilsin ki; halkın iradesi ne baskıyla ne zulümle teslim alınır!
Baskılar, gözaltılar, hukuksuzluklar İmamoğlu’nu da, halkı da durduramaz!
İstanbul’un iradesi teslim alınamaz, halk susmaz, diz çökmez!
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan:
"Pahalı ürün satanları dize getirecek etkili yöntemlerden biri boykottur. Fırsatçılık yapanlara karşı en büyük kozumuz, satın almama özgürlüğünü kullanmaktır."
Yarın bu ülkenin milyonlarca yurttaşı hep birlikte satın almama özgürlüğümüzü kullanacağız.
Peki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Tayyip Erdoğan’ın dahi özgürlük olarak nitelediği boykot çağrısına dönük soruşturma başlatarak ne yapmak, nereye varmak istemektedir?
Tayyip Erdoğan’a helal olan millete haram olamaz!
Boykot demokratik haktır.
2008’de medya boykotu başlatan Erdoğan’ın ta kendisidir.
Bugün boykotu kötüleyen şuursuzlar baş kötünün müritleridir.
Tutarsızlıktan utanmayanlar, yalandan medet umanlar yine rezil oldunuz.
Hadi buyrun…
Özgür Özel: Seçimi kazanınca geçmişe sünger, geleceğe temiz sayfa yok!
🗣️ Oy veren, üye olan, suçu olmayan korkmasın.
🗣️ Zulüm yapan, hakaret eden, iftira atan, olmayan delili varmış gibi anlatan yorumcular... Geçmişe sünger geleceğe temiz sayfa yok!
🗣️ Devleti suç örgütü gibi yönetenlere, aparatlarına, bu kirliliğe sessiz kalanlara hukuk devleti içerisinde hesap sorulacak.