🔴 Kassam Tugayları, Gazze’nin Şucaiyye mahallesinde bir İsrail tankının imha edilip içindekilerin yanarak öldüğü operasyonu gerçekleştiren Muhammed el-Kıfîdî isimli (şehid) mücahidin görüntülerini yayınladı.
Behlüllere deli demek en kolay olanı. Zor olanı ise İslâm'a aykırı binlerce uygulama varken yöneticilere hakkı söylemek ve İslam'ı uygulamaya davet etmektir.
TÜRKİYE LİMANLARI SİYONİZME KAPATILMADI!
Filistin için ne yapabilirim diyorsanız, en somut yapılacak adım, İsrail’i besleyen kan damarlarının kesilmesi için baskı yapmaktır.
Ses olun ve bu kanlı ticareti duyurun!
Katliam ve soykırım yaparak işgal ettikleri Filistin topraklarında, Filistinli Müslümanların yaşamasını bir lütufmuş gibi anlatıyor, alçak domuz!
Bu aşağılık maymunları böylesine şımartıp küstah, cesur ve zorba olmalarını sağlayan şey; Müslümanların başındaki hain ajan yöneticilerdir.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır.
Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah'tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören)dir"
(Tirmizî, Kıyâmet 25.)
Şimdiki yöneticiler etraflarında binlerce saray alimi tutacaklarına bir tane Behlül Dane tutsalar hem akıbetleri için daha hayırlı hem de devlet için daha ekonomik olurdu.
Lakin Behlül de şimdiki yöneticilere böyle nasihat etse sanırım cezaevinden çıkamazdı.
Troller tarafından provakatör, dış güçlerin adamı, hain, nankör vb. gibi birçok itham ile karşılaşınca kendine has üslubu ile sorardı: "Deli ben miyim yoksa ahiretini başkasının dünyası için heder eden sizler misiniz?" diye.
Behlüllere deli demek en kolay olanı. Zor olanı ise İslâm'a aykırı binlerce uygulama varken yöneticilere hakkı söylemek ve İslam'ı uygulamaya davet etmektir.
Ancak yetmez ama evetciler, ehveni şerciler, maslahatcılar, yavaş yavaş İslam gelecek diye hâlâ hayal görenler bunu yapamaz.
O halde zaman 26 Ağustos 1071'de Sultan Alparslan tarafından Allah Allah nidalarıyla fethedilen bu topraklarda yeniden Allah'ın hükmü geçerli olsun deme zamanıdır.
Allahu Ekber yani en büyük Allah'tır diyerek kapısı İslam'a açılan Anadolu'da,İslam'ı hayatın her alanına hâkim kılma zamanıdır.
Zaman Alparslan olup kefen giyme, Behlül olup yöneticilere nasihat etme zamanıdır.
Planınızdaki şu hususlar ne İslam’a uyuyor, ne fetih ruhuna, ne de insanlığa sığıyor:
Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattından gelen petrolü -varil başına 1.27 dolar karşılığında- işgalci İsrail’e taşımaya devam etmek, işgalci yahudi varlığını meşru bir devlet olarak tanımayı sürdürmek, Amerikan patentli “İki Devletli Çözüm” projesini kabul ederek işgal edilen mübarek Filistin topraklarının İsrail’in hakkı olduğunu onaylamak ya da Trump’ın Gazze planına dahil olup Kassam mücahidlerinin silahlarını ellerinden almaya yeltenmek!..
Suriye'nin %70'inin harap, Suriye halkının %40'ının açlık sınırında olmasının sebebinin Amerika ve Batılı devletler olduğunu akletmis olsalardı böyle mi yaparlardı?
Çin’de bir okul yolunda…
Çin’de 2 Çinli polisi, okula giden veya okuldan döndüğü düşünülen bir çocuğu aniden durduruyor ve acımasızca tekme tokat dövmeye başlıyor.
Kapitalizmin ve kapitalist devlet sisteminin asla halkı düşünmediğini gösteren çarpıcı bir örnek.
Trump: ''Savaşlar yürütüyoruz. Medicare, Medicaid gibi bireysel şeylerle ilgilenmemiz mümkün değil. Bizim tek bir şeyle ilgilenmemiz gerekiyor. Ülkeyi korumak zorundayız.”
Medicare, 65 yaş ve üstü kişilere veya belirli engellere sahip bireylere yaş şartına bakılmaksızın verilen sağlık güvencesidir.
Medicaid ise gelir seviyesi düşük olan bireyler ile ailelere yardım eden bir sosyal yardımdır.
Şimdi bütün dünyadaki devletlerin neredeyse hepsi aynı. Halkı umursamıyorlar. Halkın onlar için bir değeri yok. Tek umursadıkları zenginler ve onlara hizmet eden devlet sistemi.
Çerçeve Yasa’nız batsın!
Irkçılık ve milliyetçiliği doğuran, düşmanlık ve ayrımcılığa neden olan laik kemalist sistem değişmedikçe; Ümmet kardeşliği altında insanları bir araya getirecek olan İslam egemen kılınmadıkça, ne kadar yasa yaparsanız yapın, ırka ve milliyete dayalı çatışma ve düşmanlıklar asla sona ermeyecektir.
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.” [Âl-i İmrân 103]
Suriye ordusu, muhlis, muttaki ve mücahid askerlerle doludur.
Onlar hâlâ kalplerinde yanmaya devam eden devrim ateşi sayesinde Gazze’yi, Mescid-i Aksa’yı ve tüm Filistin’i özgürleştirme düşüncesiyle yanıp tutuşuyor.
Ancak mücrim Esad’ın koltuğuna oturan Colani Ahmed Şara ise, mücahidlerin uğruna Cihad ettikleri İslam Devleti’ni kurma hedefini, laik demokratik Suriye Arap Cumhuriyeti ile değiştirdi.
Şara ayrıca, bu muvahhid askerlerin gerçekleştirdiği mübarek devrimi, ABD ile müttefik olma ve işgalci İsrail’le normalleşme karşılığında satarak hem devrime hem mücahidlere hem de Ümmete ihanet etti.
Devrimden sonra Müslüman aşiretler ile Suriye ordusuna bağlı askerler, Suriye’yi işgal eden yahudilerle pek çok defa karşı karşıya gelmiş ancak Şara, Trump’a verdiği söze sadakat göstererek, İsrail’in güvenliğini sağlamak için Müslümanları ve mücahid askerleri durdurmuştu.
Fakat bu ihanetler hep böyle sürüp gitmeyecektir.
Bilad-u Şam (Filistin-Lübnan-Suriye), er yada geç İslam’ın egemen olduğu ve Hilafet’in sancağının dalgalandığı bir merkez noktasına dönüşecektir.
“İslam yurdunun kalbi Şam’dır.” [Taberani]