Genel Başkan Yardımcımız ve Milletvekilimiz Sevda Karaca, Kürt sorununun çözümüne dair Meclis’e gelmesi beklenen çerçeve yasaya dair Partimizin görüşünü paylaştı:
📌Her yeni siyasal gelişmenin sürecin uzatılmasına bahane edilmesi, güvensizlik ve belirsizliği derinleştiriyor. Yasaya dair yapılan hazırlıklar daha fazla gecikmeden kamuoyuyla paylaşılmalı ve Meclis gündemine getirilmelidir.
"Savaşa ve Sömürüye karşı 1 Mayıs" sloganıyla alanlarda güçlü bir buluşma için Manisa'nın dört bir yanındayız.
Yaşasın 1 Mayıs!
Buluşma: 12.30 - Sultan Camii Önü
Miting: Cumhuriyet Meydanı
Devlet, Somalı işçilerin mücadelesine ve birleşme çağrılarına karşı önlem(!) alıyor. Soma'da Partimizin İşsizlik tehdidine, işçilerin haklarının budanmasına, düşük ücret dayatmasına ve iş cinayetlerine karşı Enerji ve Maden işçilerini birleşmeye çağırdığı afişlerine özel muamele
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen işçi kadınlarla birlikte TBMM’de açıklama yapıyor #Canlı https://t.co/STXcao50Qy
Soma'da maden işçileri, "Birleşe Birleşe Kazanacağız" sloganıyla işten atmalara, düşük ücret dayatmasına ve yoksulluğa karşı binlerle yürüdü. Maden ve Enerji işçilerinin mücadelesinin yanındayız.
Soma Termik Santrali de, Polyak Maden İşletmesi de, Divriği Madenleri de işçilere aynı zulmü uyguluyor.
Ucuza çalıştırıyor.
Haklarını ödemiyor.
İş güvenceleri patronun bir lafına bakıyor.
İş güvenlikleri yok, canları burunlarında çalışıyorlar…
Bütün bunlar, özelleştirmenin kaçınılmaz sonucu olarak yaşanıyor!
İşçilerin güvenceli iş, insanca yaşayacak ücret, insanca çalışma koşulları taleplerinin yanındayız!
Soma Termik Santrali işçilerinin mücadelesini büyüteceğiz.
Genel Başkan Yardımcımız Selma Gürkan; özelleştirmeye işsizliğe, düşük ücretlere karşı direnen, gelecek mücadelesi veren, Enerji ve Maden işçilerini ziyaret ediyor. Saat 13'te Polyak işçileriyle Kınık'tayız. Saat 15'te Soma B Termik Santrali önünde, direniş alanındayız.
Soma Termik Santrali işçilerinin direnişinin 6. gününde yanlarındaydık. Enerjiyi, emekçilerin alınteriyle inşa edilen kaynakları özel şirketlerin insafına terk etme politikasının sonuçlarına Soma'da bir kez daha tanık olduk.
Sevgili yoldaşımız Ali Gültekin ve değerli eşi Süheyla Gültekin'in oğlu Hünkar Gültekin'in genç yaşta aramızda ayrılışını üzülerek öğrendik. Yoldaşımızın, değerli eşinin ve sevgili dostlarının acılarını paylaşıyor, kendilerine sabır diliyoruz.
Emek Partisi Manisa İl Örgütü
Akhisar ilçe başkanımız Kazım Yıldız'ın sevgili ağabeyi Hüseyin Yıldız hayata gözlerini yummuştur.
Kazım yoldaşımızın, değerli ailesinin ve yakınlarının acısını paylaşıyor, kendilerine sabır diliyoruz.
Emek Partisi Manisa İl Örgütü
Türkiyeli işçi ve emekçiler şunu bilmeli:
Rojava’ya saldırı, senin de barış umuduna, ekmeğine, güvenliğine, geleceğine saldırıdır.
Kürt halkının kazanımlarının yok edilmesi, hem bu ülkenin yurttaşlarına, hem de komşu Suriye halklarına kaybettirir, emperyalistlere, gerici güçlere, saraya kazandırır.
Bugün bütün işçi sınıfının sorumluluğu Rojava‘da Kürt halkının haklarını savunmaktır.
Rojava Rojavalılarındır!
Kaderini Kürtler tayin etmeli ve kuşatma kaldırılmalıdır.
Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılmasının önemli basamaklarından biri olarak görülen Suriye’de yıllardır IŞİD vahşetini durdurmak için mücadele eden Kürt güçleri El Kaide-IŞİD kalıntısı Eş Şara iktidarının işbaşına getirilmesinden itibaren kıskaca alındı.
PYD ve Şara iktidarı arasında imzalanan ve olgunlaşması yılbaşına kadar ‘sürece bırakılan’ 10 Mart mutabakatı giderek Kürtler için bir Demokles Kılıcı olarak kullanıldı. Yılın başından itibaren Halep’teki yerleşim bölgelerine saldırı düzenleyen Suriye askeri güçleri iç savaş zamanının çetelerini, Türkiye‘nin desteklediği SMO güçlerinin de seferber olduğu bir muharebe ile Kürtleri iki mahalleden çıkararak Rakka’dan ilerleyerek Rojava’yı kuşatmış bulunuyor.
Rojava’da 2012’de oluşan Kürt kantonu bugün yok edilmek, Kürt direnişi kırılmak isteniyor. İçeride ‘terörsüz Türkiye’ sürecini başlatan ve bunun Suriye’yi de kapsaması için ABD, Şara arasında mekik diplomasisi yaparak kendi bölgesel stratejisini gerçekleştirebilmek için Suriye’de Kürt halkına dayatmalarda bulunan, Erdoğan iktidarının en büyük emeli de Rojava’dan kurtulmaktır.
Bugün gelinen süreçte güdümlü medyanın bir Erdoğan zaferi olarak propagandası yapılan saldırılar ve Rojava’nın kuşatılması Kürtlerin bir kez daha, yerel ve uluslararası güçlerin pazarlık masasında ve sahada adım adım geliştirdikleri bölgesel dizayn bağlamında ihanet ve satış sözleşmesiyle sınandıklarını gösteriyor.
Rojava’nın statüsünü dağıtmak için ABD’nin önünde şimdi hazırola geçen IŞİD güçleri; hala IŞİD’le mücadele sürdürerek onunla işbirliği yapan ABD emperyalizmi; silahlı çeteleri teşvik, Şara’yı kardeş ilan eden Türkiye yönetimi; gerici Ortadoğu diktatörlükleri hep birlikte Rojava’ya çullanmış durumdalar. Atanmış sömürge valisi Tom Barrack ise bu birleşik cepheyi koordine etmekle meşgul.
Rojava Rojavalılarındır ve bölgenin kaderini bölgede yaşayan tüm halklar tayin etmelidir. Partimiz Kürt halkının canları pahasına kurduğu ve koruduğu Rojavalıların yanındadır.
Rojava’da bir Kürt katliamına sessiz kalınmamalı; Kürt halkının talepleri tanınmalı, kuşatma kaldırılmalıdır.
Emek Partisi Genel Merkezi
Kürt halkının ve ezilen tüm Ortadoğu halklarının yanındayız!
DBP, DEM PARTİ, DEVRİMCİ PARTİ, EHP, ESP, HALKEVLERİ, SMF, SODAP, SYKP, TİP, TÖP ve YEŞİL SOL PARTİ ile ortak açıklamamız:
BARBARLIK YENİLECEK, EZİLEN HALKLAR KAZANACAK!
#Venezuela uzak değildir; emperyalist paylaşım savaşının zayıf halkasıdır!
ABD yılın ilk günlerinde saldırgan politikalarına devam ederek Venezuela’ya saldırdı.
Uzun bir süreden beri Venezuela’yı uyuşturucu trafiğinden sorumlu tutarak Karayipler'e donanmasını yığan, Venezuela’ya ait ticaret gemilerini batıran bu emperyalist ülkenin başlıca amacı, uyuşturucu ticaretini engellemek değil Venezuela’nın petrolünün ve doğal kaynaklarının ele geçirmektir.
Trump’ın Atlantik ve Pasifik Okyanusu arasında uluslararası ticaret yolunu kısaltan Panama kanalı üzerinde ağırlıklı bir nüfuz talep ettiği, Danimarka’nın egemenlik sahasındaki Grönland’ın nadir metallerine çökmek istediği, Kanada’yı tehdit ettiği de biliniyor. Dolayısıyla Amerika kıtası ABD emperyalizminin başlıca hedeflerinden biridir.
Trump’ın geçtiğimiz ay piyasaya sürdüğü güvenlik stratejisinde ABD’nin öncelikli hedefinin kıtadaki hegemonyasını güçlendirmek olduğu açıkça ilan edilmişti. #Trump uyuşturucu kartelinin başı olarak ilan ettiği Maduro’nun Çin lideri Xi ile görüşme yaptıktan sonra Venezuela’yı vurması, #Maduro’nun evinden alınması şaşırtıcı değildir. Venezuela’ya saldırı zaten Çin’i baş düşman ilan eden ABD’nin bu Asyalı emperyalist gücün kıtadaki nüfuzuna yönelik bir ilk darbedir aynı zamanda. Çünkü Latin Amerika pazarları büyük ölçüde Çin metalarının ve sermayesinin dolaşım alanı haline gelmiştir. Trump’ın Çin’i kuşatma stratejisi kendi ön ve arka bahçelerine müdahaleyi kapsamaktadır.
Henüz Çin ile cephede karşılaşmayı göze alamayan Trump’ın zayıf halkaları çökerterek ilerlemeye çalıştığı görülüyor. Yerküreyi kendi imparatorluk sahası haline getirmeye çalışan ABD emperyalizmi Ortadoğu, Asya ve Afrika’da tetiklediği çatışmalar ile dünyayı yeniden sömürgeleştirmeye çalışıyor ve bedelini dünya işçi sınıfına ve halklara ödetiyor.
Dünya bu saldırgan gücün dizginlenemeyen hırsı nedeniyle neredeyse bir ateş çemberine alındı. Bu bakımdan Venezuela haritada göründüğü kadar uzak bir ülke değildir. ABD emperyalizminin dünya hakimiyetine giden yolda önemli bir uğraktır ve artçı sarsıntıları her yerde hissedilecektir.
Emperyalizm dünya halklarının baş belasıdır. Bugün Venezuela’yı ateşe veren ABD’nin yarın aynı ateşi bir başka ülkede yakmaya cesaret edememesinin tek koşulu bu saldırganın durdurulmasından geçer. Geçmişte Vietnam halkının ve dünya emekçilerinin mücadelesi bu saldırgan gücün geriletilebileceğini göstermiştir. Venezuela’ya yapılan saldırı Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerine de yapılmıştır. ABD’ye her türlü lojistik, sözel ve politik destek bu saldırıya destek anlamına gelecektir. Her ülkenin emekçileri, kendi hükümetlerinin bu desteği vermesine engel olmak işçi sınıfının kendi geleceği için önemlidir.
Yurt savunması ile Venezuela’nın savunulması ve ABD emperyalizminin ülkedeki nüfuzunun kırılmasından geçer. Bunun için Türkiye sınırları içindeki ABD üsleri kapatılmalı, #NATO’dan çıkılmalı, Türkiye’nin bir atış ve ateş rampası olarak kullanılmasına izin verilmemelidir.
Başta Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halkları olmak üzere, tüm dünyada ezilen ve sömürülenleri ABD barbarlığına karşı birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz.
Emek Partisi Genel Merkezi